bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı76
- gece gece bamya yenir mi8
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız5
- fenerbahçe biraz sert biraz katı5
- rus kadınla evlenir misiniz10
- okul zilinin pavlovsal etkisi3
- polis çevirmesi4
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması6
- kiraz cicegi kolonyasi20
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı16
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan3
- silvermist'in mutfağına konuk olmak12
- bakarız diyen erkek17
- okan buruk9
- dm yazarlığı9
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
- ne kadar paranız var10
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- dünya ya gelmeme gibi şansınız olsaydı5
- 0 0 710
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması8
- galatahahahahahaha7
- galatasaray'ın ülke puanının anasını bellemesi7
- bir yazara küfredilen entryyi artılayan yazarlar7
- recep tayyip erdoğan14
- cübbeli ahmet hoca9
- serhat kılıç28
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak2
- ey insan6
- gta 78
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir10
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- galatasaray'a lizbon da skandal kararlar5
- sözlüğün sarması13
- sonra konuşuruz diyen sevgili13
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver6
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- bütün entryleri futboldan ibaret yazar4
- dereden altın bulmak5
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- uğurcan çakır4
- hala açılacak başlık bulunması4
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- yasa dışı bahis operasyonunda 17 tutuklama2
- sırlar denizi5
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- gocu34
(25 Nisan 1917 - 15 Haziran 1996) yirminci yüzyılın en önemli caz vokalistlerinden biridir.
Entonasyonunun ve yorumunun kusursuzluğu, doğaçlamalarda bir trompet gibi kullanabildiği üç oktav aralığını aşan sesiyle anılır. Elli yedi seneyi aşan kariyerinde 13 Grammy Ödülü ile A.B.D başkanları Ronald Reagan (Ulusal Sanat Madalyası) ve George H. W. Bush (Özgürlük Madalyası) tarafından verilmiş iki ayrı ödüle sahip oldu.
Trompetçi ve caz vokalisti Louis Armstrong, gitarist Joe Pass ve orkestra şefleri Count Basie ve Duke Ellington ile yaptığı çalışmalarla da tanınır.
A.B.D'nin Virginia eyaletinde doğdu. Kısa süre sonra boşanan annesiyle New York'a taşındı. Geçirdiği tatsız olaylar yüzünden öğrencilik yıllarını güçlükle geçirmiş, ardından bir süre evsiz olarak yaşamıştır. ilk kez 17 yaşında Apollo Tiyatrosu'nda sahneye çıktı. Chick Webb'le tanıştı ve haftalık 12.50 dolar karşılığında grupla beraber turneye çıktı. "Love and Kisses" ilk kaydı yapılan, "A-Tisket, A-Tasket" ise tanınmasını sağlayan parçalardır. Webb'in ölümünden sonra orkestranın ismi değişti ve liderliği Fitzgerald devraldı.
1941'de solo kariyerine başladı ve Norman Granz'la çalıştığı caz konserlerine devam etti. Swing döneminin sona ermesi ve turnelere çıkan büyük orkestraların kapanışıyla birlikte Fiztgerald, ortaya çıkan Be-Bop akımından etkilenerek vokal tarzını değiştirdi. Dizzy Gillespie Orkestrası ile çalışmaları da onu yönlendirmiştir. Aynı dönemde Scat (kelimelerin olmadığı, anlamsız hecelerle emprovizasyon) tekniğini geliştirmiş ve ününü artırmıştır. Piyanist Ellis Larkins ile birlikte Gershwin bestelerini seslendirdi.
Çeşitli bestecilerin eserlerini seslendirdiği 8 şarkı kitabının ( Great American Songbook ) kayıtları devam ederken uluslararası turnelere de çıktı. Ölümünden sonra The New York Times köşe yazarı Frank Rich, bu eserleri seslendirerek beyaz ve Afrika kökenli Amerikalılar arasındaki kültürel bağların güçlenmesinde önemli rolü olan Fitzgerald'ın bunda en az Elvis Presley kadar başarılı olduğunu söylemiştir. Afrika kökenli bir sanatçının, göçmen yahudiler tarafından bestelenmiş yoksul kesimi anlatan şarkılarını hıristiyan beyazlara sevdirebilmiş olması, bu başarısını doğrular.
Fitzgerald uzun kariyeri boyunca ünlü birçok müzisyenle yanyana çalıştı. Trompetçi Roy Eldridge ve Dizzy Gillespie, gitarist Herb Ells, piyanist Tommy Flanagan, Oscar Peterson, Lou Levy, Paul Smith, Jimmy Rowles ve Ellis Larkins bunlardan bazılarıdır. Bu birliktelikler küçük gruplardan oluşuyordu ve performanslar genellikle canlıydı.
Decca, MGM, Atlantic, Capitol beraber çalıştığı şirketlerden bazılarıdır. Fitzgerald son kaydını 1989'da yapmış, 1991 yılında da son konserini vermiştir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ella_Fitzgerald
Entonasyonunun ve yorumunun kusursuzluğu, doğaçlamalarda bir trompet gibi kullanabildiği üç oktav aralığını aşan sesiyle anılır. Elli yedi seneyi aşan kariyerinde 13 Grammy Ödülü ile A.B.D başkanları Ronald Reagan (Ulusal Sanat Madalyası) ve George H. W. Bush (Özgürlük Madalyası) tarafından verilmiş iki ayrı ödüle sahip oldu.
Trompetçi ve caz vokalisti Louis Armstrong, gitarist Joe Pass ve orkestra şefleri Count Basie ve Duke Ellington ile yaptığı çalışmalarla da tanınır.
A.B.D'nin Virginia eyaletinde doğdu. Kısa süre sonra boşanan annesiyle New York'a taşındı. Geçirdiği tatsız olaylar yüzünden öğrencilik yıllarını güçlükle geçirmiş, ardından bir süre evsiz olarak yaşamıştır. ilk kez 17 yaşında Apollo Tiyatrosu'nda sahneye çıktı. Chick Webb'le tanıştı ve haftalık 12.50 dolar karşılığında grupla beraber turneye çıktı. "Love and Kisses" ilk kaydı yapılan, "A-Tisket, A-Tasket" ise tanınmasını sağlayan parçalardır. Webb'in ölümünden sonra orkestranın ismi değişti ve liderliği Fitzgerald devraldı.
1941'de solo kariyerine başladı ve Norman Granz'la çalıştığı caz konserlerine devam etti. Swing döneminin sona ermesi ve turnelere çıkan büyük orkestraların kapanışıyla birlikte Fiztgerald, ortaya çıkan Be-Bop akımından etkilenerek vokal tarzını değiştirdi. Dizzy Gillespie Orkestrası ile çalışmaları da onu yönlendirmiştir. Aynı dönemde Scat (kelimelerin olmadığı, anlamsız hecelerle emprovizasyon) tekniğini geliştirmiş ve ününü artırmıştır. Piyanist Ellis Larkins ile birlikte Gershwin bestelerini seslendirdi.
Çeşitli bestecilerin eserlerini seslendirdiği 8 şarkı kitabının ( Great American Songbook ) kayıtları devam ederken uluslararası turnelere de çıktı. Ölümünden sonra The New York Times köşe yazarı Frank Rich, bu eserleri seslendirerek beyaz ve Afrika kökenli Amerikalılar arasındaki kültürel bağların güçlenmesinde önemli rolü olan Fitzgerald'ın bunda en az Elvis Presley kadar başarılı olduğunu söylemiştir. Afrika kökenli bir sanatçının, göçmen yahudiler tarafından bestelenmiş yoksul kesimi anlatan şarkılarını hıristiyan beyazlara sevdirebilmiş olması, bu başarısını doğrular.
Fitzgerald uzun kariyeri boyunca ünlü birçok müzisyenle yanyana çalıştı. Trompetçi Roy Eldridge ve Dizzy Gillespie, gitarist Herb Ells, piyanist Tommy Flanagan, Oscar Peterson, Lou Levy, Paul Smith, Jimmy Rowles ve Ellis Larkins bunlardan bazılarıdır. Bu birliktelikler küçük gruplardan oluşuyordu ve performanslar genellikle canlıydı.
Decca, MGM, Atlantic, Capitol beraber çalıştığı şirketlerden bazılarıdır. Fitzgerald son kaydını 1989'da yapmış, 1991 yılında da son konserini vermiştir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ella_Fitzgerald
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar