bugün
- kötü bir insan mıyım ben5
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek5
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi8
- paranın mutluluk getirmemesi7
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- sözlüğün yeni tasarımı17
- samsak döveci5
- türban mağduriyetinden türban zenginliğine2
- ajan berber2
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- kaçak akım rölesi3
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- ucuz atlatmak2
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- küfürlü atasözleri4
- hababam sınıfı2
- aşk16
- günaydın kızlar4
- kaçak akım2
- kendi popona şaplak atmak2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- kimseye ihtiyaç duymamak2
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar3
- bebeksi cilt için tavsiyeler2
- süvari kahvesi3
- ne oldu4
- sözlüğün en ılık yazarı2
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey4
- terhis oluyorum sözlük21
- blaupunkt3
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- gece gelen yemek yapma isteği8
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- travis bickle a gönlünün götürdüğü yere sür demek2
- tır kabini2
- michelin2
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- kitap okumamak3
- fatma betül sayan kaya28
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- ayva reçeli2
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- günaydın devasa uludağ sözlük ailesi2
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- tulumba tatlısı4
- anın görüntüsü24
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- sözlüğü ayakta tutanlar2
"Bana bir masal anlat baba
içinde denizler balıklar
Yağmurla kar olsun
Güneşle ay..."
şarkıdaki gibi; insan hep ister, hep diler; güzel şeyleri, hayalleri, korkusuzca nefes alıp verebildiği bir dünyayı... masalardaki gibi... ister ki başucunda masal okuyan babasını dinle dinleye uykuya dalıp hep o "cennette" yaşamayı...
masal bu ya; "bir varmış bir yokmuş ..." diye başlarsınız ve gönlünüzden ne geçerse bu masallarda bir bir gerçekleştiriverirsiniz: her şey olabilir bu masal dünyasında; bir anda dünyaya tepeden bakan bir deve ya da sihirli, sevimli küçük bir cüceye dönüşebilirsiniz. belki de külkedisi gibi hayatınıza dokunan sihirli bir değnekle bir anda çok mutlu prenses olursunuz. pencereden aşağı sarkıttığınız uzun saçlarınızla sevdiğinizle aranızdaki uzun masefaleri saçlarınızla kısaltırsınız bazen. ya da en güzeli; uyuyan güzel bir "pamuk prenses" ken beyaz atlı prensiniz öpücüğüyle güzel bir hayata açarsınız gözlerinizi, "gerçek "aşk" a (sadece masallarda varolan şey) ulaşırsınız.
ve her masal gibi sizin masalınız da mutlu sonla biter, geriye gökten düşen üç elmayı kimlere paylaştıracağınızın tasası kalır bir tek... onun dışında hayat toz pembedir; tatlı bir rüya: hayal ama bir o kadar gerçek, uzak ama bir nefes kadar da yakın..
ne yazıkki "gerçek hayat" denen masal her zaman mutlu sonla bitmez. bol bol gözyaşı, ayrılık ve kederle süslenmiş "gerçek hayat masalı" nda ne çıkarsız "yedi cüceler" vardır, ne bir öpücükle yakışıklı prense dönen kurbağalar, ne de hayatı cennet'e döndüren "sihirli sözler"... bu masalda olan tek gerçek; çıkarcı, kıskanç, kindar, kibirli, kötü kalpli "cadılar" dır. ne kadar gerçekçidir bu masallar, değil mi? zira hepimizin hayatında bu kötü kalpli cadılardan bolca vardır; hayatı masal tadında yaşayacağımıza ömrümüzü uğruna tükettiğimiz "kötü kalpli cadılar" (erkek/kadın; cadı cadıdır işte; farketmiyor ki).
içinde denizler balıklar
Yağmurla kar olsun
Güneşle ay..."
şarkıdaki gibi; insan hep ister, hep diler; güzel şeyleri, hayalleri, korkusuzca nefes alıp verebildiği bir dünyayı... masalardaki gibi... ister ki başucunda masal okuyan babasını dinle dinleye uykuya dalıp hep o "cennette" yaşamayı...
masal bu ya; "bir varmış bir yokmuş ..." diye başlarsınız ve gönlünüzden ne geçerse bu masallarda bir bir gerçekleştiriverirsiniz: her şey olabilir bu masal dünyasında; bir anda dünyaya tepeden bakan bir deve ya da sihirli, sevimli küçük bir cüceye dönüşebilirsiniz. belki de külkedisi gibi hayatınıza dokunan sihirli bir değnekle bir anda çok mutlu prenses olursunuz. pencereden aşağı sarkıttığınız uzun saçlarınızla sevdiğinizle aranızdaki uzun masefaleri saçlarınızla kısaltırsınız bazen. ya da en güzeli; uyuyan güzel bir "pamuk prenses" ken beyaz atlı prensiniz öpücüğüyle güzel bir hayata açarsınız gözlerinizi, "gerçek "aşk" a (sadece masallarda varolan şey) ulaşırsınız.
ve her masal gibi sizin masalınız da mutlu sonla biter, geriye gökten düşen üç elmayı kimlere paylaştıracağınızın tasası kalır bir tek... onun dışında hayat toz pembedir; tatlı bir rüya: hayal ama bir o kadar gerçek, uzak ama bir nefes kadar da yakın..
ne yazıkki "gerçek hayat" denen masal her zaman mutlu sonla bitmez. bol bol gözyaşı, ayrılık ve kederle süslenmiş "gerçek hayat masalı" nda ne çıkarsız "yedi cüceler" vardır, ne bir öpücükle yakışıklı prense dönen kurbağalar, ne de hayatı cennet'e döndüren "sihirli sözler"... bu masalda olan tek gerçek; çıkarcı, kıskanç, kindar, kibirli, kötü kalpli "cadılar" dır. ne kadar gerçekçidir bu masallar, değil mi? zira hepimizin hayatında bu kötü kalpli cadılardan bolca vardır; hayatı masal tadında yaşayacağımıza ömrümüzü uğruna tükettiğimiz "kötü kalpli cadılar" (erkek/kadın; cadı cadıdır işte; farketmiyor ki).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com