bugün
- bakarız diyen erkek14
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir9
- kadınların evli erkeklere zaafı5
- kızlar kendinden büyük erkekleri sevseydi5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı28
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- afd'nin lideri alice weidel5
- espri yapmaya çalışmak3
- kıymalı kaşarlı pide6
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- aleksey batrakov7
- şeriatı savunan seküler3
- bu kalp seni unutur mu smsi atan evli eski sevgili3
- oğlak burcu kadını7
- renault fluence5
- çindistan4
- death stranding2
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- cübbeli ahmet hoca4
- islamcılık deccaliyetin bi parçası olacak2
- kötü bir gün geçirmek3
- erzurum gece hayatı5
- sözlüğün sarması13
- dışarıda yemek yemek2
- vexillarius the slayer12
- nervio25
- nasıl bir işe bulaştığının farkında olmamak5
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- anın fotoğrafı5
- şakirt aktiviteleri3
- bülent ortaçgil dinlerken hüngür hüngür ağlamak4
- türkiye kuş konferansı4
- taze fasulye yiyen erkek8
- akrep kadınları4
- 100 yıl içinde ai bağımsız hareket edecek6
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- amasra3
- efkan şeşen2
- diyarbakırda infaz edilen korucu2
- ama4
- juggernaut3
- sözlük yazarlarının ruh hali3
- akp nin devamlı kandırılması2
- akmar pasajı3
- torpilsiz iş bulmak4
- cigarettes after sex4
- pects us sus ual3
zülfü livaneli'nin yeni romanı "seranad" ile tekrar gündeme gelen ve zaten çok az insanın haberdar olduğu 2. dünya savaşında stalinin zulmünden kaçmak için hitlere kanan ve hitlerin yenilmesi ile tarihte eşine çok az rastlanır bir şekilde yok olan Kırım türklerinin hikayesi...
Radikal'den avni özgürel'in kaleminden:
'Mavi Alay' bir masal değil
Şimdilerde gerek belgesel film gerekse yayımlanan birkaç kitapla yeniden gündeme geldi 2. Dünya Savaşı'nda Alman ordusu saflarında görev alan Türkler.
Cengiz Dağcı'nın, Cabbar Ertürk'ün anılarından öğrenmiştik. Yakın zamanda Alman belgeleri de bir bir açılmaya başladı. Birkaç sene önce bu konuyu yazdığımda gelen mail'leri hatırlıyorum. "Uyurken sırtınız açık kaldığı için hayal/kâbus görmüşsünüz" diye yazmıştı biri.
Rusya'da yaşayan Türkler ilkin Stalin'in emriyle Kızılordu, esir düşünce de Göbels'in talimatıyla Alman ordusu saflarında görev aldı. Gerek savaş öncesi gerekse Kızılordu'da görev yaparken herhalde ölümlerden ölüm beğenmek diye tarif edilebilecek derecede ıstırap çeken, zulüm gören Kırım Türklerini, esir kaplarında çıkarıp cepheye sürerken "Ata yurdunuzu Ruslardan kurtaracağız" diyordu Almanlar. inanmıyorlardı bu söze ama hiç değilse işkence görmedikleri için ses de çıkarmıyorlardı. Hitler'in hayal perdesi yıkılıp savaş Almanya'nın yenilgisiyle sonuçlanınca Stalin 'hain' ilan edip bir bir avlamaya başladı Türkleri. Özellikle Berlin'de Türk komitelerinde görev yapanların peşindeydi Ruslar.
Kimlikleri tespit edilen bu kişilerin başına ödül bile koydu Stalin. Bulundukları Avrupa şehirlerinden toplanan Türkler kafileler halinde ingiliz ve Amerikan askerleri nezaretinde trenlere bindirilip SSCB'ye gönderilmeye başlandılar. Kaçabilenler italya'ya sığındı. Kızılordu teslim aldıklarını uzun uzadıya sorgulamak zahmetine katlanmıyor, kafileleri Rus topraklarına adım attıkları anda, kaçmasından endişe ettikleriniyse daha elçilik binalarındayken öldürüyordu.
Kendilerini nehirlere attılar
Yüzlerce Türk trenlere nezaret eden Amerikalıların şaşkın bakışları altında kendilerini uçurumlara, nehirlere atarak intihar ettiler. Ama bunun için dahi inzibatlara kendilerine yol vermeleri için yalvarmaları gerekti. Kırım Türklerini en fazla yaralayan ise Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun büyükelçi olarak bulunduğu isviçre hariç bütün Türk temsilciliklerinin kapısının kendilerine kapanması oldu. Daha da acısı 200 kadar esir Kırımlı 1945'te trenle getirildikleri Türkiye üzerinden Rusya'ya teslim edildi. Ve hepsi hudut kapısında Türk subayların gözü önünde kurşuna dizildi. Kars'a yaklaştıkları günlerde inzibatlar yalvarmalarına dayanamayıp bir kısmının Kızılçakçak baraj gölüne atlayarak intiharına göz yumdu o kadar...
avni özgürel
http://www.radikal.com.tr...=181101%22%3Evalilik%3C/a
Radikal'den avni özgürel'in kaleminden:
'Mavi Alay' bir masal değil
Şimdilerde gerek belgesel film gerekse yayımlanan birkaç kitapla yeniden gündeme geldi 2. Dünya Savaşı'nda Alman ordusu saflarında görev alan Türkler.
Cengiz Dağcı'nın, Cabbar Ertürk'ün anılarından öğrenmiştik. Yakın zamanda Alman belgeleri de bir bir açılmaya başladı. Birkaç sene önce bu konuyu yazdığımda gelen mail'leri hatırlıyorum. "Uyurken sırtınız açık kaldığı için hayal/kâbus görmüşsünüz" diye yazmıştı biri.
Rusya'da yaşayan Türkler ilkin Stalin'in emriyle Kızılordu, esir düşünce de Göbels'in talimatıyla Alman ordusu saflarında görev aldı. Gerek savaş öncesi gerekse Kızılordu'da görev yaparken herhalde ölümlerden ölüm beğenmek diye tarif edilebilecek derecede ıstırap çeken, zulüm gören Kırım Türklerini, esir kaplarında çıkarıp cepheye sürerken "Ata yurdunuzu Ruslardan kurtaracağız" diyordu Almanlar. inanmıyorlardı bu söze ama hiç değilse işkence görmedikleri için ses de çıkarmıyorlardı. Hitler'in hayal perdesi yıkılıp savaş Almanya'nın yenilgisiyle sonuçlanınca Stalin 'hain' ilan edip bir bir avlamaya başladı Türkleri. Özellikle Berlin'de Türk komitelerinde görev yapanların peşindeydi Ruslar.
Kimlikleri tespit edilen bu kişilerin başına ödül bile koydu Stalin. Bulundukları Avrupa şehirlerinden toplanan Türkler kafileler halinde ingiliz ve Amerikan askerleri nezaretinde trenlere bindirilip SSCB'ye gönderilmeye başlandılar. Kaçabilenler italya'ya sığındı. Kızılordu teslim aldıklarını uzun uzadıya sorgulamak zahmetine katlanmıyor, kafileleri Rus topraklarına adım attıkları anda, kaçmasından endişe ettikleriniyse daha elçilik binalarındayken öldürüyordu.
Kendilerini nehirlere attılar
Yüzlerce Türk trenlere nezaret eden Amerikalıların şaşkın bakışları altında kendilerini uçurumlara, nehirlere atarak intihar ettiler. Ama bunun için dahi inzibatlara kendilerine yol vermeleri için yalvarmaları gerekti. Kırım Türklerini en fazla yaralayan ise Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun büyükelçi olarak bulunduğu isviçre hariç bütün Türk temsilciliklerinin kapısının kendilerine kapanması oldu. Daha da acısı 200 kadar esir Kırımlı 1945'te trenle getirildikleri Türkiye üzerinden Rusya'ya teslim edildi. Ve hepsi hudut kapısında Türk subayların gözü önünde kurşuna dizildi. Kars'a yaklaştıkları günlerde inzibatlar yalvarmalarına dayanamayıp bir kısmının Kızılçakçak baraj gölüne atlayarak intiharına göz yumdu o kadar...
avni özgürel
http://www.radikal.com.tr...=181101%22%3Evalilik%3C/a
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar