bugün
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım9
- ölü bir sineği kafanızda canlandırabilir misiniz6
- nohut yaptım nası olmuş12
- hakkımda bilmeniz gerekenler18
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası9
- özel güvenlik görevlisi sınavını kazanmak5
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- mavi götlü küçük ibneler şafağında karşılıksız aşk5
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- sıkıldım abi4
- malatya5
- 45 bin liraya alınabilecek en iyi araba5
- sosyal medya kullanmıyorum diyen sözlük yazarı3
- ioçk10
- edirne'ye yerleşen tokatlılar3
- nervio burak demirbilek evliliği13
- bey biraderler5
- yorgun mermi vs nervio12
- arkadaşlar5
- dünyaya çocuk getirmek3
- kadın biraderlere ne deniyor sorusu4
- filenin sultanları5
- arkadaşlar çabuk bakın8
- birader ne demek11
- uludağ sözlük discord grubu10
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- uludağ sözlük partisi8
- black hawk down2
- abdülhamid kayıhan osmanoğlu4
- koala'nın bu hayatı yaşamaması5
- kabataş görüntülerinin bu cuma yayınlanacak olması4
- limonlu makarna9
- diamond bosphorus16
- yeni parti46
- bond james bond2
- süzme yoğurt3
- börekitas3
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- tuvaletten 80 cm boyunda fare çıkması2
- tai lung18
- muşlettin bey caddesi2
- ben gidiyorum4
- giden gider5
- arabayı yavaş süren tipler16
- ismet gürbüz10
- merfulu gitmesin kampanyası15
- traktörü olan yazarlar7
- kitap önerir misiniz7
- kız nick altı meriçleri12
öncelikle şunu söyleyeyim, aykut kocaman'ın çok büyük destekçisiyim.
young boys maçındaki silik, amaçsız futbola rağmen,
paok maçında emre'yi çıkartıp selçuk'u almasına rağmen,
kayseri maçına yedek stoper olmadan gitme riskini almasına rağmen,
10 sene sonra ilk kez galatasaray'a kadıköy'de puan vermemize rağmen,
beşiktaşı'ı daha ilk yarıda 5'lik yapabilecekken, kadıköy'de 1 puana razı olmamıza rağmen,
bitmek bilmez özer hurmacı ve christian baroni aşkına rağmen,
oyuna 70'ten önce müdahale etmemesine rağmen,
mehmet topuz'u emre'nin yanında kullanmayı reddetmesine rağmen,
taraftarın ikisini birden istediği dia ve stoch'tan bazen ikisini de kullanmamasına rağmen,
niang'ı kimi zaman kanada hapsetmesine rağmen,
geçen yıl şampiyonluğu kaptırdığımız bursa'dan iki maçta da intikam alamamamıza rağmen..
neden mi ? şunlar yüzünden :
bu adamın amacı neydi ? hızlı futbol, 4-3-3, 90 dakika mücadele. takım hızlı futbol oynuyor mu ? evet. uzatmalarda bile pozisyona girmeye çalışan bir takım oldu çıktı fenerbahçe. önde pasmaya başladı, şuursuz hücumlar yerine top çevirmeye başladı. daum'un takımı geçen yıl şampiyon dahi olsaydı daum'un defolup gitmesini isterdim. çünkü o takım taraftara eziyet ediyordu, 1 gol atıp 70 dakika üstüne yatıyordu. buna rağmen kontra bile yapamıyordu. maçlarda heyecen, coşku, arzu yoktu. revizyona gelince.. selçuk şahin'i saymazsak yıllardır illallah dediğimiz gökçek vederson, ali bilgin, volkan babacan, deniz barış ve yanlış transfer gökhan ünal takımdan temizlendi. kimsenin adını sanını bilmediği (fm oynayanları tenzih ediyorum) dia ve stoch gibi iki cevher bulundu. komik rakamlara ve genç yaşlarında fenerbahçe'ye geldiler. çok büyük bir yıldız değilse de tecrübe abidesi olan yobo, lugano'yla müthiş bir uyum yakaladı. caner her ne kadar akmasa da, damladığı bir gerçek. mehmet topuz'a işin ciddiyeti aşılandı, alex'le buzlar eritildi. şu saatten sonra şampiyon olamasa bile (ki böyle bir şeye önceki acı tecrübelere rağmen zerre kadar bile ihtimal vermiyorum) çatır çatır mücadele eden, 3 yiyorsa 5 atan, rakibi kim olursa olsun sindiren bir fenerbahçe var. ligin 2.yarısındaki fikstür hiç de kolay değild, buna dikkati çekmek gerek. galibiyet serisinde trabzon, kayseri, manisa, beşiktaş, galatasaray gibi "kalın" rakipler mevcuttu. öne geçtiği maçı muhakkak kazanan, geriye düştüğünü de aksilik olmazsa söke söke çeviren bir takım oluştu. her an herkes gol atabilir hale geldi. alex'in 22, niang'ın 15, semih'in 10, lugano'nun 7 golü var ama, gökhan gönül'den caner'e, emre belözoğlu'ndan mehmet topuz'a, dia ve stoch'a kadar herkes kritik zamanlarda sahne alıp önemli goller attı bu sezon. 1-0'lık, 2-1'lik galibiyetlerin yerini 4-0'lar, 5-3'ler, 6-2'ler, 4-2'ler, 3-1'ler aldı. özellikle ikinci devre takım savunması konusunda çok önemli aşamalar kaydedildi. kadıköy'de -yanılmıyorsam- son 7 maçtır sadece galibiyet serisi değil gol yememe serisine de imza atıldı. bunlar çok önemli şeyler.. yeni sezonda da transfer aykut'a bırakılmalıdır. aşçıya kafana göre malzeme sunup, bana dünyanın en lezzetli yemeğini hazırla diyemezsin. onu bu konuda özgür bırakmalısın. şu anki takımdan guiza, bilica ve christian'ın önümüzdeki sezon kadroda olmayacakları neredeyse kesin. bu da 3 kişilik yabancı kontenjanı anlamına geliyor. 1 stoper 1 ön libero 1 forvet takviyesiyle bu takım avrupada zico dönemindeki kadar başarılı olabilir. o istek, o potansiyel mevcut. yeter ki kenetlenelim, yeter ki inanalım. avrupada başarı öncelikle yerlilerin kalitesinden geçer. volkan, gökhan, mehmet, emre, caner, semih türklerin kalitesini ortaya koyuyor. selçuk, uğur, özer, bekir gibi isimler de biraz üstüne koyarlarsa kulübe çok sağlam hale gelebilir. yabancılarda lugano-yobo uyumu, andre santos'un her geçen gün daha da brezilya milli takım beki gibi oynaması, alex'in geldiği günden bu yana en parlak sezonunu geçirmesi, niang'ın güçlü fiziği ve tecrübesi, stoch ve dia'nın kendilerini göstermek için var gücüyle savaşmaları fenerbahçe'nin avrupadaki önemli kozları olacaktır. ama önce şampiyonluk.. sonra akıllı bir planlamayla gerisi zaten gelir. eğer takım havasını bulmuşken korunur ve sağlam takviyeler yapılırsa bu lige en az 3 yıl ambargo koyarız. bu entry de burda duruyor. umarım günü gelir ve "ben demiştim" derim.
edit: iyimserlikten ölecekmişim ya la. aykut kocaman'ı sevdiğim bi bölüm olmuş ayrıca hayatımda. vay arkadaş...
young boys maçındaki silik, amaçsız futbola rağmen,
paok maçında emre'yi çıkartıp selçuk'u almasına rağmen,
kayseri maçına yedek stoper olmadan gitme riskini almasına rağmen,
10 sene sonra ilk kez galatasaray'a kadıköy'de puan vermemize rağmen,
beşiktaşı'ı daha ilk yarıda 5'lik yapabilecekken, kadıköy'de 1 puana razı olmamıza rağmen,
bitmek bilmez özer hurmacı ve christian baroni aşkına rağmen,
oyuna 70'ten önce müdahale etmemesine rağmen,
mehmet topuz'u emre'nin yanında kullanmayı reddetmesine rağmen,
taraftarın ikisini birden istediği dia ve stoch'tan bazen ikisini de kullanmamasına rağmen,
niang'ı kimi zaman kanada hapsetmesine rağmen,
geçen yıl şampiyonluğu kaptırdığımız bursa'dan iki maçta da intikam alamamamıza rağmen..
neden mi ? şunlar yüzünden :
bu adamın amacı neydi ? hızlı futbol, 4-3-3, 90 dakika mücadele. takım hızlı futbol oynuyor mu ? evet. uzatmalarda bile pozisyona girmeye çalışan bir takım oldu çıktı fenerbahçe. önde pasmaya başladı, şuursuz hücumlar yerine top çevirmeye başladı. daum'un takımı geçen yıl şampiyon dahi olsaydı daum'un defolup gitmesini isterdim. çünkü o takım taraftara eziyet ediyordu, 1 gol atıp 70 dakika üstüne yatıyordu. buna rağmen kontra bile yapamıyordu. maçlarda heyecen, coşku, arzu yoktu. revizyona gelince.. selçuk şahin'i saymazsak yıllardır illallah dediğimiz gökçek vederson, ali bilgin, volkan babacan, deniz barış ve yanlış transfer gökhan ünal takımdan temizlendi. kimsenin adını sanını bilmediği (fm oynayanları tenzih ediyorum) dia ve stoch gibi iki cevher bulundu. komik rakamlara ve genç yaşlarında fenerbahçe'ye geldiler. çok büyük bir yıldız değilse de tecrübe abidesi olan yobo, lugano'yla müthiş bir uyum yakaladı. caner her ne kadar akmasa da, damladığı bir gerçek. mehmet topuz'a işin ciddiyeti aşılandı, alex'le buzlar eritildi. şu saatten sonra şampiyon olamasa bile (ki böyle bir şeye önceki acı tecrübelere rağmen zerre kadar bile ihtimal vermiyorum) çatır çatır mücadele eden, 3 yiyorsa 5 atan, rakibi kim olursa olsun sindiren bir fenerbahçe var. ligin 2.yarısındaki fikstür hiç de kolay değild, buna dikkati çekmek gerek. galibiyet serisinde trabzon, kayseri, manisa, beşiktaş, galatasaray gibi "kalın" rakipler mevcuttu. öne geçtiği maçı muhakkak kazanan, geriye düştüğünü de aksilik olmazsa söke söke çeviren bir takım oluştu. her an herkes gol atabilir hale geldi. alex'in 22, niang'ın 15, semih'in 10, lugano'nun 7 golü var ama, gökhan gönül'den caner'e, emre belözoğlu'ndan mehmet topuz'a, dia ve stoch'a kadar herkes kritik zamanlarda sahne alıp önemli goller attı bu sezon. 1-0'lık, 2-1'lik galibiyetlerin yerini 4-0'lar, 5-3'ler, 6-2'ler, 4-2'ler, 3-1'ler aldı. özellikle ikinci devre takım savunması konusunda çok önemli aşamalar kaydedildi. kadıköy'de -yanılmıyorsam- son 7 maçtır sadece galibiyet serisi değil gol yememe serisine de imza atıldı. bunlar çok önemli şeyler.. yeni sezonda da transfer aykut'a bırakılmalıdır. aşçıya kafana göre malzeme sunup, bana dünyanın en lezzetli yemeğini hazırla diyemezsin. onu bu konuda özgür bırakmalısın. şu anki takımdan guiza, bilica ve christian'ın önümüzdeki sezon kadroda olmayacakları neredeyse kesin. bu da 3 kişilik yabancı kontenjanı anlamına geliyor. 1 stoper 1 ön libero 1 forvet takviyesiyle bu takım avrupada zico dönemindeki kadar başarılı olabilir. o istek, o potansiyel mevcut. yeter ki kenetlenelim, yeter ki inanalım. avrupada başarı öncelikle yerlilerin kalitesinden geçer. volkan, gökhan, mehmet, emre, caner, semih türklerin kalitesini ortaya koyuyor. selçuk, uğur, özer, bekir gibi isimler de biraz üstüne koyarlarsa kulübe çok sağlam hale gelebilir. yabancılarda lugano-yobo uyumu, andre santos'un her geçen gün daha da brezilya milli takım beki gibi oynaması, alex'in geldiği günden bu yana en parlak sezonunu geçirmesi, niang'ın güçlü fiziği ve tecrübesi, stoch ve dia'nın kendilerini göstermek için var gücüyle savaşmaları fenerbahçe'nin avrupadaki önemli kozları olacaktır. ama önce şampiyonluk.. sonra akıllı bir planlamayla gerisi zaten gelir. eğer takım havasını bulmuşken korunur ve sağlam takviyeler yapılırsa bu lige en az 3 yıl ambargo koyarız. bu entry de burda duruyor. umarım günü gelir ve "ben demiştim" derim.
edit: iyimserlikten ölecekmişim ya la. aykut kocaman'ı sevdiğim bi bölüm olmuş ayrıca hayatımda. vay arkadaş...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar