bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı66
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim23
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- sözlükte kim kimle sevgili27
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- tacettin libosoglu5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri4
- fenerbahçeli yazarlar7
- iyi memenin sırrı3
- kale3112 ifşa8
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- gel münihe sözünü tut travel4
- ben jesus olsam4
- sözlüğün en şık erkeği12
- anto'nun kuyumcu olması3
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- kassız erkek neye benzer6
- sözlük yazarlarından aforizmalar3
- muhallebi yerken disi kirmak4
- herif olmanın zorlukları4
- sandra bullock3
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik3
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- nervio43
- beni evlendir sözlük2
- karadenizli kızlar3
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- hangi yazarlar nereliye benziyor4
- 27 ocak 2027 atletico madrid fenerbahçe maçı3
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- helikopterden helikopetere atlarken şarjör takmak2
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- istanbul cin kaynıyor3
- traveler of secret moments sakso sözü3
- kendini hz isa sanmak2
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- son 5 maçının 5 ini de kazanan takım2
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok2
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- suyolu bileklik hediye edecek erkek yazarlar3
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız8
- sözlükte sapık olarak tanınmak2
- yendikleri iyi oldu2
- kara bakla2
- aşk9
- yanlışlıkla travelerla fingirdemek3
- tarihin en iyi barçasından 4 yedik2
ev yaptirmak, iki göz odada kirada oturan bi anne babanin tek hayalidir. "bizim de basimizi sokacak bi evimiz olsun" diye baslayan bir masaldir. bu ugurda baba evden ise yürüyerek gider gelir, isten arta kalan zamanlarinda insaatlari götürü usulü amelelik yapar. canini disine takar tam manasiyla, bir memur maasiyla olacak is degildir zira..
ve bir arsa alinir sehrin en varos mahellesinden, ucu ucuna denklestirilerek eldeki bütün para. "bir topragimiz olsun da yavas yavas üstüne ev de olur" der toprak insani. plan yaptirilir, proje, izinler, tapu ve daha ilkokuldayken anlamdiramadigim bi sürü sey yapilir. sonra temel kazilir, cimento alinir, demir alnir, alinir alinir.. isciler tutulur yövmiye usulü. anne elinde bi pazar filesi her gün yemek tasir bu iscilere. bu gidis gelisler, alinanlar verilenler, para cikismadigi icin verilemeyip borc olarak birikenler bi süre devam eder. en sonunda evin büyük kismi biter. ancak simdi de kis öncesi catiyi örtme telasi baslamistir babada. tugla alinir, catinin yan taraflari örülür. kiremit, kalas, ne gerekiyosa alinir. ve daha ilkokul 3. sinifa giden o eller de tugla tasir, ara ara eldivenin kesilen yerlerinden cizilerek, kanayarak. ama caktirmaz. o evde o kücük ellerin bile emegi vardir. cati cekilir, ev icine girilebilecek hale gelince, bir kamyon esya ile mahalledeki insanlarin gözyaslari esliginde aile kiradan kendi evlerine tasinir. eksikleri vardir tabi. ilk günler elektrigi actirmak icin para kalmamistir. o nedenle aksamlari gaz lambasi esliginde oturulur bir süre. pencerelere eski un bezlerinden dikilme güneslikler gerilmistir. kanalizasyon henüz o semte ulasmadigindan, barakavari bi tuvaleti vardir bu evin arka bahcesinde. bahce dedigime de bakmayin öyle, arkasi alabildigine bosluk, ilerde isigi yanan bikac ev ile bir de isigi yanmayan insaatlar.. gece tuvalete giderken ödümüz kopar. sehrin merkezinde bildigin köy yasamina gecilmistir.
ama bütün evlerden güzel gelir gözüme. balkonu vardir bi kere. balkon! ev indirmedir, böyle bikac merdivenle asagi inilir cinsten bi girisi vardir. balkonunun yarisi topraga gömülüdür ama balkondur sonucta. yerlerde marley denilen sey döselidir. hayatimda ilk kez marley görürüm. mavi-krem renkler kare kare kaplar tüm odanin tabanini, ya da pembe-krem. baba tek tek yapistirmistir onlari, isten ciktigi her günün aksami. nasil güzel olmasinlar ki? elektrik olmasa bile mutludur o ailenin üyeleri ayni sofranin basinda. babanin yüzündeki o gururla karisik mutlulugu, o huzuru unutamaz ailenin kücük cocugu yillar gecse de. ama en cok da mutlulugu.. sonradan anlar ki borclari olsa da o anne baba huzur icinde uyumuslardir o gece yataklarinda.
kisacasi ev yaptirmak kücük birikimlerle büyük hayaller kurmaktir!
ve ne zaman bir ev zorla yikilirken insanlarin feryatlarini görse televizyonda, o cocugun ici sizlar. cünkü emegin ne oldugunu bilir. o kücük tugla tasiyan eller emegin, evin, ev yapmanin anlamini, zorlugunu bilir.
ve bir arsa alinir sehrin en varos mahellesinden, ucu ucuna denklestirilerek eldeki bütün para. "bir topragimiz olsun da yavas yavas üstüne ev de olur" der toprak insani. plan yaptirilir, proje, izinler, tapu ve daha ilkokuldayken anlamdiramadigim bi sürü sey yapilir. sonra temel kazilir, cimento alinir, demir alnir, alinir alinir.. isciler tutulur yövmiye usulü. anne elinde bi pazar filesi her gün yemek tasir bu iscilere. bu gidis gelisler, alinanlar verilenler, para cikismadigi icin verilemeyip borc olarak birikenler bi süre devam eder. en sonunda evin büyük kismi biter. ancak simdi de kis öncesi catiyi örtme telasi baslamistir babada. tugla alinir, catinin yan taraflari örülür. kiremit, kalas, ne gerekiyosa alinir. ve daha ilkokul 3. sinifa giden o eller de tugla tasir, ara ara eldivenin kesilen yerlerinden cizilerek, kanayarak. ama caktirmaz. o evde o kücük ellerin bile emegi vardir. cati cekilir, ev icine girilebilecek hale gelince, bir kamyon esya ile mahalledeki insanlarin gözyaslari esliginde aile kiradan kendi evlerine tasinir. eksikleri vardir tabi. ilk günler elektrigi actirmak icin para kalmamistir. o nedenle aksamlari gaz lambasi esliginde oturulur bir süre. pencerelere eski un bezlerinden dikilme güneslikler gerilmistir. kanalizasyon henüz o semte ulasmadigindan, barakavari bi tuvaleti vardir bu evin arka bahcesinde. bahce dedigime de bakmayin öyle, arkasi alabildigine bosluk, ilerde isigi yanan bikac ev ile bir de isigi yanmayan insaatlar.. gece tuvalete giderken ödümüz kopar. sehrin merkezinde bildigin köy yasamina gecilmistir.
ama bütün evlerden güzel gelir gözüme. balkonu vardir bi kere. balkon! ev indirmedir, böyle bikac merdivenle asagi inilir cinsten bi girisi vardir. balkonunun yarisi topraga gömülüdür ama balkondur sonucta. yerlerde marley denilen sey döselidir. hayatimda ilk kez marley görürüm. mavi-krem renkler kare kare kaplar tüm odanin tabanini, ya da pembe-krem. baba tek tek yapistirmistir onlari, isten ciktigi her günün aksami. nasil güzel olmasinlar ki? elektrik olmasa bile mutludur o ailenin üyeleri ayni sofranin basinda. babanin yüzündeki o gururla karisik mutlulugu, o huzuru unutamaz ailenin kücük cocugu yillar gecse de. ama en cok da mutlulugu.. sonradan anlar ki borclari olsa da o anne baba huzur icinde uyumuslardir o gece yataklarinda.
kisacasi ev yaptirmak kücük birikimlerle büyük hayaller kurmaktir!
ve ne zaman bir ev zorla yikilirken insanlarin feryatlarini görse televizyonda, o cocugun ici sizlar. cünkü emegin ne oldugunu bilir. o kücük tugla tasiyan eller emegin, evin, ev yapmanin anlamini, zorlugunu bilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar