bugün
- para mı aşk mı sorunsalı8
- futbol11
- süper lig7
- sözlük yazarlarının en son okuduğu kitaplar5
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı18
- araplar kuzey kıbrıs'ı neden tanımıyor5
- türkiyede korku yazarının olmaması3
- telekinezi3
- yaprak3
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler7
- kanada3
- sürekli peki neyse diyen kız2
- nasreddinhoca3
- kafede yalnız oturan insan2
- 22 ağustos 2026 çorum kasımpaşa maçı5
- 70 sene sonra burası ölü insanların anısı olacak2
- alçak puşt3
- en sevdiğiniz türkçe kelime2
- kasımpaşa4
- milan skriniar8
- çorum4
- kasımpaşa sk4
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi4
- çorum fk4
- laik teyzelerin fenotipi2
- üniversite okumanın gereksiz olması9
- fabrikada tütün saran kız2
- 22 ağustos 2026 rizespor samsunspor maçı3
- fenerbahçe21
- brezilya3
- samsunspor2
- çaykur rizespor2
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi3
- arkadaşlar sizce bu kürt nasıl3
- nervio varıdı nerede o11
- atatürkün kurduğu düzeni devirmek2
- truenun amı olması3
- sözlük yazarlarının favori dizisi7
- rasim ozan kütahyalı3
- arkadaşlar sizce bu kürk nasıl4
- imralı basılsın apo piçi asılsın6
- velvet50
- osuruktan şiirler89
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi13
- muslettin amca11
- israil den türkiye'ye suriye de üs uyarısı2
- tai lung26
- sözlük kızlarının babaları5
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- sağcıların ortak özellikleri3
geleceği elinden alınan adamın günlüğünün sonu;
--spoiler--
3 ekim 1977, londra
Yakında istanbul'a dönüyorum. bugün dr. morgan'a gideceğim, ilaç vs. için görüşeceğim. içim karışık - düşüncelerle değil, bulanık. yalnız, vaktim ve kafa gücüm olursa 'eylembilim' ve 'geleceği elinden alınan adam' adlı hikayelerimi bitirmek istiyorum. ikisinin de ana hatlarını bu deftere yazmıştım, ama yazacak kuvveti ve düşünme çabasını kendimde bulamıyorum. belki bu deftere bazı ayrıntılar yazabilirsem bir yerden yürütmeye başlıyorum -başlayacağım- diyebilirim. bu çaba bana çok anlamlı görünmüyorsa da bütün günümü aynı sonuçsuz düşüncelerle geçirmekten daha yararlı olabilir. üstelik 'eylembilim'in belki türkiye için -iyi yazılırsa- bir şeyler ifade etmesi mümkün olabilir. tabii önce bana tamam gelmesi şartıyla. artık kafamın bulanıklaştığını ve saçmaladığımı düşünsünler istemiyorum. 'onlar' için bir şey yazmanın gerginliği değil bu; ama gene de -düşünme zorluğunun dışında- bir gerginlik duyuyorum bu nedenle. biraz önce 'eylembilim'in son sayfasını da -yarım kalmıştı- bulamadım. bu küçük evde kağıtların kaybolması olur şey değil. 36. sayfa cümlenin hatta kelimenin tam ortasında kesilip kalmış. neyse bu hiç önemli değil. bu deftere gerçekten bir şeyler not edebilirsem -papi benden bir hafta on gün önce gidecek- kendi başıma hikayeyi biraz yoluna koyabilirim. tabii bu güne kadar neler kurdum, ne kadarını gerçekleştirebildim ayrı mesele. belki, bir iki kişinin dediği gibi ancak kendini ve aklına nasıl geliyorsa öyle yazan biriydim; ben de son zamanlarda buna gittikçe daha fazla inanıyorum. oysa mustafa inan da başladığım bazı değişik şeyler vardı sanki. ya da bazı şeyleri kendime göre anlatmayı deniyordum. düşüncem geç gelişti, biraz geç başladım; biraz da erken bırakmak durumunda kalıyorum. geleceğini kaybetmek yaşanan zamanı da boşlaştırıyor. ne yapalım, henüz biraz da ayakta durma gücüm var; deneyelim, sonuç almaya çalışalım.
--spoiler--
--spoiler--
3 ekim 1977, londra
Yakında istanbul'a dönüyorum. bugün dr. morgan'a gideceğim, ilaç vs. için görüşeceğim. içim karışık - düşüncelerle değil, bulanık. yalnız, vaktim ve kafa gücüm olursa 'eylembilim' ve 'geleceği elinden alınan adam' adlı hikayelerimi bitirmek istiyorum. ikisinin de ana hatlarını bu deftere yazmıştım, ama yazacak kuvveti ve düşünme çabasını kendimde bulamıyorum. belki bu deftere bazı ayrıntılar yazabilirsem bir yerden yürütmeye başlıyorum -başlayacağım- diyebilirim. bu çaba bana çok anlamlı görünmüyorsa da bütün günümü aynı sonuçsuz düşüncelerle geçirmekten daha yararlı olabilir. üstelik 'eylembilim'in belki türkiye için -iyi yazılırsa- bir şeyler ifade etmesi mümkün olabilir. tabii önce bana tamam gelmesi şartıyla. artık kafamın bulanıklaştığını ve saçmaladığımı düşünsünler istemiyorum. 'onlar' için bir şey yazmanın gerginliği değil bu; ama gene de -düşünme zorluğunun dışında- bir gerginlik duyuyorum bu nedenle. biraz önce 'eylembilim'in son sayfasını da -yarım kalmıştı- bulamadım. bu küçük evde kağıtların kaybolması olur şey değil. 36. sayfa cümlenin hatta kelimenin tam ortasında kesilip kalmış. neyse bu hiç önemli değil. bu deftere gerçekten bir şeyler not edebilirsem -papi benden bir hafta on gün önce gidecek- kendi başıma hikayeyi biraz yoluna koyabilirim. tabii bu güne kadar neler kurdum, ne kadarını gerçekleştirebildim ayrı mesele. belki, bir iki kişinin dediği gibi ancak kendini ve aklına nasıl geliyorsa öyle yazan biriydim; ben de son zamanlarda buna gittikçe daha fazla inanıyorum. oysa mustafa inan da başladığım bazı değişik şeyler vardı sanki. ya da bazı şeyleri kendime göre anlatmayı deniyordum. düşüncem geç gelişti, biraz geç başladım; biraz da erken bırakmak durumunda kalıyorum. geleceğini kaybetmek yaşanan zamanı da boşlaştırıyor. ne yapalım, henüz biraz da ayakta durma gücüm var; deneyelim, sonuç almaya çalışalım.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar