bugün
- herzevekil10
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi8
- teomancalmasur23
- üstad kadir mısıroğlu5
- ismetin ciddi sıkıntıları olması7
- türk solu16
- jeffrey epstein12
- kocayı apartmandaki boşanmış kadına emanet etmek2
- adana ayazı dizisi2
- simko38
- ukrayna rusya belarus kadınları6
- ekşi sözlük toplu alım bitti4
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- alparslan türkeş atatürk'ü sevmezdi3
- zsa zsa zsu3
- halloween kutlamayı yasaklamak6
- fes takıp kemalist hoplatmak3
- atam tayyip erdoğan'ı eleştirip prim kasmak6
- true mi döver gocu mu5
- yeni parti7
- sözlükçü erkeklerin zevksiz olması4
- kim cha eon6
- ekrem imamoğlu'nun istanbul'a 10 metro yapması5
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı3
- gram altın3
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- istanbul10
- ak partiyi savunan dayılar10
- sözlükte aksiyon ve sataşma6
- mhp'nin necip fazıl sevgisi2
- kudüs üç semavi din için önemlidir11
- şeker bey birader dönsün kampanyası3
- tek türkçe padişah adı4
- nervio12
- nevşehir2
- şili2
- köy kahvesi3
- tarih dizileri6
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz3
- kanunla adam korumak2
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- kel ve at kuyruklu kötü adam6
- fenerbahçe göztepe2
- zamanın ruhu2
- mevsim değişmesinin kombinlere etkisi5
- flört etmeme ilkesi5
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması6
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- noodle2
- erzurumspor çorumspor2
şimdi efendim bu eski sevgili denen hedeyi hep tek vücut almış olanlarımız var aramızda. insanoğlu nasıl çeşit çeşitse aynı yoldan dümdüz git sola sap, heh işte orada da eski sevgililer, eski sevgililerimiz, eski sevgilileriniz duruyor (sağa sapsan yeni sevgililer beklemekte, bil diye söylüyoruz).
anıların böğrümü deldiği şu son 10dakikadır ne etsem bilemedim, bir soda eşliğinde sarhoş olma fikrine gark eyleyip eski sevgilileri alt kategorilerine göre ayırmaya karar verdim.
1-duygusal,unutamam ben seni yıllar geçse de insanı;
siz,bu arkadaşımızın yüzde 90 ihtimalle ilk sevgilisisinizdir. yaşı kaç olursa olsun hafif de melankolik bir tipse ayrılmanız üzerinden değil 5yıl 55yıl geçse de fark etmez. o aşk'ı filmlerdeki gibi sanar,yaşar daha da kötüsü yaşatmaya zorlar. gerçekler zerre umurunda değildir hatta sorunları acı biber olarak görür onları közler, yer.
2-duygusal olduğu kadar psikopat da olabilen benim olmazsan yakarım insanı;
beterin beteri var haline şükret dostum. din, dil, ırk, dinlediği müzik türü, yaşam şekli ne olursa olsun farketmez. bunlar zarar verici tiplerdir, korkmalısın hacıt benden söylemesi. birlikteyken 'o kim,bu kimden geldi,kimle konuşuyorsun' adlı soru kalıpların yerini gizli gizli takibe terkeder. peşinize adam takar, sosyal iletişim ağlarının canına okur, msn şifrenizi kırar... yapar da yapar yani. çemkirmeye kalkmayın suçlu siz çıkarsınız. kesin çözüm mezarınız başından ayrılmayacağını biliyorsanız ölün! (bkz: benim yüzümdeeen)
3-arkadaş kalalım yeter, böylesi daha güzel insanı;
dosttan sevgili olur, çok eyi olur çok da güzel eyi olur taam mı. peki ya sevgiliden dost? şimdi hemen bıkbıklanma 'aman dar kafalı,örümcek beyinli,ıyyğ' diye madem buraya kadar okudun sık dişini. başlarda çok modernize yaratıldığını sandığın beyin hücrelerin seni de bu oyuna davet edene kadar 'horolooy çok iyi dost olurum ki ayrıldıktan sonra lalalay' şeklinde olacak. taa ki 'hadi aşk hayatını anlat bana, süper evet' dedikten bir kaç dakika sonra karnında bir sıcaklık hissedeceksin böyle kalbine yaklaştığında bir titreşim yaratıp yanaklarına ulaştığında alı-al,moru mor olacaksın. arkadaş kalmayın demiyorum hobi olarak yine... neyse velhasıl taraflardan biri bilgisayar başında, arkadaş muhabbetlerinde karşı taraf hakkında bilgi toplayıp, kafayı sıyırma noktalarına gelecektir. dostluğu abartmayın, herkesin mahremiyeti kendine, adam olun.
4-ayrıldıktan sonra o bar senin, bu hayat benim, nerde lan yeni adaylar insanı;
hayata en çabuk dönebildiğini sanan eski sevgili modelidir. sevmeseniz de 'yuh ulan dakka 1-gol 1 bu ne hız' dedirtir insana. ama dediğimiz gibi kanmayın, o burukluğun acısından yapıyordur bunları yine de prim vermeyin böylelerine.
5-irtibatı kesmiş, ama acaba napıyor lan şu an ehe insanı;
bu arkadaşımız yapacak onca işi olsa dahi bir ilham perisiyle uyanıverir ve der ki 'kaç yıl oldu lan, napıyor ki acaba, okulu bitirdi mi, işe girdi mi, evlendi mi' gibi en abuk sorularla zihnini yorar ve bir araştırma yapar. olayı abartıp muhabbet etmeye kalkanları da mevcuttur ama çoğu zaman konuyu kendi içinde çözüme ulaştırır.
şimdi 5.gruba biraz torpil geçtiğimin farkındayım ama çaktırmayın, bokumu aklayacağım zira olsun o kadar. nereden estiği bilinmez bir şekilde yıllaaar önceki unutmakta bir kaç müddet çaba harcadığım eski sevgilim geldi aklıma. ortak arkadaşlara 'ne yapıyor, ilişkisi var mı, mezun oldu mu? sorularını yöneltmeye gururum elvermediği için girdim facebook'a yazdım ismini. şimdi bu yeni sistemden haberi olmadığını düşündüğüm için ilk olarak bir profil fotoğrafıyla karşılaştım. Eiffel Tower altında bir poz. tek başına... bak yine içlendim şekerim. sonra albümlere bakmaya başladım teker teker. italya, Almanya, Fransa, Hollanda allah ne verdiyse yaldır yaldır gezmiş. Doing doing diye zıpladım yerimde, kaşlarım birleşti sonra, içim buruldu.
neden mi?eski sevgiliyi kıskanmak, hunharca gözyaşı dökmek pek huyum değildir, kendini düşünmek, geleceğe bakmak safsatalarından da değil ha, ağlayasım gelmiyor. ıkınıyorum, sıkınıyorum yok. birinin öldüğünü düşünmeden akmıyor o koduğumun gözyaşı. neyse ne. herkes bir değil. benim gözyaşım da şekerli zaten pek değerlidir. gözlerimi dolduran şey çocukluğumdan beri gitmenin hayalini kurduğum hemen her şehre ayakbasmış olması... bizim çocuklukta sinemada ilk izlediğimiz film de aynıydı lan, yoksa hayatımın aşkı mıydı ki acaba? bak bu sorular bile gelmedi aklıma o an. kıskandım. evet bildiğin kıskandım. hani öyle sevgilisi var ya da bambaşka bir nedenden değil bildiğin gezdiği şehirleri kıskandım onun. ben neden gezemiyorum, benim neyim eksik la bundan, anne bizde niye yok diye hırslandım. sonra sustum, durdum 'fatmegül başliimiş gız' dedim anama. neden gidemediğimin ufak bir resmi oldu bu da...
eski sevgili konusunda bu model de yeni üretim bebişim. alt başlığı kategorisi falan yok. (bkz: ben tekim) kıskanma adı altına alınsa utançtan söylenmez. dalga geçerler adamla tısıtısı diye gülerler. töbe bişmillak.
anıların böğrümü deldiği şu son 10dakikadır ne etsem bilemedim, bir soda eşliğinde sarhoş olma fikrine gark eyleyip eski sevgilileri alt kategorilerine göre ayırmaya karar verdim.
1-duygusal,unutamam ben seni yıllar geçse de insanı;
siz,bu arkadaşımızın yüzde 90 ihtimalle ilk sevgilisisinizdir. yaşı kaç olursa olsun hafif de melankolik bir tipse ayrılmanız üzerinden değil 5yıl 55yıl geçse de fark etmez. o aşk'ı filmlerdeki gibi sanar,yaşar daha da kötüsü yaşatmaya zorlar. gerçekler zerre umurunda değildir hatta sorunları acı biber olarak görür onları közler, yer.
2-duygusal olduğu kadar psikopat da olabilen benim olmazsan yakarım insanı;
beterin beteri var haline şükret dostum. din, dil, ırk, dinlediği müzik türü, yaşam şekli ne olursa olsun farketmez. bunlar zarar verici tiplerdir, korkmalısın hacıt benden söylemesi. birlikteyken 'o kim,bu kimden geldi,kimle konuşuyorsun' adlı soru kalıpların yerini gizli gizli takibe terkeder. peşinize adam takar, sosyal iletişim ağlarının canına okur, msn şifrenizi kırar... yapar da yapar yani. çemkirmeye kalkmayın suçlu siz çıkarsınız. kesin çözüm mezarınız başından ayrılmayacağını biliyorsanız ölün! (bkz: benim yüzümdeeen)
3-arkadaş kalalım yeter, böylesi daha güzel insanı;
dosttan sevgili olur, çok eyi olur çok da güzel eyi olur taam mı. peki ya sevgiliden dost? şimdi hemen bıkbıklanma 'aman dar kafalı,örümcek beyinli,ıyyğ' diye madem buraya kadar okudun sık dişini. başlarda çok modernize yaratıldığını sandığın beyin hücrelerin seni de bu oyuna davet edene kadar 'horolooy çok iyi dost olurum ki ayrıldıktan sonra lalalay' şeklinde olacak. taa ki 'hadi aşk hayatını anlat bana, süper evet' dedikten bir kaç dakika sonra karnında bir sıcaklık hissedeceksin böyle kalbine yaklaştığında bir titreşim yaratıp yanaklarına ulaştığında alı-al,moru mor olacaksın. arkadaş kalmayın demiyorum hobi olarak yine... neyse velhasıl taraflardan biri bilgisayar başında, arkadaş muhabbetlerinde karşı taraf hakkında bilgi toplayıp, kafayı sıyırma noktalarına gelecektir. dostluğu abartmayın, herkesin mahremiyeti kendine, adam olun.
4-ayrıldıktan sonra o bar senin, bu hayat benim, nerde lan yeni adaylar insanı;
hayata en çabuk dönebildiğini sanan eski sevgili modelidir. sevmeseniz de 'yuh ulan dakka 1-gol 1 bu ne hız' dedirtir insana. ama dediğimiz gibi kanmayın, o burukluğun acısından yapıyordur bunları yine de prim vermeyin böylelerine.
5-irtibatı kesmiş, ama acaba napıyor lan şu an ehe insanı;
bu arkadaşımız yapacak onca işi olsa dahi bir ilham perisiyle uyanıverir ve der ki 'kaç yıl oldu lan, napıyor ki acaba, okulu bitirdi mi, işe girdi mi, evlendi mi' gibi en abuk sorularla zihnini yorar ve bir araştırma yapar. olayı abartıp muhabbet etmeye kalkanları da mevcuttur ama çoğu zaman konuyu kendi içinde çözüme ulaştırır.
şimdi 5.gruba biraz torpil geçtiğimin farkındayım ama çaktırmayın, bokumu aklayacağım zira olsun o kadar. nereden estiği bilinmez bir şekilde yıllaaar önceki unutmakta bir kaç müddet çaba harcadığım eski sevgilim geldi aklıma. ortak arkadaşlara 'ne yapıyor, ilişkisi var mı, mezun oldu mu? sorularını yöneltmeye gururum elvermediği için girdim facebook'a yazdım ismini. şimdi bu yeni sistemden haberi olmadığını düşündüğüm için ilk olarak bir profil fotoğrafıyla karşılaştım. Eiffel Tower altında bir poz. tek başına... bak yine içlendim şekerim. sonra albümlere bakmaya başladım teker teker. italya, Almanya, Fransa, Hollanda allah ne verdiyse yaldır yaldır gezmiş. Doing doing diye zıpladım yerimde, kaşlarım birleşti sonra, içim buruldu.
neden mi?eski sevgiliyi kıskanmak, hunharca gözyaşı dökmek pek huyum değildir, kendini düşünmek, geleceğe bakmak safsatalarından da değil ha, ağlayasım gelmiyor. ıkınıyorum, sıkınıyorum yok. birinin öldüğünü düşünmeden akmıyor o koduğumun gözyaşı. neyse ne. herkes bir değil. benim gözyaşım da şekerli zaten pek değerlidir. gözlerimi dolduran şey çocukluğumdan beri gitmenin hayalini kurduğum hemen her şehre ayakbasmış olması... bizim çocuklukta sinemada ilk izlediğimiz film de aynıydı lan, yoksa hayatımın aşkı mıydı ki acaba? bak bu sorular bile gelmedi aklıma o an. kıskandım. evet bildiğin kıskandım. hani öyle sevgilisi var ya da bambaşka bir nedenden değil bildiğin gezdiği şehirleri kıskandım onun. ben neden gezemiyorum, benim neyim eksik la bundan, anne bizde niye yok diye hırslandım. sonra sustum, durdum 'fatmegül başliimiş gız' dedim anama. neden gidemediğimin ufak bir resmi oldu bu da...
eski sevgili konusunda bu model de yeni üretim bebişim. alt başlığı kategorisi falan yok. (bkz: ben tekim) kıskanma adı altına alınsa utançtan söylenmez. dalga geçerler adamla tısıtısı diye gülerler. töbe bişmillak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar