bugün
- 1948 arap israil savaşı8
- bira6
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- acı acı osurmak4
- cinlerden yardım alan platformlar3
- üniversite okumanın gereksiz olması4
- tai lung26
- su bardağı ile çay içmek7
- kainatın insanların keşfi için yaratılması4
- osuruktan şiirler89
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı7
- sözlük erkeklerinin yaptığı yemekler2
- askerden sonra dikkat çekmek4
- nervio varıdı nerede o8
- fenerbahçe18
- muskadan medet uman müslümanlar3
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- bütün dinlere inanmamak3
- anderson talisca6
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı7
- ismet gurbuz 202411
- sözlük dayısı dövmek6
- çıplaklıktan tahrik olanlar sapıktır2
- şile de ceyda yakova'nın öldüğü motosiklet kazası6
- kadının kalbine giden yol4
- dolar isterse 100 olsun41
- türkiye de emeklilik2
- victor osimhen19
- anın görüntüsü20
- gece vakti içerisinde ahmet kaya çalan siyah araba2
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- psikolojik hastalığı olmayan sözlük kızı5
- bir zihinden diğer zihne sirayet eden algı3
- gece yarısı evde yarasa uçarken uyanmak3
- günün şarkısı2
- kadınların muhabbet etmeyi sevdiği erkek olmak4
- kıyamet2
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- corpus hermeticus4
- hiç hakiki sarışın kız görmemek5
- muslettin amca10
- commodore 642
- burç soran kadının flörtleşmeye çalışıyor olması5
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi3
- hoşlanılan kızı çorbacıya götürmek4
- steam arkadaşı aranıyor5
- yemeksepeti4
- ben hiç ak partiye oy vermedim2
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- içki şişeleri3
Altmışdört karenin sekiz cephesi benimdir
yılan yüzlü birileri piyon demiş adıma
kolayca harcanacak bir nesne yani,
düş odaları sığ olanların ellerinde
mermi sesinden ürken asker gibi
kendimi aranırım bulunduğum siperde,
ardım sıra dizili omuzu kalabalıklara
hiç bıkmadan anlatırım bu gerçeği;
benimle başlar savaş biter benimle
Düşünce tarlasında iki karedir yerim
kalın duvarlarımın olduğu söylenirse de
burçlarımı tutanların acemiliği yıkar beni
açılır bütün kapılar içten fethedilirim,
işte o an başlangıcıdır sarsıntının
ya uyanıksa,biliyorsa bütün becerilerimi
tek kaleyle de savunabilir ülkesini
göğüs kafesinden ırmaklar akan biri
Siyahtan beyaza ya da tersi 'L' ler çizerek
eşimi aranırım birlikte koşmak için
gökülkeden geliyorsa şahin gözlü binicim
kırılır kilitleri şaha giden yolların,
küçücük bir çakıltaşı dağlaşır önümde
kesilir dermanı rüzgarla yarışan yüreğimin
kuralları hiçe sayan binicim acemiyse
başlamadan biter savaş tökezler ayaklarım
Çarpraz kulvarlarda gidip gelmektir işim
eşimle çıkarım yollara aynı at gibi
fil denince uzun hortumlu,iri cüsseli
bir de Kartaca Komutanı Hannıbal'in
yakarken Roma'yı gücünden yararlandığı
kalın derili acayip bir hayvan gelir akla
oysa avuç içine sığan bir çift oyun taşıyım
okyanuslarında dolaşırım düşüncenin
Tanrı'yı cebinde taşıyan bir vezirin ülkesi
gül bahçesi gibidir,aşklar meşkler içinde
geçip giderken ömür kimseler kahır çekmez,
insanlığını unutup da tanrı sanırsa kendini
bir koyup beş almayı düşünür evvel aklıyla
eksildikçe çıldırır bir kumarbaz gibi
ol saltanatın yeller eser yerinde
Taç kimin başındaysa şah odur,deli ya da veli
atadan kalma nişanesidir hükümranlığın,
titrek bacaklı bir çocuksa bürünür kaftanına
tersine de akacağını sanır ırmakların,
bir sabah ay'ın güneşi öptüğü saatlerde
dağları yüreklerinde taşıyan birileri
sökünce menteşelerini saltanat kapısının
kenevirden yapıldığını anımsar urganın
Uyanıkken rüya görmeye başladı mı insan
hayatın tartısına vurmalı kendini
avuçlarına doldurup toprağı koklamalı
kor ateşlere yaslamalı başını ki
ömrüyle içinde mi gerçeğin anlasın,
yoksa suların üstünde yürüdüğüne
ay'ı ortasından ikiye böldüğüne
ölüleri dirilttiğine inanır
uğruna kurban olduğu şahin
Kırmızı akıyor damarlarımızda kan
genizlerimizi yakıyor gözyaşının tuzu
aynı güneşle ısınıyoruz zamanın karelerinde,
karanlığı tel tel bölen şimşeğin
gökgürültüsünün içimize saldığı korku
doğduğumuz mağaraları gösteriyor bize,
bir insandan kral yapmak;kah kah kah
birlikte oynadığımız bir oyundur yaşamak. * *
yılan yüzlü birileri piyon demiş adıma
kolayca harcanacak bir nesne yani,
düş odaları sığ olanların ellerinde
mermi sesinden ürken asker gibi
kendimi aranırım bulunduğum siperde,
ardım sıra dizili omuzu kalabalıklara
hiç bıkmadan anlatırım bu gerçeği;
benimle başlar savaş biter benimle
Düşünce tarlasında iki karedir yerim
kalın duvarlarımın olduğu söylenirse de
burçlarımı tutanların acemiliği yıkar beni
açılır bütün kapılar içten fethedilirim,
işte o an başlangıcıdır sarsıntının
ya uyanıksa,biliyorsa bütün becerilerimi
tek kaleyle de savunabilir ülkesini
göğüs kafesinden ırmaklar akan biri
Siyahtan beyaza ya da tersi 'L' ler çizerek
eşimi aranırım birlikte koşmak için
gökülkeden geliyorsa şahin gözlü binicim
kırılır kilitleri şaha giden yolların,
küçücük bir çakıltaşı dağlaşır önümde
kesilir dermanı rüzgarla yarışan yüreğimin
kuralları hiçe sayan binicim acemiyse
başlamadan biter savaş tökezler ayaklarım
Çarpraz kulvarlarda gidip gelmektir işim
eşimle çıkarım yollara aynı at gibi
fil denince uzun hortumlu,iri cüsseli
bir de Kartaca Komutanı Hannıbal'in
yakarken Roma'yı gücünden yararlandığı
kalın derili acayip bir hayvan gelir akla
oysa avuç içine sığan bir çift oyun taşıyım
okyanuslarında dolaşırım düşüncenin
Tanrı'yı cebinde taşıyan bir vezirin ülkesi
gül bahçesi gibidir,aşklar meşkler içinde
geçip giderken ömür kimseler kahır çekmez,
insanlığını unutup da tanrı sanırsa kendini
bir koyup beş almayı düşünür evvel aklıyla
eksildikçe çıldırır bir kumarbaz gibi
ol saltanatın yeller eser yerinde
Taç kimin başındaysa şah odur,deli ya da veli
atadan kalma nişanesidir hükümranlığın,
titrek bacaklı bir çocuksa bürünür kaftanına
tersine de akacağını sanır ırmakların,
bir sabah ay'ın güneşi öptüğü saatlerde
dağları yüreklerinde taşıyan birileri
sökünce menteşelerini saltanat kapısının
kenevirden yapıldığını anımsar urganın
Uyanıkken rüya görmeye başladı mı insan
hayatın tartısına vurmalı kendini
avuçlarına doldurup toprağı koklamalı
kor ateşlere yaslamalı başını ki
ömrüyle içinde mi gerçeğin anlasın,
yoksa suların üstünde yürüdüğüne
ay'ı ortasından ikiye böldüğüne
ölüleri dirilttiğine inanır
uğruna kurban olduğu şahin
Kırmızı akıyor damarlarımızda kan
genizlerimizi yakıyor gözyaşının tuzu
aynı güneşle ısınıyoruz zamanın karelerinde,
karanlığı tel tel bölen şimşeğin
gökgürültüsünün içimize saldığı korku
doğduğumuz mağaraları gösteriyor bize,
bir insandan kral yapmak;kah kah kah
birlikte oynadığımız bir oyundur yaşamak. * *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar