bugün
- nissan micra kullanan erkek9
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek8
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak11
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın7
- disco disco gezen insan5
- nemlendirici krem16
- nev18
- askerde özlenen şeyler8
- parayı gazze için katlamak istedim4
- sophie dee'nin memeleri4
- katatespizartmasi13
- batı trakya müftülük atamalarına ankara tepkisi4
- sevgili deyince hemen aklına seks gelen insan3
- sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları5
- filiz ankara piyale barilla pastavila mutlu arbela4
- ağzı kokan arkadaş5
- oflamak2
- birbirine benzeyen ünlüler4
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın2
- gecenin rap şarkısı2
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- mokv yaşıyor mu6
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- teleferik6
- süs bitkisi2
- flört uygulamasında yazılımcı profili2
- bakın ne geldi6
- iri memeler6
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız6
- platonik aşık olduğum sözlük yazarının reddetmesi3
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- babaların babası5
- kedi tırnağı kesmek4
- kalıplaşmış güzellik standartları4
- sedef kaplama2
- fransızlar yeni bir çağ açacak mı3
- aşk acısının 1 saat sürmesi2
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- mustafa sarıgül4
- çocukluk arkadaşlığı11
- aziz yıldırım5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- azrail'in görüldüğü an6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı26
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- tiktok4
- tom skerritt2
zülfü livaneli'nin yeni romanı "seranad" ile tekrar gündeme gelen ve zaten çok az insanın haberdar olduğu 2. dünya savaşında stalinin zulmünden kaçmak için hitlere kanan ve hitlerin yenilmesi ile tarihte eşine çok az rastlanır bir şekilde yok olan Kırım türklerinin hikayesi...
Radikal'den avni özgürel'in kaleminden:
'Mavi Alay' bir masal değil
Şimdilerde gerek belgesel film gerekse yayımlanan birkaç kitapla yeniden gündeme geldi 2. Dünya Savaşı'nda Alman ordusu saflarında görev alan Türkler.
Cengiz Dağcı'nın, Cabbar Ertürk'ün anılarından öğrenmiştik. Yakın zamanda Alman belgeleri de bir bir açılmaya başladı. Birkaç sene önce bu konuyu yazdığımda gelen mail'leri hatırlıyorum. "Uyurken sırtınız açık kaldığı için hayal/kâbus görmüşsünüz" diye yazmıştı biri.
Rusya'da yaşayan Türkler ilkin Stalin'in emriyle Kızılordu, esir düşünce de Göbels'in talimatıyla Alman ordusu saflarında görev aldı. Gerek savaş öncesi gerekse Kızılordu'da görev yaparken herhalde ölümlerden ölüm beğenmek diye tarif edilebilecek derecede ıstırap çeken, zulüm gören Kırım Türklerini, esir kaplarında çıkarıp cepheye sürerken "Ata yurdunuzu Ruslardan kurtaracağız" diyordu Almanlar. inanmıyorlardı bu söze ama hiç değilse işkence görmedikleri için ses de çıkarmıyorlardı. Hitler'in hayal perdesi yıkılıp savaş Almanya'nın yenilgisiyle sonuçlanınca Stalin 'hain' ilan edip bir bir avlamaya başladı Türkleri. Özellikle Berlin'de Türk komitelerinde görev yapanların peşindeydi Ruslar.
Kimlikleri tespit edilen bu kişilerin başına ödül bile koydu Stalin. Bulundukları Avrupa şehirlerinden toplanan Türkler kafileler halinde ingiliz ve Amerikan askerleri nezaretinde trenlere bindirilip SSCB'ye gönderilmeye başlandılar. Kaçabilenler italya'ya sığındı. Kızılordu teslim aldıklarını uzun uzadıya sorgulamak zahmetine katlanmıyor, kafileleri Rus topraklarına adım attıkları anda, kaçmasından endişe ettikleriniyse daha elçilik binalarındayken öldürüyordu.
Kendilerini nehirlere attılar
Yüzlerce Türk trenlere nezaret eden Amerikalıların şaşkın bakışları altında kendilerini uçurumlara, nehirlere atarak intihar ettiler. Ama bunun için dahi inzibatlara kendilerine yol vermeleri için yalvarmaları gerekti. Kırım Türklerini en fazla yaralayan ise Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun büyükelçi olarak bulunduğu isviçre hariç bütün Türk temsilciliklerinin kapısının kendilerine kapanması oldu. Daha da acısı 200 kadar esir Kırımlı 1945'te trenle getirildikleri Türkiye üzerinden Rusya'ya teslim edildi. Ve hepsi hudut kapısında Türk subayların gözü önünde kurşuna dizildi. Kars'a yaklaştıkları günlerde inzibatlar yalvarmalarına dayanamayıp bir kısmının Kızılçakçak baraj gölüne atlayarak intiharına göz yumdu o kadar...
avni özgürel
http://www.radikal.com.tr...=181101%22%3Evalilik%3C/a
Radikal'den avni özgürel'in kaleminden:
'Mavi Alay' bir masal değil
Şimdilerde gerek belgesel film gerekse yayımlanan birkaç kitapla yeniden gündeme geldi 2. Dünya Savaşı'nda Alman ordusu saflarında görev alan Türkler.
Cengiz Dağcı'nın, Cabbar Ertürk'ün anılarından öğrenmiştik. Yakın zamanda Alman belgeleri de bir bir açılmaya başladı. Birkaç sene önce bu konuyu yazdığımda gelen mail'leri hatırlıyorum. "Uyurken sırtınız açık kaldığı için hayal/kâbus görmüşsünüz" diye yazmıştı biri.
Rusya'da yaşayan Türkler ilkin Stalin'in emriyle Kızılordu, esir düşünce de Göbels'in talimatıyla Alman ordusu saflarında görev aldı. Gerek savaş öncesi gerekse Kızılordu'da görev yaparken herhalde ölümlerden ölüm beğenmek diye tarif edilebilecek derecede ıstırap çeken, zulüm gören Kırım Türklerini, esir kaplarında çıkarıp cepheye sürerken "Ata yurdunuzu Ruslardan kurtaracağız" diyordu Almanlar. inanmıyorlardı bu söze ama hiç değilse işkence görmedikleri için ses de çıkarmıyorlardı. Hitler'in hayal perdesi yıkılıp savaş Almanya'nın yenilgisiyle sonuçlanınca Stalin 'hain' ilan edip bir bir avlamaya başladı Türkleri. Özellikle Berlin'de Türk komitelerinde görev yapanların peşindeydi Ruslar.
Kimlikleri tespit edilen bu kişilerin başına ödül bile koydu Stalin. Bulundukları Avrupa şehirlerinden toplanan Türkler kafileler halinde ingiliz ve Amerikan askerleri nezaretinde trenlere bindirilip SSCB'ye gönderilmeye başlandılar. Kaçabilenler italya'ya sığındı. Kızılordu teslim aldıklarını uzun uzadıya sorgulamak zahmetine katlanmıyor, kafileleri Rus topraklarına adım attıkları anda, kaçmasından endişe ettikleriniyse daha elçilik binalarındayken öldürüyordu.
Kendilerini nehirlere attılar
Yüzlerce Türk trenlere nezaret eden Amerikalıların şaşkın bakışları altında kendilerini uçurumlara, nehirlere atarak intihar ettiler. Ama bunun için dahi inzibatlara kendilerine yol vermeleri için yalvarmaları gerekti. Kırım Türklerini en fazla yaralayan ise Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun büyükelçi olarak bulunduğu isviçre hariç bütün Türk temsilciliklerinin kapısının kendilerine kapanması oldu. Daha da acısı 200 kadar esir Kırımlı 1945'te trenle getirildikleri Türkiye üzerinden Rusya'ya teslim edildi. Ve hepsi hudut kapısında Türk subayların gözü önünde kurşuna dizildi. Kars'a yaklaştıkları günlerde inzibatlar yalvarmalarına dayanamayıp bir kısmının Kızılçakçak baraj gölüne atlayarak intiharına göz yumdu o kadar...
avni özgürel
http://www.radikal.com.tr...=181101%22%3Evalilik%3C/a
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar