bugün
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- yuzırların süper güçleri11
- enteresan beddualar9
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- 33 yaşında emekli hayatı yaşamak4
- seni hayata bağlayan şey8
- rüştü reçber in kötü bir kaleci olması2
- istanbul trafiğini bir cümleyle anlatmak5
- dövmesi olan yazarlar6
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız4
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması10
- sözlük yazarlarının nicklerinin fotoğrafı3
- kendini beğendirmek2
- cumartesi gecesi intihar etmek5
- nervio'nun kedi kumu5
- okulda felsefe dersinin kaldırılması2
- a milli futbol takımına bir bahane bırak3
- aç olmak ama ne yemek istediğini bilmemek5
- 48 takım içinde 47 nci olmak3
- termodinamiğin ikinci kanununu silkmek5
- 20 haziran 2026 almanya fildişi sahili maçı4
- türkiye a milli futbol takımı14
- kimseyle tanışamamak2
- siz yazın ben yatıyorum3
- salyangozun bıraktığı gümüşsü iz4
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
- sevgilisini paylaşan adam3
- treni kaçırmak5
- vurduran erkek davranışları3
- ankara mı istanbul mu9
- madem elenecektiniz lucescu yu neden öldürdünüz2
- platonik aşk5
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- berberlere zam gelmesi7
- gavat bir insan olmak3
- johnny deep barış akarsu benzerliği2
- keranenin darvinci açıklaması2
- erkeklerin akılsızlıkları9
- crrc corporation3
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- renault toros ile eğitim veren sürücü kursu2
- kızın yanında güvercin avuçlayıp özgürsün demek3
- köle isaura2
- 0 gol 0 puan2
- haiti3
- jd vance2
- iç anadolu ağzı3
- markette taze fasulye 100 tl köylü satıyor 100 tl3
- yaz gribi3
Sensizdim... Diyemedim....
Gidişinin üzerinden kaç mevsim geçti, inan hatırlamıyorum. Kendimi yokluğunda kaybedeli bir ömür olmuş gibi oysa. Ne baharın kokusu, ne yazın güneşi ne de kışın ayazı anlam bulamamış yokluğunda. Sen yokken yüreğim hep ekvator iklimlerindeymiş. Ne kuzey, ne güney... Tüm dünyanın ortasında koskacaman bir yoklukmuşum.
Sensizken hiçliğimi unutabilmek için kaç iklime vurdum kendimi bir bilsen. Nasılda yaktı tenimi bilmediğim yerler, tanımadığım insanlar. Hiçliğimi unutabilmek için, hiç acımadan kendime, kurtlar sofrasının ortasına öylece bırakıverdim kendimi. Alkol kokusuna ve yalanlara bulanmış gecelerde sırf seni unutabilmek için kendimi oradan oraya vurdum. içtikçe kayboldum... Yokluğunu silmeye çalıştıkça hayattan daha çok silindim. Sen gittikten sonra hayatın kara deliklerinde kayboldum. Kendimi mahvettim... Ama seni unutamadım...
Şimdi o beni yok eden sahte hayatlardan da çektim elimi ayağımı. Sen giderken, kalbimi kaybetmiştim; o gecelere de, ruhumu, onurumu, gururumu ben kurban ettim. Şimdi varlığım koskocaman bir hiçlik. Hayatın karşısında o kadar çaresiz ve yüzsüzüm ki; yaşama sarılamayacak kadar utanıyorum artık.
içtiğim her kadehte beni bu acımasız hayatın ortasında yapayalnız bıraktığın için sana lanet edesim geliyor. Ama kıyamıyorum... Senin tüm acımasızlığına, tüm vurdumduymazlığına karşın ben hala sana kıyamıyorum. Sonra sarhoşluğu kendime zırh edinip o gözüyaşlı telefonları ediyorum sana. Sana yalan söylüyorum her bir harfimde... “Bitti” derken “ne olur beni bırakma” diye çılgınca bağırıyor içimdeki sessiz çığlıklarım. Sen duymuyorsun. Sen gelmiyorsun. Sen artık beni sevmiyorsun. Ağlıyorum...
Gidişinin üzerinden kaç mevsim geçti, inan hatırlamıyorum. Kendimi yokluğunda kaybedeli bir ömür olmuş gibi oysa. Ne baharın kokusu, ne yazın güneşi ne de kışın ayazı anlam bulamamış yokluğunda. Sen yokken yüreğim hep ekvator iklimlerindeymiş. Ne kuzey, ne güney... Tüm dünyanın ortasında koskacaman bir yoklukmuşum.
Sensizken hiçliğimi unutabilmek için kaç iklime vurdum kendimi bir bilsen. Nasılda yaktı tenimi bilmediğim yerler, tanımadığım insanlar. Hiçliğimi unutabilmek için, hiç acımadan kendime, kurtlar sofrasının ortasına öylece bırakıverdim kendimi. Alkol kokusuna ve yalanlara bulanmış gecelerde sırf seni unutabilmek için kendimi oradan oraya vurdum. içtikçe kayboldum... Yokluğunu silmeye çalıştıkça hayattan daha çok silindim. Sen gittikten sonra hayatın kara deliklerinde kayboldum. Kendimi mahvettim... Ama seni unutamadım...
Şimdi o beni yok eden sahte hayatlardan da çektim elimi ayağımı. Sen giderken, kalbimi kaybetmiştim; o gecelere de, ruhumu, onurumu, gururumu ben kurban ettim. Şimdi varlığım koskocaman bir hiçlik. Hayatın karşısında o kadar çaresiz ve yüzsüzüm ki; yaşama sarılamayacak kadar utanıyorum artık.
içtiğim her kadehte beni bu acımasız hayatın ortasında yapayalnız bıraktığın için sana lanet edesim geliyor. Ama kıyamıyorum... Senin tüm acımasızlığına, tüm vurdumduymazlığına karşın ben hala sana kıyamıyorum. Sonra sarhoşluğu kendime zırh edinip o gözüyaşlı telefonları ediyorum sana. Sana yalan söylüyorum her bir harfimde... “Bitti” derken “ne olur beni bırakma” diye çılgınca bağırıyor içimdeki sessiz çığlıklarım. Sen duymuyorsun. Sen gelmiyorsun. Sen artık beni sevmiyorsun. Ağlıyorum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar