bugün
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- radikal karar almak5
- sözlüğü aşevine çeviren tipler4
- tantuni4
- yağmurcu neden akpli12
- beni özleyenler elime mum diksin19
- tost3
- mantı3
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması3
- sözlüğün çok durgun olması2
- zeytinyağlı tabağı2
- herkese fetöcü diyenin genelde fetöcü olması4
- şükürcülük5
- kızlar naber10
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- call of duty black ops3
- velvet hanım aşk kadınıdır3
- pazartesi diyete başlamak4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- ioçk'nın mutfağı2
- üniversitelerdeki siber güvenlik programları2
- komşuya kahveye gitmek8
- ispanya6
- seda akman2
- erdal beşikçioğlu16
- g3 ile intihar etmek3
- öğrencilik halleri3
- çok sıcak olması4
- nervio hanım ile birlikte kahve içmek2
- yeni gelin instagramı2
- asgari ücretle çalışan yazarlar4
- manifest5
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- hamama gitmek4
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- parmak kılları4
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- donald trump2
- aykolik bey birader2
- en tehlikeli insan tipleri6
- mürted öldürmek2
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- nervio hamferdi10
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi4
- çay içen kız13
- aslan gibi adam3
eş anlamlı kelimeler olarak kabul edilen anlam ve mana arasındaki farktır.
şimdi efendim herkes bol keseden söylüyor; dilimiz çok zengin, çok fazla kelime var falan diye; ancak kimse böyle ince ayrıntıları dikkate almıyor.
aslında dilimizi zengin yapan olgu da bu dikkattir.
anlam bir nesnenin veyahut olayın bizdeki karşılığıdır. doğru olmak zorunda değildir.
bizim zihnimizde çakan ışık anlamdır işte.
misal, hayat çok anlamsız diye cümle kuran bir kişinin aslında demek istediği şudur:
''hayat bana geldi, baktım, baktım, zihnimde bir ışık çakmadı. oturtamadım bir yere. bundan dolayı da bana çok anlamsız geldi.''
hayat bu kişimizde karşılık bulmamasına ve bütün anlamsızlığına rağmen; manalı bir şekilde platonikte olsa devam eder. kişinin ona bir anlam yükleyememiş olması, hayatın manasının olmadığı anlamına gelmez.
çünkü mana; hakikatin bizzatihi kendisidir. olması gerekendir.
mesela devlet bahçeliyi görünce uluyan ülkücü şahsiyete bahçeli: ''ne manası var bu yaptığının, yarından itibaren ocak dışısın'' demiş.
bu örnek durumu iyi özetler.
hareketi yapan kişi için ulumak çok anlamlı bir davranıştır. çünkü o ilkeleri gereği onu bir sembol olarak algılamış ve çok yüksek anlamlar yüklemiştir ulumaya. fakat hareket esasında çok manasızdır. özünde hiçbir gerçeği barındırmaz (en azından bahçeliye göre). onun için bi genel geçerliliği yoktur. yani asli olan hakikat derecesine mükellef değildir.
yeri gelmişken link atalım: (video artık mevcut değil)
görüldüğü üzere birbiri ile eşanlamlığı olduğu düşünülen kelimeler bile farklı anlamlar ihtiva edebiliyor.
böylece benzer şeyler arasındaki farklar ile farklı şeyler arasındaki benzerlikleri kurcalarız zihnimizde.
benim için anlamı küçük, fakat büyük mana içeren bir hadise olarak teveccühlere taktim edilesi bir yazı.
şimdi efendim herkes bol keseden söylüyor; dilimiz çok zengin, çok fazla kelime var falan diye; ancak kimse böyle ince ayrıntıları dikkate almıyor.
aslında dilimizi zengin yapan olgu da bu dikkattir.
anlam bir nesnenin veyahut olayın bizdeki karşılığıdır. doğru olmak zorunda değildir.
bizim zihnimizde çakan ışık anlamdır işte.
misal, hayat çok anlamsız diye cümle kuran bir kişinin aslında demek istediği şudur:
''hayat bana geldi, baktım, baktım, zihnimde bir ışık çakmadı. oturtamadım bir yere. bundan dolayı da bana çok anlamsız geldi.''
hayat bu kişimizde karşılık bulmamasına ve bütün anlamsızlığına rağmen; manalı bir şekilde platonikte olsa devam eder. kişinin ona bir anlam yükleyememiş olması, hayatın manasının olmadığı anlamına gelmez.
çünkü mana; hakikatin bizzatihi kendisidir. olması gerekendir.
mesela devlet bahçeliyi görünce uluyan ülkücü şahsiyete bahçeli: ''ne manası var bu yaptığının, yarından itibaren ocak dışısın'' demiş.
bu örnek durumu iyi özetler.
hareketi yapan kişi için ulumak çok anlamlı bir davranıştır. çünkü o ilkeleri gereği onu bir sembol olarak algılamış ve çok yüksek anlamlar yüklemiştir ulumaya. fakat hareket esasında çok manasızdır. özünde hiçbir gerçeği barındırmaz (en azından bahçeliye göre). onun için bi genel geçerliliği yoktur. yani asli olan hakikat derecesine mükellef değildir.
yeri gelmişken link atalım: (video artık mevcut değil)
görüldüğü üzere birbiri ile eşanlamlığı olduğu düşünülen kelimeler bile farklı anlamlar ihtiva edebiliyor.
böylece benzer şeyler arasındaki farklar ile farklı şeyler arasındaki benzerlikleri kurcalarız zihnimizde.
benim için anlamı küçük, fakat büyük mana içeren bir hadise olarak teveccühlere taktim edilesi bir yazı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar