bugün
- kolye125
- lale12
- billie eilish'in memeleri7
- var olmak için ne yaptınız12
- yol5
- at6
- z kusagi4
- netflix asaf dizisi3
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- cemil tugay6
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- paralel evren2
- spider man brand new day2
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- brezilya7
- gemini2
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- pıtı atma4
- sevgili nedir7
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- gül7
- kaplan17
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- duayı bencil bir iş haline getirmek4
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- aslan15
- evi ev yapan şeyler14
- bileklik19
- elma5
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması5
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- kötüyü alaşağı etmek3
- ankara8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- sarı teker kim sorunsalı8
- zebra7
- kırgızistan3
- ona bir şey söyle10
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz2
- hatay usulü soslu döner2
- amerika birleşik devletleri6
- yogartiksen39
- galatasaray19
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- nick vermeden bir yazara seslen9
- fenerbahçe18
- futbol18
- timsah9
- gece gece sinirlenmek2
insanoğlunun yaşamı boyunca ağırlığı altında ezildiği sonsuz kaosun kaynağı, sonsuz algılar girdabında savrulmaya mahkum olmasıdır.
sizin bir gerçeğiniz, hakikatiniz varsın olsun, karşınıza geçen her insan farklı bir algı ile sizde bambaşka bir gerçeklik faraziyeliyecektir.
insanın ufkunu açanda, daraltanda aslında bu dipsiz algı kuyusudur.
biz geçmişe bakıp, taş devri algılıyoruz.
hiç düşünmüyoruzki doğa ile uyum sağlayan, aslında ekolojik bir hayat felsefesi edinmiş o insanlar kendi dünyalarını nasıl bir gerçeklikle algılıyorlardı.
aslında mutlak tektir ama bu mutlağı insan aklı ile bulmak imkansızdır.
biz, çağımızın yapılarını ve tekniğini, insanoğlunu ölümsüz kılacak bir araç olarak algılıyoruz.
gerçek aslında çok farklı olabilir.
din algımız, kainat algımız, madde algımız, iyi algımız, kötü algımız, kısacası insanı insan yapan tüm sosyal algılarımız yanlış çıkabilir.
nasılki algısal boyutu paylaşmamıza rağmen birbirimizi farklı algılıyoruz, hayatı da çok yanlış algılamış olabiliriz.
ama aslında bunun hiçbir önemi yok.
zira insanoğlu algıları ile varolabiliyor, varolduğunu hissedebiliyor.
mutlak gerçekler dışında birşey olmasa idi insanlık olmazdı.
biz algılarımızla varolduk.
algılarımız olmasa idi biz olmazdık.
işte sırf bu yüzden, algılarından dolayı da kimseyi suçlamamayı öğrenmeliyiz.
tüm dünyadaki insanları aynı pencereden bakıtmak mümkün değil.
kaldı ki mümkün olsa bile, aynı şeyleri görmelerini sağlayamazdık.
en önemlisi de aynı şeylere baksalar bile farklı farklı şeyler algılayacaklardı.
algıları ile farklı bir pencere açacaklar, o pencerelerden farklı farklı yönlere bakacaklar ve yeni pencereler keşfedeceklerdi.
algılarımız olmadan biz bir hiçiz.
mutlak karşısında bizi, biz olarak vareden sadece algılarımız.
birilerinin algılarımıza ayar vermesine de, yasaklar koymasına da müsaade edemeyiz.
müsaade edersek, kendi kendimizi algısızlığa zincirlemiş oluruz.
sizin bir gerçeğiniz, hakikatiniz varsın olsun, karşınıza geçen her insan farklı bir algı ile sizde bambaşka bir gerçeklik faraziyeliyecektir.
insanın ufkunu açanda, daraltanda aslında bu dipsiz algı kuyusudur.
biz geçmişe bakıp, taş devri algılıyoruz.
hiç düşünmüyoruzki doğa ile uyum sağlayan, aslında ekolojik bir hayat felsefesi edinmiş o insanlar kendi dünyalarını nasıl bir gerçeklikle algılıyorlardı.
aslında mutlak tektir ama bu mutlağı insan aklı ile bulmak imkansızdır.
biz, çağımızın yapılarını ve tekniğini, insanoğlunu ölümsüz kılacak bir araç olarak algılıyoruz.
gerçek aslında çok farklı olabilir.
din algımız, kainat algımız, madde algımız, iyi algımız, kötü algımız, kısacası insanı insan yapan tüm sosyal algılarımız yanlış çıkabilir.
nasılki algısal boyutu paylaşmamıza rağmen birbirimizi farklı algılıyoruz, hayatı da çok yanlış algılamış olabiliriz.
ama aslında bunun hiçbir önemi yok.
zira insanoğlu algıları ile varolabiliyor, varolduğunu hissedebiliyor.
mutlak gerçekler dışında birşey olmasa idi insanlık olmazdı.
biz algılarımızla varolduk.
algılarımız olmasa idi biz olmazdık.
işte sırf bu yüzden, algılarından dolayı da kimseyi suçlamamayı öğrenmeliyiz.
tüm dünyadaki insanları aynı pencereden bakıtmak mümkün değil.
kaldı ki mümkün olsa bile, aynı şeyleri görmelerini sağlayamazdık.
en önemlisi de aynı şeylere baksalar bile farklı farklı şeyler algılayacaklardı.
algıları ile farklı bir pencere açacaklar, o pencerelerden farklı farklı yönlere bakacaklar ve yeni pencereler keşfedeceklerdi.
algılarımız olmadan biz bir hiçiz.
mutlak karşısında bizi, biz olarak vareden sadece algılarımız.
birilerinin algılarımıza ayar vermesine de, yasaklar koymasına da müsaade edemeyiz.
müsaade edersek, kendi kendimizi algısızlığa zincirlemiş oluruz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar