bugün
- nervio40
- sözlükte kim kimle sevgili15
- yakıştırdığım çiftler serisi 111
- ısparta havalimanı4
- aleksey batrakov vs fyodor dostoyevski4
- çoçuk sahibi olmadan dünya'dan ayrılmak5
- fon vurguncularının fetva alması9
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- kadınların yaptığı en büyük hata4
- teoman müziği bıraktı8
- sözlük klasikleri12
- muslettin amca17
- yağmurlu bir güne uyanmak9
- evlenmek5
- erkekler neden teşhirci giyinmez9
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı32
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu2
- ahmet nazif zorlu11
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar6
- gol olunca gol diye bagiran insan2
- fenerbahçe 0 liverpool 83
- insan sevmemek6
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı6
- mohamed salah ghaly nickli yazar4
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar11
- sadettin saran ve ela rümeysa cebeci davası2
- iskenderpaşa cemaati3
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan9
- israil'in gazze saldırılarında 3 kişinin ölmesi4
- fenerbahçe 3 liverpool 15
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı7
- cezaevine özenen gençler9
- yeni tanışılan kimse8
- muslettin amca ile halı sahaya gitmek5
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı26
- atatürk düşmanı değilim6
- fenerlilerin ağlaması5
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı8
- sex shop6
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi6
- vergiler2
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı6
- egay bey birader sucukçu bay3
- anın görüntüsü34
- kurallara uyma refleksinin sorgulanmaması3
- aleksey batrakov27
- emre aydın dinledikten sonra havanın grileşmesi3
- çaya tükürmek3
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- gastronomi4
gece yarısına yakın bir saat saatte dostum wyzab37 yani kısaca wyzab ile ben açlık belirtileri ile evin mutfağını talan ettik, evdeki malzemeler köfte yapmaya elverişliydi. ancak bazı eksiklerimiz vardı. ekmek dometes gibi... wyzabın ev arkadaşı vecihi eve gelirken ekmek almadığı için çıkmak zorundaydık.
f: dostum wyzab, dışarı çıkalım da eksiklerimizi alalım.
w: tamam yoldaş, hemde hava almış oluruz.
evden çıkılır. saatin geç olduğu geç farkedilir. tekel bayinin önündeki tehtidler nedeni ile orası tercih edilmez. fırına yönlenilir. fırın kapanmıştır. diğer fırına gitmeyi ister wyzab. tam bu esnada...
f: dostum, okulun önündeki marketler henüz açıktır, istersen oraya gidelim. hem domates felanda alırız.
W: ama orası uzak yoldaş, ama sen istiyorsan ölüme bile gelirim yoldaş.
bu zaman diliminde..
w: yoldaş birşey yaklaşıyor.
f: (içinde karanlığın getirdiği korku ile) dostum ne yaklaşıyor.
w: yoldaş köpek görmüyor musun?
f: dostum bende korktum, köpeklerden korkmam. bir keresinde bizim sokaktaki uyuz köpek bana saldırmıştı. sinirden tüm gücümle köpeğe tekme attım. tamda kafasına geldi. savrulması ile fiat uno'nun jantına çarpması bir oldu.
w: o zaman ben senin soluna geçeyim.
şeklinde konuştuktan sonra yollarına devam ederler...
okulun karşısına geldikçe yeditepede festival günü olduğunu anlaşılır. tüm öğrenciler sarhoşturlar marketlerin önünde içki içen ve ne halde olduklarından habersiz bir yığın insanın arasından geçerek markete girilir.
tam bu esnada...
(arkadan ajda pekkanın sesi duyulurken)
f: dostum herkesin bira aldığı marketten ekmek domates almak garip olacak gibi.
w: haklısın yoldaş, belki bizde bira alırız.
f: saçmalama dostum.
ben ekmek dolabından iki ekmek aldım ve poşete koydum bu esnada wyzab kasadaydı.
w: domates yok mu?
yok kalmadı şeklinde bir homurtu duyuldu.
f: ekmekler burda dostum.
w: o zaman şimdilik bunları alalım ve evdeki biraları içelim(bira kelimesi özellikle vurgulu)
f: tamam dostum.
W: jb dışında elinizde viski yok mu? red label yok mu?
homurtu: bitti hepsi bunlar var kaçtane?
w: yok kalsın ben içemiyorum jb'yi
ordan çıarlar ve eve yönlemek üzerelerken,
f: dostum, gel birde yukardakine gidelim orda domates vardır.
w: yoldaş elimizde ekmeklerle, rezillik diz boyu millet içiyor sikişiyor. bizde iki ekmek aldık piç gibiyiz.
wyzab, usta bir hamle ile elindeki ekmekleri elime verdi. ve diğer markete girdi. bense marketin önündeki kalabalıkta tüm karizmatikliğimle içen ve sarhoş olmuş kızları kesiyordum. bu süre zarfınde elimde ekmek poşeti olduğunu unutmuşum. ve sonunda dostum wyzab37 yani kısaca wyzab çıktı marketten. elinde siyah bir poşet ve poşetin içinde 70'lik viski, domates, salatalık ve 6'lı maden suyu vardı.
w: yoldaş, sende bir kadehde olsa içermisin?
F: (merak ve karmaşık duygularla) içerim dostum.
w: o zaman bu gece bizim gecemiz olsun ve hikayemiz burda başlasın.
tüm bilinmezliğiyle bu gürültü, patırtı ve kalabalık ortamdan karanlığa doğru adımlamaya başladık...
*
f: dostum wyzab, dışarı çıkalım da eksiklerimizi alalım.
w: tamam yoldaş, hemde hava almış oluruz.
evden çıkılır. saatin geç olduğu geç farkedilir. tekel bayinin önündeki tehtidler nedeni ile orası tercih edilmez. fırına yönlenilir. fırın kapanmıştır. diğer fırına gitmeyi ister wyzab. tam bu esnada...
f: dostum, okulun önündeki marketler henüz açıktır, istersen oraya gidelim. hem domates felanda alırız.
W: ama orası uzak yoldaş, ama sen istiyorsan ölüme bile gelirim yoldaş.
bu zaman diliminde..
w: yoldaş birşey yaklaşıyor.
f: (içinde karanlığın getirdiği korku ile) dostum ne yaklaşıyor.
w: yoldaş köpek görmüyor musun?
f: dostum bende korktum, köpeklerden korkmam. bir keresinde bizim sokaktaki uyuz köpek bana saldırmıştı. sinirden tüm gücümle köpeğe tekme attım. tamda kafasına geldi. savrulması ile fiat uno'nun jantına çarpması bir oldu.
w: o zaman ben senin soluna geçeyim.
şeklinde konuştuktan sonra yollarına devam ederler...
okulun karşısına geldikçe yeditepede festival günü olduğunu anlaşılır. tüm öğrenciler sarhoşturlar marketlerin önünde içki içen ve ne halde olduklarından habersiz bir yığın insanın arasından geçerek markete girilir.
tam bu esnada...
(arkadan ajda pekkanın sesi duyulurken)
f: dostum herkesin bira aldığı marketten ekmek domates almak garip olacak gibi.
w: haklısın yoldaş, belki bizde bira alırız.
f: saçmalama dostum.
ben ekmek dolabından iki ekmek aldım ve poşete koydum bu esnada wyzab kasadaydı.
w: domates yok mu?
yok kalmadı şeklinde bir homurtu duyuldu.
f: ekmekler burda dostum.
w: o zaman şimdilik bunları alalım ve evdeki biraları içelim(bira kelimesi özellikle vurgulu)
f: tamam dostum.
W: jb dışında elinizde viski yok mu? red label yok mu?
homurtu: bitti hepsi bunlar var kaçtane?
w: yok kalsın ben içemiyorum jb'yi
ordan çıarlar ve eve yönlemek üzerelerken,
f: dostum, gel birde yukardakine gidelim orda domates vardır.
w: yoldaş elimizde ekmeklerle, rezillik diz boyu millet içiyor sikişiyor. bizde iki ekmek aldık piç gibiyiz.
wyzab, usta bir hamle ile elindeki ekmekleri elime verdi. ve diğer markete girdi. bense marketin önündeki kalabalıkta tüm karizmatikliğimle içen ve sarhoş olmuş kızları kesiyordum. bu süre zarfınde elimde ekmek poşeti olduğunu unutmuşum. ve sonunda dostum wyzab37 yani kısaca wyzab çıktı marketten. elinde siyah bir poşet ve poşetin içinde 70'lik viski, domates, salatalık ve 6'lı maden suyu vardı.
w: yoldaş, sende bir kadehde olsa içermisin?
F: (merak ve karmaşık duygularla) içerim dostum.
w: o zaman bu gece bizim gecemiz olsun ve hikayemiz burda başlasın.
tüm bilinmezliğiyle bu gürültü, patırtı ve kalabalık ortamdan karanlığa doğru adımlamaya başladık...
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar