bugün
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi20
- nihoşun ölümü13
- herkes denize pikniğe giderken sizin çalışmanız6
- emret komutanım3
- kıbrısı ingilize veren padişah6
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek12
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim8
- özgür özel'in tutuklanması9
- yerli ve milli muhalefet2
- benim çocuğum yapmaz annesi5
- cafu lucio carlos silva ronaldinho ronaldo rivaldo2
- rambo ariel ortega2
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması7
- kolonoskopi4
- midilli adası7
- akp vs pkk6
- ülseratif kolit2
- yeni parti5
- bayan yazarların nick altı3
- velvet15
- çin hindistan savaşı2
- arka kapının gıcırdaması5
- canbequit2
- sözlük yazarı dövmek6
- ojeli türbanlı2
- ukraynalı gökbilimcilerin ufo raporu2
- lore peyniri4
- şükürcülük7
- kılıçdaroğlu ve vahdettin benzerliği2
- bir kadının hoşlandığını belli etmesinin yolları6
- yazarların sgk borcu4
- vitamin hapı kullanmak2
- meal kuran değildir26
- enver paşa3
- 90 lar2
- dm açsana diyen erkek5
- truvalı helen3
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır7
- lütfen mümkünse zahmet olmazsa rica etsem4
- anın görüntüsü10
- magnezyum ve colagen kullanmak5
- sözlükteki ılımlı bayanlar3
- ama kent uzlaşısı6
- bilmediğin numaraya alo dedin yandın4
- osmanlıca3
- çerçeve yasa teklifinin meclis'e sunulması6
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi14
- terörsüz türkiye de yasal süreç4
- en güvenilir siyasi lider2
şakirt olmamama rağmen şakirt damgası yediren yazar. değilim ama içlerine girmem çıkmamdan dolayı bu adamdan daha iyi bilirim cemaati. hani sorsan, şakirtin ne demek olduğunu da bilmez bu yazar.
şeriat istemekle, sınav soruları ya da koyun arasında nasıl bir bağlantı kurduğunu çok merak ediyorum. zannedersem bu yazarın fatih'in olayını bilmediğini düşünüyorum. bu konuya yazının devamında yazacağım.
şeriat ile yönetilen bir devlet, sizlerin bile bahşedemiyeceği bir hukuk sağlar, adalet sağlar. gerçi sizlerin bile mahkemelerinizin arkasına atatürk söyledi diye yazdırdığınız ''adalet mülkün temelidir'' sözü hz. ömer'e aittir. adilliğiyle meşhur halife ömer. hattab oğlu.
o yazımda ben, müslüman olanlara seslendim. müslüman değilsen zaten üzerine alınmana gerek yok. ha bana küfürler falan etmişsin, orospu çocuğu diyerek, siz çağdaş insanlara hiç yakışmıyor bu durum açıkcası. çağdaş ve laik demişken, bizleri iran'a yollayan sizler neden laik fransa'ya gitmiyorsunuz?
14 anne yapacak baba'nın da götünden kan almasını iyi bilirim.
yazı bir yere kaçmasın diye de resmini aldım.
[görsel ]
fatih'in hikayesi;
--spoiler--
Fatih Sultan Mehmet istanbul'u fethedince Ayasofya'dan daha ihtişamlı bir cami (Fatih Camii) yaptırmayı muradeder. Cami ihaleye çıkarılır. Bütün şartları kabul ederek en ucuz fiyatı veren bir Rum müteahhit ihaleyi kazanır. Ancak Rum, ihaleyi, Fatih'in Ayasofya'yı gölgede bırakma hayalini suya düşürmek için almıştır. Derken inşaat başlar ve Rum müteahhit, caminin ihtişamını yansıtacak kolonların boylarını oldukça kısaltır ve inşaata hile katar. Bunu haber alan Fatih, inşaata gelir, inceler ve hile yaptığını tespit ederek müteahhidin işine son verdiği gibi bir de sağ elini bilekten kestirir. Müteahhit çaresizdir. Bizans'ta imparatora karşı nasıl ki yapılacak bir şey yoksa burada da padişa- ha karşı yapabileceği hiçbirşey olamayacağını düşünürken birisi ona Kadı'ya (*) gitmesini, O'nun mutlaka gerekeni yapacağını söyler. Bunun üzerine adam, Kadı'ya gider, durumu anlatır. Kadı, derhal Padişah'a celp çıkartır ve mahkemeye davet eder. Mahkemeye teşrif eden Padişah, kendisine oturacak yer ararken ilk ikazı da; ‘ mahkeme müddetince davalıyla aynı hizada ve ayakta duracaksın ' diyen Kadı'dan alır. Padişah karşılık vermez ve ayakta mahkeme başlar. Sonunda Kadı, Fatih Sultan Mehmet'i suçlu bulur ve aynı el kesme cezasının kendisine de uygulanmasına karar verir. Rum müteahhit suçludur ama Fatih Sultan Mehmet'in de el kesme hakkı yoktur; eli devlet keser. Bunun üzerine, kulaklarına inanamayan Rum'un şaşkın bakışları arasında Fatih kılıcını çeker ve Kadı'ya ‘eğer ben padişahım diye adaleti şaşırtsaydın vallahi bu kılıcımla boynunu vuracaktım' der. Kadı da masasının altından bir kılıç çeker ve ‘sen de ben Padişah'ım diye karara itaat etmeseydin ben de senin kelleni bu kılıçla vuracaktım' der. Bunları, şaşkınlıktan adeta aptallaşmış bir şekilde dinleyen müteahhit ileriye atılır ve ‘bu durum beni çok etkiledi, böyle bir adaletin sahibi bir Padişah'ın elinin kesilmesine vicdanım razı olmaz. Ben Padişah'ımı affediyorum' diyerek davanın düşmesini sağlamıştır. Fatih Sultan Mehmet de bunun üzerine hazineye emir vererek ‘bu adamın ve ailesinin nafakası ben ölünceye kadar benim şahsi maaşımdan karşılansın' diye emir verir.
Bu duruma tanık olan papazlar şaşkındırlar!....
--spoiler--
şeriat istemekle, sınav soruları ya da koyun arasında nasıl bir bağlantı kurduğunu çok merak ediyorum. zannedersem bu yazarın fatih'in olayını bilmediğini düşünüyorum. bu konuya yazının devamında yazacağım.
şeriat ile yönetilen bir devlet, sizlerin bile bahşedemiyeceği bir hukuk sağlar, adalet sağlar. gerçi sizlerin bile mahkemelerinizin arkasına atatürk söyledi diye yazdırdığınız ''adalet mülkün temelidir'' sözü hz. ömer'e aittir. adilliğiyle meşhur halife ömer. hattab oğlu.
o yazımda ben, müslüman olanlara seslendim. müslüman değilsen zaten üzerine alınmana gerek yok. ha bana küfürler falan etmişsin, orospu çocuğu diyerek, siz çağdaş insanlara hiç yakışmıyor bu durum açıkcası. çağdaş ve laik demişken, bizleri iran'a yollayan sizler neden laik fransa'ya gitmiyorsunuz?
14 anne yapacak baba'nın da götünden kan almasını iyi bilirim.
yazı bir yere kaçmasın diye de resmini aldım.
[görsel ]
fatih'in hikayesi;
--spoiler--
Fatih Sultan Mehmet istanbul'u fethedince Ayasofya'dan daha ihtişamlı bir cami (Fatih Camii) yaptırmayı muradeder. Cami ihaleye çıkarılır. Bütün şartları kabul ederek en ucuz fiyatı veren bir Rum müteahhit ihaleyi kazanır. Ancak Rum, ihaleyi, Fatih'in Ayasofya'yı gölgede bırakma hayalini suya düşürmek için almıştır. Derken inşaat başlar ve Rum müteahhit, caminin ihtişamını yansıtacak kolonların boylarını oldukça kısaltır ve inşaata hile katar. Bunu haber alan Fatih, inşaata gelir, inceler ve hile yaptığını tespit ederek müteahhidin işine son verdiği gibi bir de sağ elini bilekten kestirir. Müteahhit çaresizdir. Bizans'ta imparatora karşı nasıl ki yapılacak bir şey yoksa burada da padişa- ha karşı yapabileceği hiçbirşey olamayacağını düşünürken birisi ona Kadı'ya (*) gitmesini, O'nun mutlaka gerekeni yapacağını söyler. Bunun üzerine adam, Kadı'ya gider, durumu anlatır. Kadı, derhal Padişah'a celp çıkartır ve mahkemeye davet eder. Mahkemeye teşrif eden Padişah, kendisine oturacak yer ararken ilk ikazı da; ‘ mahkeme müddetince davalıyla aynı hizada ve ayakta duracaksın ' diyen Kadı'dan alır. Padişah karşılık vermez ve ayakta mahkeme başlar. Sonunda Kadı, Fatih Sultan Mehmet'i suçlu bulur ve aynı el kesme cezasının kendisine de uygulanmasına karar verir. Rum müteahhit suçludur ama Fatih Sultan Mehmet'in de el kesme hakkı yoktur; eli devlet keser. Bunun üzerine, kulaklarına inanamayan Rum'un şaşkın bakışları arasında Fatih kılıcını çeker ve Kadı'ya ‘eğer ben padişahım diye adaleti şaşırtsaydın vallahi bu kılıcımla boynunu vuracaktım' der. Kadı da masasının altından bir kılıç çeker ve ‘sen de ben Padişah'ım diye karara itaat etmeseydin ben de senin kelleni bu kılıçla vuracaktım' der. Bunları, şaşkınlıktan adeta aptallaşmış bir şekilde dinleyen müteahhit ileriye atılır ve ‘bu durum beni çok etkiledi, böyle bir adaletin sahibi bir Padişah'ın elinin kesilmesine vicdanım razı olmaz. Ben Padişah'ımı affediyorum' diyerek davanın düşmesini sağlamıştır. Fatih Sultan Mehmet de bunun üzerine hazineye emir vererek ‘bu adamın ve ailesinin nafakası ben ölünceye kadar benim şahsi maaşımdan karşılansın' diye emir verir.
Bu duruma tanık olan papazlar şaşkındırlar!....
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar