bugün
- en sevdiğiniz sözlük yazarı7
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- islam'ın hak dini olması5
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok10
- namazın amacı6
- claudian clouds20
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
- friedrich hegel la bi cay icek12
- kendinle ilgili bir özellik bırak4
- sözlükteki kızlara çok mu yüz vermek3
- melissa vargas7
- sözlük whatsapp grupları13
- filenin sultanları5
- aslında italyanın kazanması4
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter2
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- kıraathanede masaya yumruk atıp isyan etmek3
- kadını kurtarmak isterken bıçaklanan'u y2
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- sarapci koala49
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- insanlık kıyamete yakın dönemde azgınlaşacak2
- özbek kadınlar14
- ağlıyorum sözlük4
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- ithal oyuncularla turnuva kazanmak3
- sözlüğün en tembel yazarı5
- muslettin amca6
- yaradana tüm günahlarınızı itiraf edin saklamayın4
- çok fazla dolandırıcı var3
- true sözlüğün en namuslu ve ahlaklı yazarıdır5
- robert de niro3
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- zeytin sevmeyen insan3
- hepiniz maçı izleyeceksiniz5
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması2
- pipinin kalkmaması3
- iblis gece gündüz sizi kınıyor ve suçluyor3
- hayatım yüz temizleme jelimi gördün mü diyen erkek2
- zeytinli poğaça3
- askerde kitap okumak2
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- mozambik2
- hangi dalda bilim insanı olmak isterdiniz4
- yazarların bıktığı şeyler2
- eski sevgiliye mesaj atma eşiği2
(#12944580) dan sazı devralarak devam etmek isterim.
şahsen ben de oyuncu değilim. hangi oyun nasıl oynanır? nerede vurgu yapılır? ne zaman susulur? ne zaman bağırılır? o kadar hakim olmasam da en azından iyi bir izleyiciyim diyebilirim. zaten iyi bir izleyici olmanın da bir okulu olmamasından mütevellit birkaç kelam edeyim dedim bu adam hakkında, sayın haluk bilginer ile alakalı.
rol almış olduğu komedi dışındaki bütün türlerde kendisini takdir etmekteyim fakat komedi türü sitcom dizilerinde kendisine olan nefretimi ayrı bir yere koyabilirim. kendisini bi sitcom dizide izlerken her seferinde, ister istemez "bağırmadan da komik olabilirsin aslında!" demeden kendimi alamıyorum şahsen. bu adama komik ol deyince muhtemelen "sinirli komik" anlıyor. yani sinirlenmemiş adamın komik olamayacağını düşünüyor sanırım. anlamaya çalışıyorum, anlayamıyorum. bir senaryo gereği canladırılan karakter - tatlı hayat dizisindeki karakteri - rolü gereği ters, gıcık, sinirli ama komik adamı yansıtıyor olabilir. bu da halk tarafından zamanında sevilmiştir. ona da eyvallah. ama be kardeşim, madem büyük oyuncusun her senaryoda, her dizide neden biz aynı adamı görmek zorunda kalıyoruz peki? bağırmadan, çağırmadan, birilerine fitil olmadan oynanmıyor mu bu rol be adam? hele bi soluklan...
bu entry yazıldığı vakitlerde atv'de başlamış olan bir dizisi var kendisinin. "istanbul'un altınları" isimli. televizyonda zap yaparken karşılaşmışlığım oldu, biraz baktım. gördüm ki batı cephesinde yeni bir şey yok. yine bağırtı, yine vonvonvon eden, herkese sürekli laf sokma çabasındaki huysuz bir adam tipi... hey allahım!
bilemiyoruz tabi, belki de yapımcılar istiyor kendisinden bu figürü bizlere yansıtmasını ama sonuç ne olursa olsun, en azından şahsım adına rica ediyorum, o adam görmek istemediğimiz bir adam artık. lütfen haluk bilginer artık o adamı gözümüze sokmasın, bağırıp çağırmasın. hatta o adamı siktir etsin mümkünse...
yeter etti gayri. bak üşenmedim, bu saatte entry giriyorum!
bak bak saate bak! elim ayağım boşaldı sinirden şerefsizim...
dayanamayacağım artık editi: ben senin ta ak vonvoncu, huysuz, sinirli komik karakter! *
şahsen ben de oyuncu değilim. hangi oyun nasıl oynanır? nerede vurgu yapılır? ne zaman susulur? ne zaman bağırılır? o kadar hakim olmasam da en azından iyi bir izleyiciyim diyebilirim. zaten iyi bir izleyici olmanın da bir okulu olmamasından mütevellit birkaç kelam edeyim dedim bu adam hakkında, sayın haluk bilginer ile alakalı.
rol almış olduğu komedi dışındaki bütün türlerde kendisini takdir etmekteyim fakat komedi türü sitcom dizilerinde kendisine olan nefretimi ayrı bir yere koyabilirim. kendisini bi sitcom dizide izlerken her seferinde, ister istemez "bağırmadan da komik olabilirsin aslında!" demeden kendimi alamıyorum şahsen. bu adama komik ol deyince muhtemelen "sinirli komik" anlıyor. yani sinirlenmemiş adamın komik olamayacağını düşünüyor sanırım. anlamaya çalışıyorum, anlayamıyorum. bir senaryo gereği canladırılan karakter - tatlı hayat dizisindeki karakteri - rolü gereği ters, gıcık, sinirli ama komik adamı yansıtıyor olabilir. bu da halk tarafından zamanında sevilmiştir. ona da eyvallah. ama be kardeşim, madem büyük oyuncusun her senaryoda, her dizide neden biz aynı adamı görmek zorunda kalıyoruz peki? bağırmadan, çağırmadan, birilerine fitil olmadan oynanmıyor mu bu rol be adam? hele bi soluklan...
bu entry yazıldığı vakitlerde atv'de başlamış olan bir dizisi var kendisinin. "istanbul'un altınları" isimli. televizyonda zap yaparken karşılaşmışlığım oldu, biraz baktım. gördüm ki batı cephesinde yeni bir şey yok. yine bağırtı, yine vonvonvon eden, herkese sürekli laf sokma çabasındaki huysuz bir adam tipi... hey allahım!
bilemiyoruz tabi, belki de yapımcılar istiyor kendisinden bu figürü bizlere yansıtmasını ama sonuç ne olursa olsun, en azından şahsım adına rica ediyorum, o adam görmek istemediğimiz bir adam artık. lütfen haluk bilginer artık o adamı gözümüze sokmasın, bağırıp çağırmasın. hatta o adamı siktir etsin mümkünse...
yeter etti gayri. bak üşenmedim, bu saatte entry giriyorum!
bak bak saate bak! elim ayağım boşaldı sinirden şerefsizim...
dayanamayacağım artık editi: ben senin ta ak vonvoncu, huysuz, sinirli komik karakter! *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar