bugün
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci15
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması4
- en sevmediğin insan tipleri9
- kurusıkı3
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- serhat kılıç16
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- tai lung42
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- ikinci defa askere gitmek7
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- bir kızla dalga geçmek6
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- özbek kadınlar14
- claudian clouds22
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- mavi göz7
- gizli hesap6
- sözlük whatsapp grupları13
- friedrich hegel la bi cay icek12
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- sarapci koala47
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- uludağ itiraf10
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- islam'ın hak dini olması6
- melissa vargas7
- namazın amacı6
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- enayimiknatisii32
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- anın görüntüsü25
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- millet dediğin2
- gece vardiyası yazarlar4
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- deccal internetten çıkacak9
- bulunduğun koşullarda mutlu olmak3
- kahverengi gözlü olmak4
- fenerbahçe15
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
gördükçe içimi acıtan, insanlık adına umutlarımı körelten ibret ve utanç dolu hikaye.
sözlükteki tüm solcuları kastetmiyorum. çünkü onların içinde neye inanırlarsa inansın, insanı nitelikleriyle, iletişim yetisiyle, barışçıl ve uysal düşünceleriyle değerlendiren, onları olduğu gibi kabul edip fikirlerini açıkça tartışan ama bu sistemin insani olmadığını, insan emeğinin değer görmediğini, insanlığın kurtuluşunun ancak onun değerini, onurunu, emeğini çalan bir sistemin karşısında durmakla olacağını ve bunun için siyasi kimlik değil yalnızca akıl ve ortak vicdan sahibi olmak gerektiğini anlatan tanıdıklarım var.
benim birazdan bahsedeceklerim tok satıcılar; insanı kazanmaya değil onu ezmeye, aşağılamaya ve yok etmeye meyyal, devrimci şiddet kavramından fersah fersah uzakta bir riyakarlıkla insanları inançlarından, sözlerinden, fikirlerinden ötürü yaftalayarak, küçümseyerek solcu olduklarını zanneden ve bunu sadece insanların yüzlerine, gözlerine bakma cesareti olmadan yapabilecek bir avuç sistem mağdurudur.
burada kendimi kastetmiyorum yalnızca, solcu olduğunu iddia etmenin insana yüklediği siyasi duruş ve sorumluluk gereği tek tek her yurttaşına, akrabasına, mahallelisine, sınıf arkadaşına, sevgilisine insanlık onurunun kaybolmaması için çalışmak gerektiğini hatırlatması gereken bu insanların insanlığın umudu olacak bir devrimi, bir hak mücadelesi zaferini gerçekleştirebileceklerine inanmıyorum, zaten onlar da inanmıyorlar, zaten hangimiz gerçekten inanıyoruz?
ben, evet allah'a inanıyorum, bu inanç için rasyonel nedenlerimi kaybetsem de inanıyorum. o'na inanıyorum çünkü ne kadar muhteşem bir varlık olduğumu biliyorum, her insana inandığım gibi inanıyorum. bu yaşamı ona borçlu olduğumu hissediyorum, akli gerekçeleri olmasına gerek yok. ve bayım ben bir komünist olabilirdim ama olmadım, anlatmadılar, gelip beni kazanmadılar, örgütlemediler.
şimdi sen bana gelip diyorsun ki devrim için hiçbir şey yapmadım, insanlık için hiçbir şey yapmadım ama burada herkese hakaret ederim, insanların inançlarını hiçe sayar, kutsal tanımazlık oynayarak seni ve senin gibileri aşağılarım ve bu yanıma kar kalır.
çok yanılıyorsun.
çünkü sizin gibilerin kim olduklarını iyi biliyorum, sizler bu inancı miras alanlarsınız, ona inanmak için mücadele vermeyen, başkalarının ona inanıp inanmaması umrunda olmayan tok satıcılar.
yobazlığın, bağnazlığın yalnızca bir dine inanmak, bir siyasi görüşe destek vermek olduğunu zanneden sizler, yobaz müslümanlara ne kadar benzediğinizin farkında bile değilsiniz. onlar da insanın içindeki yaşamı, umudu, sevgiyi görmezden gelerek onu sindirmeye, horgörüp aşağılamaya, ya kendisine uydurmaya ya yok etmeye inanırlar.
egoları bununla tatmin olur, sahip olduklarını sandıkları inanç için hiçbir bedel ödememiş insanlar zaten hep böyledir. nerede görsem tanırım.
mücadele vermek illa büyük işler yapmak demek değil. birisi bu müslümanların alayı orospu çocuğu, bu kadınların hepsi böyle, bu fikirlerin hiçbir değeri yok, bu kürtler insan değil dediğinde ona engel olmak da devrim adına bir mücadeledir.
insanlık suçları üzerinde yükselecek bir devrime ihtiyacımız yok.
yalnızca yaşadığımız sistemin faşist kılcal damarlarını beslemeye yarayan bu yöntemle solcu değil ancak devrime inanmayan, onun için mücadele etmeyen, onu zaten istemeyen bir insanlık düşmanı olunur.
sözlükteki tüm solcuları kastetmiyorum. çünkü onların içinde neye inanırlarsa inansın, insanı nitelikleriyle, iletişim yetisiyle, barışçıl ve uysal düşünceleriyle değerlendiren, onları olduğu gibi kabul edip fikirlerini açıkça tartışan ama bu sistemin insani olmadığını, insan emeğinin değer görmediğini, insanlığın kurtuluşunun ancak onun değerini, onurunu, emeğini çalan bir sistemin karşısında durmakla olacağını ve bunun için siyasi kimlik değil yalnızca akıl ve ortak vicdan sahibi olmak gerektiğini anlatan tanıdıklarım var.
benim birazdan bahsedeceklerim tok satıcılar; insanı kazanmaya değil onu ezmeye, aşağılamaya ve yok etmeye meyyal, devrimci şiddet kavramından fersah fersah uzakta bir riyakarlıkla insanları inançlarından, sözlerinden, fikirlerinden ötürü yaftalayarak, küçümseyerek solcu olduklarını zanneden ve bunu sadece insanların yüzlerine, gözlerine bakma cesareti olmadan yapabilecek bir avuç sistem mağdurudur.
burada kendimi kastetmiyorum yalnızca, solcu olduğunu iddia etmenin insana yüklediği siyasi duruş ve sorumluluk gereği tek tek her yurttaşına, akrabasına, mahallelisine, sınıf arkadaşına, sevgilisine insanlık onurunun kaybolmaması için çalışmak gerektiğini hatırlatması gereken bu insanların insanlığın umudu olacak bir devrimi, bir hak mücadelesi zaferini gerçekleştirebileceklerine inanmıyorum, zaten onlar da inanmıyorlar, zaten hangimiz gerçekten inanıyoruz?
ben, evet allah'a inanıyorum, bu inanç için rasyonel nedenlerimi kaybetsem de inanıyorum. o'na inanıyorum çünkü ne kadar muhteşem bir varlık olduğumu biliyorum, her insana inandığım gibi inanıyorum. bu yaşamı ona borçlu olduğumu hissediyorum, akli gerekçeleri olmasına gerek yok. ve bayım ben bir komünist olabilirdim ama olmadım, anlatmadılar, gelip beni kazanmadılar, örgütlemediler.
şimdi sen bana gelip diyorsun ki devrim için hiçbir şey yapmadım, insanlık için hiçbir şey yapmadım ama burada herkese hakaret ederim, insanların inançlarını hiçe sayar, kutsal tanımazlık oynayarak seni ve senin gibileri aşağılarım ve bu yanıma kar kalır.
çok yanılıyorsun.
çünkü sizin gibilerin kim olduklarını iyi biliyorum, sizler bu inancı miras alanlarsınız, ona inanmak için mücadele vermeyen, başkalarının ona inanıp inanmaması umrunda olmayan tok satıcılar.
yobazlığın, bağnazlığın yalnızca bir dine inanmak, bir siyasi görüşe destek vermek olduğunu zanneden sizler, yobaz müslümanlara ne kadar benzediğinizin farkında bile değilsiniz. onlar da insanın içindeki yaşamı, umudu, sevgiyi görmezden gelerek onu sindirmeye, horgörüp aşağılamaya, ya kendisine uydurmaya ya yok etmeye inanırlar.
egoları bununla tatmin olur, sahip olduklarını sandıkları inanç için hiçbir bedel ödememiş insanlar zaten hep böyledir. nerede görsem tanırım.
mücadele vermek illa büyük işler yapmak demek değil. birisi bu müslümanların alayı orospu çocuğu, bu kadınların hepsi böyle, bu fikirlerin hiçbir değeri yok, bu kürtler insan değil dediğinde ona engel olmak da devrim adına bir mücadeledir.
insanlık suçları üzerinde yükselecek bir devrime ihtiyacımız yok.
yalnızca yaşadığımız sistemin faşist kılcal damarlarını beslemeye yarayan bu yöntemle solcu değil ancak devrime inanmayan, onun için mücadele etmeyen, onu zaten istemeyen bir insanlık düşmanı olunur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar