bugün
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı50
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- 13 seçim kaybetmedim4
- depresyona girmeye karar vermek4
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri6
- bizim çocuklar başardı6
- topuklu ayakkabı4
- iki insan arasındaki en uzun mesafe4
- biraderler kulübü4
- deniz undav türkiye'yi seçseydi4
- nasipten öte köy yok2
- mony tontana birader2
- türkiye a milli futbol takımı13
- kadınların ilgisiz yaşayamaması13
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi9
- 2026 dünya kupası'na gruplarda veda ettik7
- sana tüm travmalarını unutturacağım diyen erkek2
- şu memelere bak6
- güne bir şarkı bırak13
- nuh tufanı olayı gerçek midir7
- montella salağı3
- ankara mı istanbul mu2
- asal sayıların hiçbir işe yaramaması3
- iyi bir insan olmanın sadece kaybettirmesi8
- vincenzo montella14
- duman oje2
- risale-i nur8
- gumus2
- hurdacı geldi4
- erkeklerin akılsızlıkları2
- istanbul trafiğini bir cümleyle anlatmak3
- 26 haziran 2026 abd türkiye maç tahminleri2
- sosyal medya4
- rahibe2
- sek erkek arabası3
- son görülen rüya3
- göbeksiz kadın kalmaması7
- aynaya bakıp kendine sen çok güzelsin diyen kadın9
- dakika 1 gol 15
- aylık 358 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- kıskıvrak3
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı18
- hamburger3
- montella'nın mağlubiyet açıklaması3
- göbek eritme taktikleri7
- ölme enerjisi2
- kavga3
- kezolarda vasıfsız histeri2
- balıkesir denince akla ilk gelenler10
- bitmeyen ekonomik kriz2
memleketle, memleket insanıyla, bolca sözünü ettikleri işçi, emekçi yığınlarıyla alakası olmayan ülkemiz solunun bir çeşidinin tipik örneğidir.
bu solcu tipi sıkıcıdır. saçmadır. bir cacık da olmaz. zaten bir tür "ara geçiş formudur". geçmişinde "keskin" devrimcilik yapıp "liberalizme" kayan modellerin hemen hemen tamamı bu formdan geçmiştir.
ağızlarından kadın hakları, eşcinsel hakları, bilmem kimin hakları, bilmem nenin hakları düşmez. "iyi ya herkesin hakkını savunuyorlar, ne güzel" dersiniz. ancak esasında bu tür haklar, avrupai kökenli bir "yolculuğun" izleridir. soğuk savaş yıllarında kutuplaşan avrupa'da iş yapamayan sol, kendini gerçek idealleriyle ifade edince, zora düşmüş; yavaş yavaş evrilip "çiçek böcek hakları" düzlemine geçmiştir. bunun çarpık bir yansıması da bizim memleketteki bu "yarı liberal solcularda" görülür. "kadın hakları" sempatiktir, zararsızdır. "eşcinsel hakları" iyidir, hoştur. kimse sizi sallamaz. kimse sizi sallamazsa başınız da belaya girmez.
bizim memlekette sol kültür her ne kadar sıkıntılı olsa da, aslında temelleri sağlamdır. tecrübeler listesi de uzundur. bir sol gruptan "kadın hakları", "eşcinsel hakları", "azınlık hakları" falan laflarını "gereğinden fazla" duymaya başlamışsanız; bilin ki o sol grup bir ara geçiş dönemindedir. "beni bu solculuk işleri fazla zorlamaya başladı, ben yavaştan liberal kutba bir sıçrayış gerçekleştireceğim" demenin riyakar halidir bu.
bianet de ertuğrul kürkçü ve çevresindeki bir kaç kişinin "memleketi değiştirdiği" böyle bir internet sitesidir işte. kürkçü ismi önemlidir. zira bizim memleketin solcularının zavallı halinin yaşayan heykeli gibidir kendisi. bir insanın; kızıldere'de samanlıktan saklanarak kurtulup, "yaşasın bağımsız türkiye", "yaşasın sosyalist türkiye" tezlerinden nasıl da "kadın hakları da olsa iyi olur canım", "ya şu eşcinseller de çok eziliyor", "sokak köpekleri zulme uğruyor, bu düzen değişecek" tezlerine nasıl da evrildiğinin bir örneğidir.
esasında sorun, fikirlerin değişmesi hadisesi değildir. bunlar kişisel işler. bir insan dün sosyalist olur, ertesi gün liberal olur. kendi bileceği iştir. ama bunu bir tür "ara formda" yapınca biçimsiz ve ucube bir hal alıyor. yoksa ben bu adamlara "liberal oldunuz" diye kızmıyorum. bu ülkede sol öyle bir ezilmiştir ki, "solcu" kalmak başlı başına bir kahramanlık haline geldi. kimse de "niye kahraman değilsin?" diye suçlanamaz. ama şu solculuğu bırakıyorsanız, adam gibi bırakın. ikirciklenmeden, oranızı buranızı oynatmadan arkadaş. biz de her ne kadar fikirlerinize katılmasak da, saygı duyabilelim.
bu solcu tipi sıkıcıdır. saçmadır. bir cacık da olmaz. zaten bir tür "ara geçiş formudur". geçmişinde "keskin" devrimcilik yapıp "liberalizme" kayan modellerin hemen hemen tamamı bu formdan geçmiştir.
ağızlarından kadın hakları, eşcinsel hakları, bilmem kimin hakları, bilmem nenin hakları düşmez. "iyi ya herkesin hakkını savunuyorlar, ne güzel" dersiniz. ancak esasında bu tür haklar, avrupai kökenli bir "yolculuğun" izleridir. soğuk savaş yıllarında kutuplaşan avrupa'da iş yapamayan sol, kendini gerçek idealleriyle ifade edince, zora düşmüş; yavaş yavaş evrilip "çiçek böcek hakları" düzlemine geçmiştir. bunun çarpık bir yansıması da bizim memleketteki bu "yarı liberal solcularda" görülür. "kadın hakları" sempatiktir, zararsızdır. "eşcinsel hakları" iyidir, hoştur. kimse sizi sallamaz. kimse sizi sallamazsa başınız da belaya girmez.
bizim memlekette sol kültür her ne kadar sıkıntılı olsa da, aslında temelleri sağlamdır. tecrübeler listesi de uzundur. bir sol gruptan "kadın hakları", "eşcinsel hakları", "azınlık hakları" falan laflarını "gereğinden fazla" duymaya başlamışsanız; bilin ki o sol grup bir ara geçiş dönemindedir. "beni bu solculuk işleri fazla zorlamaya başladı, ben yavaştan liberal kutba bir sıçrayış gerçekleştireceğim" demenin riyakar halidir bu.
bianet de ertuğrul kürkçü ve çevresindeki bir kaç kişinin "memleketi değiştirdiği" böyle bir internet sitesidir işte. kürkçü ismi önemlidir. zira bizim memleketin solcularının zavallı halinin yaşayan heykeli gibidir kendisi. bir insanın; kızıldere'de samanlıktan saklanarak kurtulup, "yaşasın bağımsız türkiye", "yaşasın sosyalist türkiye" tezlerinden nasıl da "kadın hakları da olsa iyi olur canım", "ya şu eşcinseller de çok eziliyor", "sokak köpekleri zulme uğruyor, bu düzen değişecek" tezlerine nasıl da evrildiğinin bir örneğidir.
esasında sorun, fikirlerin değişmesi hadisesi değildir. bunlar kişisel işler. bir insan dün sosyalist olur, ertesi gün liberal olur. kendi bileceği iştir. ama bunu bir tür "ara formda" yapınca biçimsiz ve ucube bir hal alıyor. yoksa ben bu adamlara "liberal oldunuz" diye kızmıyorum. bu ülkede sol öyle bir ezilmiştir ki, "solcu" kalmak başlı başına bir kahramanlık haline geldi. kimse de "niye kahraman değilsin?" diye suçlanamaz. ama şu solculuğu bırakıyorsanız, adam gibi bırakın. ikirciklenmeden, oranızı buranızı oynatmadan arkadaş. biz de her ne kadar fikirlerinize katılmasak da, saygı duyabilelim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar