bugün
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- queen ravenna ve cinleri14
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- sonbahar depresyonu3
- öldükten sonraki ilk 1 milyar yıl4
- korku filmleri pornografi bilinçaltını besler3
- çomarların tartışamaması3
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması6
- kuru patlıcan dolması4
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- bilim ve materyalizm her şeyi açıklamaz4
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- tavuğun neden kanatları var11
- zamdan önce gelen petrol gaz haberleri3
- çok sıkıcısın be sözlük4
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- büyülü zihinle seçici kitap okuma4
- bilinçaltı2
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- kendi hayatının figüranı olmak4
- büyü yapmak4
- yurtdışı çıkış harcı2
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- taliban7
- 8 eylül 2026 real madrid inter maçı4
- bilinçaltı katmanı düşmüş meleklerin alanıdır2
- iğrenç askerlik anıları2
- rastgele kitap sayfaları açıp okumak3
- queen ravenna'nın değişimi3
- karanlık astral eterdeki tekillik zihni3
- insanın bir gün anlaşılacağını beklemesi3
- bugünü yaşama arzusu2
- youtube öneri motoruyla zihin programlama2
- ulu sözlükte artan astral karanlık enerji3
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- izmir3
- bilmiyorum2
- kulaklık6
- bilinçaltına sızıp kontrolü devralmak2
- dünya adaletli bir yer midir3
- 100 bin lira3
- afganistan4
- vişneli tayfır2
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı11
- pandela 38
- bağlamanın zıtlıklardan beslenen doğası2
- izmir yanıyor3
- erkeklere doğum izninin 3 gün olması5
- kendinizi en iyi ne zaman hissediyorsunuz3
öncelikle şunu söyleyeyim, aykut kocaman'ın çok büyük destekçisiyim.
young boys maçındaki silik, amaçsız futbola rağmen,
paok maçında emre'yi çıkartıp selçuk'u almasına rağmen,
kayseri maçına yedek stoper olmadan gitme riskini almasına rağmen,
10 sene sonra ilk kez galatasaray'a kadıköy'de puan vermemize rağmen,
beşiktaşı'ı daha ilk yarıda 5'lik yapabilecekken, kadıköy'de 1 puana razı olmamıza rağmen,
bitmek bilmez özer hurmacı ve christian baroni aşkına rağmen,
oyuna 70'ten önce müdahale etmemesine rağmen,
mehmet topuz'u emre'nin yanında kullanmayı reddetmesine rağmen,
taraftarın ikisini birden istediği dia ve stoch'tan bazen ikisini de kullanmamasına rağmen,
niang'ı kimi zaman kanada hapsetmesine rağmen,
geçen yıl şampiyonluğu kaptırdığımız bursa'dan iki maçta da intikam alamamamıza rağmen..
neden mi ? şunlar yüzünden :
bu adamın amacı neydi ? hızlı futbol, 4-3-3, 90 dakika mücadele. takım hızlı futbol oynuyor mu ? evet. uzatmalarda bile pozisyona girmeye çalışan bir takım oldu çıktı fenerbahçe. önde pasmaya başladı, şuursuz hücumlar yerine top çevirmeye başladı. daum'un takımı geçen yıl şampiyon dahi olsaydı daum'un defolup gitmesini isterdim. çünkü o takım taraftara eziyet ediyordu, 1 gol atıp 70 dakika üstüne yatıyordu. buna rağmen kontra bile yapamıyordu. maçlarda heyecen, coşku, arzu yoktu. revizyona gelince.. selçuk şahin'i saymazsak yıllardır illallah dediğimiz gökçek vederson, ali bilgin, volkan babacan, deniz barış ve yanlış transfer gökhan ünal takımdan temizlendi. kimsenin adını sanını bilmediği (fm oynayanları tenzih ediyorum) dia ve stoch gibi iki cevher bulundu. komik rakamlara ve genç yaşlarında fenerbahçe'ye geldiler. çok büyük bir yıldız değilse de tecrübe abidesi olan yobo, lugano'yla müthiş bir uyum yakaladı. caner her ne kadar akmasa da, damladığı bir gerçek. mehmet topuz'a işin ciddiyeti aşılandı, alex'le buzlar eritildi. şu saatten sonra şampiyon olamasa bile (ki böyle bir şeye önceki acı tecrübelere rağmen zerre kadar bile ihtimal vermiyorum) çatır çatır mücadele eden, 3 yiyorsa 5 atan, rakibi kim olursa olsun sindiren bir fenerbahçe var. ligin 2.yarısındaki fikstür hiç de kolay değild, buna dikkati çekmek gerek. galibiyet serisinde trabzon, kayseri, manisa, beşiktaş, galatasaray gibi "kalın" rakipler mevcuttu. öne geçtiği maçı muhakkak kazanan, geriye düştüğünü de aksilik olmazsa söke söke çeviren bir takım oluştu. her an herkes gol atabilir hale geldi. alex'in 22, niang'ın 15, semih'in 10, lugano'nun 7 golü var ama, gökhan gönül'den caner'e, emre belözoğlu'ndan mehmet topuz'a, dia ve stoch'a kadar herkes kritik zamanlarda sahne alıp önemli goller attı bu sezon. 1-0'lık, 2-1'lik galibiyetlerin yerini 4-0'lar, 5-3'ler, 6-2'ler, 4-2'ler, 3-1'ler aldı. özellikle ikinci devre takım savunması konusunda çok önemli aşamalar kaydedildi. kadıköy'de -yanılmıyorsam- son 7 maçtır sadece galibiyet serisi değil gol yememe serisine de imza atıldı. bunlar çok önemli şeyler.. yeni sezonda da transfer aykut'a bırakılmalıdır. aşçıya kafana göre malzeme sunup, bana dünyanın en lezzetli yemeğini hazırla diyemezsin. onu bu konuda özgür bırakmalısın. şu anki takımdan guiza, bilica ve christian'ın önümüzdeki sezon kadroda olmayacakları neredeyse kesin. bu da 3 kişilik yabancı kontenjanı anlamına geliyor. 1 stoper 1 ön libero 1 forvet takviyesiyle bu takım avrupada zico dönemindeki kadar başarılı olabilir. o istek, o potansiyel mevcut. yeter ki kenetlenelim, yeter ki inanalım. avrupada başarı öncelikle yerlilerin kalitesinden geçer. volkan, gökhan, mehmet, emre, caner, semih türklerin kalitesini ortaya koyuyor. selçuk, uğur, özer, bekir gibi isimler de biraz üstüne koyarlarsa kulübe çok sağlam hale gelebilir. yabancılarda lugano-yobo uyumu, andre santos'un her geçen gün daha da brezilya milli takım beki gibi oynaması, alex'in geldiği günden bu yana en parlak sezonunu geçirmesi, niang'ın güçlü fiziği ve tecrübesi, stoch ve dia'nın kendilerini göstermek için var gücüyle savaşmaları fenerbahçe'nin avrupadaki önemli kozları olacaktır. ama önce şampiyonluk.. sonra akıllı bir planlamayla gerisi zaten gelir. eğer takım havasını bulmuşken korunur ve sağlam takviyeler yapılırsa bu lige en az 3 yıl ambargo koyarız. bu entry de burda duruyor. umarım günü gelir ve "ben demiştim" derim.
edit: iyimserlikten ölecekmişim ya la. aykut kocaman'ı sevdiğim bi bölüm olmuş ayrıca hayatımda. vay arkadaş...
young boys maçındaki silik, amaçsız futbola rağmen,
paok maçında emre'yi çıkartıp selçuk'u almasına rağmen,
kayseri maçına yedek stoper olmadan gitme riskini almasına rağmen,
10 sene sonra ilk kez galatasaray'a kadıköy'de puan vermemize rağmen,
beşiktaşı'ı daha ilk yarıda 5'lik yapabilecekken, kadıköy'de 1 puana razı olmamıza rağmen,
bitmek bilmez özer hurmacı ve christian baroni aşkına rağmen,
oyuna 70'ten önce müdahale etmemesine rağmen,
mehmet topuz'u emre'nin yanında kullanmayı reddetmesine rağmen,
taraftarın ikisini birden istediği dia ve stoch'tan bazen ikisini de kullanmamasına rağmen,
niang'ı kimi zaman kanada hapsetmesine rağmen,
geçen yıl şampiyonluğu kaptırdığımız bursa'dan iki maçta da intikam alamamamıza rağmen..
neden mi ? şunlar yüzünden :
bu adamın amacı neydi ? hızlı futbol, 4-3-3, 90 dakika mücadele. takım hızlı futbol oynuyor mu ? evet. uzatmalarda bile pozisyona girmeye çalışan bir takım oldu çıktı fenerbahçe. önde pasmaya başladı, şuursuz hücumlar yerine top çevirmeye başladı. daum'un takımı geçen yıl şampiyon dahi olsaydı daum'un defolup gitmesini isterdim. çünkü o takım taraftara eziyet ediyordu, 1 gol atıp 70 dakika üstüne yatıyordu. buna rağmen kontra bile yapamıyordu. maçlarda heyecen, coşku, arzu yoktu. revizyona gelince.. selçuk şahin'i saymazsak yıllardır illallah dediğimiz gökçek vederson, ali bilgin, volkan babacan, deniz barış ve yanlış transfer gökhan ünal takımdan temizlendi. kimsenin adını sanını bilmediği (fm oynayanları tenzih ediyorum) dia ve stoch gibi iki cevher bulundu. komik rakamlara ve genç yaşlarında fenerbahçe'ye geldiler. çok büyük bir yıldız değilse de tecrübe abidesi olan yobo, lugano'yla müthiş bir uyum yakaladı. caner her ne kadar akmasa da, damladığı bir gerçek. mehmet topuz'a işin ciddiyeti aşılandı, alex'le buzlar eritildi. şu saatten sonra şampiyon olamasa bile (ki böyle bir şeye önceki acı tecrübelere rağmen zerre kadar bile ihtimal vermiyorum) çatır çatır mücadele eden, 3 yiyorsa 5 atan, rakibi kim olursa olsun sindiren bir fenerbahçe var. ligin 2.yarısındaki fikstür hiç de kolay değild, buna dikkati çekmek gerek. galibiyet serisinde trabzon, kayseri, manisa, beşiktaş, galatasaray gibi "kalın" rakipler mevcuttu. öne geçtiği maçı muhakkak kazanan, geriye düştüğünü de aksilik olmazsa söke söke çeviren bir takım oluştu. her an herkes gol atabilir hale geldi. alex'in 22, niang'ın 15, semih'in 10, lugano'nun 7 golü var ama, gökhan gönül'den caner'e, emre belözoğlu'ndan mehmet topuz'a, dia ve stoch'a kadar herkes kritik zamanlarda sahne alıp önemli goller attı bu sezon. 1-0'lık, 2-1'lik galibiyetlerin yerini 4-0'lar, 5-3'ler, 6-2'ler, 4-2'ler, 3-1'ler aldı. özellikle ikinci devre takım savunması konusunda çok önemli aşamalar kaydedildi. kadıköy'de -yanılmıyorsam- son 7 maçtır sadece galibiyet serisi değil gol yememe serisine de imza atıldı. bunlar çok önemli şeyler.. yeni sezonda da transfer aykut'a bırakılmalıdır. aşçıya kafana göre malzeme sunup, bana dünyanın en lezzetli yemeğini hazırla diyemezsin. onu bu konuda özgür bırakmalısın. şu anki takımdan guiza, bilica ve christian'ın önümüzdeki sezon kadroda olmayacakları neredeyse kesin. bu da 3 kişilik yabancı kontenjanı anlamına geliyor. 1 stoper 1 ön libero 1 forvet takviyesiyle bu takım avrupada zico dönemindeki kadar başarılı olabilir. o istek, o potansiyel mevcut. yeter ki kenetlenelim, yeter ki inanalım. avrupada başarı öncelikle yerlilerin kalitesinden geçer. volkan, gökhan, mehmet, emre, caner, semih türklerin kalitesini ortaya koyuyor. selçuk, uğur, özer, bekir gibi isimler de biraz üstüne koyarlarsa kulübe çok sağlam hale gelebilir. yabancılarda lugano-yobo uyumu, andre santos'un her geçen gün daha da brezilya milli takım beki gibi oynaması, alex'in geldiği günden bu yana en parlak sezonunu geçirmesi, niang'ın güçlü fiziği ve tecrübesi, stoch ve dia'nın kendilerini göstermek için var gücüyle savaşmaları fenerbahçe'nin avrupadaki önemli kozları olacaktır. ama önce şampiyonluk.. sonra akıllı bir planlamayla gerisi zaten gelir. eğer takım havasını bulmuşken korunur ve sağlam takviyeler yapılırsa bu lige en az 3 yıl ambargo koyarız. bu entry de burda duruyor. umarım günü gelir ve "ben demiştim" derim.
edit: iyimserlikten ölecekmişim ya la. aykut kocaman'ı sevdiğim bi bölüm olmuş ayrıca hayatımda. vay arkadaş...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar