bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- yaşanmamışların yası6
- en iyi vampir filmi4
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- en iyi kurt adam filmi3
- claudian clouds33
- gary oldman2
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- cok da abartmaya gerek uok6
- the crow2
- insan ne ister4
- ermeni alfabesi2
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- annem2
- anın görüntüsü25
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- yazarların akşam yemekleri5
- sözlük kızlarının kekleri24
- günlük2
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- ankara da yeni nesil suç örgütleri operasyonu2
- true'nun engelli olması6
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- kadınlar6
- okan buruk9
- true ile tatlı sert3
- allah11
- meriç dükalığı8
- önyargı2
- sarapci koala hatayi33
- sevdiğiniz yazarlar8
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- morkstar2
- islamda namaz yoktur30
- gücünden sıkılıp kendini yok eden tanrı2
- fusya semsiyeli yabanci22
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- kürdistan10
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- tai lung8
- dantelli sütyen takan erkek12
- seni tanıyorum4
- amedspor maçından korkmak3
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- alışkanlığı karakter sanmak2
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
ev yaptirmak, iki göz odada kirada oturan bi anne babanin tek hayalidir. "bizim de basimizi sokacak bi evimiz olsun" diye baslayan bir masaldir. bu ugurda baba evden ise yürüyerek gider gelir, isten arta kalan zamanlarinda insaatlari götürü usulü amelelik yapar. canini disine takar tam manasiyla, bir memur maasiyla olacak is degildir zira..
ve bir arsa alinir sehrin en varos mahellesinden, ucu ucuna denklestirilerek eldeki bütün para. "bir topragimiz olsun da yavas yavas üstüne ev de olur" der toprak insani. plan yaptirilir, proje, izinler, tapu ve daha ilkokuldayken anlamdiramadigim bi sürü sey yapilir. sonra temel kazilir, cimento alinir, demir alnir, alinir alinir.. isciler tutulur yövmiye usulü. anne elinde bi pazar filesi her gün yemek tasir bu iscilere. bu gidis gelisler, alinanlar verilenler, para cikismadigi icin verilemeyip borc olarak birikenler bi süre devam eder. en sonunda evin büyük kismi biter. ancak simdi de kis öncesi catiyi örtme telasi baslamistir babada. tugla alinir, catinin yan taraflari örülür. kiremit, kalas, ne gerekiyosa alinir. ve daha ilkokul 3. sinifa giden o eller de tugla tasir, ara ara eldivenin kesilen yerlerinden cizilerek, kanayarak. ama caktirmaz. o evde o kücük ellerin bile emegi vardir. cati cekilir, ev icine girilebilecek hale gelince, bir kamyon esya ile mahalledeki insanlarin gözyaslari esliginde aile kiradan kendi evlerine tasinir. eksikleri vardir tabi. ilk günler elektrigi actirmak icin para kalmamistir. o nedenle aksamlari gaz lambasi esliginde oturulur bir süre. pencerelere eski un bezlerinden dikilme güneslikler gerilmistir. kanalizasyon henüz o semte ulasmadigindan, barakavari bi tuvaleti vardir bu evin arka bahcesinde. bahce dedigime de bakmayin öyle, arkasi alabildigine bosluk, ilerde isigi yanan bikac ev ile bir de isigi yanmayan insaatlar.. gece tuvalete giderken ödümüz kopar. sehrin merkezinde bildigin köy yasamina gecilmistir.
ama bütün evlerden güzel gelir gözüme. balkonu vardir bi kere. balkon! ev indirmedir, böyle bikac merdivenle asagi inilir cinsten bi girisi vardir. balkonunun yarisi topraga gömülüdür ama balkondur sonucta. yerlerde marley denilen sey döselidir. hayatimda ilk kez marley görürüm. mavi-krem renkler kare kare kaplar tüm odanin tabanini, ya da pembe-krem. baba tek tek yapistirmistir onlari, isten ciktigi her günün aksami. nasil güzel olmasinlar ki? elektrik olmasa bile mutludur o ailenin üyeleri ayni sofranin basinda. babanin yüzündeki o gururla karisik mutlulugu, o huzuru unutamaz ailenin kücük cocugu yillar gecse de. ama en cok da mutlulugu.. sonradan anlar ki borclari olsa da o anne baba huzur icinde uyumuslardir o gece yataklarinda.
kisacasi ev yaptirmak kücük birikimlerle büyük hayaller kurmaktir!
ve ne zaman bir ev zorla yikilirken insanlarin feryatlarini görse televizyonda, o cocugun ici sizlar. cünkü emegin ne oldugunu bilir. o kücük tugla tasiyan eller emegin, evin, ev yapmanin anlamini, zorlugunu bilir.
ve bir arsa alinir sehrin en varos mahellesinden, ucu ucuna denklestirilerek eldeki bütün para. "bir topragimiz olsun da yavas yavas üstüne ev de olur" der toprak insani. plan yaptirilir, proje, izinler, tapu ve daha ilkokuldayken anlamdiramadigim bi sürü sey yapilir. sonra temel kazilir, cimento alinir, demir alnir, alinir alinir.. isciler tutulur yövmiye usulü. anne elinde bi pazar filesi her gün yemek tasir bu iscilere. bu gidis gelisler, alinanlar verilenler, para cikismadigi icin verilemeyip borc olarak birikenler bi süre devam eder. en sonunda evin büyük kismi biter. ancak simdi de kis öncesi catiyi örtme telasi baslamistir babada. tugla alinir, catinin yan taraflari örülür. kiremit, kalas, ne gerekiyosa alinir. ve daha ilkokul 3. sinifa giden o eller de tugla tasir, ara ara eldivenin kesilen yerlerinden cizilerek, kanayarak. ama caktirmaz. o evde o kücük ellerin bile emegi vardir. cati cekilir, ev icine girilebilecek hale gelince, bir kamyon esya ile mahalledeki insanlarin gözyaslari esliginde aile kiradan kendi evlerine tasinir. eksikleri vardir tabi. ilk günler elektrigi actirmak icin para kalmamistir. o nedenle aksamlari gaz lambasi esliginde oturulur bir süre. pencerelere eski un bezlerinden dikilme güneslikler gerilmistir. kanalizasyon henüz o semte ulasmadigindan, barakavari bi tuvaleti vardir bu evin arka bahcesinde. bahce dedigime de bakmayin öyle, arkasi alabildigine bosluk, ilerde isigi yanan bikac ev ile bir de isigi yanmayan insaatlar.. gece tuvalete giderken ödümüz kopar. sehrin merkezinde bildigin köy yasamina gecilmistir.
ama bütün evlerden güzel gelir gözüme. balkonu vardir bi kere. balkon! ev indirmedir, böyle bikac merdivenle asagi inilir cinsten bi girisi vardir. balkonunun yarisi topraga gömülüdür ama balkondur sonucta. yerlerde marley denilen sey döselidir. hayatimda ilk kez marley görürüm. mavi-krem renkler kare kare kaplar tüm odanin tabanini, ya da pembe-krem. baba tek tek yapistirmistir onlari, isten ciktigi her günün aksami. nasil güzel olmasinlar ki? elektrik olmasa bile mutludur o ailenin üyeleri ayni sofranin basinda. babanin yüzündeki o gururla karisik mutlulugu, o huzuru unutamaz ailenin kücük cocugu yillar gecse de. ama en cok da mutlulugu.. sonradan anlar ki borclari olsa da o anne baba huzur icinde uyumuslardir o gece yataklarinda.
kisacasi ev yaptirmak kücük birikimlerle büyük hayaller kurmaktir!
ve ne zaman bir ev zorla yikilirken insanlarin feryatlarini görse televizyonda, o cocugun ici sizlar. cünkü emegin ne oldugunu bilir. o kücük tugla tasiyan eller emegin, evin, ev yapmanin anlamini, zorlugunu bilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar