bugün
- bu saatte yemek yemek6
- hayatın acı gerçekleri5
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- kolye142
- ilişkiye ara vermek6
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak7
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması3
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir6
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- nervionun mavi gözleri11
- ofis pornosu7
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası3
- marka giyinmek5
- yer yön hafızası sıfır olan insan4
- 186 boyundaki erkek7
- ona bir şey söyle11
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- antalya3
- teselli vermek6
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- courtney love2
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- yazarların telefon numaraları3
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- anpa gross3
- cep telefonu22
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- diksiyon4
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- kaybolan çorabın teki2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- etek tıraşı4
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- nokia20
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- bik bik'in kraliçe olması10
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- bir insanı değiştirebileceğini sanmak3
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- sabah giyeceği kıyafeti geceden hazır eden insan2
- kemal kılıçdaroğlu2
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- kadın istihdamı2
- sexting3
güzel bir turnusol kağıdıdır.
neden derseniz. diyelim ki müslüman değilsiniz veya çeşitli sebeplerden dolayı oruç tutmuyorsunuz.
bana ne derler, başıma bir iş gelir mi, delinin biri gelip bıçağı takarsa gibi çekinceleriniz yüzünden ramazan ayında dışarıda yemek veya içmekten sakınca duyuyorsanız eğer, bu tam da son zamanların moda tabiri mahalle baskısıdır. çevreniz sizi olmadığınız biri gibi gözükmeye zorluyordur.
aynı şekilde eğer ki siz çevrenizi olmadığı biri gibi gözükmeye zorluyorsanız, ya da ramazanda oruç tutmadığı anlaşılan birini görünce rahatsızlık duyuyorsanız veya hakkında kötü düşünceler içine giriyorsanız, bunun adı kültürsüzlüktür. zorlamaya, baskı kurmaya kadar da gidebilir bu kültürsüzlük hali.
peki kültür nedir? oruç tutmayan bir kişi (korku ve çekincelerinden bağımsız olarak) dışarıda yemek yememeyi seçmişse bu şehir kültürüdür. ya da bir oruçlu, oruç tutmayan birinin dışarıda yemek yiyebileceğine inanıyorsa, kendisi oruç tutuyor diye kimsenin hayatına ipotek koymak gibi bir hakkı olmadığını biliyorsa bu da şehir kültürüdür işte. inadına yemek veya yedirmemek ise kültürsüzlüktür. nasıl ki oruç tutan birinin canını çektirmek için karşısına geçip yemek yemek zalimlikse (yalnız burada eylem amacının canını çektirmek olduğunu belirtelim. kimse karşı tarafın oruçlu olduğunu düşünmek zorunda değildir. düşünse incelik olur; ama değildir. burada kastedilen eylem karşı tarafa nispet yapmak amaçlı yemek yemek.) aynı şekilde oruç tutmayan birine yemek yedirtmemek veya buna sebep olmak da zalimliktir.
dinde bunun örnekleri çoğaltılabilir. kimse ezanı dinlemek zorunda değildir, kimse ramazan davuluyla uyanmak zorunda da değildir. nasıl ki belirli bir desibel'in üstünde müzik açmak insanları rahatsız ediyorsa günde on beş yirmi dakika da olsa bütün şehre bir şeyi dinletmek de sorgulanabilmelidir. burada ezanı ya da davulu örnek olarak verdim. kilise çanı ya da herhangi başka bir ses de buna dahildir. bunu söylediğiniz zaman insanlar hemen "dinime saygı duy" demeye başlıyorlar. ama mesele şu ki kimse kimsenin dinine, inanışlarına saygı duymak zorunda değil. ona karşı herhangi bir sempati beslemek zorunda da değil. ki din hiçbir zaman kendisinden başkasına saygı duymazken... ülkemizde kaç müslüman günde beş vakit adamın birinin çıkıp da "allah yoktur ve muhammed yalan söylüyor" diye bağırmasına ve bunun tüm şehre dinletilmesine tahammül edecek? o kişiler hemen linç edilmeyecek mi? bu durumda dinime saygı duy görüşü ne kadar samimidir sorgulamak gerekmez mi? ezan kaldırılsın diye bir şey demiyorum yanlış anlaşılmasın. ancak din karşı tarafa saygı duymaz bunu demeye çalışıyorum.
şimdi bir ramazan daha başlıyor ve ramazan ayı turnusollük görevini layıkıyla yerine getirecek. bütün hoşgörüsüzler tek tek ayıklanacak. kendi tutuyor diye başkalarına azap çektiren insanların orucu ne kadar geçerli olur merak etmekteyim. illa yedirmemelerine gerek yok. trafikte diğer sürücülere bağıracaklar. en ufak şeyden kavga çıkacak. insanlar sinirli ve agresif olacaklar. şimdi bütün bunlara sebep olan bir ibadet, hayırlı ve geçerli midir? müslümanların bunu sorgulaması lazım. yani bir anlamda ramazan müslümanları da ayıklayacak. oruç tutanlarla tutmayanlar arasında değil; yanlış tutanla doğru tutan arasında bir ayıklama olacak bu. tutmayan adam zaten tutamayacağını ve kaş yapayım derken göz çıkaracağını bildiği için tutmuyordur. ama bir de zorla tutanlar var, işte bu trafik canavarları, kavga çıkaranlar ya da diğer insanları kendi memleketinde gavur ilan eden adamlar gibileri... işte bunların orucunun geçerli olduğuna inanmıyorum ben. ha ben din alimi miyim, değilim. bir de işin ilginç tarafı bu son saydığım tipte adamlardır hep dinime saygı duy diyen. oysa başkalarına saygı duymayı öğrense bu lafı söylemesine gerek kalmayacaktır, bunu bilmez.
neden derseniz. diyelim ki müslüman değilsiniz veya çeşitli sebeplerden dolayı oruç tutmuyorsunuz.
bana ne derler, başıma bir iş gelir mi, delinin biri gelip bıçağı takarsa gibi çekinceleriniz yüzünden ramazan ayında dışarıda yemek veya içmekten sakınca duyuyorsanız eğer, bu tam da son zamanların moda tabiri mahalle baskısıdır. çevreniz sizi olmadığınız biri gibi gözükmeye zorluyordur.
aynı şekilde eğer ki siz çevrenizi olmadığı biri gibi gözükmeye zorluyorsanız, ya da ramazanda oruç tutmadığı anlaşılan birini görünce rahatsızlık duyuyorsanız veya hakkında kötü düşünceler içine giriyorsanız, bunun adı kültürsüzlüktür. zorlamaya, baskı kurmaya kadar da gidebilir bu kültürsüzlük hali.
peki kültür nedir? oruç tutmayan bir kişi (korku ve çekincelerinden bağımsız olarak) dışarıda yemek yememeyi seçmişse bu şehir kültürüdür. ya da bir oruçlu, oruç tutmayan birinin dışarıda yemek yiyebileceğine inanıyorsa, kendisi oruç tutuyor diye kimsenin hayatına ipotek koymak gibi bir hakkı olmadığını biliyorsa bu da şehir kültürüdür işte. inadına yemek veya yedirmemek ise kültürsüzlüktür. nasıl ki oruç tutan birinin canını çektirmek için karşısına geçip yemek yemek zalimlikse (yalnız burada eylem amacının canını çektirmek olduğunu belirtelim. kimse karşı tarafın oruçlu olduğunu düşünmek zorunda değildir. düşünse incelik olur; ama değildir. burada kastedilen eylem karşı tarafa nispet yapmak amaçlı yemek yemek.) aynı şekilde oruç tutmayan birine yemek yedirtmemek veya buna sebep olmak da zalimliktir.
dinde bunun örnekleri çoğaltılabilir. kimse ezanı dinlemek zorunda değildir, kimse ramazan davuluyla uyanmak zorunda da değildir. nasıl ki belirli bir desibel'in üstünde müzik açmak insanları rahatsız ediyorsa günde on beş yirmi dakika da olsa bütün şehre bir şeyi dinletmek de sorgulanabilmelidir. burada ezanı ya da davulu örnek olarak verdim. kilise çanı ya da herhangi başka bir ses de buna dahildir. bunu söylediğiniz zaman insanlar hemen "dinime saygı duy" demeye başlıyorlar. ama mesele şu ki kimse kimsenin dinine, inanışlarına saygı duymak zorunda değil. ona karşı herhangi bir sempati beslemek zorunda da değil. ki din hiçbir zaman kendisinden başkasına saygı duymazken... ülkemizde kaç müslüman günde beş vakit adamın birinin çıkıp da "allah yoktur ve muhammed yalan söylüyor" diye bağırmasına ve bunun tüm şehre dinletilmesine tahammül edecek? o kişiler hemen linç edilmeyecek mi? bu durumda dinime saygı duy görüşü ne kadar samimidir sorgulamak gerekmez mi? ezan kaldırılsın diye bir şey demiyorum yanlış anlaşılmasın. ancak din karşı tarafa saygı duymaz bunu demeye çalışıyorum.
şimdi bir ramazan daha başlıyor ve ramazan ayı turnusollük görevini layıkıyla yerine getirecek. bütün hoşgörüsüzler tek tek ayıklanacak. kendi tutuyor diye başkalarına azap çektiren insanların orucu ne kadar geçerli olur merak etmekteyim. illa yedirmemelerine gerek yok. trafikte diğer sürücülere bağıracaklar. en ufak şeyden kavga çıkacak. insanlar sinirli ve agresif olacaklar. şimdi bütün bunlara sebep olan bir ibadet, hayırlı ve geçerli midir? müslümanların bunu sorgulaması lazım. yani bir anlamda ramazan müslümanları da ayıklayacak. oruç tutanlarla tutmayanlar arasında değil; yanlış tutanla doğru tutan arasında bir ayıklama olacak bu. tutmayan adam zaten tutamayacağını ve kaş yapayım derken göz çıkaracağını bildiği için tutmuyordur. ama bir de zorla tutanlar var, işte bu trafik canavarları, kavga çıkaranlar ya da diğer insanları kendi memleketinde gavur ilan eden adamlar gibileri... işte bunların orucunun geçerli olduğuna inanmıyorum ben. ha ben din alimi miyim, değilim. bir de işin ilginç tarafı bu son saydığım tipte adamlardır hep dinime saygı duy diyen. oysa başkalarına saygı duymayı öğrense bu lafı söylemesine gerek kalmayacaktır, bunu bilmez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar