bugün
- ortada bir yolsuzluk olmaması17
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- yağmurdan nefret etmek9
- melih gökçek soruşturması ne oldu21
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- 28 eylül 2026 deniz göktaş'ın ilk duruşması5
- romanya53
- fatma betülleri doyurmak3
- sürü psikolojisinin felsefi temeli2
- bir arabuluculuk yöntemi olarak arkadan sarılmak2
- sözlüğün meme platformuna dönmesi8
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları21
- bolu da zimmet soruşturması 9 gözaltı2
- alfabede j harfi neden var3
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi15
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis9
- albea var mı abi düşük kilometreli6
- street fighter3
- heyt bey'nin fon olayından para kazanmış olması7
- fırtınalı hava3
- anadolu üniversitesi2
- sırbistan da vucic'in istifası2
- nihat genç5
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- fırtınalı havada denize açılan geri zekalılar2
- patrona sigorta yap diye yalvarmak2
- gül döktüm yollarına2
- flört uygulamasında eşleşme algoritması4
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- meme yalarken düşünülen şeyler5
- adam yine kazanacak3
- fatma betül sayan kaya39
- matkabın var mı diye mesaj atan kız4
- almanya25
- türkiye24
- otel odası10
- yazarların yağmurlu havada yaptıkları2
- karton toplayan çocuk16
- dünya61
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- sözlük kızlarının ojeleri16
- sözlükteki ayakçılar10
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli14
- işsiz2
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- kadınların sapık olması10
- yüksek enflasyon3
- nick vermeden bir yazara seslen14
- nikola tesla'nın kürt olması10
- roketsan'ın karaok füzesinin hava hedefini vurması2
cifr'i benimseyen panteist bir islami tarikattır. Bu inanışın temeli şudur, Kelam (söz) görünüşünde tecelli eden Tanrı (Hak) kendisine harflerle görüntü buldu. Yani yaratıcı olan harfti. Hurufîliğe göre varlığın görünüşü sesle başlardı. Ses, gizli âlemden gelmiş ve evrende her varlıkta var olmuştu. Canlılarda bu ses aktif halde vardır. Cansızlarda ise potansiyel olarak mevcuttur. Bir cansızı bir cansıza vurursak bu ses meydana çıkacaktır.
Harf ve sayılardan dinsel yorum çıkartan bu tarikata göre sesin olgunlaşmış hali ise sözdür (kelam). Bu da ancak insanlardan meydana geliyordu. "Kuran" sözcüğü de, "sözlü okuma, ağızla söyleme, yüksek sesle söyleme" anlamına gelmektedir zaten. Söz ise harflerden oluşur. Bu duruma göre sesin, sözün aslı harfti. Yani temel yaratıcı olan harfti. Bu nedenle, Hurufîlik konuşan insanı Tanrılaştırır. Çünkü söz, gerçekleşmiş, varlık olarak belirmiş olan Tanrı'ydı. Bu da insanda dile gelmiştir. insan, konuşan Tanrı'ydı (kelamullah-ı natık).
Hurufîlik'te amaç insandı ve insanın açıklanması Tanrı'yı da açıklamaktı. Hurufîliğe göre, harflerin birbiriyle sonsuz sayıda birleşme olanağı vardı. Harfler insan yüzünde de görünüyordu. Örneğin, Arapça "ayın" harfi ağız, "lam" harfi burun, "ye" harfi çene; bunlar birleşince "Ali" insan yüzünde belirmiş olurdu.
Keza Hurufîler, "elif harfini burna, burnun iki tarafını iki "lam" harfine ve gözleri de "he" harfine benzeterek insanın yüzünde "Allah" yazılı olduğunu söylerler. en tanınmış şairlerimizden Nesimi de bir Hurufî'ydi; bu nedenle derisi yüzülerek canı alınmıştır.
"Sofular haram dediler, bu aşkın badesine/Ben doldurur ben içerim, günah benim kime ne?"
Nesimî'nin derisi yüzülmüştü; ama diğer yandan ise Hurufilik Osmanlı Sarayı'nı bile etkilemişti, örneğin Fatih Sultan Mehmed Hurufîliğe ilgi duymuştu. Ama bu yakınlıktan korkan Sadrazam Mahmud Paşa, Şeyhülislam Fahreddin Acemî'yle işbirliği yapıp, oyuna getirdikleri Hurufîleri Edirne'deki Üç şerefeli Cami'nin avlusunda yaktırmıştır. Ateşi canlandırmak isteyen şeyhülislamın ateşi üflerken sakalının ve yüzünün yanması çeşitli rivayetlere neden olmuştur.
Hurufîliği, bir inanç sistemi olarak kurup tarikat haline getiren Esterâbadlı Şihabeddin Fazlullah Hurufî'ydi.
Harf ve sayılardan dinsel yorum çıkartan bu tarikata göre sesin olgunlaşmış hali ise sözdür (kelam). Bu da ancak insanlardan meydana geliyordu. "Kuran" sözcüğü de, "sözlü okuma, ağızla söyleme, yüksek sesle söyleme" anlamına gelmektedir zaten. Söz ise harflerden oluşur. Bu duruma göre sesin, sözün aslı harfti. Yani temel yaratıcı olan harfti. Bu nedenle, Hurufîlik konuşan insanı Tanrılaştırır. Çünkü söz, gerçekleşmiş, varlık olarak belirmiş olan Tanrı'ydı. Bu da insanda dile gelmiştir. insan, konuşan Tanrı'ydı (kelamullah-ı natık).
Hurufîlik'te amaç insandı ve insanın açıklanması Tanrı'yı da açıklamaktı. Hurufîliğe göre, harflerin birbiriyle sonsuz sayıda birleşme olanağı vardı. Harfler insan yüzünde de görünüyordu. Örneğin, Arapça "ayın" harfi ağız, "lam" harfi burun, "ye" harfi çene; bunlar birleşince "Ali" insan yüzünde belirmiş olurdu.
Keza Hurufîler, "elif harfini burna, burnun iki tarafını iki "lam" harfine ve gözleri de "he" harfine benzeterek insanın yüzünde "Allah" yazılı olduğunu söylerler. en tanınmış şairlerimizden Nesimi de bir Hurufî'ydi; bu nedenle derisi yüzülerek canı alınmıştır.
"Sofular haram dediler, bu aşkın badesine/Ben doldurur ben içerim, günah benim kime ne?"
Nesimî'nin derisi yüzülmüştü; ama diğer yandan ise Hurufilik Osmanlı Sarayı'nı bile etkilemişti, örneğin Fatih Sultan Mehmed Hurufîliğe ilgi duymuştu. Ama bu yakınlıktan korkan Sadrazam Mahmud Paşa, Şeyhülislam Fahreddin Acemî'yle işbirliği yapıp, oyuna getirdikleri Hurufîleri Edirne'deki Üç şerefeli Cami'nin avlusunda yaktırmıştır. Ateşi canlandırmak isteyen şeyhülislamın ateşi üflerken sakalının ve yüzünün yanması çeşitli rivayetlere neden olmuştur.
Hurufîliği, bir inanç sistemi olarak kurup tarikat haline getiren Esterâbadlı Şihabeddin Fazlullah Hurufî'ydi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar