bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- uludağ itiraf19
- claudian clouds33
- sözlük kızlarının kekleri24
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- insan ne ister5
- yazarların akşam yemekleri6
- cok da abartmaya gerek uok6
- en iyi vampir filmi4
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- kadınlar7
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- meriç dükalığı8
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- en iyi kurt adam filmi3
- islamda namaz yoktur30
- true'nun engelli olması6
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- okan buruk9
- sevdiğiniz yazarlar8
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- fusya semsiyeli yabanci22
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- sarapci koala hatayi33
- kürdistan10
- allah11
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- kültür2
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- kuran2
- ölümden korkuyor musunuz17
- intothenirvana2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- intihar etmek4
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- günün sözü16
- gary oldman2
- true ile tatlı sert3
- tai lung8
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- the crow2
gece yarısına yakın bir saat saatte dostum wyzab37 yani kısaca wyzab ile ben açlık belirtileri ile evin mutfağını talan ettik, evdeki malzemeler köfte yapmaya elverişliydi. ancak bazı eksiklerimiz vardı. ekmek dometes gibi... wyzabın ev arkadaşı vecihi eve gelirken ekmek almadığı için çıkmak zorundaydık.
f: dostum wyzab, dışarı çıkalım da eksiklerimizi alalım.
w: tamam yoldaş, hemde hava almış oluruz.
evden çıkılır. saatin geç olduğu geç farkedilir. tekel bayinin önündeki tehtidler nedeni ile orası tercih edilmez. fırına yönlenilir. fırın kapanmıştır. diğer fırına gitmeyi ister wyzab. tam bu esnada...
f: dostum, okulun önündeki marketler henüz açıktır, istersen oraya gidelim. hem domates felanda alırız.
W: ama orası uzak yoldaş, ama sen istiyorsan ölüme bile gelirim yoldaş.
bu zaman diliminde..
w: yoldaş birşey yaklaşıyor.
f: (içinde karanlığın getirdiği korku ile) dostum ne yaklaşıyor.
w: yoldaş köpek görmüyor musun?
f: dostum bende korktum, köpeklerden korkmam. bir keresinde bizim sokaktaki uyuz köpek bana saldırmıştı. sinirden tüm gücümle köpeğe tekme attım. tamda kafasına geldi. savrulması ile fiat uno'nun jantına çarpması bir oldu.
w: o zaman ben senin soluna geçeyim.
şeklinde konuştuktan sonra yollarına devam ederler...
okulun karşısına geldikçe yeditepede festival günü olduğunu anlaşılır. tüm öğrenciler sarhoşturlar marketlerin önünde içki içen ve ne halde olduklarından habersiz bir yığın insanın arasından geçerek markete girilir.
tam bu esnada...
(arkadan ajda pekkanın sesi duyulurken)
f: dostum herkesin bira aldığı marketten ekmek domates almak garip olacak gibi.
w: haklısın yoldaş, belki bizde bira alırız.
f: saçmalama dostum.
ben ekmek dolabından iki ekmek aldım ve poşete koydum bu esnada wyzab kasadaydı.
w: domates yok mu?
yok kalmadı şeklinde bir homurtu duyuldu.
f: ekmekler burda dostum.
w: o zaman şimdilik bunları alalım ve evdeki biraları içelim(bira kelimesi özellikle vurgulu)
f: tamam dostum.
W: jb dışında elinizde viski yok mu? red label yok mu?
homurtu: bitti hepsi bunlar var kaçtane?
w: yok kalsın ben içemiyorum jb'yi
ordan çıarlar ve eve yönlemek üzerelerken,
f: dostum, gel birde yukardakine gidelim orda domates vardır.
w: yoldaş elimizde ekmeklerle, rezillik diz boyu millet içiyor sikişiyor. bizde iki ekmek aldık piç gibiyiz.
wyzab, usta bir hamle ile elindeki ekmekleri elime verdi. ve diğer markete girdi. bense marketin önündeki kalabalıkta tüm karizmatikliğimle içen ve sarhoş olmuş kızları kesiyordum. bu süre zarfınde elimde ekmek poşeti olduğunu unutmuşum. ve sonunda dostum wyzab37 yani kısaca wyzab çıktı marketten. elinde siyah bir poşet ve poşetin içinde 70'lik viski, domates, salatalık ve 6'lı maden suyu vardı.
w: yoldaş, sende bir kadehde olsa içermisin?
F: (merak ve karmaşık duygularla) içerim dostum.
w: o zaman bu gece bizim gecemiz olsun ve hikayemiz burda başlasın.
tüm bilinmezliğiyle bu gürültü, patırtı ve kalabalık ortamdan karanlığa doğru adımlamaya başladık...
*
f: dostum wyzab, dışarı çıkalım da eksiklerimizi alalım.
w: tamam yoldaş, hemde hava almış oluruz.
evden çıkılır. saatin geç olduğu geç farkedilir. tekel bayinin önündeki tehtidler nedeni ile orası tercih edilmez. fırına yönlenilir. fırın kapanmıştır. diğer fırına gitmeyi ister wyzab. tam bu esnada...
f: dostum, okulun önündeki marketler henüz açıktır, istersen oraya gidelim. hem domates felanda alırız.
W: ama orası uzak yoldaş, ama sen istiyorsan ölüme bile gelirim yoldaş.
bu zaman diliminde..
w: yoldaş birşey yaklaşıyor.
f: (içinde karanlığın getirdiği korku ile) dostum ne yaklaşıyor.
w: yoldaş köpek görmüyor musun?
f: dostum bende korktum, köpeklerden korkmam. bir keresinde bizim sokaktaki uyuz köpek bana saldırmıştı. sinirden tüm gücümle köpeğe tekme attım. tamda kafasına geldi. savrulması ile fiat uno'nun jantına çarpması bir oldu.
w: o zaman ben senin soluna geçeyim.
şeklinde konuştuktan sonra yollarına devam ederler...
okulun karşısına geldikçe yeditepede festival günü olduğunu anlaşılır. tüm öğrenciler sarhoşturlar marketlerin önünde içki içen ve ne halde olduklarından habersiz bir yığın insanın arasından geçerek markete girilir.
tam bu esnada...
(arkadan ajda pekkanın sesi duyulurken)
f: dostum herkesin bira aldığı marketten ekmek domates almak garip olacak gibi.
w: haklısın yoldaş, belki bizde bira alırız.
f: saçmalama dostum.
ben ekmek dolabından iki ekmek aldım ve poşete koydum bu esnada wyzab kasadaydı.
w: domates yok mu?
yok kalmadı şeklinde bir homurtu duyuldu.
f: ekmekler burda dostum.
w: o zaman şimdilik bunları alalım ve evdeki biraları içelim(bira kelimesi özellikle vurgulu)
f: tamam dostum.
W: jb dışında elinizde viski yok mu? red label yok mu?
homurtu: bitti hepsi bunlar var kaçtane?
w: yok kalsın ben içemiyorum jb'yi
ordan çıarlar ve eve yönlemek üzerelerken,
f: dostum, gel birde yukardakine gidelim orda domates vardır.
w: yoldaş elimizde ekmeklerle, rezillik diz boyu millet içiyor sikişiyor. bizde iki ekmek aldık piç gibiyiz.
wyzab, usta bir hamle ile elindeki ekmekleri elime verdi. ve diğer markete girdi. bense marketin önündeki kalabalıkta tüm karizmatikliğimle içen ve sarhoş olmuş kızları kesiyordum. bu süre zarfınde elimde ekmek poşeti olduğunu unutmuşum. ve sonunda dostum wyzab37 yani kısaca wyzab çıktı marketten. elinde siyah bir poşet ve poşetin içinde 70'lik viski, domates, salatalık ve 6'lı maden suyu vardı.
w: yoldaş, sende bir kadehde olsa içermisin?
F: (merak ve karmaşık duygularla) içerim dostum.
w: o zaman bu gece bizim gecemiz olsun ve hikayemiz burda başlasın.
tüm bilinmezliğiyle bu gürültü, patırtı ve kalabalık ortamdan karanlığa doğru adımlamaya başladık...
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar