bugün
- sürekli silik atıp utanmadan dönen yazarlar5
- fenerbahçe vs galatasaray23
- saatte 100 km hızla gidip 100 km yol alamamak5
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri11
- ioçk4
- koala görünce eksiyi basmak4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- normal mario2
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması3
- fatma nur ve hifa ikra'nın ölümü2
- özür dilemeyi bilmek3
- sözlüğün en sevilen yazarı30
- fatih tekke5
- yolcu ettiğin kişinin ardından küçük su dökmek3
- adressiz sorgular2
- sözlüğün en güzel 100 kadını3
- dindarların çoğunun fakir olması9
- isviçre alplerinde leğenle kaymak3
- gocu4
- sorgulayan aklı insana kim verdi19
- ateistlerin yaşama amacı24
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- teröriste sövmek artık yasak23
- kelle paça4
- kadınlar yüzünden sözlüğün bu halde olması10
- apo idam edilmeli12
- kürtler eşcinseller solcular ve afyonlular6
- sözlüğün kepengini kaldırırken düşünülen3
- erdoğan'a makarna için oy verildiğini sanan tip4
- mucize beklemek2
- dambılları el bombası gibi sağa sola atmak2
- toplu taşımada tanımadığın birinin omzuna uyumak2
- yeter ulan artık19
- birinin omzuna dokunup kadeh tokuşturmak2
- 2027 sözlük kuralları5
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon11
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- bazı kızların çok güzel olması2
- güne bir şiir bırak5
- velvet17
- sarapci koala54
- yazın bitiyor olması4
- sözlüğe küsmek15
- sözlükle ilgili endişeler6
- fenerbahçe25
- tarihin en kötü lyonu14
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler11
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar16
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı6
- öfke6
insanoğlunun yaşamı boyunca ağırlığı altında ezildiği sonsuz kaosun kaynağı, sonsuz algılar girdabında savrulmaya mahkum olmasıdır.
sizin bir gerçeğiniz, hakikatiniz varsın olsun, karşınıza geçen her insan farklı bir algı ile sizde bambaşka bir gerçeklik faraziyeliyecektir.
insanın ufkunu açanda, daraltanda aslında bu dipsiz algı kuyusudur.
biz geçmişe bakıp, taş devri algılıyoruz.
hiç düşünmüyoruzki doğa ile uyum sağlayan, aslında ekolojik bir hayat felsefesi edinmiş o insanlar kendi dünyalarını nasıl bir gerçeklikle algılıyorlardı.
aslında mutlak tektir ama bu mutlağı insan aklı ile bulmak imkansızdır.
biz, çağımızın yapılarını ve tekniğini, insanoğlunu ölümsüz kılacak bir araç olarak algılıyoruz.
gerçek aslında çok farklı olabilir.
din algımız, kainat algımız, madde algımız, iyi algımız, kötü algımız, kısacası insanı insan yapan tüm sosyal algılarımız yanlış çıkabilir.
nasılki algısal boyutu paylaşmamıza rağmen birbirimizi farklı algılıyoruz, hayatı da çok yanlış algılamış olabiliriz.
ama aslında bunun hiçbir önemi yok.
zira insanoğlu algıları ile varolabiliyor, varolduğunu hissedebiliyor.
mutlak gerçekler dışında birşey olmasa idi insanlık olmazdı.
biz algılarımızla varolduk.
algılarımız olmasa idi biz olmazdık.
işte sırf bu yüzden, algılarından dolayı da kimseyi suçlamamayı öğrenmeliyiz.
tüm dünyadaki insanları aynı pencereden bakıtmak mümkün değil.
kaldı ki mümkün olsa bile, aynı şeyleri görmelerini sağlayamazdık.
en önemlisi de aynı şeylere baksalar bile farklı farklı şeyler algılayacaklardı.
algıları ile farklı bir pencere açacaklar, o pencerelerden farklı farklı yönlere bakacaklar ve yeni pencereler keşfedeceklerdi.
algılarımız olmadan biz bir hiçiz.
mutlak karşısında bizi, biz olarak vareden sadece algılarımız.
birilerinin algılarımıza ayar vermesine de, yasaklar koymasına da müsaade edemeyiz.
müsaade edersek, kendi kendimizi algısızlığa zincirlemiş oluruz.
sizin bir gerçeğiniz, hakikatiniz varsın olsun, karşınıza geçen her insan farklı bir algı ile sizde bambaşka bir gerçeklik faraziyeliyecektir.
insanın ufkunu açanda, daraltanda aslında bu dipsiz algı kuyusudur.
biz geçmişe bakıp, taş devri algılıyoruz.
hiç düşünmüyoruzki doğa ile uyum sağlayan, aslında ekolojik bir hayat felsefesi edinmiş o insanlar kendi dünyalarını nasıl bir gerçeklikle algılıyorlardı.
aslında mutlak tektir ama bu mutlağı insan aklı ile bulmak imkansızdır.
biz, çağımızın yapılarını ve tekniğini, insanoğlunu ölümsüz kılacak bir araç olarak algılıyoruz.
gerçek aslında çok farklı olabilir.
din algımız, kainat algımız, madde algımız, iyi algımız, kötü algımız, kısacası insanı insan yapan tüm sosyal algılarımız yanlış çıkabilir.
nasılki algısal boyutu paylaşmamıza rağmen birbirimizi farklı algılıyoruz, hayatı da çok yanlış algılamış olabiliriz.
ama aslında bunun hiçbir önemi yok.
zira insanoğlu algıları ile varolabiliyor, varolduğunu hissedebiliyor.
mutlak gerçekler dışında birşey olmasa idi insanlık olmazdı.
biz algılarımızla varolduk.
algılarımız olmasa idi biz olmazdık.
işte sırf bu yüzden, algılarından dolayı da kimseyi suçlamamayı öğrenmeliyiz.
tüm dünyadaki insanları aynı pencereden bakıtmak mümkün değil.
kaldı ki mümkün olsa bile, aynı şeyleri görmelerini sağlayamazdık.
en önemlisi de aynı şeylere baksalar bile farklı farklı şeyler algılayacaklardı.
algıları ile farklı bir pencere açacaklar, o pencerelerden farklı farklı yönlere bakacaklar ve yeni pencereler keşfedeceklerdi.
algılarımız olmadan biz bir hiçiz.
mutlak karşısında bizi, biz olarak vareden sadece algılarımız.
birilerinin algılarımıza ayar vermesine de, yasaklar koymasına da müsaade edemeyiz.
müsaade edersek, kendi kendimizi algısızlığa zincirlemiş oluruz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar