bugün
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı48
- karınızı kucağınızda taşır mısınız11
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası16
- yazarların beğendiği kadın tipleri4
- karanlıkta bi şey var hissi9
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- eğer şansınız olsaydı kimleri diriltirdiniz7
- platon un mağara alegorisi7
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- ismail kartal23
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi11
- fenerbahçe18
- sözlük sapıkları12
- anın görüntüsü28
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız11
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- dünya iyi midir9
- fenerbahçe de ismail kartal'ın istifası2
- tuğba ekinci3
- silvermist'in mutfağına konuk olmak18
- 6668
- isa mesih'in gelişini sevgiyle kucaklamak5
- kiraz cicegi kolonyasi28
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- üstteki yazar hakkında bir tespit bırak5
- ona bir şey söyle2
- jennifer lawrance8
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı5
- flört11
- mutlu musun3
- kızılay avm11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı10
- sözlükte kavga olmayacak hissi13
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- yahudilerin hepsi iyi insan değil9
- ıssız kampta kakiş yapacak yer arayan narin insan4
- kendini çok önemli sanan yazar14
- ağır müslüm gürses sözleri9
- deccal'in şu an yeryüzünde olma ihtimali6
- sözlükteki cinconluların göt olması5
- ismet özel der ki5
- sylvia plath2
- allah her şeyi kuşatmıştır7
- uzun adam4
- kalbiniz mesih'in adına tepki veriyor mu4
- crocs3
- doğaüstüyle dinle kafayı bozan kitle4
- ağırlık kaldıramayan erkek8
- şeyh saidi mezarından çıkarıp yeniden asmak2
- kitap okumak6
türkiye'de ifa etmekte olan birçok insanın mağdur olduğu meslek.
bu sabah haberleri izliyorum. öğretmenler, atamaları ile ilgili protesto yapıyorlar, kimi pankartlar açmış, kimi slogan atıyor, kimi yürüyüş yapıyor ama öyle bir tanesi var ki..
çok değil, 25-26 yaşlarında bir bayan öğretmen. atması yapılmamış ve sözleşmeli olarak çalışıyormuş, o da protesto için gelmiş. başında bembeyaz bir gelin duvağı, elinde de bir pankart var. evet gelinlerin başına örttükleri duvak.. elindeki pankartta da "evlenemiyorum!" yazıyor. gazeteciler mikrofonu hanım kızımıza uzatıyorlar, ağzında tek bir kelime çıkıveriyor; evlenemiyorum!
evet, hanım kızımızın bu sözünden sonra ben düşünmeye dalıyorum, diyorum ki kendi kendime; yıllarca çalışmış, çabalamış, didinmiş, edinmiş, bir yerlere gelmiş, sonra da gidip birini sevmiş, sözlenmiş veya nişanlanmış ama gel gör ki devleti ona sahip çıkamamış. şu an tek arzusu olan evlenmekten korkuyor, korkmak zorunda bırakılıyor.. işsiz kalır diye, huzuru olmaz diye, çocuk sahibi olur da çocuğunun istediği oyuncağı alamayan bir anne olur diye..
ben bu şekilde kafamda ataması yapılmayan bir öğretmenin hikayesini canlandırırken bu hanım kızımızın gazetecilere verdiği "evlenemiyorum!" cevabının devamının da olduğunu fark ediyorum, hanım kızımız "evlenemiyorum!"dan sonra sözlerine şöyle devam ediyor; "...çünkü okula gelen veliler sözleşmeli öğretmenlere hiç bakmıyorlar, hiç beğenmiyorlar! varsa yoksa hep kadrolular; hep onları beğeniyorlar, hep onlara ilgi gösteriyorlar, bu yüzden evde kaldım!"
ben bunun üzerine ne düşüneceğimi bilemedim.. devlet, şu zihniyetteki insana benim ileride olması muhtemel çocuğumu, yeğenimi, kardeşimi eğitebilmesi için gerekli olan diplomayı vermiş ya.. ben daha başka bir şey söylemiyorum..
ek; haberi de çıkmış, buradan bakabilirsiniz.
bu sabah haberleri izliyorum. öğretmenler, atamaları ile ilgili protesto yapıyorlar, kimi pankartlar açmış, kimi slogan atıyor, kimi yürüyüş yapıyor ama öyle bir tanesi var ki..
çok değil, 25-26 yaşlarında bir bayan öğretmen. atması yapılmamış ve sözleşmeli olarak çalışıyormuş, o da protesto için gelmiş. başında bembeyaz bir gelin duvağı, elinde de bir pankart var. evet gelinlerin başına örttükleri duvak.. elindeki pankartta da "evlenemiyorum!" yazıyor. gazeteciler mikrofonu hanım kızımıza uzatıyorlar, ağzında tek bir kelime çıkıveriyor; evlenemiyorum!
evet, hanım kızımızın bu sözünden sonra ben düşünmeye dalıyorum, diyorum ki kendi kendime; yıllarca çalışmış, çabalamış, didinmiş, edinmiş, bir yerlere gelmiş, sonra da gidip birini sevmiş, sözlenmiş veya nişanlanmış ama gel gör ki devleti ona sahip çıkamamış. şu an tek arzusu olan evlenmekten korkuyor, korkmak zorunda bırakılıyor.. işsiz kalır diye, huzuru olmaz diye, çocuk sahibi olur da çocuğunun istediği oyuncağı alamayan bir anne olur diye..
ben bu şekilde kafamda ataması yapılmayan bir öğretmenin hikayesini canlandırırken bu hanım kızımızın gazetecilere verdiği "evlenemiyorum!" cevabının devamının da olduğunu fark ediyorum, hanım kızımız "evlenemiyorum!"dan sonra sözlerine şöyle devam ediyor; "...çünkü okula gelen veliler sözleşmeli öğretmenlere hiç bakmıyorlar, hiç beğenmiyorlar! varsa yoksa hep kadrolular; hep onları beğeniyorlar, hep onlara ilgi gösteriyorlar, bu yüzden evde kaldım!"
ben bunun üzerine ne düşüneceğimi bilemedim.. devlet, şu zihniyetteki insana benim ileride olması muhtemel çocuğumu, yeğenimi, kardeşimi eğitebilmesi için gerekli olan diplomayı vermiş ya.. ben daha başka bir şey söylemiyorum..
ek; haberi de çıkmış, buradan bakabilirsiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar