bugün
- yazarların en sevdiği sözler9
- kiraz cicegi kolonyasi34
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- yazarların en sevdiği meyve7
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi11
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- midye8
- mantra grubu6
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- 10 temmuz 20265
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- 1000 liralık boxer giymek5
- kuran da namazın olmaması21
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- kürdistan5
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- fas11
- kadın yazarların kavga etmesi11
- fransa8
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- velvet38
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- corona sonrası dünya düzeni4
- smallville dizisinde ki meteor ucubeleri2
- ayakseverlik5
- uzun ilişki sürdürmenin sırları4
- söylemek istenilenler4
- johnny sinsin araba vurdurması4
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- 2026 dünya kupası24
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- trump a kafa atmak2
- futbol21
- saraca finch house25
- tabağında yemek bırakan erkek5
- düşün ki o bunu okuyor6
- john glover2
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar9
- 30 gün psikiyatri servisinde yatmak2
- menemen4
- sanal oyunda bir kızla seks yapmak2
- fiat 131 vs peugeot 5043
- bonnie tyler5
- sevilen bilgisayar oyununu üç kelime ile anlatmak3
- macron koşacak diye park kapatan akepe35
zülfü livaneli'nin yeni romanı "seranad" ile tekrar gündeme gelen ve zaten çok az insanın haberdar olduğu 2. dünya savaşında stalinin zulmünden kaçmak için hitlere kanan ve hitlerin yenilmesi ile tarihte eşine çok az rastlanır bir şekilde yok olan Kırım türklerinin hikayesi...
Radikal'den avni özgürel'in kaleminden:
'Mavi Alay' bir masal değil
Şimdilerde gerek belgesel film gerekse yayımlanan birkaç kitapla yeniden gündeme geldi 2. Dünya Savaşı'nda Alman ordusu saflarında görev alan Türkler.
Cengiz Dağcı'nın, Cabbar Ertürk'ün anılarından öğrenmiştik. Yakın zamanda Alman belgeleri de bir bir açılmaya başladı. Birkaç sene önce bu konuyu yazdığımda gelen mail'leri hatırlıyorum. "Uyurken sırtınız açık kaldığı için hayal/kâbus görmüşsünüz" diye yazmıştı biri.
Rusya'da yaşayan Türkler ilkin Stalin'in emriyle Kızılordu, esir düşünce de Göbels'in talimatıyla Alman ordusu saflarında görev aldı. Gerek savaş öncesi gerekse Kızılordu'da görev yaparken herhalde ölümlerden ölüm beğenmek diye tarif edilebilecek derecede ıstırap çeken, zulüm gören Kırım Türklerini, esir kaplarında çıkarıp cepheye sürerken "Ata yurdunuzu Ruslardan kurtaracağız" diyordu Almanlar. inanmıyorlardı bu söze ama hiç değilse işkence görmedikleri için ses de çıkarmıyorlardı. Hitler'in hayal perdesi yıkılıp savaş Almanya'nın yenilgisiyle sonuçlanınca Stalin 'hain' ilan edip bir bir avlamaya başladı Türkleri. Özellikle Berlin'de Türk komitelerinde görev yapanların peşindeydi Ruslar.
Kimlikleri tespit edilen bu kişilerin başına ödül bile koydu Stalin. Bulundukları Avrupa şehirlerinden toplanan Türkler kafileler halinde ingiliz ve Amerikan askerleri nezaretinde trenlere bindirilip SSCB'ye gönderilmeye başlandılar. Kaçabilenler italya'ya sığındı. Kızılordu teslim aldıklarını uzun uzadıya sorgulamak zahmetine katlanmıyor, kafileleri Rus topraklarına adım attıkları anda, kaçmasından endişe ettikleriniyse daha elçilik binalarındayken öldürüyordu.
Kendilerini nehirlere attılar
Yüzlerce Türk trenlere nezaret eden Amerikalıların şaşkın bakışları altında kendilerini uçurumlara, nehirlere atarak intihar ettiler. Ama bunun için dahi inzibatlara kendilerine yol vermeleri için yalvarmaları gerekti. Kırım Türklerini en fazla yaralayan ise Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun büyükelçi olarak bulunduğu isviçre hariç bütün Türk temsilciliklerinin kapısının kendilerine kapanması oldu. Daha da acısı 200 kadar esir Kırımlı 1945'te trenle getirildikleri Türkiye üzerinden Rusya'ya teslim edildi. Ve hepsi hudut kapısında Türk subayların gözü önünde kurşuna dizildi. Kars'a yaklaştıkları günlerde inzibatlar yalvarmalarına dayanamayıp bir kısmının Kızılçakçak baraj gölüne atlayarak intiharına göz yumdu o kadar...
avni özgürel
http://www.radikal.com.tr...=181101%22%3Evalilik%3C/a
Radikal'den avni özgürel'in kaleminden:
'Mavi Alay' bir masal değil
Şimdilerde gerek belgesel film gerekse yayımlanan birkaç kitapla yeniden gündeme geldi 2. Dünya Savaşı'nda Alman ordusu saflarında görev alan Türkler.
Cengiz Dağcı'nın, Cabbar Ertürk'ün anılarından öğrenmiştik. Yakın zamanda Alman belgeleri de bir bir açılmaya başladı. Birkaç sene önce bu konuyu yazdığımda gelen mail'leri hatırlıyorum. "Uyurken sırtınız açık kaldığı için hayal/kâbus görmüşsünüz" diye yazmıştı biri.
Rusya'da yaşayan Türkler ilkin Stalin'in emriyle Kızılordu, esir düşünce de Göbels'in talimatıyla Alman ordusu saflarında görev aldı. Gerek savaş öncesi gerekse Kızılordu'da görev yaparken herhalde ölümlerden ölüm beğenmek diye tarif edilebilecek derecede ıstırap çeken, zulüm gören Kırım Türklerini, esir kaplarında çıkarıp cepheye sürerken "Ata yurdunuzu Ruslardan kurtaracağız" diyordu Almanlar. inanmıyorlardı bu söze ama hiç değilse işkence görmedikleri için ses de çıkarmıyorlardı. Hitler'in hayal perdesi yıkılıp savaş Almanya'nın yenilgisiyle sonuçlanınca Stalin 'hain' ilan edip bir bir avlamaya başladı Türkleri. Özellikle Berlin'de Türk komitelerinde görev yapanların peşindeydi Ruslar.
Kimlikleri tespit edilen bu kişilerin başına ödül bile koydu Stalin. Bulundukları Avrupa şehirlerinden toplanan Türkler kafileler halinde ingiliz ve Amerikan askerleri nezaretinde trenlere bindirilip SSCB'ye gönderilmeye başlandılar. Kaçabilenler italya'ya sığındı. Kızılordu teslim aldıklarını uzun uzadıya sorgulamak zahmetine katlanmıyor, kafileleri Rus topraklarına adım attıkları anda, kaçmasından endişe ettikleriniyse daha elçilik binalarındayken öldürüyordu.
Kendilerini nehirlere attılar
Yüzlerce Türk trenlere nezaret eden Amerikalıların şaşkın bakışları altında kendilerini uçurumlara, nehirlere atarak intihar ettiler. Ama bunun için dahi inzibatlara kendilerine yol vermeleri için yalvarmaları gerekti. Kırım Türklerini en fazla yaralayan ise Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun büyükelçi olarak bulunduğu isviçre hariç bütün Türk temsilciliklerinin kapısının kendilerine kapanması oldu. Daha da acısı 200 kadar esir Kırımlı 1945'te trenle getirildikleri Türkiye üzerinden Rusya'ya teslim edildi. Ve hepsi hudut kapısında Türk subayların gözü önünde kurşuna dizildi. Kars'a yaklaştıkları günlerde inzibatlar yalvarmalarına dayanamayıp bir kısmının Kızılçakçak baraj gölüne atlayarak intiharına göz yumdu o kadar...
avni özgürel
http://www.radikal.com.tr...=181101%22%3Evalilik%3C/a
Gündemdeki Haberler