bugün
- sözlükte herkesin birine yavşıyor olması13
- bir bela geliyor13
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi15
- sözlükte kim kiminle sevgili7
- depresyondaki bir kızla evlenilir mi7
- film önerileri6
- damarlı kol kası fetişi11
- spor salonundan hiç fotoğraf paylaşmamış kız7
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı23
- sözlüğün çapkın erkekleri14
- üzülünce üşümek4
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı10
- kolejle devlet okulunun farkı10
- umay umay3
- beni seven var mı aranızda5
- sözlük yazarlarının ölüm sonrası tahminleri7
- bugün can sıkan şeyler10
- fuck buddy3
- evliliğin ne mükemmel olduğunu bilmeyen kerizler7
- 14 eylül 2026 saçımı boyamaya karar vermem11
- duyusal biri olmak3
- enayimiknatisina turşu kargolamak7
- otobüste yaşlılara yer verme karizması3
- aşk acısı3
- bara giden erkeğin asıl amacı5
- yumruk atmak2
- yeni partiye isim önerileri5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak24
- grizu2
- bekarlık8
- cemali2
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz20
- türkiye de iş hayatı2
- gecenin şiiri7
- atatürkün dirileceğine inanan insan9
- sözlükteki şizofreni hastaları lütfen bir olalım4
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj4
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi9
- burcunu açıklamayan insan9
- ismail kartal32
- bıyık mı bıraksam acaba3
- antipanik3
- kırbaçla beni şemsiyeli4
- anın görüntüsü25
- gocu35
- hayırlı geceler2
- harf yok diye çaylak olunan dönem4
- cenap abi10
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- hediye olarak bir kavanoz turşu7
şimdi efendim bu eski sevgili denen hedeyi hep tek vücut almış olanlarımız var aramızda. insanoğlu nasıl çeşit çeşitse aynı yoldan dümdüz git sola sap, heh işte orada da eski sevgililer, eski sevgililerimiz, eski sevgilileriniz duruyor (sağa sapsan yeni sevgililer beklemekte, bil diye söylüyoruz).
anıların böğrümü deldiği şu son 10dakikadır ne etsem bilemedim, bir soda eşliğinde sarhoş olma fikrine gark eyleyip eski sevgilileri alt kategorilerine göre ayırmaya karar verdim.
1-duygusal,unutamam ben seni yıllar geçse de insanı;
siz,bu arkadaşımızın yüzde 90 ihtimalle ilk sevgilisisinizdir. yaşı kaç olursa olsun hafif de melankolik bir tipse ayrılmanız üzerinden değil 5yıl 55yıl geçse de fark etmez. o aşk'ı filmlerdeki gibi sanar,yaşar daha da kötüsü yaşatmaya zorlar. gerçekler zerre umurunda değildir hatta sorunları acı biber olarak görür onları közler, yer.
2-duygusal olduğu kadar psikopat da olabilen benim olmazsan yakarım insanı;
beterin beteri var haline şükret dostum. din, dil, ırk, dinlediği müzik türü, yaşam şekli ne olursa olsun farketmez. bunlar zarar verici tiplerdir, korkmalısın hacıt benden söylemesi. birlikteyken 'o kim,bu kimden geldi,kimle konuşuyorsun' adlı soru kalıpların yerini gizli gizli takibe terkeder. peşinize adam takar, sosyal iletişim ağlarının canına okur, msn şifrenizi kırar... yapar da yapar yani. çemkirmeye kalkmayın suçlu siz çıkarsınız. kesin çözüm mezarınız başından ayrılmayacağını biliyorsanız ölün! (bkz: benim yüzümdeeen)
3-arkadaş kalalım yeter, böylesi daha güzel insanı;
dosttan sevgili olur, çok eyi olur çok da güzel eyi olur taam mı. peki ya sevgiliden dost? şimdi hemen bıkbıklanma 'aman dar kafalı,örümcek beyinli,ıyyğ' diye madem buraya kadar okudun sık dişini. başlarda çok modernize yaratıldığını sandığın beyin hücrelerin seni de bu oyuna davet edene kadar 'horolooy çok iyi dost olurum ki ayrıldıktan sonra lalalay' şeklinde olacak. taa ki 'hadi aşk hayatını anlat bana, süper evet' dedikten bir kaç dakika sonra karnında bir sıcaklık hissedeceksin böyle kalbine yaklaştığında bir titreşim yaratıp yanaklarına ulaştığında alı-al,moru mor olacaksın. arkadaş kalmayın demiyorum hobi olarak yine... neyse velhasıl taraflardan biri bilgisayar başında, arkadaş muhabbetlerinde karşı taraf hakkında bilgi toplayıp, kafayı sıyırma noktalarına gelecektir. dostluğu abartmayın, herkesin mahremiyeti kendine, adam olun.
4-ayrıldıktan sonra o bar senin, bu hayat benim, nerde lan yeni adaylar insanı;
hayata en çabuk dönebildiğini sanan eski sevgili modelidir. sevmeseniz de 'yuh ulan dakka 1-gol 1 bu ne hız' dedirtir insana. ama dediğimiz gibi kanmayın, o burukluğun acısından yapıyordur bunları yine de prim vermeyin böylelerine.
5-irtibatı kesmiş, ama acaba napıyor lan şu an ehe insanı;
bu arkadaşımız yapacak onca işi olsa dahi bir ilham perisiyle uyanıverir ve der ki 'kaç yıl oldu lan, napıyor ki acaba, okulu bitirdi mi, işe girdi mi, evlendi mi' gibi en abuk sorularla zihnini yorar ve bir araştırma yapar. olayı abartıp muhabbet etmeye kalkanları da mevcuttur ama çoğu zaman konuyu kendi içinde çözüme ulaştırır.
şimdi 5.gruba biraz torpil geçtiğimin farkındayım ama çaktırmayın, bokumu aklayacağım zira olsun o kadar. nereden estiği bilinmez bir şekilde yıllaaar önceki unutmakta bir kaç müddet çaba harcadığım eski sevgilim geldi aklıma. ortak arkadaşlara 'ne yapıyor, ilişkisi var mı, mezun oldu mu? sorularını yöneltmeye gururum elvermediği için girdim facebook'a yazdım ismini. şimdi bu yeni sistemden haberi olmadığını düşündüğüm için ilk olarak bir profil fotoğrafıyla karşılaştım. Eiffel Tower altında bir poz. tek başına... bak yine içlendim şekerim. sonra albümlere bakmaya başladım teker teker. italya, Almanya, Fransa, Hollanda allah ne verdiyse yaldır yaldır gezmiş. Doing doing diye zıpladım yerimde, kaşlarım birleşti sonra, içim buruldu.
neden mi?eski sevgiliyi kıskanmak, hunharca gözyaşı dökmek pek huyum değildir, kendini düşünmek, geleceğe bakmak safsatalarından da değil ha, ağlayasım gelmiyor. ıkınıyorum, sıkınıyorum yok. birinin öldüğünü düşünmeden akmıyor o koduğumun gözyaşı. neyse ne. herkes bir değil. benim gözyaşım da şekerli zaten pek değerlidir. gözlerimi dolduran şey çocukluğumdan beri gitmenin hayalini kurduğum hemen her şehre ayakbasmış olması... bizim çocuklukta sinemada ilk izlediğimiz film de aynıydı lan, yoksa hayatımın aşkı mıydı ki acaba? bak bu sorular bile gelmedi aklıma o an. kıskandım. evet bildiğin kıskandım. hani öyle sevgilisi var ya da bambaşka bir nedenden değil bildiğin gezdiği şehirleri kıskandım onun. ben neden gezemiyorum, benim neyim eksik la bundan, anne bizde niye yok diye hırslandım. sonra sustum, durdum 'fatmegül başliimiş gız' dedim anama. neden gidemediğimin ufak bir resmi oldu bu da...
eski sevgili konusunda bu model de yeni üretim bebişim. alt başlığı kategorisi falan yok. (bkz: ben tekim) kıskanma adı altına alınsa utançtan söylenmez. dalga geçerler adamla tısıtısı diye gülerler. töbe bişmillak.
anıların böğrümü deldiği şu son 10dakikadır ne etsem bilemedim, bir soda eşliğinde sarhoş olma fikrine gark eyleyip eski sevgilileri alt kategorilerine göre ayırmaya karar verdim.
1-duygusal,unutamam ben seni yıllar geçse de insanı;
siz,bu arkadaşımızın yüzde 90 ihtimalle ilk sevgilisisinizdir. yaşı kaç olursa olsun hafif de melankolik bir tipse ayrılmanız üzerinden değil 5yıl 55yıl geçse de fark etmez. o aşk'ı filmlerdeki gibi sanar,yaşar daha da kötüsü yaşatmaya zorlar. gerçekler zerre umurunda değildir hatta sorunları acı biber olarak görür onları közler, yer.
2-duygusal olduğu kadar psikopat da olabilen benim olmazsan yakarım insanı;
beterin beteri var haline şükret dostum. din, dil, ırk, dinlediği müzik türü, yaşam şekli ne olursa olsun farketmez. bunlar zarar verici tiplerdir, korkmalısın hacıt benden söylemesi. birlikteyken 'o kim,bu kimden geldi,kimle konuşuyorsun' adlı soru kalıpların yerini gizli gizli takibe terkeder. peşinize adam takar, sosyal iletişim ağlarının canına okur, msn şifrenizi kırar... yapar da yapar yani. çemkirmeye kalkmayın suçlu siz çıkarsınız. kesin çözüm mezarınız başından ayrılmayacağını biliyorsanız ölün! (bkz: benim yüzümdeeen)
3-arkadaş kalalım yeter, böylesi daha güzel insanı;
dosttan sevgili olur, çok eyi olur çok da güzel eyi olur taam mı. peki ya sevgiliden dost? şimdi hemen bıkbıklanma 'aman dar kafalı,örümcek beyinli,ıyyğ' diye madem buraya kadar okudun sık dişini. başlarda çok modernize yaratıldığını sandığın beyin hücrelerin seni de bu oyuna davet edene kadar 'horolooy çok iyi dost olurum ki ayrıldıktan sonra lalalay' şeklinde olacak. taa ki 'hadi aşk hayatını anlat bana, süper evet' dedikten bir kaç dakika sonra karnında bir sıcaklık hissedeceksin böyle kalbine yaklaştığında bir titreşim yaratıp yanaklarına ulaştığında alı-al,moru mor olacaksın. arkadaş kalmayın demiyorum hobi olarak yine... neyse velhasıl taraflardan biri bilgisayar başında, arkadaş muhabbetlerinde karşı taraf hakkında bilgi toplayıp, kafayı sıyırma noktalarına gelecektir. dostluğu abartmayın, herkesin mahremiyeti kendine, adam olun.
4-ayrıldıktan sonra o bar senin, bu hayat benim, nerde lan yeni adaylar insanı;
hayata en çabuk dönebildiğini sanan eski sevgili modelidir. sevmeseniz de 'yuh ulan dakka 1-gol 1 bu ne hız' dedirtir insana. ama dediğimiz gibi kanmayın, o burukluğun acısından yapıyordur bunları yine de prim vermeyin böylelerine.
5-irtibatı kesmiş, ama acaba napıyor lan şu an ehe insanı;
bu arkadaşımız yapacak onca işi olsa dahi bir ilham perisiyle uyanıverir ve der ki 'kaç yıl oldu lan, napıyor ki acaba, okulu bitirdi mi, işe girdi mi, evlendi mi' gibi en abuk sorularla zihnini yorar ve bir araştırma yapar. olayı abartıp muhabbet etmeye kalkanları da mevcuttur ama çoğu zaman konuyu kendi içinde çözüme ulaştırır.
şimdi 5.gruba biraz torpil geçtiğimin farkındayım ama çaktırmayın, bokumu aklayacağım zira olsun o kadar. nereden estiği bilinmez bir şekilde yıllaaar önceki unutmakta bir kaç müddet çaba harcadığım eski sevgilim geldi aklıma. ortak arkadaşlara 'ne yapıyor, ilişkisi var mı, mezun oldu mu? sorularını yöneltmeye gururum elvermediği için girdim facebook'a yazdım ismini. şimdi bu yeni sistemden haberi olmadığını düşündüğüm için ilk olarak bir profil fotoğrafıyla karşılaştım. Eiffel Tower altında bir poz. tek başına... bak yine içlendim şekerim. sonra albümlere bakmaya başladım teker teker. italya, Almanya, Fransa, Hollanda allah ne verdiyse yaldır yaldır gezmiş. Doing doing diye zıpladım yerimde, kaşlarım birleşti sonra, içim buruldu.
neden mi?eski sevgiliyi kıskanmak, hunharca gözyaşı dökmek pek huyum değildir, kendini düşünmek, geleceğe bakmak safsatalarından da değil ha, ağlayasım gelmiyor. ıkınıyorum, sıkınıyorum yok. birinin öldüğünü düşünmeden akmıyor o koduğumun gözyaşı. neyse ne. herkes bir değil. benim gözyaşım da şekerli zaten pek değerlidir. gözlerimi dolduran şey çocukluğumdan beri gitmenin hayalini kurduğum hemen her şehre ayakbasmış olması... bizim çocuklukta sinemada ilk izlediğimiz film de aynıydı lan, yoksa hayatımın aşkı mıydı ki acaba? bak bu sorular bile gelmedi aklıma o an. kıskandım. evet bildiğin kıskandım. hani öyle sevgilisi var ya da bambaşka bir nedenden değil bildiğin gezdiği şehirleri kıskandım onun. ben neden gezemiyorum, benim neyim eksik la bundan, anne bizde niye yok diye hırslandım. sonra sustum, durdum 'fatmegül başliimiş gız' dedim anama. neden gidemediğimin ufak bir resmi oldu bu da...
eski sevgili konusunda bu model de yeni üretim bebişim. alt başlığı kategorisi falan yok. (bkz: ben tekim) kıskanma adı altına alınsa utançtan söylenmez. dalga geçerler adamla tısıtısı diye gülerler. töbe bişmillak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar