bugün
- gammazlar göreve8
- en lezzetli balık24
- acı gerçekler12
- ağlamak5
- motorla kaza yapan kadın7
- spk soruşturmasında 387 milyon lira dondurulması6
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin18
- emekliliğini bekleyen taş gibi kadın4
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar7
- ilişkilerde ortak zevklerin önemi6
- büyük istanbul depremi5
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız7
- sözlük erkeklerinin tipleri2
- köy7
- demet evgar5
- ergen gibi davranan 35 yaş üstü dingil4
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- gölcük depremi4
- sözlükte aile kurmak6
- bol mini etek2
- o kişi sözlüğe girince ne yapmalı6
- hünkar beğendi vs alinazik9
- yaz mevsiminin avuçlarımızdan kayıp gidivermesi3
- sözlüğe davul zurna çağırmak2
- anın görüntüsü28
- queen ravenna'nın arabasını çalmak4
- keşif2
- karton toplarken kafaya yıldırım düşmesi6
- nejat uygur4
- suya giden eşeğin asıl amacı3
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın9
- müzik dinleyen 45 yaş üstü dallama2
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog4
- sevilmeyen yazara kara büyü yapıp öldürmek2
- wilfried singo2
- sanat filmi2
- aleyna tilki2
- kova burcu erkeği akrep kadını4
- müzik aç diyen kıza burhan çaçandan vay nene açmak2
- kızı kara köprü narlıktır le le ile karşılamak2
- ata iyi binen erkek3
- birikim yapmak5
- vurdurmaya giden kız sevinci3
- parkta oturan adam3
- seri eksicinin iq düzeyi6
- atatürk diyor ki10
- sifonun sızdırıyorsa kaçenzinyo3
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
ne roma, ne floransa, ne de başka bir şehir.
varsa yoksa l aquila diyorum arkadaş!
yaşanan felaketten sonra, ben birbirine bu denli bağlı insanların bulunduğu başka bir şehir, ömrü hayatım boyunca görmedim.
şöyle düşünün; etraf yıkık dökük binalarla dolu. üstünden 2 yıl geçmesine rağmen hiçbir şey yenilenememiş. her şey hala inşaat halinde. herkes bir yere evlerinin anahtarlarını asmış.* etrafta sürekli bekleyen polisler. göstermelik. veya değil. bilemiyorum.
diğer yandan da şöyle düşünün her gece farklı etkinliklerin yapıldığı mini minnack bir şehir. kesinlikle hiçbir şey için kar amacı gütmüyo. bu durumu bir türlü anlayamadım. şehrin tam ortasında içinde 6 tane bilgisayar bulunan ücretsiz bi internet kafe var mesela. son derece de yeni. 6 bilgisayar dediğime bakmayın, ne zaman gitseniz muhakkak boş bir yer bulursunuz. yetiyo da artıyo bile. cassematte isimli kafe tarzı, pub tarzı ilginç bir yer var. bir odasında bilgisayarlar, bir odasında oturup muhabbet edenler, ortada kocaman bi bahçe, amatör konser yapanı mı ararsınız, orada oturup yemek yiyenini mi. sigarasını sarıp içeni mi ararsınız, oturup tek başına içenini mi. kolum kadar vodkanın 1,5 euro olması da cabası. casematte'de yaşanan bir diyalogdan alıntı olarak:
ben: ben bi bira istiyorum.
kız: bira yok ki.
b: ne var?
k: sadece vodka var* ama istersen şehre inip senin için bira alıp gelebilirim.*
b: yok tamam farketmez bana bi vodka vişne ver o zaman
k: vişne suyu yok ki
b: ahahaha ne var?
k: ahaha portakal suyu var sadece.
b: ahaha tek tercih vodka portakal mı oluyo bu durumda
k: ahaha evet. hadi koydum gitti* 1,5 euro alayım
b: hönkk!? niye bu kadar ucuz?
b&k: *
ha bir de, birbirini tanıyan tanımayan herkesin, birbirlerini gördükleri zaman son derece neşeli bir şekilde selam vermesi de beni çok etkilemiş olabilir. birkaç gün sonra insan kendini sağa sola "ciaoo" "hiii" "helloo" şeklinde cıvıl cıvıl bulabiliyo.
bende inanılmaz etki bıraktı bu şehir. italya'ya gidildiği zaman, muhakkak görülmesi gerektiğini düşünüyorum.
yalnız, çok şey görmeyi bekleyerek giderseniz tatmin olmazsınız.
sadece yıkık dökük binalar ve birbirine bağlı insanlar var.
varsa yoksa l aquila diyorum arkadaş!
yaşanan felaketten sonra, ben birbirine bu denli bağlı insanların bulunduğu başka bir şehir, ömrü hayatım boyunca görmedim.
şöyle düşünün; etraf yıkık dökük binalarla dolu. üstünden 2 yıl geçmesine rağmen hiçbir şey yenilenememiş. her şey hala inşaat halinde. herkes bir yere evlerinin anahtarlarını asmış.* etrafta sürekli bekleyen polisler. göstermelik. veya değil. bilemiyorum.
diğer yandan da şöyle düşünün her gece farklı etkinliklerin yapıldığı mini minnack bir şehir. kesinlikle hiçbir şey için kar amacı gütmüyo. bu durumu bir türlü anlayamadım. şehrin tam ortasında içinde 6 tane bilgisayar bulunan ücretsiz bi internet kafe var mesela. son derece de yeni. 6 bilgisayar dediğime bakmayın, ne zaman gitseniz muhakkak boş bir yer bulursunuz. yetiyo da artıyo bile. cassematte isimli kafe tarzı, pub tarzı ilginç bir yer var. bir odasında bilgisayarlar, bir odasında oturup muhabbet edenler, ortada kocaman bi bahçe, amatör konser yapanı mı ararsınız, orada oturup yemek yiyenini mi. sigarasını sarıp içeni mi ararsınız, oturup tek başına içenini mi. kolum kadar vodkanın 1,5 euro olması da cabası. casematte'de yaşanan bir diyalogdan alıntı olarak:
ben: ben bi bira istiyorum.
kız: bira yok ki.
b: ne var?
k: sadece vodka var* ama istersen şehre inip senin için bira alıp gelebilirim.*
b: yok tamam farketmez bana bi vodka vişne ver o zaman
k: vişne suyu yok ki
b: ahahaha ne var?
k: ahaha portakal suyu var sadece.
b: ahaha tek tercih vodka portakal mı oluyo bu durumda
k: ahaha evet. hadi koydum gitti* 1,5 euro alayım
b: hönkk!? niye bu kadar ucuz?
b&k: *
ha bir de, birbirini tanıyan tanımayan herkesin, birbirlerini gördükleri zaman son derece neşeli bir şekilde selam vermesi de beni çok etkilemiş olabilir. birkaç gün sonra insan kendini sağa sola "ciaoo" "hiii" "helloo" şeklinde cıvıl cıvıl bulabiliyo.
bende inanılmaz etki bıraktı bu şehir. italya'ya gidildiği zaman, muhakkak görülmesi gerektiğini düşünüyorum.
yalnız, çok şey görmeyi bekleyerek giderseniz tatmin olmazsınız.
sadece yıkık dökük binalar ve birbirine bağlı insanlar var.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar