bugün
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması7
- aşk karın doyurmuyor diyen kız8
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- pankek5
- aşk bir yemek olsaydı6
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam27
- caligula'nın korkusu5
- olmayınca olmaması4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- kum dökmek3
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- boyoz2
- kemoş diyenler dikkat etsin2
- ataşehir de rastgele ateş açılması3
- arkadaşlar sizin için başlık açıyorum entry girin4
- canın kola çekmesi2
- hamam keyfi yapan kız3
- tuborg ice8
- zengin aileye iç güveysi giden erkek3
- gülşen in memeleri14
- paraya önem verip tutumluluk yapan kız3
- muşlettin amca dul mu5
- toplumsal çürüme7
- karısının üzerine kuma getiren erkek4
- geçmişi temiz kız arıyorum diyen erkek3
- sobaları hazırlayın8
- sarı çıyan denince akla gelenler4
- tüm aşklar bir gün bitecek3
- şaman olmak3
- sözlüğün yeni tasarımı4
- kızıl saçlılar6
- çocukta yaparım kariyer de yaparım diyen kız3
- sadece zengin biriyle evlenirim diyen kız3
- tatlıses'in o eski halinden eser olmaması3
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- evlenince karım çalışmayacak diyen erkek3
- hamas denince akla gelenler11
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- evlenince ailen bize çok gelmesin diyen kız3
- kalkmış pipinin imanı olmaz3
- yol vermek4
- dillemek2
- ese dezze10
- mika raun vardı nerede şimdi6
- iyi saksafon çalarım diyen kız2
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- nikolina vujcic2
eş anlamlı kelimeler olarak kabul edilen anlam ve mana arasındaki farktır.
şimdi efendim herkes bol keseden söylüyor; dilimiz çok zengin, çok fazla kelime var falan diye; ancak kimse böyle ince ayrıntıları dikkate almıyor.
aslında dilimizi zengin yapan olgu da bu dikkattir.
anlam bir nesnenin veyahut olayın bizdeki karşılığıdır. doğru olmak zorunda değildir.
bizim zihnimizde çakan ışık anlamdır işte.
misal, hayat çok anlamsız diye cümle kuran bir kişinin aslında demek istediği şudur:
''hayat bana geldi, baktım, baktım, zihnimde bir ışık çakmadı. oturtamadım bir yere. bundan dolayı da bana çok anlamsız geldi.''
hayat bu kişimizde karşılık bulmamasına ve bütün anlamsızlığına rağmen; manalı bir şekilde platonikte olsa devam eder. kişinin ona bir anlam yükleyememiş olması, hayatın manasının olmadığı anlamına gelmez.
çünkü mana; hakikatin bizzatihi kendisidir. olması gerekendir.
mesela devlet bahçeliyi görünce uluyan ülkücü şahsiyete bahçeli: ''ne manası var bu yaptığının, yarından itibaren ocak dışısın'' demiş.
bu örnek durumu iyi özetler.
hareketi yapan kişi için ulumak çok anlamlı bir davranıştır. çünkü o ilkeleri gereği onu bir sembol olarak algılamış ve çok yüksek anlamlar yüklemiştir ulumaya. fakat hareket esasında çok manasızdır. özünde hiçbir gerçeği barındırmaz (en azından bahçeliye göre). onun için bi genel geçerliliği yoktur. yani asli olan hakikat derecesine mükellef değildir.
yeri gelmişken link atalım: (video artık mevcut değil)
görüldüğü üzere birbiri ile eşanlamlığı olduğu düşünülen kelimeler bile farklı anlamlar ihtiva edebiliyor.
böylece benzer şeyler arasındaki farklar ile farklı şeyler arasındaki benzerlikleri kurcalarız zihnimizde.
benim için anlamı küçük, fakat büyük mana içeren bir hadise olarak teveccühlere taktim edilesi bir yazı.
şimdi efendim herkes bol keseden söylüyor; dilimiz çok zengin, çok fazla kelime var falan diye; ancak kimse böyle ince ayrıntıları dikkate almıyor.
aslında dilimizi zengin yapan olgu da bu dikkattir.
anlam bir nesnenin veyahut olayın bizdeki karşılığıdır. doğru olmak zorunda değildir.
bizim zihnimizde çakan ışık anlamdır işte.
misal, hayat çok anlamsız diye cümle kuran bir kişinin aslında demek istediği şudur:
''hayat bana geldi, baktım, baktım, zihnimde bir ışık çakmadı. oturtamadım bir yere. bundan dolayı da bana çok anlamsız geldi.''
hayat bu kişimizde karşılık bulmamasına ve bütün anlamsızlığına rağmen; manalı bir şekilde platonikte olsa devam eder. kişinin ona bir anlam yükleyememiş olması, hayatın manasının olmadığı anlamına gelmez.
çünkü mana; hakikatin bizzatihi kendisidir. olması gerekendir.
mesela devlet bahçeliyi görünce uluyan ülkücü şahsiyete bahçeli: ''ne manası var bu yaptığının, yarından itibaren ocak dışısın'' demiş.
bu örnek durumu iyi özetler.
hareketi yapan kişi için ulumak çok anlamlı bir davranıştır. çünkü o ilkeleri gereği onu bir sembol olarak algılamış ve çok yüksek anlamlar yüklemiştir ulumaya. fakat hareket esasında çok manasızdır. özünde hiçbir gerçeği barındırmaz (en azından bahçeliye göre). onun için bi genel geçerliliği yoktur. yani asli olan hakikat derecesine mükellef değildir.
yeri gelmişken link atalım: (video artık mevcut değil)
görüldüğü üzere birbiri ile eşanlamlığı olduğu düşünülen kelimeler bile farklı anlamlar ihtiva edebiliyor.
böylece benzer şeyler arasındaki farklar ile farklı şeyler arasındaki benzerlikleri kurcalarız zihnimizde.
benim için anlamı küçük, fakat büyük mana içeren bir hadise olarak teveccühlere taktim edilesi bir yazı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar