bugün
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması7
- otel odasında intihar etmek5
- kabak tatlısını sevenler15
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi5
- geceyi daha çok sevme nedenleri4
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz23
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak5
- sözlüklerde gezinen erkekler namusuz diyen yazar4
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek9
- fingirdek sözlük erkeği6
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- kış gelince sigarayı bırakmak2
- sarhoş2
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- okan yalabık'ın son hali5
- arkadaşlar çok sıkıcısınız3
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi8
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- tanju çolak samimiyetsizliği3
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- taksim delisi cenk7
- aydın da cipin şarampole devrilmesi2
- harran2
- kocam aldatıyor ama olsun ekmeğimi yemeğimi veriyo3
- anın görüntüsü25
- kasımda aşk başkadır7
- adnan şenses in 1975 te giydiği gömlek2
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- sözlük erkekleri aranıyor mu3
- sarı tekere gelinlik giydirmek2
- pirizade ismed molla balizade kafadumanevi5
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- hector cuper2
- sudekiray'a soralım2
- yazılımcıların flört edememesi4
- elmas bey birader'in online olmaması3
- seni sevmekten başka neydi benim günahım2
- kafanın çok büyük olması8
- pazar akşamları3
- allah vardır diyenlerin kanıtları3
- bafra pidesi4
- lucas torreira2
- göksel'in memeleri4
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı2
- terrifier'in yasaklanması gerekliliği2
- nat rothschild4
- beşiktaş a çıkmayan kırmızı kart2
- sözlük sevgilisi2
pink floyd'la ilgili güzel bir yazısı bulunan gazeteci - yazar.
--spoiler--
Gecikmiş bir hayalin peşinde...
16 yaşındaydık. Zorluğunu bilemediğimiz, uzunluğunu kestiremediğimiz dikenli bir yolun başındaydık.
70'li yıllardı. Sokaklarda kan vardı.
Melankolik, ürkek çocuklardık.
O dönem çıkagelen bir albüm, bizi bizden almıştı.
Kapağında alevler içinde bir adam, bir diğeriyle el sıkışıyordu.. içinde bir erkek sesi "Keşke burada olsaydın" ("Wish you were here") diye inliyordu.
O güne dek dinlediğimiz hiçbir müziğe benzemiyordu.
Gitar solonun peşine takılıp biz de yitirdiğimiz arkadaşlar, özlediğimiz dostlar, ayrıldığımız kızlar için söylüyorduk:
"Keşke burada olsaydın!
* * *
Pink Floyd, müzik dünyasını sallıyordu o zamanlar...
ilk albümleri için stüdyoya girdiklerinde yan stüdyoda Beatles, "Abbey Road"u kaydediyordu. Heyecan içinde gidip tanışmışlardı; sonradan "Kraliçe ile beş çayı içmek gibi bir heyecandı" diye yazmışlardı.
Beatles yolun sonuna yaklaşıyordu; onlarsa henüz yolun başındaydı.
Ve bu 4 genç adam, yakında Beatles'ın tahtını sallayacaktı.
* * *
1979'da "Duvar"ı, ("The Wall") çıkardılar ve ertesi yıl turneye çıktılar.
Biz, bir kan denizinde boğuluyorduk. Değil konserine gitmek, "Duvar"ı bulmak bile lükstü.
Kocabeyoğlu Pasajı yanındaki bir plakçıdan kasete kaydettirip dinlediğimizde ve sözlerini sözlük yardımıyla çözdüğümüzde anladık ki, bizi kuşatan duvardı anlatılan...
Siren sesleri, uçak sesleri, faşizmin ayak sesleri vardı fonda... Ama baskı, sadece militarizmden gelmiyordu; sudan programlarıyla televizyonlar, tüketime çağıran reklamlar, taze beyinleri koşullayan öğretmenler, hatta annenin kollayıcı kucağı bile, bizi duvarda bir tuğla yapmaya çalışıyordu.
Ve Pink Floyd, bu duvarı yıkmaya çağırıyordu.
Albüm, bu isyan çağrısı nedeniyle birçok yerde yasaklanıyor, yasaklandıkça daha çok ilgi görüyordu.
* * *
Bizse, bahsedilen duvarın içinde kıstırılmıştık.
Onu sadece dinlemiyor, hissediyor, yaşıyorduk.
O ortamda, Pink Floyd'un Avrupa'yı turlayan muhteşem sahne şovuna gitmeyi hayal bile edemiyorduk.
Zaten bir süre sonra onlar da her başarının üvey çocuğuna, "ego"ya yenildiler; kavga edip dağıldılar.
"Duvar", biz göremeden çöktü.
"Wall"u yaratan Roger Waters, yola yalnız devam edecekti.
* * *
Aradan uzun yıllar geçti.
Birkaç ay önce cep telefonuma oğlumdan bir mesaj geldi:
"-Baba, Roger Waters 'Wall'; turnesine çıkmış".;
Evde dinleye dinleye o da bir Pink Floyd hayranı olmuştu. Bütün albümlerini kaydetmiş, sözlerini tercüme etmiş, bize ısmarladığı kitaplardan, hakkında yazılanları hatmetmişti.
Akşama turne programını önümüze çektik. Parmaklarımız aynı şehrin üzerinde durdu:
Paris...
Eski bir düş için hakikate dönüşme vakti gelmişti.
Tüm Pink Floyd albümlerini i-pod'larımıza yükledik, çantalarımızı sırtladık ve yola koyulduk.
Yol boyu, kitaplardan öğrendiklerini anlattı bana...
Aynı kulaklıktan, aynı şarkıları dinledik; aynı sözlerin ruhumuzda aynı tellere dokunmasına sevindik.
"Kraliçe'yle beş çayı içmek gibi bir heyecandı"
O, 16 yaşındaydı.
Zorluğunu bildiğim, uzunluğunu hâlâ kestiremediğim bir yolun başındaydı.
Ve benim 16 yaş hayalimi yaşamaya birlikte gidiyorduk.
--spoiler--
http://gundem.milliyet.co....2011/1409230/default.htm
--spoiler--
Gecikmiş bir hayalin peşinde...
16 yaşındaydık. Zorluğunu bilemediğimiz, uzunluğunu kestiremediğimiz dikenli bir yolun başındaydık.
70'li yıllardı. Sokaklarda kan vardı.
Melankolik, ürkek çocuklardık.
O dönem çıkagelen bir albüm, bizi bizden almıştı.
Kapağında alevler içinde bir adam, bir diğeriyle el sıkışıyordu.. içinde bir erkek sesi "Keşke burada olsaydın" ("Wish you were here") diye inliyordu.
O güne dek dinlediğimiz hiçbir müziğe benzemiyordu.
Gitar solonun peşine takılıp biz de yitirdiğimiz arkadaşlar, özlediğimiz dostlar, ayrıldığımız kızlar için söylüyorduk:
"Keşke burada olsaydın!
* * *
Pink Floyd, müzik dünyasını sallıyordu o zamanlar...
ilk albümleri için stüdyoya girdiklerinde yan stüdyoda Beatles, "Abbey Road"u kaydediyordu. Heyecan içinde gidip tanışmışlardı; sonradan "Kraliçe ile beş çayı içmek gibi bir heyecandı" diye yazmışlardı.
Beatles yolun sonuna yaklaşıyordu; onlarsa henüz yolun başındaydı.
Ve bu 4 genç adam, yakında Beatles'ın tahtını sallayacaktı.
* * *
1979'da "Duvar"ı, ("The Wall") çıkardılar ve ertesi yıl turneye çıktılar.
Biz, bir kan denizinde boğuluyorduk. Değil konserine gitmek, "Duvar"ı bulmak bile lükstü.
Kocabeyoğlu Pasajı yanındaki bir plakçıdan kasete kaydettirip dinlediğimizde ve sözlerini sözlük yardımıyla çözdüğümüzde anladık ki, bizi kuşatan duvardı anlatılan...
Siren sesleri, uçak sesleri, faşizmin ayak sesleri vardı fonda... Ama baskı, sadece militarizmden gelmiyordu; sudan programlarıyla televizyonlar, tüketime çağıran reklamlar, taze beyinleri koşullayan öğretmenler, hatta annenin kollayıcı kucağı bile, bizi duvarda bir tuğla yapmaya çalışıyordu.
Ve Pink Floyd, bu duvarı yıkmaya çağırıyordu.
Albüm, bu isyan çağrısı nedeniyle birçok yerde yasaklanıyor, yasaklandıkça daha çok ilgi görüyordu.
* * *
Bizse, bahsedilen duvarın içinde kıstırılmıştık.
Onu sadece dinlemiyor, hissediyor, yaşıyorduk.
O ortamda, Pink Floyd'un Avrupa'yı turlayan muhteşem sahne şovuna gitmeyi hayal bile edemiyorduk.
Zaten bir süre sonra onlar da her başarının üvey çocuğuna, "ego"ya yenildiler; kavga edip dağıldılar.
"Duvar", biz göremeden çöktü.
"Wall"u yaratan Roger Waters, yola yalnız devam edecekti.
* * *
Aradan uzun yıllar geçti.
Birkaç ay önce cep telefonuma oğlumdan bir mesaj geldi:
"-Baba, Roger Waters 'Wall'; turnesine çıkmış".;
Evde dinleye dinleye o da bir Pink Floyd hayranı olmuştu. Bütün albümlerini kaydetmiş, sözlerini tercüme etmiş, bize ısmarladığı kitaplardan, hakkında yazılanları hatmetmişti.
Akşama turne programını önümüze çektik. Parmaklarımız aynı şehrin üzerinde durdu:
Paris...
Eski bir düş için hakikate dönüşme vakti gelmişti.
Tüm Pink Floyd albümlerini i-pod'larımıza yükledik, çantalarımızı sırtladık ve yola koyulduk.
Yol boyu, kitaplardan öğrendiklerini anlattı bana...
Aynı kulaklıktan, aynı şarkıları dinledik; aynı sözlerin ruhumuzda aynı tellere dokunmasına sevindik.
"Kraliçe'yle beş çayı içmek gibi bir heyecandı"
O, 16 yaşındaydı.
Zorluğunu bildiğim, uzunluğunu hâlâ kestiremediğim bir yolun başındaydı.
Ve benim 16 yaş hayalimi yaşamaya birlikte gidiyorduk.
--spoiler--
http://gundem.milliyet.co....2011/1409230/default.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com