bugün
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları7
- rafadan yumurta kaç dk olmalı9
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın16
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi6
- öbür sözlük5
- rakının ülseri geçirmesi4
- hayata direnmek5
- kol saati takmanın anlamsızlığı5
- yoğurt11
- elin bir başka kadının eline değmesi3
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- yazarların mezun olduğu okullar6
- nasreddin hoca'nın eşeğine kayyum olarak atandım4
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır9
- atm'ye ateme diyen hanzo13
- ben bu çağa ait değilim2
- ölmesi gereken türk gelenekleri5
- yaşamak gibi ölmeyi de hak etmeli insan3
- saraca finch house21
- çalışmadan rahat yaşamanın yolları2
- tuvalet atıkları bile abd'ye götürülecek4
- din kardeşimiz filistin6
- melankolik2
- istanbul da yaşamanın imkansız hale gelmesi4
- nike2
- dövmesi olan erkek7
- sigarayı günde 1 dala düşürmek5
- sevilen kadının topuklarını öpüp ısırmak7
- öbür sözlükte yazan biriyle ciddi düşünür müsünüz2
- erdoğan'ın trump'ı havaalanında karşılaması2
- daha 17 dizisi2
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı16
- metres ilişkisine eğilimli erkek7
- psikiyatri servisinde bir kızla tanışmak3
- çorabın tekini yutan çamaşır makinesi3
- korku filmleri3
- jagermeister4
- sözlüğe nude atar mısınız6
- tai lung'un kız halini kıskanıyor olmam6
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık4
- acaba ütüyü prizde unuttum mu2
- sözlüğe vücudunun fotoğrafını atan kadınlar5
- 40 yaş altı sözlük bebeleri11
- sözlük kızlarının bikinili fotoğrafının olmaması7
- sözlüğün namus bekçileri5
- düzce3
- falıma bakmak isteyen sözlük yazarları5
- baş ağrısı5
- düz lise mezunu2
Hasan Ali Toptaş'ın "Harfler ve Notalar" isimli kitabının "Ayakta Yazmak" bölümünde, Tahsin Yücel'in "Yazın Gene Yazın" adlı kitabında yer alan şu olaydan bahsedilir:
Fransız yazar Michel Tournier, bir söyleşi yapmak üzere Clericourt hapishanesine davet edilir. Azılı mahkumların bulunduğu hapishanede, mahkumlar marangoz atölyesinde çalışmakta ve kalan zamanda da kitap okumaktadırlar. Konuk yazarın bazı kitaplarını da okumuşlardır. Mahkumlar ve yazar hem bu kitaplar hem de genel olarak yazma üzerine konuşurlar. Sohbetin bitiminde yazar mahkumlara:
"Ayakta yazmak gerekir" der,
"Hiçbir zaman diz çökerek yazmamalıdır."
Toptaş'ın değerlendirmesine göre burada Tournier'nin kastettiği ayakta durarak yazmak değil, kimseye boyun eğmeden yazmaktır, fikirlerini korkusuzca savunmaktır.
Söyleşinin üzerinden üç ay geçmiştir ve bir gün Tournier'nin evine bir armağan gönderilir. Uzun ayaklı ve eğik yüzeyli bir sehpa... Yanında kısa bir not vardır:
"Ayakta yazmak için. Clericourt mahkumlarından."
Yazıyı gene Toptaş'ın değerlendirmesiyle bitirelim:
"Kapısına getirilen bu ilginç masayı gördüğü zaman Tournier'nin aklından neler geçti bilemiyorum. Ben olsaydım, herhalde onu gönderen mahkumların sözlerimi gayet iyi anladıklarını, kendi sözümü bana hatırlatmak için de anlamamış gibi davranarak şakacı bir ruhla bu masayı yaptıklarını düşünür ve hafifçe gülümserdim.
O uzun ayaklı masayı da, üzerine iliştirilen notla birlikte evin içinde her daim rahatça görebileceğim bir yere koyardım."
Fransız yazar Michel Tournier, bir söyleşi yapmak üzere Clericourt hapishanesine davet edilir. Azılı mahkumların bulunduğu hapishanede, mahkumlar marangoz atölyesinde çalışmakta ve kalan zamanda da kitap okumaktadırlar. Konuk yazarın bazı kitaplarını da okumuşlardır. Mahkumlar ve yazar hem bu kitaplar hem de genel olarak yazma üzerine konuşurlar. Sohbetin bitiminde yazar mahkumlara:
"Ayakta yazmak gerekir" der,
"Hiçbir zaman diz çökerek yazmamalıdır."
Toptaş'ın değerlendirmesine göre burada Tournier'nin kastettiği ayakta durarak yazmak değil, kimseye boyun eğmeden yazmaktır, fikirlerini korkusuzca savunmaktır.
Söyleşinin üzerinden üç ay geçmiştir ve bir gün Tournier'nin evine bir armağan gönderilir. Uzun ayaklı ve eğik yüzeyli bir sehpa... Yanında kısa bir not vardır:
"Ayakta yazmak için. Clericourt mahkumlarından."
Yazıyı gene Toptaş'ın değerlendirmesiyle bitirelim:
"Kapısına getirilen bu ilginç masayı gördüğü zaman Tournier'nin aklından neler geçti bilemiyorum. Ben olsaydım, herhalde onu gönderen mahkumların sözlerimi gayet iyi anladıklarını, kendi sözümü bana hatırlatmak için de anlamamış gibi davranarak şakacı bir ruhla bu masayı yaptıklarını düşünür ve hafifçe gülümserdim.
O uzun ayaklı masayı da, üzerine iliştirilen notla birlikte evin içinde her daim rahatça görebileceğim bir yere koyardım."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar