bugün
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi17
- kadın dövmek3
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı27
- atatürk diyor ki8
- vedat muriqi6
- ölümden korkuyor musunuz26
- verginin ahlaki meşruiyeti2
- hamburgerin içindeki domates4
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri19
- galatasaray5
- kafakoparan dede3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- trombosit bağışında bulunmak2
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- habire1219
- cizre de havai fişek nedeniyle yangın2
- gecenin şarkısı12
- her biji amed8
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- depresyon6
- sabahları sevilen şeyler11
- adana saimbeylide deprem3
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- mustafa kemal atatürk ün boyu3
- 0 0 719
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- sıfır atık vakfı11
- türk düşmanı piçler9
- claudian clouds33
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- sözlükteki sinsi köpekler8
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- sözlük kızlarının kekleri24
- fusya semsiyeli yabanci25
- evrene enerji gönderen müslüman9
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- cop318
- kant ın ödev ahlakı2
- sydney sweeney2
- bilerek ponziye dahil olmak7
rakibe giderse üzüleceğim, beşiktaş'ın toschack zamanında a takıma monte ettiği, sayesinde john benjamin toschack'a sempati duyduğum, beyefendi, aldığı para yüzünden son bjk transferinde üzerine çok fazla gidildiğini ve bunaltıldığını düşündüğüm, jb toschack zamanında forvet çiftin arkasında serbest şekilde (pas dağıtıcı+forvet) oynayan, yıllardır sağ kanatta gücü yüzünden tercih edilse de, doğal olarak ön ikilinin arkasından olduğundan çok daha az göze hoş gelen futbol ortaya koyan ve daha az gol atan;
beşiktaşım'ın 90'larından 2000'lerine damgasını vurmuş en asil, en parmak ısırılan, en beğenilen, çekirdekten yetişmiş, türkiye'den avrupa'ya giden ve avrupa'da/ispanya'da ismi duyulan, beğeni-övgü ile kendinden bahsettiren yegane türk futbolcusu.
not: nihat sonrasında türkiye'den giderek kendinden söz ettiren tayfun (korkut), tugay (kerimoğlu), tuncay (şanlı) gibi asil ve işini hakkıyla yaptığını düşündüğüm, kendilerinden övgü ile bahsedilen, yabancı medyada oldukça yer edinen türk futbolcularımız da olmuştur. şüphesiz ki nihat, bu ülkede yetişmiş olan en düzgün, en sportif, en başarılı (olmuş), en çalışkan, yurtdışında kendisinden en çok bahsettiren futbolcularımızdandır.
eleştiri... eleştiri... eleştiri.. ille ölmesi mi gerekiyor saygıdeğer adamların değerini biraz olsun anlamak, bir tutam takdir edebilmek için? arkasından methiye düzmek, vay anasını elin espanol'u, rum'u, adalı'sı bile ne manşet atmış, büyük adammış demek için illa fatihalar okuyor mu olmak gerek? bu adam bu ülkenin yetiştirdiği, medya ile para ile sapıtmamış, yegane düzgün karakterli, ailesini unutmamış zeki, akıllı, yetenekli, düzgün karakterli sporcularımızdandır.
ne kadar kökten beşiktaşlı, ne kadar ikon olan adam varsa bir şekilde gidiyor, gönderiliyor beşiktaşım'dan son 10 yıldır. bilmiyorum belki olması gereken, profesyonel çalışma sistemi böyle olmalıdır ama, yönetici olsam bir üzülmez'i bir kahveci'yi bu hayatta heykellerini dikmeden, 80-90 yaşına gelip de, biz artık çalışamayacağız sağlık nedenlerimizden dolayı demeden o klubün kapısından dışarı adım attırmam.
çocukluğumuzda öğrendiğimiz beşiktaşlılık duruşunun standart beyefendilik kodlarını, centilmenliği, beyefendiliği, sessiz ve vakur şekilde kazanma ve kaybetme duygusunu yaşamayı, nihat'ın gol attığındaki hırsla yüzünün aldığı şekli beşiktaş aşkı ile özdeşleştirmeyi, şifo mehmet'in futbolda kırmızı kart görmemesini, pascal'ın arkadaşını sahada itip kakan futbolcunun tepesine pençeleri ile inmesini biz bu yıllarda beşiktaşımız ile yaşadık, gördük. beşiktaş ile özdeşleşen stil sahibi sporcuların birer birer yıldız kayması şeklinde gidişi içimizi acıtmıyor değil...
kayıp gidiyorsun beşiktaş'tan nihat, ama yıldızının gökyüzünde süzülen ışığı yüreğimizde hiç sönmeyecek!
beşiktaşım'ın 90'larından 2000'lerine damgasını vurmuş en asil, en parmak ısırılan, en beğenilen, çekirdekten yetişmiş, türkiye'den avrupa'ya giden ve avrupa'da/ispanya'da ismi duyulan, beğeni-övgü ile kendinden bahsettiren yegane türk futbolcusu.
not: nihat sonrasında türkiye'den giderek kendinden söz ettiren tayfun (korkut), tugay (kerimoğlu), tuncay (şanlı) gibi asil ve işini hakkıyla yaptığını düşündüğüm, kendilerinden övgü ile bahsedilen, yabancı medyada oldukça yer edinen türk futbolcularımız da olmuştur. şüphesiz ki nihat, bu ülkede yetişmiş olan en düzgün, en sportif, en başarılı (olmuş), en çalışkan, yurtdışında kendisinden en çok bahsettiren futbolcularımızdandır.
eleştiri... eleştiri... eleştiri.. ille ölmesi mi gerekiyor saygıdeğer adamların değerini biraz olsun anlamak, bir tutam takdir edebilmek için? arkasından methiye düzmek, vay anasını elin espanol'u, rum'u, adalı'sı bile ne manşet atmış, büyük adammış demek için illa fatihalar okuyor mu olmak gerek? bu adam bu ülkenin yetiştirdiği, medya ile para ile sapıtmamış, yegane düzgün karakterli, ailesini unutmamış zeki, akıllı, yetenekli, düzgün karakterli sporcularımızdandır.
ne kadar kökten beşiktaşlı, ne kadar ikon olan adam varsa bir şekilde gidiyor, gönderiliyor beşiktaşım'dan son 10 yıldır. bilmiyorum belki olması gereken, profesyonel çalışma sistemi böyle olmalıdır ama, yönetici olsam bir üzülmez'i bir kahveci'yi bu hayatta heykellerini dikmeden, 80-90 yaşına gelip de, biz artık çalışamayacağız sağlık nedenlerimizden dolayı demeden o klubün kapısından dışarı adım attırmam.
çocukluğumuzda öğrendiğimiz beşiktaşlılık duruşunun standart beyefendilik kodlarını, centilmenliği, beyefendiliği, sessiz ve vakur şekilde kazanma ve kaybetme duygusunu yaşamayı, nihat'ın gol attığındaki hırsla yüzünün aldığı şekli beşiktaş aşkı ile özdeşleştirmeyi, şifo mehmet'in futbolda kırmızı kart görmemesini, pascal'ın arkadaşını sahada itip kakan futbolcunun tepesine pençeleri ile inmesini biz bu yıllarda beşiktaşımız ile yaşadık, gördük. beşiktaş ile özdeşleşen stil sahibi sporcuların birer birer yıldız kayması şeklinde gidişi içimizi acıtmıyor değil...
kayıp gidiyorsun beşiktaş'tan nihat, ama yıldızının gökyüzünde süzülen ışığı yüreğimizde hiç sönmeyecek!
Gündemdeki Haberler