bugün
- nickten isim tahmini yapmak72
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- hikayeyi devam ettir30
- kalabalıklar içinde yalnız olmak10
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi8
- hayattan zevk alamamak15
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- gocunun nerede olması12
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- rüyamda kadın olmuştum6
- uyumayın konuşalım5
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- uysaljakoben16
- temiz nevresimler içinde uyumak4
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- yazarların öldükten sonraki planları4
- yeşilçam filmi izlemek6
- habire12 adamdır37
- biber dolması olsa da yesek5
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- yazarların sözlükte bulunma amaçları4
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak3
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- yeni parti50
- makine mühendisliği3
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler3
- mesajlara geç cevap veren insanlar3
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- sokakta kavga teknikleri3
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- gecenin bu saatinde acıkmak3
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- habire1259
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler3
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- yazarların zeka seviyeleri7
- mesajlaşılan kızın silik yemesi3
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı7
- cem küçük5
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- nick vermeden bir yazara seslen16
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- cioran neden intihar etmedi3
dünyadan kopuk olma ve hayatımın uzun bir evresinde yaşadığım durumdur. bende istemezdim olmayı ama kendimce haklı sebeplerim vardı.
8 yaşında oturduğumuz mahalleden taşındık. haliylen çevre, arkadaşlar, okul tamamen değişti. önce bir okula gittim, olmadı. oradaki çocuklarla yapamadım. sonra başka bir okula gittim, sonuç değişmedi. ne kadar çaba göstersem de almıyorlardı işte aralarına. ilk ve orta okul böyle bir yalnızlıkla geçti. lise desen, yine de hakkını yememek lazım. evet, serseri kaynıyordu belki ama hiçbir zaman dışlanmadım. tam tersi, hep o serseriler tarafından kollanmışımdır. ama haliylen onlarla gezip tozma olayı olmamıştı. üniversite desen, babamın işşiz dönemi, cepte para yok, pul yok. nereye gezip tozacaksın? kafada mecburen dersten başka bir şey yoktu. sene kaybetmeden bitirmem gerekiyordu ve öyle de oldu. sonuç, yalnızlık.
mahalleye gelince. evet, arkadaşlarım oldu. ama hiçbir zaman dostluk seviyesinde olmadı. efendiliğimi hep kötüye kullandılar. alay konusu olmuştum. nedenine gelince, malumunuz, erkek çocuk milleti, ergenliğe girdiğinde konuştuğu muhabbetler değişir. ben sevmezdim bu muhabbetleri. bunu yapmadığım için dalga geçilirdim. onlara ayak uyduramadım. olmadı, ne kadar çabalasamda. zaman geçince olgunlaşırlar diye düşündüm ama uzun zaman sonra birisiyle yolda karşılaştığımda hala ergenlik çağında olduğunu fark ettim bir tanesinin. bu sebeple ne mahallede, ne okulda düzgün bir çevrem olmadı. böyle olmak zorunda kaldım. hiçbir zaman kalabalık bir arkadaş grubum olmadı. ben rock-metal müzik dinleyen, konserlere, festivallere giden, fırsat buldukça sinemaya giden, kitap fuarlarını 5 yıldır kaçırmayan, gündemi sürekli takip eden birisiyim. ama konsere, fuara gitmem bile alay konusuydu bu çocuklar için. o yüzden onlar kendi çevresini yaptı, ben tek kaldım. sonuç, gene yalnızlık.
6 senedir çalışan bir insanım. şimdiki çalıştığım yerle birlikte 3 değişik yerde çalıştım. be birader, çalıştığın 3 yerde de en küçük olmak gibi bir şanssızlığa kim yakalanır acaba benden başka? hepsi evli barklı çalışanlar. kiminle gezip tozacaksın orada? sonuç, gene ve gene yalnızlık.
ama ne zaman bu 8 yaşındayken taşınmadan önce gittiğim okuldaki arkadaşlarımı buldum, hayatım tümden değişti. artık beni düşünen, beni arayan, bana gerçekten değer veren bir grubum vardı. çalışan insanlar olduğumuz için sık sık buluşamıyoruz belki ama irtibatımız hiç kopmuyor artık. sonuç, asosyalliğin sonu ve mutluluk.
edit:onlardan da hayır gelmedi a.q. saplığa devam. çevremi, şansımı sikeyim.
8 yaşında oturduğumuz mahalleden taşındık. haliylen çevre, arkadaşlar, okul tamamen değişti. önce bir okula gittim, olmadı. oradaki çocuklarla yapamadım. sonra başka bir okula gittim, sonuç değişmedi. ne kadar çaba göstersem de almıyorlardı işte aralarına. ilk ve orta okul böyle bir yalnızlıkla geçti. lise desen, yine de hakkını yememek lazım. evet, serseri kaynıyordu belki ama hiçbir zaman dışlanmadım. tam tersi, hep o serseriler tarafından kollanmışımdır. ama haliylen onlarla gezip tozma olayı olmamıştı. üniversite desen, babamın işşiz dönemi, cepte para yok, pul yok. nereye gezip tozacaksın? kafada mecburen dersten başka bir şey yoktu. sene kaybetmeden bitirmem gerekiyordu ve öyle de oldu. sonuç, yalnızlık.
mahalleye gelince. evet, arkadaşlarım oldu. ama hiçbir zaman dostluk seviyesinde olmadı. efendiliğimi hep kötüye kullandılar. alay konusu olmuştum. nedenine gelince, malumunuz, erkek çocuk milleti, ergenliğe girdiğinde konuştuğu muhabbetler değişir. ben sevmezdim bu muhabbetleri. bunu yapmadığım için dalga geçilirdim. onlara ayak uyduramadım. olmadı, ne kadar çabalasamda. zaman geçince olgunlaşırlar diye düşündüm ama uzun zaman sonra birisiyle yolda karşılaştığımda hala ergenlik çağında olduğunu fark ettim bir tanesinin. bu sebeple ne mahallede, ne okulda düzgün bir çevrem olmadı. böyle olmak zorunda kaldım. hiçbir zaman kalabalık bir arkadaş grubum olmadı. ben rock-metal müzik dinleyen, konserlere, festivallere giden, fırsat buldukça sinemaya giden, kitap fuarlarını 5 yıldır kaçırmayan, gündemi sürekli takip eden birisiyim. ama konsere, fuara gitmem bile alay konusuydu bu çocuklar için. o yüzden onlar kendi çevresini yaptı, ben tek kaldım. sonuç, gene yalnızlık.
6 senedir çalışan bir insanım. şimdiki çalıştığım yerle birlikte 3 değişik yerde çalıştım. be birader, çalıştığın 3 yerde de en küçük olmak gibi bir şanssızlığa kim yakalanır acaba benden başka? hepsi evli barklı çalışanlar. kiminle gezip tozacaksın orada? sonuç, gene ve gene yalnızlık.
ama ne zaman bu 8 yaşındayken taşınmadan önce gittiğim okuldaki arkadaşlarımı buldum, hayatım tümden değişti. artık beni düşünen, beni arayan, bana gerçekten değer veren bir grubum vardı. çalışan insanlar olduğumuz için sık sık buluşamıyoruz belki ama irtibatımız hiç kopmuyor artık. sonuç, asosyalliğin sonu ve mutluluk.
edit:onlardan da hayır gelmedi a.q. saplığa devam. çevremi, şansımı sikeyim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar