bugün
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- vantilatörü kendine çevirmek9
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- türklerin ileri olduğu konular21
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye2
- haluk levent bahis yazışmaları2
- dünyanın en güzel tatlısı9
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri2
- kahvaltı2
- enayimiknatisi2
- en gey özelliğiniz8
- dinsize inanır mısın17
- erkeksii bayan buse'nin elleri2
- gol bağıra bağıra geliyordunun ingilizcesi2
- ressam tatiana kirillova barış manço tablosu2
- ona bir şey söyle12
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- ufo2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı17
- allah'ın bütün gün insanları izlemesi2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- bir insanda en sevilen özellik4
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- meryem can2
- burçlara inanan erkek15
- true nickli yazar11
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı4
- atatrue2
- caner taslaman7
- norm ender3
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- hoca2
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- saraca finch house3
- eski seni özlüyor musun6
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- salak yazarlar7
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- oğlak burcu kadını18
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
güzel bir turnusol kağıdıdır.
neden derseniz. diyelim ki müslüman değilsiniz veya çeşitli sebeplerden dolayı oruç tutmuyorsunuz.
bana ne derler, başıma bir iş gelir mi, delinin biri gelip bıçağı takarsa gibi çekinceleriniz yüzünden ramazan ayında dışarıda yemek veya içmekten sakınca duyuyorsanız eğer, bu tam da son zamanların moda tabiri mahalle baskısıdır. çevreniz sizi olmadığınız biri gibi gözükmeye zorluyordur.
aynı şekilde eğer ki siz çevrenizi olmadığı biri gibi gözükmeye zorluyorsanız, ya da ramazanda oruç tutmadığı anlaşılan birini görünce rahatsızlık duyuyorsanız veya hakkında kötü düşünceler içine giriyorsanız, bunun adı kültürsüzlüktür. zorlamaya, baskı kurmaya kadar da gidebilir bu kültürsüzlük hali.
peki kültür nedir? oruç tutmayan bir kişi (korku ve çekincelerinden bağımsız olarak) dışarıda yemek yememeyi seçmişse bu şehir kültürüdür. ya da bir oruçlu, oruç tutmayan birinin dışarıda yemek yiyebileceğine inanıyorsa, kendisi oruç tutuyor diye kimsenin hayatına ipotek koymak gibi bir hakkı olmadığını biliyorsa bu da şehir kültürüdür işte. inadına yemek veya yedirmemek ise kültürsüzlüktür. nasıl ki oruç tutan birinin canını çektirmek için karşısına geçip yemek yemek zalimlikse (yalnız burada eylem amacının canını çektirmek olduğunu belirtelim. kimse karşı tarafın oruçlu olduğunu düşünmek zorunda değildir. düşünse incelik olur; ama değildir. burada kastedilen eylem karşı tarafa nispet yapmak amaçlı yemek yemek.) aynı şekilde oruç tutmayan birine yemek yedirtmemek veya buna sebep olmak da zalimliktir.
dinde bunun örnekleri çoğaltılabilir. kimse ezanı dinlemek zorunda değildir, kimse ramazan davuluyla uyanmak zorunda da değildir. nasıl ki belirli bir desibel'in üstünde müzik açmak insanları rahatsız ediyorsa günde on beş yirmi dakika da olsa bütün şehre bir şeyi dinletmek de sorgulanabilmelidir. burada ezanı ya da davulu örnek olarak verdim. kilise çanı ya da herhangi başka bir ses de buna dahildir. bunu söylediğiniz zaman insanlar hemen "dinime saygı duy" demeye başlıyorlar. ama mesele şu ki kimse kimsenin dinine, inanışlarına saygı duymak zorunda değil. ona karşı herhangi bir sempati beslemek zorunda da değil. ki din hiçbir zaman kendisinden başkasına saygı duymazken... ülkemizde kaç müslüman günde beş vakit adamın birinin çıkıp da "allah yoktur ve muhammed yalan söylüyor" diye bağırmasına ve bunun tüm şehre dinletilmesine tahammül edecek? o kişiler hemen linç edilmeyecek mi? bu durumda dinime saygı duy görüşü ne kadar samimidir sorgulamak gerekmez mi? ezan kaldırılsın diye bir şey demiyorum yanlış anlaşılmasın. ancak din karşı tarafa saygı duymaz bunu demeye çalışıyorum.
şimdi bir ramazan daha başlıyor ve ramazan ayı turnusollük görevini layıkıyla yerine getirecek. bütün hoşgörüsüzler tek tek ayıklanacak. kendi tutuyor diye başkalarına azap çektiren insanların orucu ne kadar geçerli olur merak etmekteyim. illa yedirmemelerine gerek yok. trafikte diğer sürücülere bağıracaklar. en ufak şeyden kavga çıkacak. insanlar sinirli ve agresif olacaklar. şimdi bütün bunlara sebep olan bir ibadet, hayırlı ve geçerli midir? müslümanların bunu sorgulaması lazım. yani bir anlamda ramazan müslümanları da ayıklayacak. oruç tutanlarla tutmayanlar arasında değil; yanlış tutanla doğru tutan arasında bir ayıklama olacak bu. tutmayan adam zaten tutamayacağını ve kaş yapayım derken göz çıkaracağını bildiği için tutmuyordur. ama bir de zorla tutanlar var, işte bu trafik canavarları, kavga çıkaranlar ya da diğer insanları kendi memleketinde gavur ilan eden adamlar gibileri... işte bunların orucunun geçerli olduğuna inanmıyorum ben. ha ben din alimi miyim, değilim. bir de işin ilginç tarafı bu son saydığım tipte adamlardır hep dinime saygı duy diyen. oysa başkalarına saygı duymayı öğrense bu lafı söylemesine gerek kalmayacaktır, bunu bilmez.
neden derseniz. diyelim ki müslüman değilsiniz veya çeşitli sebeplerden dolayı oruç tutmuyorsunuz.
bana ne derler, başıma bir iş gelir mi, delinin biri gelip bıçağı takarsa gibi çekinceleriniz yüzünden ramazan ayında dışarıda yemek veya içmekten sakınca duyuyorsanız eğer, bu tam da son zamanların moda tabiri mahalle baskısıdır. çevreniz sizi olmadığınız biri gibi gözükmeye zorluyordur.
aynı şekilde eğer ki siz çevrenizi olmadığı biri gibi gözükmeye zorluyorsanız, ya da ramazanda oruç tutmadığı anlaşılan birini görünce rahatsızlık duyuyorsanız veya hakkında kötü düşünceler içine giriyorsanız, bunun adı kültürsüzlüktür. zorlamaya, baskı kurmaya kadar da gidebilir bu kültürsüzlük hali.
peki kültür nedir? oruç tutmayan bir kişi (korku ve çekincelerinden bağımsız olarak) dışarıda yemek yememeyi seçmişse bu şehir kültürüdür. ya da bir oruçlu, oruç tutmayan birinin dışarıda yemek yiyebileceğine inanıyorsa, kendisi oruç tutuyor diye kimsenin hayatına ipotek koymak gibi bir hakkı olmadığını biliyorsa bu da şehir kültürüdür işte. inadına yemek veya yedirmemek ise kültürsüzlüktür. nasıl ki oruç tutan birinin canını çektirmek için karşısına geçip yemek yemek zalimlikse (yalnız burada eylem amacının canını çektirmek olduğunu belirtelim. kimse karşı tarafın oruçlu olduğunu düşünmek zorunda değildir. düşünse incelik olur; ama değildir. burada kastedilen eylem karşı tarafa nispet yapmak amaçlı yemek yemek.) aynı şekilde oruç tutmayan birine yemek yedirtmemek veya buna sebep olmak da zalimliktir.
dinde bunun örnekleri çoğaltılabilir. kimse ezanı dinlemek zorunda değildir, kimse ramazan davuluyla uyanmak zorunda da değildir. nasıl ki belirli bir desibel'in üstünde müzik açmak insanları rahatsız ediyorsa günde on beş yirmi dakika da olsa bütün şehre bir şeyi dinletmek de sorgulanabilmelidir. burada ezanı ya da davulu örnek olarak verdim. kilise çanı ya da herhangi başka bir ses de buna dahildir. bunu söylediğiniz zaman insanlar hemen "dinime saygı duy" demeye başlıyorlar. ama mesele şu ki kimse kimsenin dinine, inanışlarına saygı duymak zorunda değil. ona karşı herhangi bir sempati beslemek zorunda da değil. ki din hiçbir zaman kendisinden başkasına saygı duymazken... ülkemizde kaç müslüman günde beş vakit adamın birinin çıkıp da "allah yoktur ve muhammed yalan söylüyor" diye bağırmasına ve bunun tüm şehre dinletilmesine tahammül edecek? o kişiler hemen linç edilmeyecek mi? bu durumda dinime saygı duy görüşü ne kadar samimidir sorgulamak gerekmez mi? ezan kaldırılsın diye bir şey demiyorum yanlış anlaşılmasın. ancak din karşı tarafa saygı duymaz bunu demeye çalışıyorum.
şimdi bir ramazan daha başlıyor ve ramazan ayı turnusollük görevini layıkıyla yerine getirecek. bütün hoşgörüsüzler tek tek ayıklanacak. kendi tutuyor diye başkalarına azap çektiren insanların orucu ne kadar geçerli olur merak etmekteyim. illa yedirmemelerine gerek yok. trafikte diğer sürücülere bağıracaklar. en ufak şeyden kavga çıkacak. insanlar sinirli ve agresif olacaklar. şimdi bütün bunlara sebep olan bir ibadet, hayırlı ve geçerli midir? müslümanların bunu sorgulaması lazım. yani bir anlamda ramazan müslümanları da ayıklayacak. oruç tutanlarla tutmayanlar arasında değil; yanlış tutanla doğru tutan arasında bir ayıklama olacak bu. tutmayan adam zaten tutamayacağını ve kaş yapayım derken göz çıkaracağını bildiği için tutmuyordur. ama bir de zorla tutanlar var, işte bu trafik canavarları, kavga çıkaranlar ya da diğer insanları kendi memleketinde gavur ilan eden adamlar gibileri... işte bunların orucunun geçerli olduğuna inanmıyorum ben. ha ben din alimi miyim, değilim. bir de işin ilginç tarafı bu son saydığım tipte adamlardır hep dinime saygı duy diyen. oysa başkalarına saygı duymayı öğrense bu lafı söylemesine gerek kalmayacaktır, bunu bilmez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar