bugün
- hikayeyi devam ettir28
- nickten isim tahmini yapmak59
- pizzada ince hamur tercih eden erkek8
- erkeklerin obur olduğu algısı6
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- uysaljakoben15
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey10
- yazarların zeka seviyeleri8
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- kuşkaş4
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı8
- sadece içmeye gidelim diye arayan arkadaş6
- kapalı maraş6
- bir sözlük kızıyla seks yapmak3
- kuvvet formülünün analizi4
- ölüm diyeti3
- melkisedek2
- ammına koydumun ergenleri7
- kıraça3
- gocu bak bi6
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi4
- kagit toplayan cocuk2
- yarrağı boka bulayıp kızartmak3
- ilah5
- güzel kızların pizza yemesi7
- ahmet taşağıl2
- piramitlerin yere çakılmış küp olması5
- mala vurarak çoluğunu çocuğunu geçindiren baba3
- g'i l d'e d l'i l y sözlüğün en güzel kızıdır5
- kurbağa öpüp prens beklemek9
- fethullah gülen in türkiye ye dönüş tarihi5
- midyeci ahmet3
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- arkadaşlar neden bu kadar sıkıcısınız7
- doğuyu kürtlere versek ne kaybederiz2
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler3
- kendini mehdi sanmak5
- başlıkların arşivlenmesi3
- kendi arasında muhabbet eden yazarlar3
- aşçı nüvit efendi2
- pizza sehpası3
- komutan logar bir cisim yaklaşıyor efendim2
- sözlüğün muhasır medeniyetler seviyesinde olması4
- eğri piramit4
- sözlük erkeklerinin kadın halleri8
- şeker portakalı nı müstehcen bulan meb2
- aslan akrep ikizler kadınlarının deli olmaları7
- hayattan zevk alamamak6
- matador ismail2
- sözlüğün seviyesinin dibe vurması4
psikoterapi aklımızda meydana gelen aksaklıkları çözme tekniklerinin bütününe ve uygulamasına denir. Hastalık çelişkiyle doğar. Yani her çelişkili duruma düştüğümüzde hastalanırız. Bu şiddetli veya hafif bir çelişki olabilir. Sürekli takip eden ve kronikleşmiş bir çelişki olabilir. Yıllar boyunca süregelen çözemediğimiz çelişkilere duyarsızlaşabiliriz ve artık farkına varmaz oluruz. Bunun da aniden yaşanan mutsuzluklar, psikosomatik reaksiyonlar(vücutta ağrı,sızı, kaşıntı,vb) aracılığı ile farkına varırız. Her çelişkiye düştüğümüzde psikoterapiye gitmemiz gerekmeyebilir. Tıpkı her nezle olduğumuzda doktora gitmemize gerek olmaması gibi. Kendi savunma mekanizmalarımız ve tekniklerimizle bu çelişkinin üstesinden geliyoruzdur çünkü. Fakat bağışıklık sistemimiz yetmiyorsa doktora gidip ilaç almamız veya onun önerdiği bir tedavi uygulamamız gerektiği gibi, çelişkilerimizin üstesinden tek başımıza gelemediğimiz zaman da psikoterapi görmemiz gerekmektedir. Eğer görmez isek, bu çelişki hayatımızı tıkar ve gittikçe dallanıp budaklanan başka sorunları da beraberinde getirerek yaşam kalitemizi düşürmekten, hayatımızı yaşanmaz hale getirmeye kadar gidebilir. Tıpkı hafifçe sızlayan bir dişin ihmal edilmesi ve sonradan çekilecek kadar başımıza bela olması veya o dişin böbreklere varıncaya kadar vücudumuzdaki başka bölgelere de hasar verebilmesi gibi. Psikoloji bilmi, her insanın nasıl olması gerektiğini ve nasıl davranması gerektiğini içermez. Psikoloji insanın akıl sisteminin belli tekniklerle keşfedilerek nasıl daha rahat ve akıcı bir şekilde işleyebileceğini anlamayı ve uygulamayı içerir. Yani "ben mi psikoloğa gidecem o bana gelsin" veya "o benden iyi mi bilecek" gibi yorumlar aslında psikoloji biliminden bihaber olmanın sonuçlarıdır. Tıpkı bazı insanların "doktora gidip gidip kurcalatmayın kendinizi daha kötü olur, onlar da anlamıyo zaten" gibi sözler söylemesi gibi. Psikoterapist bize ne yapmamız gerektiğini söylemez. terapi boyunca teselli de etmek değildir amacı. Terapist, eğitimini gördüğü ve uzmanlaştığı soru teknikleriyle danışanın sorununu ve kökenini anlamaya çalışır. Sorun da, çözüm de danışandadır. Psikoterapistte değil. Psikoterapist sorularıyla ve bazı bedensel, hayalleme, canlandırma, psikodrama gibi tekniklerle yaşanılan sorunun çeşitli boyutlarını, baş etme alternatiflerini, kaynaklarını, sebeplerini ortaya çıkarmada yardımcı olur. Terapi beraber yürütülen bir çalışmadır. Bir teselli veya yatıştırma süreci değildir. Bir geyik konuşma ve içini dökme süreci de değildir. Avrupa yakasındaki gibi "hmmmm kocanızın durumu" diye elinde defteriyle gereksiz işler yapan adamların kasılarak oturduğu bir zırvalık da değildir, çünkü bunun senelerce süren eğitimi, uluslararası grup çalışmaları, gelişimi ve sürülerce farklı teknikleri vardır. Psikoterapiye sadece deliler gitmez. Terapi görmek için deli, sapık, kaçık, salak, vb olmak gerekmez. Kendini geliştirmek ve anlamak, dolayısıyla da daha verimli ve kolay yaşamak isteyen herkes terapi görebilir. Kendimizi ne kadar anlarsak ve tanırsak , o kadar rahat yaşarız. Kendimizi anlamamız ve tanımamız sanıldığı kadar kolay değildir. Çünkü insan beyni her gün binlerce bilgi depolar ve bu bilgiler birbirleriyle gece gündüz iletişim içindedir. Bizim yüzeyde bildiklerimiz ve düşündüklerimiz varolanın belli bir kısmıdır. Ülkemizdeki kavram kargaşalarını biraz olsun ayıklayabilmek için:
Psikolog: Psikoloji eğitimi görmüş kişidir. Ülkemizde terapi de yaparlar, ne var ki bunun için farklı bir eğitim gerekmektedir. ilaç veremez, buna yönelik eğitim almamıştır.
Psikoterapist: Psikoterapi eğitimi almış psikolog. Terapi yapabilmek için bunun eğitimini de almış olmak gerekir. ilaç veremez, bunun eğitimini almamıştır. Doktor değildir.
Psikiyatrist: Doktor. Hastalığa bağlı olarak semptom gidermeye veya hastalığı tedavi etmeye yönelik ilaç verir. Terapi eğitimi ayrıca görmemişse terapi yapamaz. Psikolojik danışmanlık yapmak için de eğer eğitimini almamışsa uygun değildir. Kendisi psikiyatrik rahatsızlıklara yönelik tıp eğitimi görmüş doktordur.
ilaç gerektirmeyen ruhsal rahatsızlıklar için malesef bir çok insan hemen psikiyatriste gider. bir çok psikiyatrist nedendir bilinmez, psikoterapi görmesi gereken bir danışanı ilaç verip yollar. Bir çok ruhsal sıkıntıda sakinleştirciler ve antidepresanlar sadece semptom giderirler. Yani grip olduğumuzda ağrı kesici alarak gribi tedavi etmememiz gibi. Ağrı kesici ile, gribin bir semptomu olan ağrıyı gideririz. Eğer gribin sebebi bakteri ise antibiyotik almamız gerekmektedir. Ruhsal rahatsızlıkların nedeni, kökeni anlşılmadan nasıl bir tedavi uygulanacağına karar vermek çok yanlış ve boşunadır. Yararından çok zararı olabilir.
Psikolog: Psikoloji eğitimi görmüş kişidir. Ülkemizde terapi de yaparlar, ne var ki bunun için farklı bir eğitim gerekmektedir. ilaç veremez, buna yönelik eğitim almamıştır.
Psikoterapist: Psikoterapi eğitimi almış psikolog. Terapi yapabilmek için bunun eğitimini de almış olmak gerekir. ilaç veremez, bunun eğitimini almamıştır. Doktor değildir.
Psikiyatrist: Doktor. Hastalığa bağlı olarak semptom gidermeye veya hastalığı tedavi etmeye yönelik ilaç verir. Terapi eğitimi ayrıca görmemişse terapi yapamaz. Psikolojik danışmanlık yapmak için de eğer eğitimini almamışsa uygun değildir. Kendisi psikiyatrik rahatsızlıklara yönelik tıp eğitimi görmüş doktordur.
ilaç gerektirmeyen ruhsal rahatsızlıklar için malesef bir çok insan hemen psikiyatriste gider. bir çok psikiyatrist nedendir bilinmez, psikoterapi görmesi gereken bir danışanı ilaç verip yollar. Bir çok ruhsal sıkıntıda sakinleştirciler ve antidepresanlar sadece semptom giderirler. Yani grip olduğumuzda ağrı kesici alarak gribi tedavi etmememiz gibi. Ağrı kesici ile, gribin bir semptomu olan ağrıyı gideririz. Eğer gribin sebebi bakteri ise antibiyotik almamız gerekmektedir. Ruhsal rahatsızlıkların nedeni, kökeni anlşılmadan nasıl bir tedavi uygulanacağına karar vermek çok yanlış ve boşunadır. Yararından çok zararı olabilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar