bugün
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek12
- akp vs pkk6
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi13
- truvalı helen3
- en güvenilir siyasi lider2
- nihoşun ölümü6
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim6
- yazarların sgk borcu4
- sözlükteki ılımlı bayanlar3
- osmanlıca3
- lütfen mümkünse zahmet olmazsa rica etsem4
- bir kadının hoşlandığını belli etmesinin yolları6
- dm açsana diyen erkek5
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması6
- bayan yazarların nick altı2
- arka kapının gıcırdaması4
- özgür özel'in tutuklanması5
- magnezyum ve colagen kullanmak5
- bilmediğin numaraya alo dedin yandın4
- kadın ve paradan başka bir şey düşünmeyen erkek8
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır7
- terörsüz türkiye de yasal süreç4
- namazlı mealler kuran değildir2
- ali vefa11
- kaplumbağaya yem verdim3
- ama kent uzlaşısı6
- meal kuran değildir26
- aile hekimi5
- çerçeve yasa teklifinin meclis'e sunulması6
- spacex roket parçasının ay'a çarpması2
- ikinci el otomobil piyasası2
- 5 ağustos 2026 üç kadın cinayeti üç bavul2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası4
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi14
- lore peyniri3
- sözlük yazarı dövmek4
- theodor herzl e devlet madalyası vermek4
- inci sözlük3
- afrika'ya erzak yardımı yapmak3
- midilli adası6
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- insanlar sizi nasıl tanımlar7
- mayışın çekildiği günlerde sucuk yemek2
- duş almak vs duş yapmak6
- ülkücü vs pkklı3
- leon2
- geceye güzel bir söz bırak6
- lor peynirini krem peynir haline getirmek2
- aylık 508 bin tl iyi para mıdır sorunsalı5
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
gece yarısına yakın bir saat saatte dostum wyzab37 yani kısaca wyzab ile ben açlık belirtileri ile evin mutfağını talan ettik, evdeki malzemeler köfte yapmaya elverişliydi. ancak bazı eksiklerimiz vardı. ekmek dometes gibi... wyzabın ev arkadaşı vecihi eve gelirken ekmek almadığı için çıkmak zorundaydık.
f: dostum wyzab, dışarı çıkalım da eksiklerimizi alalım.
w: tamam yoldaş, hemde hava almış oluruz.
evden çıkılır. saatin geç olduğu geç farkedilir. tekel bayinin önündeki tehtidler nedeni ile orası tercih edilmez. fırına yönlenilir. fırın kapanmıştır. diğer fırına gitmeyi ister wyzab. tam bu esnada...
f: dostum, okulun önündeki marketler henüz açıktır, istersen oraya gidelim. hem domates felanda alırız.
W: ama orası uzak yoldaş, ama sen istiyorsan ölüme bile gelirim yoldaş.
bu zaman diliminde..
w: yoldaş birşey yaklaşıyor.
f: (içinde karanlığın getirdiği korku ile) dostum ne yaklaşıyor.
w: yoldaş köpek görmüyor musun?
f: dostum bende korktum, köpeklerden korkmam. bir keresinde bizim sokaktaki uyuz köpek bana saldırmıştı. sinirden tüm gücümle köpeğe tekme attım. tamda kafasına geldi. savrulması ile fiat uno'nun jantına çarpması bir oldu.
w: o zaman ben senin soluna geçeyim.
şeklinde konuştuktan sonra yollarına devam ederler...
okulun karşısına geldikçe yeditepede festival günü olduğunu anlaşılır. tüm öğrenciler sarhoşturlar marketlerin önünde içki içen ve ne halde olduklarından habersiz bir yığın insanın arasından geçerek markete girilir.
tam bu esnada...
(arkadan ajda pekkanın sesi duyulurken)
f: dostum herkesin bira aldığı marketten ekmek domates almak garip olacak gibi.
w: haklısın yoldaş, belki bizde bira alırız.
f: saçmalama dostum.
ben ekmek dolabından iki ekmek aldım ve poşete koydum bu esnada wyzab kasadaydı.
w: domates yok mu?
yok kalmadı şeklinde bir homurtu duyuldu.
f: ekmekler burda dostum.
w: o zaman şimdilik bunları alalım ve evdeki biraları içelim(bira kelimesi özellikle vurgulu)
f: tamam dostum.
W: jb dışında elinizde viski yok mu? red label yok mu?
homurtu: bitti hepsi bunlar var kaçtane?
w: yok kalsın ben içemiyorum jb'yi
ordan çıarlar ve eve yönlemek üzerelerken,
f: dostum, gel birde yukardakine gidelim orda domates vardır.
w: yoldaş elimizde ekmeklerle, rezillik diz boyu millet içiyor sikişiyor. bizde iki ekmek aldık piç gibiyiz.
wyzab, usta bir hamle ile elindeki ekmekleri elime verdi. ve diğer markete girdi. bense marketin önündeki kalabalıkta tüm karizmatikliğimle içen ve sarhoş olmuş kızları kesiyordum. bu süre zarfınde elimde ekmek poşeti olduğunu unutmuşum. ve sonunda dostum wyzab37 yani kısaca wyzab çıktı marketten. elinde siyah bir poşet ve poşetin içinde 70'lik viski, domates, salatalık ve 6'lı maden suyu vardı.
w: yoldaş, sende bir kadehde olsa içermisin?
F: (merak ve karmaşık duygularla) içerim dostum.
w: o zaman bu gece bizim gecemiz olsun ve hikayemiz burda başlasın.
tüm bilinmezliğiyle bu gürültü, patırtı ve kalabalık ortamdan karanlığa doğru adımlamaya başladık...
*
f: dostum wyzab, dışarı çıkalım da eksiklerimizi alalım.
w: tamam yoldaş, hemde hava almış oluruz.
evden çıkılır. saatin geç olduğu geç farkedilir. tekel bayinin önündeki tehtidler nedeni ile orası tercih edilmez. fırına yönlenilir. fırın kapanmıştır. diğer fırına gitmeyi ister wyzab. tam bu esnada...
f: dostum, okulun önündeki marketler henüz açıktır, istersen oraya gidelim. hem domates felanda alırız.
W: ama orası uzak yoldaş, ama sen istiyorsan ölüme bile gelirim yoldaş.
bu zaman diliminde..
w: yoldaş birşey yaklaşıyor.
f: (içinde karanlığın getirdiği korku ile) dostum ne yaklaşıyor.
w: yoldaş köpek görmüyor musun?
f: dostum bende korktum, köpeklerden korkmam. bir keresinde bizim sokaktaki uyuz köpek bana saldırmıştı. sinirden tüm gücümle köpeğe tekme attım. tamda kafasına geldi. savrulması ile fiat uno'nun jantına çarpması bir oldu.
w: o zaman ben senin soluna geçeyim.
şeklinde konuştuktan sonra yollarına devam ederler...
okulun karşısına geldikçe yeditepede festival günü olduğunu anlaşılır. tüm öğrenciler sarhoşturlar marketlerin önünde içki içen ve ne halde olduklarından habersiz bir yığın insanın arasından geçerek markete girilir.
tam bu esnada...
(arkadan ajda pekkanın sesi duyulurken)
f: dostum herkesin bira aldığı marketten ekmek domates almak garip olacak gibi.
w: haklısın yoldaş, belki bizde bira alırız.
f: saçmalama dostum.
ben ekmek dolabından iki ekmek aldım ve poşete koydum bu esnada wyzab kasadaydı.
w: domates yok mu?
yok kalmadı şeklinde bir homurtu duyuldu.
f: ekmekler burda dostum.
w: o zaman şimdilik bunları alalım ve evdeki biraları içelim(bira kelimesi özellikle vurgulu)
f: tamam dostum.
W: jb dışında elinizde viski yok mu? red label yok mu?
homurtu: bitti hepsi bunlar var kaçtane?
w: yok kalsın ben içemiyorum jb'yi
ordan çıarlar ve eve yönlemek üzerelerken,
f: dostum, gel birde yukardakine gidelim orda domates vardır.
w: yoldaş elimizde ekmeklerle, rezillik diz boyu millet içiyor sikişiyor. bizde iki ekmek aldık piç gibiyiz.
wyzab, usta bir hamle ile elindeki ekmekleri elime verdi. ve diğer markete girdi. bense marketin önündeki kalabalıkta tüm karizmatikliğimle içen ve sarhoş olmuş kızları kesiyordum. bu süre zarfınde elimde ekmek poşeti olduğunu unutmuşum. ve sonunda dostum wyzab37 yani kısaca wyzab çıktı marketten. elinde siyah bir poşet ve poşetin içinde 70'lik viski, domates, salatalık ve 6'lı maden suyu vardı.
w: yoldaş, sende bir kadehde olsa içermisin?
F: (merak ve karmaşık duygularla) içerim dostum.
w: o zaman bu gece bizim gecemiz olsun ve hikayemiz burda başlasın.
tüm bilinmezliğiyle bu gürültü, patırtı ve kalabalık ortamdan karanlığa doğru adımlamaya başladık...
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar