bugün
- dersimli kızlar7
- kapadokyada peri bacası çöktü5
- sözlük çok güzel ya5
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak7
- sinem dedetaş8
- bizi küçümsediler3
- sigara içelim mi4
- atatürk'ün vizyonunun inanılmazlığı7
- gocu uzun süre çaylak mı kaldı3
- gocu yu bulup getirene tam 100 lira veriyorum3
- 29 ekim cumhuriyet bayramı14
- arkadaşlar nerdesiniz3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- ekşi sözlük toplu yazar alımı5
- yaşasın cumhuriyet5
- demokratikleşme paketi için ne dediler3
- escort taş mı yesin11
- 29 ekim 2026 bitlisspor kayserispor maçı4
- anın görüntüsü9
- muğla vs uşak afyon denizli aydın kütahya manisa4
- yıkılmadım ayaktayım2
- israil de seçim sonrası soruşturma talebi2
- sırrı süreyyacı ünlülerin 29 ekim kutlaması7
- cumhuriyet bayramı14
- siirtspor2
- karanfil sokak2
- miss universe 20263
- ısparta nokulu6
- alzheimer günlüğü6
- futbol17
- sözlük yazarlarının çayları6
- hayat koçu ile yaşam koçu arasındaki fark7
- müslüm gürses şarkılarındaki felsefi sözler6
- opel vectra a3
- gustavo fring'in en büyük hatası2
- halk aşksızsa sokaklar banka dükkanlarıyla doludur5
- fatih terim'in fenerbahçe'nin başına geçmesi8
- i will always love you3
- türkiye cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır4
- bir kıza saklama kabı hediye etmek11
- dabbe3
- dalaman2
- fenerbahçe'nin yeni stad projesi3
- eşekler yıllardır yapay zekadan bahsetmiştir5
- kartoncu bey birader beydir2
- muhtaç olduğun kudret3
- gocu'nun sözlüğe vedası3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı13
- erzurum vs kars2
- koşmak yerine ağırlık kaldırmak5
lesbos'lu sappho ile birlikte lirik şiirin ilk örneklerini vermiş kişi olarak kabul edilir.
ALKMAN MÖ VII. Yüzyılda yaşamış olan Alkman, koro liriğinin ilk temsilcisi, Lydia başkenti Sardeste doğmuş bir ionialıdır. Annesinin adı bilinmemesine rağmen babasının Damas ya da Titarus olduğu sanılıyor. VII. yüzyılın ortalarında Spartada ikinci Mesense savaşından sonraki refah ve barış döneminde yaşamıştır. Bilinmeyen bir sebepten dolayı Ioniadan göçüp Spartaya yerleşmiş, şair olarak bütün emeklerini de Spartaya vermiştir. Koro türküleri Spartada çok eskiden beri vardı. VII. yüzyılda bu şehir Helen sanatına tek defa olarak karışınca koro türküleri de daima Dor lehçesiyle yazılmıştır.
Alkman şiirlerini kendini çok rahat hissettiği bu refah döneminde yazmıştır; özellikle partheneionlar, yerel (Dioskurlar, Artemis Orthia) ve panhellenik (Apollon, Hera, Aphrodite, Athena, Dionysos) tanrılara ilahiler, kahramanlık şiirleri, hymenaionlar, hyporkhemalar yazmıştır. iskenderiye filologları parthenionlara (bakire türküleri, örneğin; bekar kızlar tarafından oluşturulmuş koronun söylediği türküler) öncelik tanımışlardır. Parthenion denilen türküler yerli tanrı ve tanrıçaların bayram günlerinde genç kızlar tarafından söylenirdi.
Bütün bu şiirlerinden çeşitli uzunluklarda aşağı yukarı doksan fragment kalmıştır; bunların en uzunu 1855 yılında bir Mısır papirüsünde bulunmuş ve 1863 yılında yayınlanmış, boşluklarla dolu 105 dizelik bir partheneiondur: yani şiiri oluşturan on strophun sekizi elimize geçmiştir.
Elimize geçen bu partheneion birbirinden çok farklı iki bölümden oluşur. Başlangıcı kaybolmuş olan birince bölümde Herakles ile Dioskurların, Tyndareosu tahttan kovdukları için Hippokoonun oğullarından öç aldıklarını anlatır; parlak ve berrak imgeleriyle altının, güneşin ve Hagesikhoranın sarı saçlarının ışıltısı- gibi Alkmanın fragmentlerinde kullandığı tüm özellikleri de görürüz bu ilk bölümde. Ayrıca bu hikâyelerden şair insanların güçlerini aşan işlere girişmemeleri gerektiği fikrini savunur ve tanrılar da böyle günahları cezalandırır. Türkünün ikinci bölümünde bambaşka bir konu ele alır: burada, korodaki Agido adında bir kız övülür. Bu canlı hatta dramatik bölüm türkünün bir efsane anlatan birinci bölümünün tam karşıtıdır. Bu kadar zıt iki parça nasıl olur da birbirine böyle bağlanır, bilemiyoruz. Bu meseleyi, türkünün başlangıcını ve ne vesileyle okunduğunu bilseydik belki çözebilirdik.
Alkmanın ayrıca Sparta erkeklerinin olgunluğa erişme törenleri için de koro türküleri yazdığı ihtimaller arasındadır. Bu yüzden Spartalı tarihçi Sosibius (yaklaşık olarak MÖ 200) Alkmanın türkülerinin Gymnopaedia festivali boyunca söylendiğini belirtir.
Sonuç olarak Alkman ozanlar dünyasına kendi sesini katmış, yumuşak ve uyumlu bir güzellik kazandırmıştır. Platonun ağzından Sokratesin sözlerini yinelemek yerinde olacaktır (ion, 534b): Ozan kanatlı, kutsal ve hafif bir şeydir.
wikipedia.
ALKMAN MÖ VII. Yüzyılda yaşamış olan Alkman, koro liriğinin ilk temsilcisi, Lydia başkenti Sardeste doğmuş bir ionialıdır. Annesinin adı bilinmemesine rağmen babasının Damas ya da Titarus olduğu sanılıyor. VII. yüzyılın ortalarında Spartada ikinci Mesense savaşından sonraki refah ve barış döneminde yaşamıştır. Bilinmeyen bir sebepten dolayı Ioniadan göçüp Spartaya yerleşmiş, şair olarak bütün emeklerini de Spartaya vermiştir. Koro türküleri Spartada çok eskiden beri vardı. VII. yüzyılda bu şehir Helen sanatına tek defa olarak karışınca koro türküleri de daima Dor lehçesiyle yazılmıştır.
Alkman şiirlerini kendini çok rahat hissettiği bu refah döneminde yazmıştır; özellikle partheneionlar, yerel (Dioskurlar, Artemis Orthia) ve panhellenik (Apollon, Hera, Aphrodite, Athena, Dionysos) tanrılara ilahiler, kahramanlık şiirleri, hymenaionlar, hyporkhemalar yazmıştır. iskenderiye filologları parthenionlara (bakire türküleri, örneğin; bekar kızlar tarafından oluşturulmuş koronun söylediği türküler) öncelik tanımışlardır. Parthenion denilen türküler yerli tanrı ve tanrıçaların bayram günlerinde genç kızlar tarafından söylenirdi.
Bütün bu şiirlerinden çeşitli uzunluklarda aşağı yukarı doksan fragment kalmıştır; bunların en uzunu 1855 yılında bir Mısır papirüsünde bulunmuş ve 1863 yılında yayınlanmış, boşluklarla dolu 105 dizelik bir partheneiondur: yani şiiri oluşturan on strophun sekizi elimize geçmiştir.
Elimize geçen bu partheneion birbirinden çok farklı iki bölümden oluşur. Başlangıcı kaybolmuş olan birince bölümde Herakles ile Dioskurların, Tyndareosu tahttan kovdukları için Hippokoonun oğullarından öç aldıklarını anlatır; parlak ve berrak imgeleriyle altının, güneşin ve Hagesikhoranın sarı saçlarının ışıltısı- gibi Alkmanın fragmentlerinde kullandığı tüm özellikleri de görürüz bu ilk bölümde. Ayrıca bu hikâyelerden şair insanların güçlerini aşan işlere girişmemeleri gerektiği fikrini savunur ve tanrılar da böyle günahları cezalandırır. Türkünün ikinci bölümünde bambaşka bir konu ele alır: burada, korodaki Agido adında bir kız övülür. Bu canlı hatta dramatik bölüm türkünün bir efsane anlatan birinci bölümünün tam karşıtıdır. Bu kadar zıt iki parça nasıl olur da birbirine böyle bağlanır, bilemiyoruz. Bu meseleyi, türkünün başlangıcını ve ne vesileyle okunduğunu bilseydik belki çözebilirdik.
Alkmanın ayrıca Sparta erkeklerinin olgunluğa erişme törenleri için de koro türküleri yazdığı ihtimaller arasındadır. Bu yüzden Spartalı tarihçi Sosibius (yaklaşık olarak MÖ 200) Alkmanın türkülerinin Gymnopaedia festivali boyunca söylendiğini belirtir.
Sonuç olarak Alkman ozanlar dünyasına kendi sesini katmış, yumuşak ve uyumlu bir güzellik kazandırmıştır. Platonun ağzından Sokratesin sözlerini yinelemek yerinde olacaktır (ion, 534b): Ozan kanatlı, kutsal ve hafif bir şeydir.
wikipedia.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar