bugün
- manifest çocukların ahlakını bozuyor safsatası6
- norveçte bok olsam7
- kadınların penisi olduğu gerçeği4
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- nervionun merak ettiği yazar19
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- bugün açılacağım sözlük kızı12
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı13
- aşiyan2
- atatürk yerine mustafa kemal diyenler3
- erkeklerin zeki kadın sevmemesi9
- yazarları mutlu edebilecek küçük şeyler6
- son gammaz bukucu2
- herşeyi boşverip guru olmak2
- migros'un nussknacker satması3
- kızlar teklif ediyor efsanesi gerçek oluyor5
- manifest kızlarını sıralamak2
- sözlükte en çok güldüğünüz yazarlar9
- penis takası yapmak2
- doğum haritası5
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- kürtler 5 yıl icerisinde türkiye yi ele gecirirler13
- yalnizca deli yalnizca sair21
- yakışıklı bir erkeğin yalnız olmasının nedenleri8
- atatürkün bilimden en uzak sözü8
- sevgilinin giyimine karışmak9
- komşuları itici yapan detaylar7
- anıtkabire gitmek vs hacca gitmek8
- bu sözlükte beni herkes tanır9
- selamın aleyküm desem kaç kişi aleyküm selam der11
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım15
- ciguli vs velvet9
- nervionun kedisi5
- devlete güvenmeyip ahbap'a güvenmek4
- arkadaşlar bakar mısınız21
- katatespizartmasi17
- istanbul üzerine nur gelecek4
- erecto biraderin roman olması4
- sapıkça başlık açan yazarlar7
- yeni seçimde akp halka ne vaadedebilir sorunsalı12
- ton balığını kim yiyor sorunsalı10
- ahlaksız başlık açan çaresizler5
- damarına basmak2
- zengin bacanak5
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek18
- dikkatleri çeken sözlük kızı7
- arabalı kadın arabasız erkek ilişkisi yürür mü5
- merak edilen erkeğin patates çıkması7
- gereksiz iyi olmak2
- sözlük kızlarından hiç astronot çıkmaması8
uzun süredir düşünüyorum, futbol takımı ve taraftarı hakkında bir şeyler yazsam mı yazmasam mı diye. en nihayetinde yazmaya karar verdim. tahminen de en kötüler listeme tepeden giriş yapacak bu entry ama varsın olsun, en azından ne düşündüğümü bir şekilde ifade etmiş olurum.
ben çocukken, beşiktaş önce gordon milne yönetiminde fırtınalar estiren takım, daha sonrasında da şerefli ikinciliklerin takımıydı. süleyman seba gibi karakterli ve dürüst bir başkana sahipti o zaman beşiktaş. kendi takımım olmamasına rağmen ufakta olsa bir sempatim vardı her zaman.
bu sempati serdar bilgili'nin başkanlığı süresinde de devam etti. 100. yıllarında oynadıkları futbol belki göze hoş gelmiyordu ama çok etkiliydi, ben beğeniyordum en azından. uefa'da oynadıkları oyun, şampiyonlar ligi performansı, ligde geleni gideni tokatlamaları, kulüp yönetimi, mali açıdan güçlenmeleri... kısacası her şeyleriyle beşiktaş yükseliyordu düzgün bir şekilde. ben de saygı duyuyordum aslında. hüsnü güreli'nin şekle soktuğu kulüp ekonomisi ve doğru transfer politikasıyla çok iyi bir takım haline gelmişti beşiktaş.
taa ki 2003-2004 sezonunun devre arasında, "olduk biz" deyip yayana kadar. önce hükmen mağlup olunan samsunspor maçı, sonra ardı arkası gelmeyen puan kayıpları ve en sonunda fenerbahçe'ye yenilerek yarış dışı kalınması. işte o maçta kendi başkanına ana avrat küfretti tribünler. serdar bilgili gururlu adammış, kongreye götürdü takımı. yıldırım demirören geldi o koltuğa oturdu, hâla da orda bildiğiniz gibi.
o andan itibaren beşiktaş kendi başarısından daha çok fenerbahçe'nin başarısızlığını ister oldu sanki. fenerbahçe'yi deplasmanda, kalecisiz 4-3 mağlup ettikten bu yana da sürekli bir sikiş sokuş edebiyatı. o gün bugündür ligde fenerbahçe'ye karşı belini doğrultamamış, kritik hiçbir maçı kazanamamış olan beşiktaş'ın taraftarı her seferinde sikicez sokucaz diyebildi. gözleri kör eden lüzumsuz bir nefretten dolayı kendi önlerini göremez oldular.
sonra transfer politikası... o hep eleştirilen fenerbahçe ve aziz yıldırım'ın 90ların sonu ve 2000lerin başında izlediği transfer politikası birebir izlendi. yıldız oyuncular alındı. alındı da ne oldu peki? daha önünüzde taptaze bir galatasaray örneği var geçen seneden kalan? hiç mi ders almadınız? hayır yıllar yılı fenerbahçe aldı yıldızları da ne oldu? bi bok olmadı. eh galatasaray deseniz geçen sene taraftarı ağzından salyalar saçıyordu "ohh jo, dos santos" diye. ne oldu sonunda?
iki tane dünyada adı bilinen adam alındı diye şampiyon olunacağını mı sandınız? hah sonra da devre arasında üç transfer daha. herkes sandı ki tamam puan farkı kapanacak, beşiktaş şampiyon olacak. "17'de 17 yapıcaz." kim yapmış bugüne kadar türkiye liginde? anca kendi sahasında yapan takımlar var o da bir iki kere olmuştur taş çatlasa.
sonra transferlerden gözü dönen, salyalar saçan bir taraftar profili. yine herkesi sikicez, herkese sokucaz naraları yükseldi. beşiktaş taraftarı malesef o adamların adını bile hazmedemedi ki oyunlarını kabullenebilsin. açık oynayan buca'yı 5-1 yenince dünya şampiyonu olmuş gibi sevinip gaza gelindi, ertesi hafta belediye geldi gazı aldı gitti.
sonra uefa kupası dediniz, hedef koydunuz güzel. ama ukrayna takımlarının gelip gidip bizim büyük takımlarımızı tokatladığı gibi bir gerçek varken, "biz manchester city'i düşünüyoruz" diyecek kadar yüzeysel yorumlar yapabildiniz.
ciddiye almadığınız ama sizden daha güçlü olmasa bile daha fazla takım olan dinamo kiev size iki maçta da 4 tane salladı. beğenmediğiniz, sikicez sokucaz dediğiniz fenerbahçe sizi ilk yarım saatte 5leyebilirdi, şansı yaver gitmedi ama kendi kendinizi sabote edip yine 4 yediniz. işin kötü tarafı öyle alışmışsınız ki 2004'ten beri, her yenilgide de hakem diye ağlamanız sadece bir klasik oldu. çünkü beşiktaş yendiği zaman şerefiyle, ama beşiktaş kaybettiyse hakem sabote etti diye. siz çok mu iyi futbol oynadınız, karşı kaleyi maç boyunca ablukaya aldınız, 30 şut çektiniz, 5 topunuz direkten döndü de hakem haksız yere oyuncunuzu attı, olmayan ofsayt bayrakları kalktı vs de siz kaybettiniz. nedense her seferinde ağladınız sızladınız, nasıl daha iyi oynayabiliriz diye düşünmek yerine.
üzgünüm ama beşiktaş hatayı kendinde aramalıdır. her tökezlemede başkasına saldırıp suçu başkasına atmaya çok fazla alışmış durumda bu takım.
ha aklı başında beşiktaş taraftarı yok mu? yığınla var. bir çok arkadaşım var beşiktaş taraftarı olup, çok mantıklı ve aklı başında olan. ama o adamlar da terbiyelerinden ağızlarını açıp kendi hazımsız taraftarlarına "siz seviyesizsiniz" diyemiyor.
bu entry ile ilgili gelen olumlu olumsuz hiçbir mesaja cevap vermeyeceğim. yazdıklarımın aksini düşünen kendisini çok kötü butonuyla tatmin edebilir.
ben çocukken, beşiktaş önce gordon milne yönetiminde fırtınalar estiren takım, daha sonrasında da şerefli ikinciliklerin takımıydı. süleyman seba gibi karakterli ve dürüst bir başkana sahipti o zaman beşiktaş. kendi takımım olmamasına rağmen ufakta olsa bir sempatim vardı her zaman.
bu sempati serdar bilgili'nin başkanlığı süresinde de devam etti. 100. yıllarında oynadıkları futbol belki göze hoş gelmiyordu ama çok etkiliydi, ben beğeniyordum en azından. uefa'da oynadıkları oyun, şampiyonlar ligi performansı, ligde geleni gideni tokatlamaları, kulüp yönetimi, mali açıdan güçlenmeleri... kısacası her şeyleriyle beşiktaş yükseliyordu düzgün bir şekilde. ben de saygı duyuyordum aslında. hüsnü güreli'nin şekle soktuğu kulüp ekonomisi ve doğru transfer politikasıyla çok iyi bir takım haline gelmişti beşiktaş.
taa ki 2003-2004 sezonunun devre arasında, "olduk biz" deyip yayana kadar. önce hükmen mağlup olunan samsunspor maçı, sonra ardı arkası gelmeyen puan kayıpları ve en sonunda fenerbahçe'ye yenilerek yarış dışı kalınması. işte o maçta kendi başkanına ana avrat küfretti tribünler. serdar bilgili gururlu adammış, kongreye götürdü takımı. yıldırım demirören geldi o koltuğa oturdu, hâla da orda bildiğiniz gibi.
o andan itibaren beşiktaş kendi başarısından daha çok fenerbahçe'nin başarısızlığını ister oldu sanki. fenerbahçe'yi deplasmanda, kalecisiz 4-3 mağlup ettikten bu yana da sürekli bir sikiş sokuş edebiyatı. o gün bugündür ligde fenerbahçe'ye karşı belini doğrultamamış, kritik hiçbir maçı kazanamamış olan beşiktaş'ın taraftarı her seferinde sikicez sokucaz diyebildi. gözleri kör eden lüzumsuz bir nefretten dolayı kendi önlerini göremez oldular.
sonra transfer politikası... o hep eleştirilen fenerbahçe ve aziz yıldırım'ın 90ların sonu ve 2000lerin başında izlediği transfer politikası birebir izlendi. yıldız oyuncular alındı. alındı da ne oldu peki? daha önünüzde taptaze bir galatasaray örneği var geçen seneden kalan? hiç mi ders almadınız? hayır yıllar yılı fenerbahçe aldı yıldızları da ne oldu? bi bok olmadı. eh galatasaray deseniz geçen sene taraftarı ağzından salyalar saçıyordu "ohh jo, dos santos" diye. ne oldu sonunda?
iki tane dünyada adı bilinen adam alındı diye şampiyon olunacağını mı sandınız? hah sonra da devre arasında üç transfer daha. herkes sandı ki tamam puan farkı kapanacak, beşiktaş şampiyon olacak. "17'de 17 yapıcaz." kim yapmış bugüne kadar türkiye liginde? anca kendi sahasında yapan takımlar var o da bir iki kere olmuştur taş çatlasa.
sonra transferlerden gözü dönen, salyalar saçan bir taraftar profili. yine herkesi sikicez, herkese sokucaz naraları yükseldi. beşiktaş taraftarı malesef o adamların adını bile hazmedemedi ki oyunlarını kabullenebilsin. açık oynayan buca'yı 5-1 yenince dünya şampiyonu olmuş gibi sevinip gaza gelindi, ertesi hafta belediye geldi gazı aldı gitti.
sonra uefa kupası dediniz, hedef koydunuz güzel. ama ukrayna takımlarının gelip gidip bizim büyük takımlarımızı tokatladığı gibi bir gerçek varken, "biz manchester city'i düşünüyoruz" diyecek kadar yüzeysel yorumlar yapabildiniz.
ciddiye almadığınız ama sizden daha güçlü olmasa bile daha fazla takım olan dinamo kiev size iki maçta da 4 tane salladı. beğenmediğiniz, sikicez sokucaz dediğiniz fenerbahçe sizi ilk yarım saatte 5leyebilirdi, şansı yaver gitmedi ama kendi kendinizi sabote edip yine 4 yediniz. işin kötü tarafı öyle alışmışsınız ki 2004'ten beri, her yenilgide de hakem diye ağlamanız sadece bir klasik oldu. çünkü beşiktaş yendiği zaman şerefiyle, ama beşiktaş kaybettiyse hakem sabote etti diye. siz çok mu iyi futbol oynadınız, karşı kaleyi maç boyunca ablukaya aldınız, 30 şut çektiniz, 5 topunuz direkten döndü de hakem haksız yere oyuncunuzu attı, olmayan ofsayt bayrakları kalktı vs de siz kaybettiniz. nedense her seferinde ağladınız sızladınız, nasıl daha iyi oynayabiliriz diye düşünmek yerine.
üzgünüm ama beşiktaş hatayı kendinde aramalıdır. her tökezlemede başkasına saldırıp suçu başkasına atmaya çok fazla alışmış durumda bu takım.
ha aklı başında beşiktaş taraftarı yok mu? yığınla var. bir çok arkadaşım var beşiktaş taraftarı olup, çok mantıklı ve aklı başında olan. ama o adamlar da terbiyelerinden ağızlarını açıp kendi hazımsız taraftarlarına "siz seviyesizsiniz" diyemiyor.
bu entry ile ilgili gelen olumlu olumsuz hiçbir mesaja cevap vermeyeceğim. yazdıklarımın aksini düşünen kendisini çok kötü butonuyla tatmin edebilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar