bugün
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı27
- silvermist'in mutfağına konuk olmak25
- galatasaray11
- mastürbasyon5
- bu koyden olsam ne olacak4
- boyu devrilecesiye4
- aklınıza gelen şarkı sözü6
- yazarların en sevdiği şeyler16
- özlem duygusunu yitirmek4
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker4
- galatasaray'ın penaltı jokeri5
- şeker bey birader3
- islamda namaz yoktur21
- futbol6
- sarapci koala hatayi4
- gece boyu ağlanılan günün sabahı3
- kocaelispor3
- büyüdüğünü anladığın an3
- büyük taarruz3
- özgür özel7
- arkadaşlar erkekler neden benden kaçıyor2
- zorbalanmaya alışkın insan2
- aniden karının dudaklarına yapışmak3
- bugüne kadar akıllı bir şişko görmedim3
- zekeriya öz3
- arkadaşlar3
- birleşik krallık'ın yok olması6
- pazarcıların seçtirmemesi9
- kadınların güçlü erkek tercihi7
- irmik helvası6
- abd'li eşcinsel solculardan medet ummak7
- ekşide kafa karıştiran ilginç yorum2
- süper lig3
- kürtlerin galatasaray sempatisi3
- ekşi sözlük7
- 2026 ekonomik krizi4
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz40
- türk doktor yerine arap doktor işe almak2
- sigaralar ucuzlamalı6
- sözlük yazarlarının boydan fotoları4
- 13 eylül 2026 kocaelispor'a verilecek kırmızı kart3
- mekke anlaşması3
- abdullah öcalan ın cinsel ihtiyaçları7
- hangi ünlüye benzetiliyorsun6
- sözlük yazarlarının yaşadığı mistik olaylar2
- mustafa kemal atatürk2
- libidosu yükselen erkek neden sarılmak ister8
- kaşif kozinoğlu2
- toksik ilişkiyi bitirememenin verdiği tuhaf haz2
- beyaz bir sayfa açmak2
uzun süredir düşünüyorum, futbol takımı ve taraftarı hakkında bir şeyler yazsam mı yazmasam mı diye. en nihayetinde yazmaya karar verdim. tahminen de en kötüler listeme tepeden giriş yapacak bu entry ama varsın olsun, en azından ne düşündüğümü bir şekilde ifade etmiş olurum.
ben çocukken, beşiktaş önce gordon milne yönetiminde fırtınalar estiren takım, daha sonrasında da şerefli ikinciliklerin takımıydı. süleyman seba gibi karakterli ve dürüst bir başkana sahipti o zaman beşiktaş. kendi takımım olmamasına rağmen ufakta olsa bir sempatim vardı her zaman.
bu sempati serdar bilgili'nin başkanlığı süresinde de devam etti. 100. yıllarında oynadıkları futbol belki göze hoş gelmiyordu ama çok etkiliydi, ben beğeniyordum en azından. uefa'da oynadıkları oyun, şampiyonlar ligi performansı, ligde geleni gideni tokatlamaları, kulüp yönetimi, mali açıdan güçlenmeleri... kısacası her şeyleriyle beşiktaş yükseliyordu düzgün bir şekilde. ben de saygı duyuyordum aslında. hüsnü güreli'nin şekle soktuğu kulüp ekonomisi ve doğru transfer politikasıyla çok iyi bir takım haline gelmişti beşiktaş.
taa ki 2003-2004 sezonunun devre arasında, "olduk biz" deyip yayana kadar. önce hükmen mağlup olunan samsunspor maçı, sonra ardı arkası gelmeyen puan kayıpları ve en sonunda fenerbahçe'ye yenilerek yarış dışı kalınması. işte o maçta kendi başkanına ana avrat küfretti tribünler. serdar bilgili gururlu adammış, kongreye götürdü takımı. yıldırım demirören geldi o koltuğa oturdu, hâla da orda bildiğiniz gibi.
o andan itibaren beşiktaş kendi başarısından daha çok fenerbahçe'nin başarısızlığını ister oldu sanki. fenerbahçe'yi deplasmanda, kalecisiz 4-3 mağlup ettikten bu yana da sürekli bir sikiş sokuş edebiyatı. o gün bugündür ligde fenerbahçe'ye karşı belini doğrultamamış, kritik hiçbir maçı kazanamamış olan beşiktaş'ın taraftarı her seferinde sikicez sokucaz diyebildi. gözleri kör eden lüzumsuz bir nefretten dolayı kendi önlerini göremez oldular.
sonra transfer politikası... o hep eleştirilen fenerbahçe ve aziz yıldırım'ın 90ların sonu ve 2000lerin başında izlediği transfer politikası birebir izlendi. yıldız oyuncular alındı. alındı da ne oldu peki? daha önünüzde taptaze bir galatasaray örneği var geçen seneden kalan? hiç mi ders almadınız? hayır yıllar yılı fenerbahçe aldı yıldızları da ne oldu? bi bok olmadı. eh galatasaray deseniz geçen sene taraftarı ağzından salyalar saçıyordu "ohh jo, dos santos" diye. ne oldu sonunda?
iki tane dünyada adı bilinen adam alındı diye şampiyon olunacağını mı sandınız? hah sonra da devre arasında üç transfer daha. herkes sandı ki tamam puan farkı kapanacak, beşiktaş şampiyon olacak. "17'de 17 yapıcaz." kim yapmış bugüne kadar türkiye liginde? anca kendi sahasında yapan takımlar var o da bir iki kere olmuştur taş çatlasa.
sonra transferlerden gözü dönen, salyalar saçan bir taraftar profili. yine herkesi sikicez, herkese sokucaz naraları yükseldi. beşiktaş taraftarı malesef o adamların adını bile hazmedemedi ki oyunlarını kabullenebilsin. açık oynayan buca'yı 5-1 yenince dünya şampiyonu olmuş gibi sevinip gaza gelindi, ertesi hafta belediye geldi gazı aldı gitti.
sonra uefa kupası dediniz, hedef koydunuz güzel. ama ukrayna takımlarının gelip gidip bizim büyük takımlarımızı tokatladığı gibi bir gerçek varken, "biz manchester city'i düşünüyoruz" diyecek kadar yüzeysel yorumlar yapabildiniz.
ciddiye almadığınız ama sizden daha güçlü olmasa bile daha fazla takım olan dinamo kiev size iki maçta da 4 tane salladı. beğenmediğiniz, sikicez sokucaz dediğiniz fenerbahçe sizi ilk yarım saatte 5leyebilirdi, şansı yaver gitmedi ama kendi kendinizi sabote edip yine 4 yediniz. işin kötü tarafı öyle alışmışsınız ki 2004'ten beri, her yenilgide de hakem diye ağlamanız sadece bir klasik oldu. çünkü beşiktaş yendiği zaman şerefiyle, ama beşiktaş kaybettiyse hakem sabote etti diye. siz çok mu iyi futbol oynadınız, karşı kaleyi maç boyunca ablukaya aldınız, 30 şut çektiniz, 5 topunuz direkten döndü de hakem haksız yere oyuncunuzu attı, olmayan ofsayt bayrakları kalktı vs de siz kaybettiniz. nedense her seferinde ağladınız sızladınız, nasıl daha iyi oynayabiliriz diye düşünmek yerine.
üzgünüm ama beşiktaş hatayı kendinde aramalıdır. her tökezlemede başkasına saldırıp suçu başkasına atmaya çok fazla alışmış durumda bu takım.
ha aklı başında beşiktaş taraftarı yok mu? yığınla var. bir çok arkadaşım var beşiktaş taraftarı olup, çok mantıklı ve aklı başında olan. ama o adamlar da terbiyelerinden ağızlarını açıp kendi hazımsız taraftarlarına "siz seviyesizsiniz" diyemiyor.
bu entry ile ilgili gelen olumlu olumsuz hiçbir mesaja cevap vermeyeceğim. yazdıklarımın aksini düşünen kendisini çok kötü butonuyla tatmin edebilir.
ben çocukken, beşiktaş önce gordon milne yönetiminde fırtınalar estiren takım, daha sonrasında da şerefli ikinciliklerin takımıydı. süleyman seba gibi karakterli ve dürüst bir başkana sahipti o zaman beşiktaş. kendi takımım olmamasına rağmen ufakta olsa bir sempatim vardı her zaman.
bu sempati serdar bilgili'nin başkanlığı süresinde de devam etti. 100. yıllarında oynadıkları futbol belki göze hoş gelmiyordu ama çok etkiliydi, ben beğeniyordum en azından. uefa'da oynadıkları oyun, şampiyonlar ligi performansı, ligde geleni gideni tokatlamaları, kulüp yönetimi, mali açıdan güçlenmeleri... kısacası her şeyleriyle beşiktaş yükseliyordu düzgün bir şekilde. ben de saygı duyuyordum aslında. hüsnü güreli'nin şekle soktuğu kulüp ekonomisi ve doğru transfer politikasıyla çok iyi bir takım haline gelmişti beşiktaş.
taa ki 2003-2004 sezonunun devre arasında, "olduk biz" deyip yayana kadar. önce hükmen mağlup olunan samsunspor maçı, sonra ardı arkası gelmeyen puan kayıpları ve en sonunda fenerbahçe'ye yenilerek yarış dışı kalınması. işte o maçta kendi başkanına ana avrat küfretti tribünler. serdar bilgili gururlu adammış, kongreye götürdü takımı. yıldırım demirören geldi o koltuğa oturdu, hâla da orda bildiğiniz gibi.
o andan itibaren beşiktaş kendi başarısından daha çok fenerbahçe'nin başarısızlığını ister oldu sanki. fenerbahçe'yi deplasmanda, kalecisiz 4-3 mağlup ettikten bu yana da sürekli bir sikiş sokuş edebiyatı. o gün bugündür ligde fenerbahçe'ye karşı belini doğrultamamış, kritik hiçbir maçı kazanamamış olan beşiktaş'ın taraftarı her seferinde sikicez sokucaz diyebildi. gözleri kör eden lüzumsuz bir nefretten dolayı kendi önlerini göremez oldular.
sonra transfer politikası... o hep eleştirilen fenerbahçe ve aziz yıldırım'ın 90ların sonu ve 2000lerin başında izlediği transfer politikası birebir izlendi. yıldız oyuncular alındı. alındı da ne oldu peki? daha önünüzde taptaze bir galatasaray örneği var geçen seneden kalan? hiç mi ders almadınız? hayır yıllar yılı fenerbahçe aldı yıldızları da ne oldu? bi bok olmadı. eh galatasaray deseniz geçen sene taraftarı ağzından salyalar saçıyordu "ohh jo, dos santos" diye. ne oldu sonunda?
iki tane dünyada adı bilinen adam alındı diye şampiyon olunacağını mı sandınız? hah sonra da devre arasında üç transfer daha. herkes sandı ki tamam puan farkı kapanacak, beşiktaş şampiyon olacak. "17'de 17 yapıcaz." kim yapmış bugüne kadar türkiye liginde? anca kendi sahasında yapan takımlar var o da bir iki kere olmuştur taş çatlasa.
sonra transferlerden gözü dönen, salyalar saçan bir taraftar profili. yine herkesi sikicez, herkese sokucaz naraları yükseldi. beşiktaş taraftarı malesef o adamların adını bile hazmedemedi ki oyunlarını kabullenebilsin. açık oynayan buca'yı 5-1 yenince dünya şampiyonu olmuş gibi sevinip gaza gelindi, ertesi hafta belediye geldi gazı aldı gitti.
sonra uefa kupası dediniz, hedef koydunuz güzel. ama ukrayna takımlarının gelip gidip bizim büyük takımlarımızı tokatladığı gibi bir gerçek varken, "biz manchester city'i düşünüyoruz" diyecek kadar yüzeysel yorumlar yapabildiniz.
ciddiye almadığınız ama sizden daha güçlü olmasa bile daha fazla takım olan dinamo kiev size iki maçta da 4 tane salladı. beğenmediğiniz, sikicez sokucaz dediğiniz fenerbahçe sizi ilk yarım saatte 5leyebilirdi, şansı yaver gitmedi ama kendi kendinizi sabote edip yine 4 yediniz. işin kötü tarafı öyle alışmışsınız ki 2004'ten beri, her yenilgide de hakem diye ağlamanız sadece bir klasik oldu. çünkü beşiktaş yendiği zaman şerefiyle, ama beşiktaş kaybettiyse hakem sabote etti diye. siz çok mu iyi futbol oynadınız, karşı kaleyi maç boyunca ablukaya aldınız, 30 şut çektiniz, 5 topunuz direkten döndü de hakem haksız yere oyuncunuzu attı, olmayan ofsayt bayrakları kalktı vs de siz kaybettiniz. nedense her seferinde ağladınız sızladınız, nasıl daha iyi oynayabiliriz diye düşünmek yerine.
üzgünüm ama beşiktaş hatayı kendinde aramalıdır. her tökezlemede başkasına saldırıp suçu başkasına atmaya çok fazla alışmış durumda bu takım.
ha aklı başında beşiktaş taraftarı yok mu? yığınla var. bir çok arkadaşım var beşiktaş taraftarı olup, çok mantıklı ve aklı başında olan. ama o adamlar da terbiyelerinden ağızlarını açıp kendi hazımsız taraftarlarına "siz seviyesizsiniz" diyemiyor.
bu entry ile ilgili gelen olumlu olumsuz hiçbir mesaja cevap vermeyeceğim. yazdıklarımın aksini düşünen kendisini çok kötü butonuyla tatmin edebilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar