bugün

beyaz uyku

Bir gülü, bir gülüşü yaşatma telaşıyla
kristal vazolar taşırım ıssız odalara
küsüp de boyun büken tül yaprakları
sularıyla ovarım dağ pınarlarının
kırılan dalların türküsü canımı yakar
ömrümün ortasından hüzünlü bir ırmak akar

Kar yağar, tohum delice sevişir toprakla
bir şifreyi kodlar göze ilişmeyen damarlar
dilini kim bilebilir beyaz uykuların?
Aynı alevden yansır dirim ve ölüm
kar yağar, yuvasız kalan kuşlara üzülürüm
aşkın eski alfabesidir bütün kımıltılar

Işıkları söndürmeye kararlı adımlarıyla
silahını kuşanmış avcılar geçer yanımdan
gökyüzüyle sevişen kuşlar da ağlar
köpüren gagalarıyla neler anlatırlar?
Ya namlu ucundaki insanın haykırışı!
Puşt, puştluğunu yapacak anlaşıldı
gülü ayrı tutmalı ısırganlardan

Soyunu kurutmak için mercan bakışların
ovaları tüketenler dağlara yürüyorlar
payıma düşen aşkın farkındayım artık
tanrılar kitabını hatmedip yaktım
bu yüzden kardeşim belki karıncalarla
gölgesini arayan bir ceylan ya da,
içimi acıtan bir soru; biz bu kadar yalnız mıydık? * *
© copyright 2005 - 2026