galatasaray

çok değil 1-2 hafta kadar önce kendisi hakkında "zaaa maktup çıkmış mektuuup, evrak da varmış, şikeci çıktı bunlar da" diye heveslenip, ertesi gün hevesi kursağında kalan bir takım aklı evveller mevcuttu. başlık altında isteyen açıp aratabilir, kim oldukları bilinsin...

şimdi bakıyoruz, aynı akılsızlar kendi üstlerine bulaşan pisliği, çamuru, lekeyi, şikeciliği, çeteciliği, hırsızlığı galatasaray'a sıçratamadıkları için başka yollara sapıp "her fırsatta yurtdışına jurnalcilik yapan kulüpler..." gibi afaki "vatan millet" ayaklarına yatarak "ühü siz söylemeseniz kimse anlamayacaktı işte. sizin yüzünüzden geldi uefa..." gibi gerçekte kendi suçluluklarını ele veren komik çamur atmalarla gırtlaklarına kadar battıkları pislikten bir nebze kurtulma derdindeler.

galatasaray'ın en kötü döneminde bir kadın basketbol maçında, kendi salonunda "bank asya birinci lig" müziği çaldırıp tribünleri gaza getirmeye çalışacak kadar alçaklaşan bir camianın ne hale düştüğünü görüyoruz şimdi. uefa gelip "benim organizasyonuma katılmayacaksın" diyor. diğer yandan bu kulübün tek yaptığı, kendisi hakkında soruşturma açıldığında "yayın yasağı" kararı alan kulüp hakkında "kendilerinden istenen belgeleri dahi teslim edemeyen ancak her fırsatta yurtdışına jurnalcilik yapan kulüpler..." gibi çocukça ve alçakça bir suçlama oluyor.

şimdi düşününce daha da iyi anlıyorum değerini. şükür ki babam ve rahmetli dayım zamanında kanıma işlemiş galatasaray sevgisini, aşkını. ya sokaklarda tek başıma kalıp ne idüğü belli olmayan bir takımın peşine takılsaydım? şimdi bu onursuzlukları görüp içten içe kahrolacaktım...

iyi ki varsın galatasarayım, büyüklüğün öyle farklı ki...
© copyright 2005 - 2026