bugün
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye40
- benzine zam6
- bıyık bırakan erkek karizması5
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması41
- türbanlı kamuya giremezken cezaevine giremez oldu3
- recep tayyip erdoğan27
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- nervio15
- kürtlerin atlantis ten gelme ihtimali4
- kürtler ateşe taparken türkler tek tanrı cıydı6
- fiziği güzel sözlük kızları47
- dünyanın en kısa fıkralarından biri8
- abdülhamid han'ın zarif bir kişi olması3
- dünyanın en kaba dilinin hollandaca olması5
- leonidas7
- maledictory2
- yeni uyanmış kadın güzelliği13
- vexillarius the slayer6
- sibel kekilli6
- iltica7
- liberalizm2
- hz mevlana2
- evlenme teklifi bekleyen erkek7
- akp denince akla ilk gelenler6
- ibne11
- uludağ sözlük kekosu2
- nefse uyup 2 milyar tl tokatlamak3
- türkler balık hafızalıdır6
- cumhurbaşkanı olacak olmam4
- ups boobs'un yeni nicki7
- türbanlı erkeklerin çok itici olması2
- elma yiyen erkek4
- süresiz nafaka8
- sizde hiç utanma yok mu4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaklı olay7
- kadın ayağı vs memesi6
- arap aksanı7
- muhammed peygambere ilk vahiy nasıl geliyor2
- cemal enginyurt4
- seviştikten sonra teşekkür etmekk10
- günaydın aşk çiçeğim mesajı atmayan erkek6
- memeleri kafam kadar kız21
- sözlüğün kızgınlık dönemine girmesi5
- simko314
- insanların sürekli aynı fikirleri tekrarlaması2
- yazarların akşama dair planları2
- sözlük erkeklerinin memeleri5
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak13
- maldiv rufiyası2
- birinin sizi ilk hatanızda hayatından çıkarması4
tek bir kadından on tane çocuğu olan ve gay olmadığı da buradan rahatça anlaşılabilecek yazar. zaten onu tanıyanlar bir şeyleri gizli kapaklı yaşamayı sevmediğini bilir, bu özelliği kitaplarından da anlaşılabilir. yani gay olsaydı bunu gizlemezdi. çok sevdiği bir karısı ve on tane de çocuğu vardır.
her neyse, bu entrynin amacı bu değil. iki kelime not düşeyim istedim bu en sevdiğim yazarla ilgili.
charles dickens'ın da en büyük korkusuymuş ölmek, unutulmak, silinmek gitmek. bu adamın ölümden, ölmekten korktuğunu anlayınca onu kendinize yakın hissetmemek elde değil. ben yaşadım diyişini david copperfield'da anlıyorsunuz, çocukluğuna dair ne var ne yok bu kitaba doldurmuştur zira.
kalbi hâlâ antikacı dükkanı'nda atıyor, o ayrı, lâkin değinmeden geçemeyeceğim bir konu vardır ki bu adamın kanı benim mürekkebimde de akmaktadır. bir şeyler yazıyorsam, yazabiliyorsam, bunda en büyük pay sahibi insanlardan biridir charles dickens. bu açıdan ben var olduğum sürece o hâlâ yaşamaktadır diyebilirim. evet, dediğim gibi, ben onun yanında bir hiçim şimdilik; var olmak için benim benliğime ihtiyacı yoktur. yine de kanlı canlı hâlâ yazı yazıyor desem belki de çok ileri gitmiş olmam. bunu dememin sebebi, paragrafın başında da belirttiğim gibi, kanının mürekkebimde akıyor oluşudur.
bu belki çok özel bir şey; ama charles dickens'tan bahsedince bundan bahsetmemek olmaz. çocukluğumdan beri hissettiğim biri var. gelecekte doğacak bir oğlan çocuğu bu. nasıl charles dickens beni etkilemişse ben de onu etkileyeceğim, bunu hissediyorum ve biliyorum. evet, asla charles dickens gibi büyük bir adam olamayacağım; ama kendimi onun manevi oğlu gibi hissediyorum. bu bahsettiğim çocuk da beni babası gibi hisseder belki. ne demek istediğimi belki kimse anlamadı, muhtemelen de bu sebepten bol bol eksi yiyeceğim ama çok da önemsemiyorum bunu. sadece dickens ile aramda özel ve kuvvetli bir bağ hissediyorum. ve dediğim gibi biliyorum, o bağı benim için de hisseden biri var. belki de bu gelecekteki çocuk meselesi benim yaşama direnmek ve yazmak için uydurduğum bir şeydir, ama kendimi bildim bileli onun varlığını hissediyorum.
her neyse. yine bir yere bağlayamadım bu entry'i. bu sözlük belki o uzak gelecekte de okunabilir durumda olur ve belki de o bu yazdıklarımı okur. bilmiyorum. ama buradaydım işte ve nasıl ki charles dickens hâlâ buradaysa ben de günü geldiğinde orada olacağım.
her neyse, bu entrynin amacı bu değil. iki kelime not düşeyim istedim bu en sevdiğim yazarla ilgili.
charles dickens'ın da en büyük korkusuymuş ölmek, unutulmak, silinmek gitmek. bu adamın ölümden, ölmekten korktuğunu anlayınca onu kendinize yakın hissetmemek elde değil. ben yaşadım diyişini david copperfield'da anlıyorsunuz, çocukluğuna dair ne var ne yok bu kitaba doldurmuştur zira.
kalbi hâlâ antikacı dükkanı'nda atıyor, o ayrı, lâkin değinmeden geçemeyeceğim bir konu vardır ki bu adamın kanı benim mürekkebimde de akmaktadır. bir şeyler yazıyorsam, yazabiliyorsam, bunda en büyük pay sahibi insanlardan biridir charles dickens. bu açıdan ben var olduğum sürece o hâlâ yaşamaktadır diyebilirim. evet, dediğim gibi, ben onun yanında bir hiçim şimdilik; var olmak için benim benliğime ihtiyacı yoktur. yine de kanlı canlı hâlâ yazı yazıyor desem belki de çok ileri gitmiş olmam. bunu dememin sebebi, paragrafın başında da belirttiğim gibi, kanının mürekkebimde akıyor oluşudur.
bu belki çok özel bir şey; ama charles dickens'tan bahsedince bundan bahsetmemek olmaz. çocukluğumdan beri hissettiğim biri var. gelecekte doğacak bir oğlan çocuğu bu. nasıl charles dickens beni etkilemişse ben de onu etkileyeceğim, bunu hissediyorum ve biliyorum. evet, asla charles dickens gibi büyük bir adam olamayacağım; ama kendimi onun manevi oğlu gibi hissediyorum. bu bahsettiğim çocuk da beni babası gibi hisseder belki. ne demek istediğimi belki kimse anlamadı, muhtemelen de bu sebepten bol bol eksi yiyeceğim ama çok da önemsemiyorum bunu. sadece dickens ile aramda özel ve kuvvetli bir bağ hissediyorum. ve dediğim gibi biliyorum, o bağı benim için de hisseden biri var. belki de bu gelecekteki çocuk meselesi benim yaşama direnmek ve yazmak için uydurduğum bir şeydir, ama kendimi bildim bileli onun varlığını hissediyorum.
her neyse. yine bir yere bağlayamadım bu entry'i. bu sözlük belki o uzak gelecekte de okunabilir durumda olur ve belki de o bu yazdıklarımı okur. bilmiyorum. ama buradaydım işte ve nasıl ki charles dickens hâlâ buradaysa ben de günü geldiğinde orada olacağım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar