bugün
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- yorgun mermi vs nervio12
- ioçk7
- yoğurt mayalayan kızı üzmek6
- hakkımda bilmeniz gerekenler13
- arkadaşlar çabuk bakın7
- uludağ sözlük discord grubu10
- uludağ sözlük partisi8
- makarna abartılmış balon bir yemektir3
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- çocuk olmanın çok güzel olması3
- nervio burak demirbilek evliliği10
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- limonlu makarna9
- ben gidiyorum3
- diamond bosphorus16
- birader ne demek10
- traktörü olan yazarlar7
- kitap önerir misiniz7
- yeni parti46
- ismet gürbüz10
- tai lung18
- bir kadına itaat etmekten zevk almak4
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- mentollü sigara3
- nervio'nun ayaklarının ters olması6
- kız nick altı meriçleri13
- arabayı yavaş süren tipler16
- merfulu gitmesin kampanyası15
- artık bilgi içerikli entryleri tek tek okuyacağım6
- gocu meriç7
- sozlugun hafizasi6
- baş meriç7
- kılıçdaroğlu'nun malı götürenler sözü4
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- sözlüğe bilgi içerikli entry girmek6
- damarlı ayak4
- mehdi beklentisi5
- nervio hamferdi4
- margarita lahmacun3
- as maca3
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
- yazma deyince yazılmasını isteyen kezban4
- apoya küfür edince kuduran kürtçü9
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki10
- deccal'in sozluge gelmesi4
- nervio moderatör olsun kampanyası10
- beni seven yazarlar10
- blur3
bazen titiz adam modeline girerim. evi baştan aşağı yalar, donlarımı çamaşır suyuyla elde yıkarım.
rottişambır ne güzel bir kelimedir. şatobiryan da 2. sırada gelir.
wazabi ne skim bir nötrleme mezesidir. kolonyalı mendil yermiş gibi.
kentucky fried chicken logosundaki dayının hastasıyım.tam bir beyoglu efendisi. görmüş geçirmiş adam belli.
midye tavayı böyle taratora degdirip yiyicen. içinde taş çıkarsa karışmam.azı dişi olsun, süt dişi olsun amına kor.çat diye kırarsın.
2 oğlum olursa birinin adını arçıbıl diğerininkini haksıbıl koyarım.
sivrisinekler ne işe yarar? acaba raid gibi firmaların kazanç saglamak amaçlı ürettiği canlılar mı diye kendime sorarım.
sonra adnan abi geldi kahveye... bana bir çay söyle dedi. ama bi tripli böyle... abi dibi kalın olsun mu dedim? farketmez dedi. hep demli sever oysa ki... neyse çayını götürdüm. şekeri attıktan sonra böyle çıling çıling bardağa vura vura karıştırdı.
abi hayırdır? bacını mı zktik dedim?
yok, tribim sana değil tüm aşklara, geceden içip içip sabahlara, çıkamam dedim çıkamadım dedi.
en güzeli abi dedim.
makarnayı istiridye modeli alacaksın. çubuk makarna yiyen adamın erkekliğinden şüphe ederim.
sene 98... hızlı zamanlarım... diye cümleye başlamayı alışkanlık edindim kendime. ama sadece 98 senesine özgü bu.
askerlik zor zanaattır. hele ki benim gibi 18 ay yapana. niye 18 ay? derseniz, üniversiteyi bıraktım. bana göre değildi. neyse ki sağlam torpil bulduk da askerliğimi yüzbaşı olarak tamamladım. erleri çok severdim. rütbelilere kök söktürdüm. subaylığım çok pistir.
yan komşum hulk hogan'dı bir zamanlar. amerikan güreşçisi, uzun sarı saçlı eleman.
birgün bahçede çim kesiyorum, bu lavuk da yanda arabasıyla uğraşıyor.
birader ateşin var mı? dedim.
çat cebinden çıkardı çakmağı, buyur buradan yak dedi.
hulk'cım yakıştı mı şimdi sana dedim?
nerede kaldı sportmenlik, amerikan güreşi? dedim.
abi haklısın ama bırakamıyorum bu mereti dedi.
dedim "hulk!" gittiğin yol, yol değil. biz seni flash tv' den; tuttuğunu yere vuran delikanlı bir adam olarak bilirdik. şimdi ben nasıl çoluğuma, çocuguma senin sigara içtiğini söylerim?
o lafımdan sonra tövbe etti.
her hafta beni arar, gel şahane mangal yaktım. sucuğu olsun, koç taşağı olsun esirgemedim diye... yine de gitmem ama. bir kere gözümden düştü.sildim mi silerim bir kalemde...
nostalji saati:
kumpiri ilk türkiye'ye getiren dayının yıldız parkı'nın yanında çekili bir arabası vardı.o zamanlar 8 yaşındaydım. ishal tedavisinde kullanılan haşlanmış patatesin bu denli lezzetli olabileceğini o zaman farkettim. sene 1990...(98 değil)
sene 98... hızlı zamanlarım... şatomda özel defileler düzenliyorum... öyle hızlıyım...
şizofreni hastaları dünyayı değişik algılar. normalde çevrede varolan uyaranlar dışında olmayan sesler, hayaller, garip kokularla dış dünya karışık ve anlaşılmazdır.
bu ortamda hastalarda anksiyete artışı, heyecan ve korku sıktır.
rottişambır ne güzel bir kelimedir. şatobiryan da 2. sırada gelir.
wazabi ne skim bir nötrleme mezesidir. kolonyalı mendil yermiş gibi.
kentucky fried chicken logosundaki dayının hastasıyım.tam bir beyoglu efendisi. görmüş geçirmiş adam belli.
midye tavayı böyle taratora degdirip yiyicen. içinde taş çıkarsa karışmam.azı dişi olsun, süt dişi olsun amına kor.çat diye kırarsın.
2 oğlum olursa birinin adını arçıbıl diğerininkini haksıbıl koyarım.
sivrisinekler ne işe yarar? acaba raid gibi firmaların kazanç saglamak amaçlı ürettiği canlılar mı diye kendime sorarım.
sonra adnan abi geldi kahveye... bana bir çay söyle dedi. ama bi tripli böyle... abi dibi kalın olsun mu dedim? farketmez dedi. hep demli sever oysa ki... neyse çayını götürdüm. şekeri attıktan sonra böyle çıling çıling bardağa vura vura karıştırdı.
abi hayırdır? bacını mı zktik dedim?
yok, tribim sana değil tüm aşklara, geceden içip içip sabahlara, çıkamam dedim çıkamadım dedi.
en güzeli abi dedim.
makarnayı istiridye modeli alacaksın. çubuk makarna yiyen adamın erkekliğinden şüphe ederim.
sene 98... hızlı zamanlarım... diye cümleye başlamayı alışkanlık edindim kendime. ama sadece 98 senesine özgü bu.
askerlik zor zanaattır. hele ki benim gibi 18 ay yapana. niye 18 ay? derseniz, üniversiteyi bıraktım. bana göre değildi. neyse ki sağlam torpil bulduk da askerliğimi yüzbaşı olarak tamamladım. erleri çok severdim. rütbelilere kök söktürdüm. subaylığım çok pistir.
yan komşum hulk hogan'dı bir zamanlar. amerikan güreşçisi, uzun sarı saçlı eleman.
birgün bahçede çim kesiyorum, bu lavuk da yanda arabasıyla uğraşıyor.
birader ateşin var mı? dedim.
çat cebinden çıkardı çakmağı, buyur buradan yak dedi.
hulk'cım yakıştı mı şimdi sana dedim?
nerede kaldı sportmenlik, amerikan güreşi? dedim.
abi haklısın ama bırakamıyorum bu mereti dedi.
dedim "hulk!" gittiğin yol, yol değil. biz seni flash tv' den; tuttuğunu yere vuran delikanlı bir adam olarak bilirdik. şimdi ben nasıl çoluğuma, çocuguma senin sigara içtiğini söylerim?
o lafımdan sonra tövbe etti.
her hafta beni arar, gel şahane mangal yaktım. sucuğu olsun, koç taşağı olsun esirgemedim diye... yine de gitmem ama. bir kere gözümden düştü.sildim mi silerim bir kalemde...
nostalji saati:
kumpiri ilk türkiye'ye getiren dayının yıldız parkı'nın yanında çekili bir arabası vardı.o zamanlar 8 yaşındaydım. ishal tedavisinde kullanılan haşlanmış patatesin bu denli lezzetli olabileceğini o zaman farkettim. sene 1990...(98 değil)
sene 98... hızlı zamanlarım... şatomda özel defileler düzenliyorum... öyle hızlıyım...
şizofreni hastaları dünyayı değişik algılar. normalde çevrede varolan uyaranlar dışında olmayan sesler, hayaller, garip kokularla dış dünya karışık ve anlaşılmazdır.
bu ortamda hastalarda anksiyete artışı, heyecan ve korku sıktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar