bugün
- velvet57
- insan olmaya ceyrek kala11
- enayimiknatisii5
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- ioçk'un arto'ya benzemesi4
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry5
- ekmek yiyip su içmeyi seven yuzır3
- 2026 ekonomik krizi14
- migros'a sorulacak tek soru23
- victor osimhen19
- düşünmeden eyleme geçmek3
- ioçk silik yesin kampanyası3
- the odyssey5
- bilinçaltı algılama3
- arkadaşlar kilo aldım4
- küfür eden kadın iticiliği2
- işedikten sonra elini yıkamayan erkek3
- herzevekil'in götçü oluşu3
- aleksey batrakov26
- g i l d e d l i l y16
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- ilk buluşmada bavyera halk ezgileri söyleyen kezo6
- deşkel2
- clemence baptista3
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
- pisuvarda yanında durup bakan emmi2
- mersin4
- yapay zeka ve veri bilimi mühendisliği2
- 1 euro 56 25 tl6
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- arkadaşlar veto ne demek8
- belirli bi objeyi bilinçten saklamak2
- spotify3
- çiğ köfte3
- tostumu yaptım11
- biraderin avanosta olması2
- nevşehirlilerin sevilmemesi2
- merhaba poğaçacı2
- nuri bilge ceylan3
- tıktok nasıl etkin kullanılır4
- sıfırladım babacığım5
- güneş gözlüğüyle bir kafeye oturup dergi okumak2
- 26 ağustos malazgirt zaferi'nin 955 yıl dönümü3
- osuruktan şiirler59
- masonik gizemler5
- abraxas3
- ellerim bos gonlum hos16
- birader beyler birader yazarlardır2
açılış ve kapanış şarkısı enstrümental olan opeth albümü. çıkış tarihine kadar dayanamayıp dinlediğimdir. albümün her yerinde mikael brutal yapacak diye bekledik ama olmadı. the devils orchard da görmüştük nasıl da progressive olduklarını, şaşırmadık, albümü sevdik. mikael ** 'ben 70' s rock severim, siz de sevin ulen!' çıkışı yaptı bize, biz de kırmadık. şahsi olarak dream theater' a benzettim kimi yerleri *. bunun dışında bazı yerlerde jazz metal diye bir şeyler okudum, yapmayın etmeyin, yoksa biricik opeth' imiz kategorizasyon hastalığına mı tutulmuş?
martin axenrot albüme yakışmış, hem de çok. hala martin lopez diye ağlayanlar bu albümle susacaklar galiba.
heritage, silhouette gibilerinden birşey olmuş, açılış şarkısı olmaya uygun.
the devils orchard, albümün en iyilerinden. klavye oldukça iyi. ah per wiberg ah.
i feel the dark, face of melinda tadında şarkı, dinlenesi.
slither, favorilerimden bir şarkı. fredrik akesson, saygılar abi. geçmişten esintiler buldum kendilerinde, tekrar tekrar dinlenesi.
nepenthe, canlı performansında joakim svalberg abimizin gayet yardırdığını gördüğümüz şarkı. per wiberg ayrı bir hava katmıştı gruba fakat svalberg de iyi gitmiş. ayrıca ilk dinlediğimde bayıldığım, nedense ikinci dinleyişimde sıradan gelen şarkı oldu kendisi.*
haxprocess, hoşlandık söylenecek pek söz yok.
famine, karanlık bir hava var başlarda. hadi bir brutal vokal dedik gelmeyeceğini bile bile, fakat sonra şarkı sakinledi bir duruldu heves- kursak kombinasyonu. ama sonra hoşa gitti, sevildi, fredrik akesson ve axenrot hareketlendi güzel oldu. kimi yeri hafif kimi yeri gaz, hoş bir şarkı.
the lines in my hand, the throat of winter havası. mikaelin zeki olduğunu kanıtlayan şarkı. watershedde the lotus eater neyse bu da o oldu, benim için öne çıkan şarkı.
folklore, çok iyi bir şarkı. albümün öne çıkanlarından. (bkz: #13044897) gibi birşey demişim fakat tekrar dinleyince kafamı duvarlara vurdum nasıl düşündüm böyle diye.
marrow of the earth, 2. enstrumental şarkıdır. dream theaterdan beklediğimiz enstrumentalin gelmemesi üzerine tanrının bir özür dileme yöntemi olarak kabul edilebilir. kapanış şarkısı olabilecek en iyi şarkıdır, dinlendiricidir.
genel olarak beğendiğim albümdür. mikael akerfeldtin sesi oldukça herşeyin güzel olduğunu kanıtlar niteliktedir. dream theaterla kapışır mı, kapışamaz tabi, bir opethian olarak üzülerek söylüyorum. artık önünde yepyeni bir yol var grubumuzun, güzel de bir yola benziyor, hadi hayırlısı.
edit: artık bilgi yanlışı yok.
martin axenrot albüme yakışmış, hem de çok. hala martin lopez diye ağlayanlar bu albümle susacaklar galiba.
heritage, silhouette gibilerinden birşey olmuş, açılış şarkısı olmaya uygun.
the devils orchard, albümün en iyilerinden. klavye oldukça iyi. ah per wiberg ah.
i feel the dark, face of melinda tadında şarkı, dinlenesi.
slither, favorilerimden bir şarkı. fredrik akesson, saygılar abi. geçmişten esintiler buldum kendilerinde, tekrar tekrar dinlenesi.
nepenthe, canlı performansında joakim svalberg abimizin gayet yardırdığını gördüğümüz şarkı. per wiberg ayrı bir hava katmıştı gruba fakat svalberg de iyi gitmiş. ayrıca ilk dinlediğimde bayıldığım, nedense ikinci dinleyişimde sıradan gelen şarkı oldu kendisi.*
haxprocess, hoşlandık söylenecek pek söz yok.
famine, karanlık bir hava var başlarda. hadi bir brutal vokal dedik gelmeyeceğini bile bile, fakat sonra şarkı sakinledi bir duruldu heves- kursak kombinasyonu. ama sonra hoşa gitti, sevildi, fredrik akesson ve axenrot hareketlendi güzel oldu. kimi yeri hafif kimi yeri gaz, hoş bir şarkı.
the lines in my hand, the throat of winter havası. mikaelin zeki olduğunu kanıtlayan şarkı. watershedde the lotus eater neyse bu da o oldu, benim için öne çıkan şarkı.
folklore, çok iyi bir şarkı. albümün öne çıkanlarından. (bkz: #13044897) gibi birşey demişim fakat tekrar dinleyince kafamı duvarlara vurdum nasıl düşündüm böyle diye.
marrow of the earth, 2. enstrumental şarkıdır. dream theaterdan beklediğimiz enstrumentalin gelmemesi üzerine tanrının bir özür dileme yöntemi olarak kabul edilebilir. kapanış şarkısı olabilecek en iyi şarkıdır, dinlendiricidir.
genel olarak beğendiğim albümdür. mikael akerfeldtin sesi oldukça herşeyin güzel olduğunu kanıtlar niteliktedir. dream theaterla kapışır mı, kapışamaz tabi, bir opethian olarak üzülerek söylüyorum. artık önünde yepyeni bir yol var grubumuzun, güzel de bir yola benziyor, hadi hayırlısı.
edit: artık bilgi yanlışı yok.
Gündemdeki Haberler