bugün
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- insanın kendini çok değerli zannetmesi11
- ben geldim kerkenezler13
- konfor alanına yapışıp kalmak5
- kız arkadaşa alınabilecek hediyeler3
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak10
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız8
- velvet36
- basit bir hayat istemek9
- habire1233
- seçilen karpuzun neden ben anlatsana demesi5
- aklın fikrin sekse çalışması6
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç12
- yeni parti13
- her gece yatmadan önceki son mastürbasyon5
- sabahlara kadar sexting yapmak3
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri9
- her yazdığı artı oy alan yazar4
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- yazarların özledikleri şeyler8
- çekirgeleri kim gönderdi9
- escorta giden erkek3
- en son alınan hediye9
- dişçiye gitmek3
- gençlere tavsiyeler2
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- bisiklet sürerken götü deldirip ibne olan erkek3
- sevmediğiniz yazarlar2
- g'i l d'e d l'i l y4
- hiç sevgilisi olmamış insan3
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- muslettin amca6
- insan sevmeyen insan5
- kabataş olayı görüntüleri27
- nasreddinhoca4
- istanbul un çok pahalı olması27
- bilgi içerikli başlığa gerek yok4
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- kahramanmaraş taki okul saldırısı iddianamesi2
- kürdüm5
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- agaragar2
- ben geldim karılarım3
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- hiç evlenmemiş erkek çocuklu kadın evliliği2
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- hangi manifest kızısın12
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
dursun ali erzincanlı'nın mükemmel yorumladığı mükemmel ötesi şiir.
Hazırlanın uzunca bir yolculuk var şimdi.
Asr-ı saadete Cezîretül araba gidiyoruz.
Bismillah diyin
Bedir'e öyle girin
Gökte melekler, yerde siz
Ve bekleyin sessiz...
Gelince
iyi bakın onlara;
Hem kendi zamanlarının
Hem tüm zamanların en cesur yiğitleridir onlar
Gökte yıldız; yerde arslandır onlar
Yüz yirmi beş bin beden
Ama bir tek ruh,
Muhammedî ruhtur onlar
Aslanlar çıkmıştır Medine’den
Şimdi yoldadır Bedrin Arslanları
işte bakın şu Hz.Umeyr
Aslan yavrusu.
Yaşı küçük diye geri çevirecek rasulullah
Ama öyle ağlıyor ki umeyr izin veriyor nebi
Ey sad bin ebi vakkas!
Sen bağla kardeşin Umeyr'in kılıcını
Boyu kısa bağlayamıyor.
Hz.Hamza'nın belinde iki kılıç duruyor.
Attığı her adım bir kalbi durduruyor.
Ey Hamza
Gördüğün hiçbir şeyden korkmazsın bu doğru
Ama heybetini gizli tut
Yürüyüşün ölümü korkutuyor.
Dinleyin Âlemlerin sultânını
O konuşunca rüzgar bile susuyor;
''Ey ashap! Hazır mısınız?''
Sad bin muaz ayakta:
''Ya Rasulallah!'' diyor
''Seni hak dinle gönderen Allah'a andolsun ki,
Sen bize şu denizi gösterip dalarsan,
Biz de seninle birlikte dalarız.
Allah'ın bereketiyle yürüt bizi!''
Tebessüm buyuruyor Habîb-i Zîşan!
O, gülünce suya kanıyor susamışlar.
Güller açıyor yüreklerde.
Kederler unutuluyor.
O gülünce, cennetler yaratılıyor.
Gülüyor nebi ve yürüyorlar!
Mekke'de çekilen acılar dinmiş
Yürüyorlar!
Sanki yıldızlar yere inmiş.
Önlerinde Kâinatın Güneşi
işte Hz.Ömer ve Hz. Ali
Biri Hattaboğlu!
Biri Haydâr-ı Kerrar!
Ve kolkola
Ölümün ağzına giriyorlar!
................
Bedir'de baba oğul,
Bedir'de kardeş kardeşe...
Mekke müşrikleri Üç yiğit istiyorlar önce
Üç yiğit gösterin aranızdan bize.
Melekler Alemlerin sultanına bakıyor
Kimi işaret edecek Sultan-ı Rasul.
Çünkü o işaret edince ay ikiye bölünüyor.
Acaba mübarek elleri kime uzanacak;
''Kalk ya Ubeyde! Kalk ya Hamza! Kalk ya Ali!''
Gördünüz mü yiğitleri!
Hamza'yı gördünüz mü?
Nasıl da salına salına gidiyor.
Ya Ali?
Sanki gökten iniyor, velilerin babası!
Ubeyde ayağından yara alıyor
Efendisine gidiyor hemen
''Ya Rasulallah, ben şehit miyim?'' diyor
''Evet sen şehitsin''
Ve dua ediyor efendiler efendisi;
Rabbi Rahimine uzatıyor ellerini
''Allah'ım bana yaptığın va'dini yerine getir.
Allahım bu bir avuç insanı helak edersen,
Artık sana yeryüzünde ibadet edecek kimse kalmaz.
Bir fırtına kopuyor Bedir'de...
Hz.Mikail'in komutasında bin melek Rasulullah'ın Sağında!
Bir fırtına kopuyor Bedir'de
Hz. israfil'in komutasında bin melek Rasulullah'ın solunda
Ve bir firtina daha!
Hz. Cebrail,
Bin melekle Rasulullah'ın önünde
Üç bin melek alaca atlarla.
Ey Ebu Cehil!
Ne oldu?
Düğüne gider gibi çıkmıştın Mekke'den
Bedir'e çalgılarla, güle oynaya gelmiştin.
Sen Allah'ın Rasulünü
Ve O'na sevda çekenleri
Sahipsiz mi sanmıştın?
.............
Dönüyorlar Bedir'den.
Esirler arasında Peygamber amcası Hz.Abbas!
Vakit gece...
Esirlerin elleri bağlı
Abbasın elleri sıkıca bağlı
Bir inilti yayılıyor geceye.
Uyuyamıyor rahmet peygamberi...
''Ya rasulallah niçin uyumuyorsunuz?'' diyor sahabiler.
''Amcamın iniltisi uyutmuyor beni''
ve hemen Ashâb-ı Güzin
Çözüyor peygamber amcasının ellerini.
Rasulullah öğrenince durumu emir veriyor:
''Tüm esirlerin çözün ellerini!''
Dönüyorlar Bedir'den,
Esirler arasında Peygamber damadı var.
Fidye karşılığı serbest kalacak.
Allah rasulüne bir gerdenlık uzatılıyor
Kızınız Hz.Zeynep göndermiş,
Beyinin fidyesi olarak...
Şefkat peygamberinin gözleri doluyor.
Çünkü bu gerdanlık,
Kızının düğününde Hz.Hatice'nin taktığı kendi gerdanlığıdır.
Yaşlı gözlerle konuşuyor nebi;
''O'nu salıverseniz, gerdanlığı da zeynep'e gönderseniz olur mu?
''Olur Ya rasulallah sen üzülme!
Sen bize canlarımızdan daha azizsin!
Buyur, canımız feda sana yeter ki sen üzülme!''
Dönüyorlar Bedir'den
Sevgilileri dua ediyor
Peygamber duasıyla dönüyorlar;
''Kuluna yardım eden, dinini üstün tutan Allah'a hamdolsun.''
Hamdolsun Âlemlerin Rabbi'ne
Hamdolsun Âlemlerin Sahibi'ne.
Hazırlanın uzunca bir yolculuk var şimdi.
Asr-ı saadete Cezîretül araba gidiyoruz.
Bismillah diyin
Bedir'e öyle girin
Gökte melekler, yerde siz
Ve bekleyin sessiz...
Gelince
iyi bakın onlara;
Hem kendi zamanlarının
Hem tüm zamanların en cesur yiğitleridir onlar
Gökte yıldız; yerde arslandır onlar
Yüz yirmi beş bin beden
Ama bir tek ruh,
Muhammedî ruhtur onlar
Aslanlar çıkmıştır Medine’den
Şimdi yoldadır Bedrin Arslanları
işte bakın şu Hz.Umeyr
Aslan yavrusu.
Yaşı küçük diye geri çevirecek rasulullah
Ama öyle ağlıyor ki umeyr izin veriyor nebi
Ey sad bin ebi vakkas!
Sen bağla kardeşin Umeyr'in kılıcını
Boyu kısa bağlayamıyor.
Hz.Hamza'nın belinde iki kılıç duruyor.
Attığı her adım bir kalbi durduruyor.
Ey Hamza
Gördüğün hiçbir şeyden korkmazsın bu doğru
Ama heybetini gizli tut
Yürüyüşün ölümü korkutuyor.
Dinleyin Âlemlerin sultânını
O konuşunca rüzgar bile susuyor;
''Ey ashap! Hazır mısınız?''
Sad bin muaz ayakta:
''Ya Rasulallah!'' diyor
''Seni hak dinle gönderen Allah'a andolsun ki,
Sen bize şu denizi gösterip dalarsan,
Biz de seninle birlikte dalarız.
Allah'ın bereketiyle yürüt bizi!''
Tebessüm buyuruyor Habîb-i Zîşan!
O, gülünce suya kanıyor susamışlar.
Güller açıyor yüreklerde.
Kederler unutuluyor.
O gülünce, cennetler yaratılıyor.
Gülüyor nebi ve yürüyorlar!
Mekke'de çekilen acılar dinmiş
Yürüyorlar!
Sanki yıldızlar yere inmiş.
Önlerinde Kâinatın Güneşi
işte Hz.Ömer ve Hz. Ali
Biri Hattaboğlu!
Biri Haydâr-ı Kerrar!
Ve kolkola
Ölümün ağzına giriyorlar!
................
Bedir'de baba oğul,
Bedir'de kardeş kardeşe...
Mekke müşrikleri Üç yiğit istiyorlar önce
Üç yiğit gösterin aranızdan bize.
Melekler Alemlerin sultanına bakıyor
Kimi işaret edecek Sultan-ı Rasul.
Çünkü o işaret edince ay ikiye bölünüyor.
Acaba mübarek elleri kime uzanacak;
''Kalk ya Ubeyde! Kalk ya Hamza! Kalk ya Ali!''
Gördünüz mü yiğitleri!
Hamza'yı gördünüz mü?
Nasıl da salına salına gidiyor.
Ya Ali?
Sanki gökten iniyor, velilerin babası!
Ubeyde ayağından yara alıyor
Efendisine gidiyor hemen
''Ya Rasulallah, ben şehit miyim?'' diyor
''Evet sen şehitsin''
Ve dua ediyor efendiler efendisi;
Rabbi Rahimine uzatıyor ellerini
''Allah'ım bana yaptığın va'dini yerine getir.
Allahım bu bir avuç insanı helak edersen,
Artık sana yeryüzünde ibadet edecek kimse kalmaz.
Bir fırtına kopuyor Bedir'de...
Hz.Mikail'in komutasında bin melek Rasulullah'ın Sağında!
Bir fırtına kopuyor Bedir'de
Hz. israfil'in komutasında bin melek Rasulullah'ın solunda
Ve bir firtina daha!
Hz. Cebrail,
Bin melekle Rasulullah'ın önünde
Üç bin melek alaca atlarla.
Ey Ebu Cehil!
Ne oldu?
Düğüne gider gibi çıkmıştın Mekke'den
Bedir'e çalgılarla, güle oynaya gelmiştin.
Sen Allah'ın Rasulünü
Ve O'na sevda çekenleri
Sahipsiz mi sanmıştın?
.............
Dönüyorlar Bedir'den.
Esirler arasında Peygamber amcası Hz.Abbas!
Vakit gece...
Esirlerin elleri bağlı
Abbasın elleri sıkıca bağlı
Bir inilti yayılıyor geceye.
Uyuyamıyor rahmet peygamberi...
''Ya rasulallah niçin uyumuyorsunuz?'' diyor sahabiler.
''Amcamın iniltisi uyutmuyor beni''
ve hemen Ashâb-ı Güzin
Çözüyor peygamber amcasının ellerini.
Rasulullah öğrenince durumu emir veriyor:
''Tüm esirlerin çözün ellerini!''
Dönüyorlar Bedir'den,
Esirler arasında Peygamber damadı var.
Fidye karşılığı serbest kalacak.
Allah rasulüne bir gerdenlık uzatılıyor
Kızınız Hz.Zeynep göndermiş,
Beyinin fidyesi olarak...
Şefkat peygamberinin gözleri doluyor.
Çünkü bu gerdanlık,
Kızının düğününde Hz.Hatice'nin taktığı kendi gerdanlığıdır.
Yaşlı gözlerle konuşuyor nebi;
''O'nu salıverseniz, gerdanlığı da zeynep'e gönderseniz olur mu?
''Olur Ya rasulallah sen üzülme!
Sen bize canlarımızdan daha azizsin!
Buyur, canımız feda sana yeter ki sen üzülme!''
Dönüyorlar Bedir'den
Sevgilileri dua ediyor
Peygamber duasıyla dönüyorlar;
''Kuluna yardım eden, dinini üstün tutan Allah'a hamdolsun.''
Hamdolsun Âlemlerin Rabbi'ne
Hamdolsun Âlemlerin Sahibi'ne.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar