bugün
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı72
- güney kore34
- kolye21
- meksika6
- didem soydan6
- dergilerin değerli olması2
- jaws filmindeki sikko balik29
- en son alınan iltifat7
- futbol18
- erotik şarkılar3
- sevgi vs aşk11
- fenerbahçe8
- chatgpt'nin bana yürümesi12
- okan buruk10
- dinde aşırılık3
- ismail kartal16
- swatch2
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- 26 ekim 2026 psg lyon maçı2
- galatasaray10
- fransa9
- depresyon güzelim2
- nervio tarzı entry girmek18
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar7
- ilk buluşmada sevişenler4
- türkiye11
- victor osimhen11
- mert hakan yandaş5
- cedidacer6
- arda güler16
- atilla karaoğlan5
- atatürk ün hataları15
- kimsenin sizi sevmemesi4
- ismet bin ebu lülü vel binici ül meydan'ı ilim4
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- paris2
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar8
- futbol izleyen erkek pasif gaydir5
- aç uyumak13
- oktay saral13
- lyon2
- para5
- sözlükteki fenerbahçeli yazarların rezil olması4
- paris saint germain3
- hurdacıdan son gelen kitaplar6
- karı istiyorum3
- duşa giriyorum kimi düşüneyim9
- meme gifleri atan sözlük yetkilisi6
- gay taklidi yapıp kızlarla takılmak5
- vajinaya dil atmak3
2005 yapımı My Lovely Week diye de bilinen Kore filmi. Birbirinden haberi olmayan ama bir şekilde birbirini etkileyen, iç içe geçmiş hikayelerin anlatıldığı güzel bir yapım. Konusu ise şu şekilde:
Kahve dükkanı işleten ve hayali aktris olmak isteyen bir hanım, hayatının filmi Rambo olan maço bir polis, cinsel tercihi konusunda kafası karşık olduğundan insanlarla iletişim kuramayan bir müzik prodüktörü, çılgın bir psikiyatrist hanım, 7 yaşında lösemili bir kız çocuğu ve onun erkek arkadaşı, işportacılık yapan ama bunu karısından saklayan bir adam, sokakta yiyecek satan ve bunu kocasından saklayan bir kadın, asıl mesleği öğretmenlik olan ama işsiz kalınca hizmetçilik yapan bir genç, hırslı bir tv muhabiri genç hanım, eski yıldız basketbolcu yeni tahsildar mutsuz bir adam, sinema işletmecisi yaşlı bir Audrey Hepburn hayranı adam, panik bozukluğu olan genç bir popstar ve aşkı ile kilise arasında sıkışmış genç bir rahibe adayı.
Bir hafta içerisinde yaşanan, ve değişen hayatlar.
--spoiler--
Şöyle güzel bir detay var filmde. Filmin başında psikiyatrist olan hatun ve polis çocukların kötü huylarının tartışıldığı bir programına katılırlar. Polis çocukların ne gördüyse onu taklit ettiğini, televizyonun bunda en önemli etken olduğunu savunurken psikiyatrist bu olayın bu kadar basit bir sebebe dayandırılamayacağı, altında psikolojik bazı etkenlerin olduğunu savunur ve aralarında birbirlerine hakaretlere kadar giden bir tartışma yaşanır. Filmin sonunda ise psikiyatristin sevimli oğlu küçük hasta kıza para bulmak için kendini kaçırtır. Bulunduğunda ise annesi güzel bir fırça atar "sana kaç kere televizyonda gördüğün her filme inanıp gördüğün her şeyi yapma diyeceğim" diye.
--spoiler--
Kahve dükkanı işleten ve hayali aktris olmak isteyen bir hanım, hayatının filmi Rambo olan maço bir polis, cinsel tercihi konusunda kafası karşık olduğundan insanlarla iletişim kuramayan bir müzik prodüktörü, çılgın bir psikiyatrist hanım, 7 yaşında lösemili bir kız çocuğu ve onun erkek arkadaşı, işportacılık yapan ama bunu karısından saklayan bir adam, sokakta yiyecek satan ve bunu kocasından saklayan bir kadın, asıl mesleği öğretmenlik olan ama işsiz kalınca hizmetçilik yapan bir genç, hırslı bir tv muhabiri genç hanım, eski yıldız basketbolcu yeni tahsildar mutsuz bir adam, sinema işletmecisi yaşlı bir Audrey Hepburn hayranı adam, panik bozukluğu olan genç bir popstar ve aşkı ile kilise arasında sıkışmış genç bir rahibe adayı.
Bir hafta içerisinde yaşanan, ve değişen hayatlar.
--spoiler--
Şöyle güzel bir detay var filmde. Filmin başında psikiyatrist olan hatun ve polis çocukların kötü huylarının tartışıldığı bir programına katılırlar. Polis çocukların ne gördüyse onu taklit ettiğini, televizyonun bunda en önemli etken olduğunu savunurken psikiyatrist bu olayın bu kadar basit bir sebebe dayandırılamayacağı, altında psikolojik bazı etkenlerin olduğunu savunur ve aralarında birbirlerine hakaretlere kadar giden bir tartışma yaşanır. Filmin sonunda ise psikiyatristin sevimli oğlu küçük hasta kıza para bulmak için kendini kaçırtır. Bulunduğunda ise annesi güzel bir fırça atar "sana kaç kere televizyonda gördüğün her filme inanıp gördüğün her şeyi yapma diyeceğim" diye.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar