bugün
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz11
- arkadaşlar nasılsınız9
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması13
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri4
- gratisin içini merak etmek4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- kendine bir soru sor4
- insan sevmemek6
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler3
- kitabını sikerim2
- küçük bir ilçede yaşamak2
- mekke anlaşması10
- sözlük yazarlarına bir şey söyle4
- sözlüğün kırbacı5
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam2
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- tavuk pilav4
- bana gel film izleriz diyen erkek10
- kafamın içindeki sesler5
- simko317
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- behzat ç şule2
- nick vermeden bir yazara seslen3
- bazı boklar yenildi2
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- hewal ebo9
- pkklı anaları2
- sarapci koala7
- kek yiyen erkek3
- victor osimhen9
- günlük tutan erkek13
- ümit özdağ6
- futbol24
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- samsunspor4
- cansever16
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- gemini2
- bir bela geliyor2
- tai lung16
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- netanyahu'dan trump'ın gazze planına ret2
- kamos5
- ipek erdem2
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- günde iki paket sigara içmek3
- 36 yaş3
bir haftalık makedonya tatilimin beş gününü ayırdığım, 'iyi ki de öyle yapmışım' dediğim, harika şehir. tabii bu harikalık, beklentilerinize göre değişir. çünkü ohrid'e gitmeden önceki gecemde, üsküp'te kaldığım hostelde iki türk kızla tanıştım. onların beklentilerini pek bilemiyorum, ama beğenmediklerini söylüyorlardı. ben de dedim, "bir de biz görelim bakalım". açıkçası, beklentilerimi gerçekten karşıladı. sadece üç tane kötü tarafı vardı;
1. makedonların çoğunluğu (gençler dahil) ingilizceyi ya bilmiyor ya da yarım yamalak biliyor.
2. sanırım durgun su olduğundan, ohrid gölünün kenarında (sahil diyorlar) kum değil, taş vardı. her taraf taş yani. suya terliksiz girmenin imkanı yok.
3 (bu tüm makedonya için geçerli). koskoca memlekette camel soft yok arkadaş!
kaldığım hostel* başlıbaşına harika bir yerdi zaten. müthiş bir teras manzarasına sahip, üç katlı, eğer çekingen bir tip değilseniz ve yorgunluk gibi bir sorununuz yoksa, harika insanlarla tanışabileceğiniz bir mekan. hostelin sahibi, iki kardeş: gyoko ve nino. her konuda yardımcı olmaya istekli olmaları bir kenara, adeta kendileri de o hostelde kalan birer turist gibi. kaldı ki, kendileri de orada kalıyor zaten. neyse. ayrıca, makedonya'da, saat 21:00'dan sonra, restoranlar ve barlar haricinde (yani bakkallar ve marketlerde) alkollü içki satışı yapılmıyor. hosteldekiler bunu da düşünmüş: aşağıdaki buzdolabından bira satın alabiliyorsunuz. hehe
eğer giderseniz, tekne turu yapmadan sakın ayrılmayın derim. göl öyle temiz ki, 20-25 metre derinlikte, teknenin içinden dibi görebiliyorsunuz. ayrıca tekne turu 4-5 saat sürdüğünden, gün batımını göldeyken yakalayabilir ve mükemmel manzaranın tadına dibine kadar varabilirsiniz. işte o manzara
makedonya'ya gidip döndüğünüzde, aklınızda kalan en önemli şey, bu memleketin ucuz olduğudur arkadaş. türkiye'de 50-60 liradan aşağı fiyatta yiyemeyeceğiniz yemeğe orada 30-35 lira verip gırtlağınıza kadar lezzetle dolabilirsiniz.
velhasıl-ı kelam, gidip görülmesi farz olan yerlerden biridir, ohrid. kusura bakmayın, kızlar, ben beğendim.
sorusu olan varsa özel mesajla ulaşabilir. haydi kalın sağlıcakla.
1. makedonların çoğunluğu (gençler dahil) ingilizceyi ya bilmiyor ya da yarım yamalak biliyor.
2. sanırım durgun su olduğundan, ohrid gölünün kenarında (sahil diyorlar) kum değil, taş vardı. her taraf taş yani. suya terliksiz girmenin imkanı yok.
3 (bu tüm makedonya için geçerli). koskoca memlekette camel soft yok arkadaş!
kaldığım hostel* başlıbaşına harika bir yerdi zaten. müthiş bir teras manzarasına sahip, üç katlı, eğer çekingen bir tip değilseniz ve yorgunluk gibi bir sorununuz yoksa, harika insanlarla tanışabileceğiniz bir mekan. hostelin sahibi, iki kardeş: gyoko ve nino. her konuda yardımcı olmaya istekli olmaları bir kenara, adeta kendileri de o hostelde kalan birer turist gibi. kaldı ki, kendileri de orada kalıyor zaten. neyse. ayrıca, makedonya'da, saat 21:00'dan sonra, restoranlar ve barlar haricinde (yani bakkallar ve marketlerde) alkollü içki satışı yapılmıyor. hosteldekiler bunu da düşünmüş: aşağıdaki buzdolabından bira satın alabiliyorsunuz. hehe
eğer giderseniz, tekne turu yapmadan sakın ayrılmayın derim. göl öyle temiz ki, 20-25 metre derinlikte, teknenin içinden dibi görebiliyorsunuz. ayrıca tekne turu 4-5 saat sürdüğünden, gün batımını göldeyken yakalayabilir ve mükemmel manzaranın tadına dibine kadar varabilirsiniz. işte o manzara
makedonya'ya gidip döndüğünüzde, aklınızda kalan en önemli şey, bu memleketin ucuz olduğudur arkadaş. türkiye'de 50-60 liradan aşağı fiyatta yiyemeyeceğiniz yemeğe orada 30-35 lira verip gırtlağınıza kadar lezzetle dolabilirsiniz.
velhasıl-ı kelam, gidip görülmesi farz olan yerlerden biridir, ohrid. kusura bakmayın, kızlar, ben beğendim.
sorusu olan varsa özel mesajla ulaşabilir. haydi kalın sağlıcakla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar