bugün
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- true silik olsun5
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız4
- haşlanmış yumurta9
- ismail kartal30
- karınızı kucağınızda taşır mısınız15
- gocunun entry başına 1 tl para aldığı iddiaları3
- çok eşlilik olsaydı3
- hah şöyle yola gelin3
- islamda kadın5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- şu an dinlenen şarkı2
- prometheus'un hırsız olduğu gerçeği5
- 11 eylül saldırılarından çıkarılan dersler3
- isa aras mersinli2
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- mansur yavaş'ın idare'i maslahatçılığı5
- platon un mağara alegorisi10
- aşk6
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler7
- akepeli olmak karakter meselesidir2
- lastik değiştirmeyi bilmeyen erkek3
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- 2000 yılında dünya nasıl olacak3
- yazarların beğendiği kadın tipleri7
- güne iyi başlamak3
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız12
- ey insan9
- sabah alarmını ertelemenin felsefi anlamı2
- ilk türettigim sözcük2
- ona bir şey söyle5
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- fenerbahçe19
- zeynep mestan2
- kiraz cicegi kolonyasi28
- tulumba tatlısı6
- sessiz konusan insan2
- anın görüntüsü28
- karanlıkta bi şey var hissi9
- sözlük sapıkları12
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi11
- silvermist'in mutfağına konuk olmak18
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- openai'ın yapay zekasının kontrolden çıkması3
- günün sözü6
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- sözlükte kavga olmayacak hissi13
- flört11
- dünya iyi midir9
(bkz: türkiye cumhuriyeti)
Erzurum Kongresi yapıldığı dönemlerde geçen bir konuşma:
-Mazhar not defterin yanında mı?
+Hayır paşam.
-Zahmet olacak ama bir merdiveni inip çıkacaksın. Al gel.
Mazhar Müfit Kansu'nun aşağıya gidip elinde not defteriyle geldiğini
görünce, sigarasından bir iki nefes çektikten sonra;
-Ama bu defterin, bu yaprağını kimseye göstermeyeceksin. Sonuna kadar
gizli kalacak. Bir ben, bir sen, bir de Süreyya (Kalem Mahsus Müdürü) bileceksiniz, şartım bu...
Paşa'nın şartı kabul edildi. Bundan sonrasını olayın şahidi Mazhar Müfit Kansu'nun ağzından dinliyoruz:
-Öyleyse tarih koy!
+Koydum: 8 Temmuz, 1919 Sabaha karşı.
-Pekala yaz. Zaferden sonra Hükümet biçimi Cumhuriyet olacaktır... Bu bir. iki, Padişah ve Haneden hakkında zamanı gelince gereken işlem yapılacaktır. Üç örtünme kalkacaktır. Dört Fes kalkacak, uygar milletler gibi şapka giyilecektir.
Bu anda kalem elimden düşüverdi. Yüzüne baktım. O da benim yüzüme bakıyordu. Bu, gözlerin bir takılışta birbirlerine çok şey anlatan konuşuşuydu.
Paşa ile zaman zaman senli benli konuşurdum.
"Neden duraksadın?" dedi. "Darılma ama paşam, sizin hayal peşinde koşan taraflarınız var" dedim. Güldü...
"Bunu zaman gösterir, sen yaz" dedi.
"Beş Latin harflerini kabul etmek."
"Paşam yeter, yeter..." dedim. Biraz da hayal ile uğraşmaktan bıkmış bir insanın davranışı ile: "Cumhuriyet ilanını başarmış olalım da üst tarafı yeter" dedim.
Defterimi kapattım. "Paşam sabah oldu. Siz oturmaya devam edeceksiniz, hoşçakalın" dedim. Yanından ayrıldım. Gerçekten gün ağarmıştı.
O anda olayların beni nasıl aldattığını ve Mustafa Kemal'i doğruladığını ve Mustafa Kemal'in beni nasıl bir cümle ile yıllar sonra susturduğunu tarih önünde açıklamalıyım...
Aradan yıllar geçmişti...
>>Çankaya'da akşam yemeklerinde birkaç defa: "Bu Mazhar Müfit yok mu, kendisine Erzurum'da örtünme kalkacak, şapka giyilecek, Latin harfleri kabul edilecek dediğim ve bunları not etmesini söylediğim zaman, defterini koltuğunun altına almış ve bana hayal peşinde koştuğumu söylemişti" demekle kalmadı, bir gün önemli bir ders daha verdi.
Şapka devrimini açıklamış olarak Kastamonu'ndan dönüyordu. Ankara'ya geldiği zaman da otomobille eski meclis binası önünden geçiyordu. Ben de kapı önünde bulunuyordum. Manzarayı görünce gözlerime inanamadım!...
Kendisinin yanında oturan Diyanet işleri Başkanı'nın başında da bir şapka vardı. Kendisi ne ise? Fakat kendisini karşılamaya gelenler arasında bulunan Diyanet işleri Başkanına da şapkayı giydirmişti. Ben hayretle bu manzarayı seyrederken otomobili durdurdu. Beni yanına çağırdı ve şöyle dedi:
"Azizim Mazhar bey, kaçıncı maddedeyiz? Notlarına bakıyor musun?"
mazhar müfit kansu'nun anılarından...
Erzurum Kongresi yapıldığı dönemlerde geçen bir konuşma:
-Mazhar not defterin yanında mı?
+Hayır paşam.
-Zahmet olacak ama bir merdiveni inip çıkacaksın. Al gel.
Mazhar Müfit Kansu'nun aşağıya gidip elinde not defteriyle geldiğini
görünce, sigarasından bir iki nefes çektikten sonra;
-Ama bu defterin, bu yaprağını kimseye göstermeyeceksin. Sonuna kadar
gizli kalacak. Bir ben, bir sen, bir de Süreyya (Kalem Mahsus Müdürü) bileceksiniz, şartım bu...
Paşa'nın şartı kabul edildi. Bundan sonrasını olayın şahidi Mazhar Müfit Kansu'nun ağzından dinliyoruz:
-Öyleyse tarih koy!
+Koydum: 8 Temmuz, 1919 Sabaha karşı.
-Pekala yaz. Zaferden sonra Hükümet biçimi Cumhuriyet olacaktır... Bu bir. iki, Padişah ve Haneden hakkında zamanı gelince gereken işlem yapılacaktır. Üç örtünme kalkacaktır. Dört Fes kalkacak, uygar milletler gibi şapka giyilecektir.
Bu anda kalem elimden düşüverdi. Yüzüne baktım. O da benim yüzüme bakıyordu. Bu, gözlerin bir takılışta birbirlerine çok şey anlatan konuşuşuydu.
Paşa ile zaman zaman senli benli konuşurdum.
"Neden duraksadın?" dedi. "Darılma ama paşam, sizin hayal peşinde koşan taraflarınız var" dedim. Güldü...
"Bunu zaman gösterir, sen yaz" dedi.
"Beş Latin harflerini kabul etmek."
"Paşam yeter, yeter..." dedim. Biraz da hayal ile uğraşmaktan bıkmış bir insanın davranışı ile: "Cumhuriyet ilanını başarmış olalım da üst tarafı yeter" dedim.
Defterimi kapattım. "Paşam sabah oldu. Siz oturmaya devam edeceksiniz, hoşçakalın" dedim. Yanından ayrıldım. Gerçekten gün ağarmıştı.
O anda olayların beni nasıl aldattığını ve Mustafa Kemal'i doğruladığını ve Mustafa Kemal'in beni nasıl bir cümle ile yıllar sonra susturduğunu tarih önünde açıklamalıyım...
Aradan yıllar geçmişti...
>>Çankaya'da akşam yemeklerinde birkaç defa: "Bu Mazhar Müfit yok mu, kendisine Erzurum'da örtünme kalkacak, şapka giyilecek, Latin harfleri kabul edilecek dediğim ve bunları not etmesini söylediğim zaman, defterini koltuğunun altına almış ve bana hayal peşinde koştuğumu söylemişti" demekle kalmadı, bir gün önemli bir ders daha verdi.
Şapka devrimini açıklamış olarak Kastamonu'ndan dönüyordu. Ankara'ya geldiği zaman da otomobille eski meclis binası önünden geçiyordu. Ben de kapı önünde bulunuyordum. Manzarayı görünce gözlerime inanamadım!...
Kendisinin yanında oturan Diyanet işleri Başkanı'nın başında da bir şapka vardı. Kendisi ne ise? Fakat kendisini karşılamaya gelenler arasında bulunan Diyanet işleri Başkanına da şapkayı giydirmişti. Ben hayretle bu manzarayı seyrederken otomobili durdurdu. Beni yanına çağırdı ve şöyle dedi:
"Azizim Mazhar bey, kaçıncı maddedeyiz? Notlarına bakıyor musun?"
mazhar müfit kansu'nun anılarından...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar