bugün
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı50
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası17
- ismail kartal24
- karınızı kucağınızda taşır mısınız11
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- karanlıkta bi şey var hissi9
- match sonrası ilk mesaj algoritması3
- sözlük sapıkları12
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi11
- kiraz cicegi kolonyasi28
- eğer şansınız olsaydı kimleri diriltirdiniz7
- platon un mağara alegorisi7
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız11
- silvermist'in mutfağına konuk olmak18
- dünya iyi midir9
- 6668
- yazarların beğendiği kadın tipleri4
- flört11
- sözlükte kavga olmayacak hissi13
- kızılay avm11
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- devlet2
- jennifer lawrance8
- kendini çok önemli sanan yazar14
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- anın görüntüsü28
- yahudilerin hepsi iyi insan değil9
- ağır müslüm gürses sözleri9
- üstteki yazar hakkında bir tespit bırak5
- maddi dünyanın prensi şeytandır3
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı5
- fenerbahçe18
- isa mesih'in gelişini sevgiyle kucaklamak5
- deccal'in şu an yeryüzünde olma ihtimali6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı10
- allah her şeyi kuşatmıştır7
- sözlükteki cinconluların göt olması5
- ıssız kampta kakiş yapacak yer arayan narin insan4
- ağırlık kaldıramayan erkek8
- tuğba ekinci3
- üniversiteli eskort kadınlar10
- mutlu musun3
- türkiye nin girişine yazılması gereken söz8
- ben troll üm7
- kitap okumak6
- uzun adam4
- kalbiniz mesih'in adına tepki veriyor mu4
- fenerbahçe de ismail kartal'ın istifası2
2005 yapımı My Lovely Week diye de bilinen Kore filmi. Birbirinden haberi olmayan ama bir şekilde birbirini etkileyen, iç içe geçmiş hikayelerin anlatıldığı güzel bir yapım. Konusu ise şu şekilde:
Kahve dükkanı işleten ve hayali aktris olmak isteyen bir hanım, hayatının filmi Rambo olan maço bir polis, cinsel tercihi konusunda kafası karşık olduğundan insanlarla iletişim kuramayan bir müzik prodüktörü, çılgın bir psikiyatrist hanım, 7 yaşında lösemili bir kız çocuğu ve onun erkek arkadaşı, işportacılık yapan ama bunu karısından saklayan bir adam, sokakta yiyecek satan ve bunu kocasından saklayan bir kadın, asıl mesleği öğretmenlik olan ama işsiz kalınca hizmetçilik yapan bir genç, hırslı bir tv muhabiri genç hanım, eski yıldız basketbolcu yeni tahsildar mutsuz bir adam, sinema işletmecisi yaşlı bir Audrey Hepburn hayranı adam, panik bozukluğu olan genç bir popstar ve aşkı ile kilise arasında sıkışmış genç bir rahibe adayı.
Bir hafta içerisinde yaşanan, ve değişen hayatlar.
--spoiler--
Şöyle güzel bir detay var filmde. Filmin başında psikiyatrist olan hatun ve polis çocukların kötü huylarının tartışıldığı bir programına katılırlar. Polis çocukların ne gördüyse onu taklit ettiğini, televizyonun bunda en önemli etken olduğunu savunurken psikiyatrist bu olayın bu kadar basit bir sebebe dayandırılamayacağı, altında psikolojik bazı etkenlerin olduğunu savunur ve aralarında birbirlerine hakaretlere kadar giden bir tartışma yaşanır. Filmin sonunda ise psikiyatristin sevimli oğlu küçük hasta kıza para bulmak için kendini kaçırtır. Bulunduğunda ise annesi güzel bir fırça atar "sana kaç kere televizyonda gördüğün her filme inanıp gördüğün her şeyi yapma diyeceğim" diye.
--spoiler--
Kahve dükkanı işleten ve hayali aktris olmak isteyen bir hanım, hayatının filmi Rambo olan maço bir polis, cinsel tercihi konusunda kafası karşık olduğundan insanlarla iletişim kuramayan bir müzik prodüktörü, çılgın bir psikiyatrist hanım, 7 yaşında lösemili bir kız çocuğu ve onun erkek arkadaşı, işportacılık yapan ama bunu karısından saklayan bir adam, sokakta yiyecek satan ve bunu kocasından saklayan bir kadın, asıl mesleği öğretmenlik olan ama işsiz kalınca hizmetçilik yapan bir genç, hırslı bir tv muhabiri genç hanım, eski yıldız basketbolcu yeni tahsildar mutsuz bir adam, sinema işletmecisi yaşlı bir Audrey Hepburn hayranı adam, panik bozukluğu olan genç bir popstar ve aşkı ile kilise arasında sıkışmış genç bir rahibe adayı.
Bir hafta içerisinde yaşanan, ve değişen hayatlar.
--spoiler--
Şöyle güzel bir detay var filmde. Filmin başında psikiyatrist olan hatun ve polis çocukların kötü huylarının tartışıldığı bir programına katılırlar. Polis çocukların ne gördüyse onu taklit ettiğini, televizyonun bunda en önemli etken olduğunu savunurken psikiyatrist bu olayın bu kadar basit bir sebebe dayandırılamayacağı, altında psikolojik bazı etkenlerin olduğunu savunur ve aralarında birbirlerine hakaretlere kadar giden bir tartışma yaşanır. Filmin sonunda ise psikiyatristin sevimli oğlu küçük hasta kıza para bulmak için kendini kaçırtır. Bulunduğunda ise annesi güzel bir fırça atar "sana kaç kere televizyonda gördüğün her filme inanıp gördüğün her şeyi yapma diyeceğim" diye.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar