bugün
- dansöz izleme keyfi12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı39
- yarın kpssye girecek yazarlar9
- aziz yıldırım12
- enayimiknatisii36
- uzak durulası insan modelleri5
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması7
- ölüm2
- ismail kartal9
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- insan olmaya ceyrek kala26
- öylesine bir şeyler yaz2
- online listesinden manita beğenmek7
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- flat white4
- serhat kılıç13
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- hangi renksiniz17
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- kerem aktürkoğlu8
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- fusya semsiyeli yabanci8
- geceye bir söz bırak8
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı8
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- şu an dinlediğiniz şarkı2
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- evde dondurma yapmak5
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- anın görüntüsü24
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- limonlu dondurma4
- sözlükteki şer çetesi12
- milan skriniar5
- fenerbahçe nin liverpool ile karşılaşacak olması4
- ragnarın memeleri5
- gocu50
- s'i l v'e r m'i s t29
- sözlük kızlarındaki libido yüksekliği4
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- sözlükte herkesin avcı olması12
- beşiktaş8
- seri eksici6
- sözlükteki zorbalar12
- ioçk'nın mavi boncuğu toptan alması4
- herkese mavi boncuk dağıtan kız4
altan öymen'in öfkeli yıllar adlı kitabından :
1946 seçiminde demokrat parti listesinden aday olup meclise giren 60 küsür milletvekili vardı. onlardan bir kısmı dp'nin kurucularıyla anlaşamadı. parti içi mücadele sonucu ayrıldılar. 1948 yılında millet partisi'ni kurdular. fahri genel başkanları meraşal fevzi çakmak, resmi genel başkanı hikmet bayur'du.
millet partisi, başlangıçta iddialı bir partiydi. demokrat parti'den daha muhafazakar bir çizgi izliyordu. ama demokrat parti'nin mali gelişmesi karşısında başarılı olamazdı. mereşal çakmak'ın ölümünden sonra girdiği 1950 seçiminde parti adaylarından sadece biri ( osman bölükbaşı ) meclise girebildi.
millet partisi, 1948'deki kuruluşundan itibaren, chp'den daha çok demokrat parti'yle karşı karşıya gelen, onunla yarışan bir partiydi. iki parti arasındaki yarış, zaman zaman kim daha dindar görünecek yarışı haline geliyordu. ceza kanunu değişikliğiyle ilgili tasarı üzerindeki tartışmalar sonucunda tasarıdan " din istismarı "yla ilgili maddelerin çıkarılması, bu yarışın sonucuydu ( bu madde komünizmle ile birlikte yer alıyordu ama mp'nin bastırıp, dini savunması üzerine dp din kartını kaptırmamak istediğinden bunu maddeden çıkarmış, sadece komünizmle ilgili kısmı geçmiştir).
mp'nin 1950 seçiminde aldığı oylar yüzde 3.1'den ibaretti ama, osman bölükbaşı'nın hitabet gücüne mp'nin o yarışta kazanabileceği daha dindar avantajı eklenirse, o oy oranı önemli ölçüde artabilirdi.
çare millet partisi'ni kapatmaktı. zaten öyle bir dava açılması için gerekçeler, mp'nin içinden de ortaya atılıyordu. partinin eski genel başkanı iken ayrılmış bulunan ve son kongrelerde genel kurul yönetim üyeliğine seçilmiş olan hikmet bayur ve arkadaşları, mp'nin bazı yöneticilerinin laiklik karşıtı hareketler içine girdikleri yolundaki iddialarını kamuoyuna da açıklamışlardı.
savcılık soruşturması aşamasında, daha işin esasına geçilmeden, sulh ceza mahkemesi'nde bir de tedbir kararı alındı ve hemen uygulandı. partinin 46 il, ilçe, ocak ve bucak merkezi arandı. arkasından da mp'nin, açılacak davada alınacak karara kadar faaliyetten menedilmesine karar verildi. partinin genel merkezi ve 2 binden fazla örgüt şubesi mühürlendi. ayrıca partinin o zamanki yayın organı millet gazetesine de dava açılmıştı ve gazetenin başyazarı nusrettin ardıçoğlu tutuklanmıştı.
fakat dava, dernekler kanunu hükümlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle sulh ceza mahkemesi'nde açılıyordu. yöneticilerine verilecek ceza da, o kanuna göre hafif bir ceza olacaktı.
savcılık neden böyle bir yol izlemişti ? mp yöneticilerine göre, bunun amacı belliydi : parti, dernekler kanunu'na göre kapatılırken, sanıklara verilecek cezalar çok düşük olacaktı.o taktirde, alınacak karara yargıtay'da itiraz etme imkanı yoktu. sanıkların cezalarıyla birlikte kapatma kararı da kesinleşecekti.
böylece garip bir durum ortaya çıkıyordu. kararın sanıkları, savcının kendilerine karşı talep ettiği cezanın hafif olmasını eleştiriyorlardı.
1946 seçiminde demokrat parti listesinden aday olup meclise giren 60 küsür milletvekili vardı. onlardan bir kısmı dp'nin kurucularıyla anlaşamadı. parti içi mücadele sonucu ayrıldılar. 1948 yılında millet partisi'ni kurdular. fahri genel başkanları meraşal fevzi çakmak, resmi genel başkanı hikmet bayur'du.
millet partisi, başlangıçta iddialı bir partiydi. demokrat parti'den daha muhafazakar bir çizgi izliyordu. ama demokrat parti'nin mali gelişmesi karşısında başarılı olamazdı. mereşal çakmak'ın ölümünden sonra girdiği 1950 seçiminde parti adaylarından sadece biri ( osman bölükbaşı ) meclise girebildi.
millet partisi, 1948'deki kuruluşundan itibaren, chp'den daha çok demokrat parti'yle karşı karşıya gelen, onunla yarışan bir partiydi. iki parti arasındaki yarış, zaman zaman kim daha dindar görünecek yarışı haline geliyordu. ceza kanunu değişikliğiyle ilgili tasarı üzerindeki tartışmalar sonucunda tasarıdan " din istismarı "yla ilgili maddelerin çıkarılması, bu yarışın sonucuydu ( bu madde komünizmle ile birlikte yer alıyordu ama mp'nin bastırıp, dini savunması üzerine dp din kartını kaptırmamak istediğinden bunu maddeden çıkarmış, sadece komünizmle ilgili kısmı geçmiştir).
mp'nin 1950 seçiminde aldığı oylar yüzde 3.1'den ibaretti ama, osman bölükbaşı'nın hitabet gücüne mp'nin o yarışta kazanabileceği daha dindar avantajı eklenirse, o oy oranı önemli ölçüde artabilirdi.
çare millet partisi'ni kapatmaktı. zaten öyle bir dava açılması için gerekçeler, mp'nin içinden de ortaya atılıyordu. partinin eski genel başkanı iken ayrılmış bulunan ve son kongrelerde genel kurul yönetim üyeliğine seçilmiş olan hikmet bayur ve arkadaşları, mp'nin bazı yöneticilerinin laiklik karşıtı hareketler içine girdikleri yolundaki iddialarını kamuoyuna da açıklamışlardı.
savcılık soruşturması aşamasında, daha işin esasına geçilmeden, sulh ceza mahkemesi'nde bir de tedbir kararı alındı ve hemen uygulandı. partinin 46 il, ilçe, ocak ve bucak merkezi arandı. arkasından da mp'nin, açılacak davada alınacak karara kadar faaliyetten menedilmesine karar verildi. partinin genel merkezi ve 2 binden fazla örgüt şubesi mühürlendi. ayrıca partinin o zamanki yayın organı millet gazetesine de dava açılmıştı ve gazetenin başyazarı nusrettin ardıçoğlu tutuklanmıştı.
fakat dava, dernekler kanunu hükümlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle sulh ceza mahkemesi'nde açılıyordu. yöneticilerine verilecek ceza da, o kanuna göre hafif bir ceza olacaktı.
savcılık neden böyle bir yol izlemişti ? mp yöneticilerine göre, bunun amacı belliydi : parti, dernekler kanunu'na göre kapatılırken, sanıklara verilecek cezalar çok düşük olacaktı.o taktirde, alınacak karara yargıtay'da itiraz etme imkanı yoktu. sanıkların cezalarıyla birlikte kapatma kararı da kesinleşecekti.
böylece garip bir durum ortaya çıkıyordu. kararın sanıkları, savcının kendilerine karşı talep ettiği cezanın hafif olmasını eleştiriyorlardı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar