bugün
- sözlükte sizi kim tanıyor15
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız16
- zall'a yazdığım mesaj7
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi10
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu6
- kiraz cicegi kolonyasi43
- kim kimin fakesi10
- sözlükte ciddi konuların konuşulmaması6
- sözlük erkeklerinin kurabiyeleri9
- üstteki yazarın banka hesabındaki para4
- günün şarkısı4
- kadınların koşamaması6
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler5
- gavurun kızı5
- natuk baytan2
- birader yazarların birader beyler olmaları hedesi2
- hazret ktc5
- askeri ücretle erdoğanı savunan tip11
- alttaki yazara bir ricada bulun3
- kolektif bilinç olması kolektif dinleme olmaması4
- ciddi konuların sözlükte konuşulmaması4
- askerdeyken sözlüğe girmek3
- sözlük kavgaları7
- mehmet okuyan11
- özbekler2
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı22
- abd iran ateşkesinin kalıcı olamaması10
- küfürleşen iki yazardan birinin çaylak olması6
- hayatından 1 yılı kaça satarsın6
- 10 temmuz 2026 s 400 lerin satıldığı iddiası7
- büyük göt2
- homo erectus biraderyus4
- bebek te üç beş tur atmak5
- özbek kızları2
- pasif gayler in ortak özellikleri5
- kürt kızlarının sevişme sırasındaki cümleleri6
- yapmasak da yaptı derler o yüzden yapıcaz4
- orduevinde bira içmek2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- her gün hamburger yemek isteyen insan4
- gammaz çetesi çökertildi4
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu9
- sözlük erkeklerinin armutları3
- hesabı silmek2
- yazarların en sevdiği meyve11
- çomarların osmanlı hakkında bilmedikleri2
- sözlükte adı çıkmış bir kadınla sevgili olmak3
- fransızların sömürgeci olması5
- küfrettiği yazarı çaylak edip utanmadan takıln yzr2
- deve sidiği ile giden araba2
altan öymen'in öfkeli yıllar adlı kitabından :
1946 seçiminde demokrat parti listesinden aday olup meclise giren 60 küsür milletvekili vardı. onlardan bir kısmı dp'nin kurucularıyla anlaşamadı. parti içi mücadele sonucu ayrıldılar. 1948 yılında millet partisi'ni kurdular. fahri genel başkanları meraşal fevzi çakmak, resmi genel başkanı hikmet bayur'du.
millet partisi, başlangıçta iddialı bir partiydi. demokrat parti'den daha muhafazakar bir çizgi izliyordu. ama demokrat parti'nin mali gelişmesi karşısında başarılı olamazdı. mereşal çakmak'ın ölümünden sonra girdiği 1950 seçiminde parti adaylarından sadece biri ( osman bölükbaşı ) meclise girebildi.
millet partisi, 1948'deki kuruluşundan itibaren, chp'den daha çok demokrat parti'yle karşı karşıya gelen, onunla yarışan bir partiydi. iki parti arasındaki yarış, zaman zaman kim daha dindar görünecek yarışı haline geliyordu. ceza kanunu değişikliğiyle ilgili tasarı üzerindeki tartışmalar sonucunda tasarıdan " din istismarı "yla ilgili maddelerin çıkarılması, bu yarışın sonucuydu ( bu madde komünizmle ile birlikte yer alıyordu ama mp'nin bastırıp, dini savunması üzerine dp din kartını kaptırmamak istediğinden bunu maddeden çıkarmış, sadece komünizmle ilgili kısmı geçmiştir).
mp'nin 1950 seçiminde aldığı oylar yüzde 3.1'den ibaretti ama, osman bölükbaşı'nın hitabet gücüne mp'nin o yarışta kazanabileceği daha dindar avantajı eklenirse, o oy oranı önemli ölçüde artabilirdi.
çare millet partisi'ni kapatmaktı. zaten öyle bir dava açılması için gerekçeler, mp'nin içinden de ortaya atılıyordu. partinin eski genel başkanı iken ayrılmış bulunan ve son kongrelerde genel kurul yönetim üyeliğine seçilmiş olan hikmet bayur ve arkadaşları, mp'nin bazı yöneticilerinin laiklik karşıtı hareketler içine girdikleri yolundaki iddialarını kamuoyuna da açıklamışlardı.
savcılık soruşturması aşamasında, daha işin esasına geçilmeden, sulh ceza mahkemesi'nde bir de tedbir kararı alındı ve hemen uygulandı. partinin 46 il, ilçe, ocak ve bucak merkezi arandı. arkasından da mp'nin, açılacak davada alınacak karara kadar faaliyetten menedilmesine karar verildi. partinin genel merkezi ve 2 binden fazla örgüt şubesi mühürlendi. ayrıca partinin o zamanki yayın organı millet gazetesine de dava açılmıştı ve gazetenin başyazarı nusrettin ardıçoğlu tutuklanmıştı.
fakat dava, dernekler kanunu hükümlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle sulh ceza mahkemesi'nde açılıyordu. yöneticilerine verilecek ceza da, o kanuna göre hafif bir ceza olacaktı.
savcılık neden böyle bir yol izlemişti ? mp yöneticilerine göre, bunun amacı belliydi : parti, dernekler kanunu'na göre kapatılırken, sanıklara verilecek cezalar çok düşük olacaktı.o taktirde, alınacak karara yargıtay'da itiraz etme imkanı yoktu. sanıkların cezalarıyla birlikte kapatma kararı da kesinleşecekti.
böylece garip bir durum ortaya çıkıyordu. kararın sanıkları, savcının kendilerine karşı talep ettiği cezanın hafif olmasını eleştiriyorlardı.
1946 seçiminde demokrat parti listesinden aday olup meclise giren 60 küsür milletvekili vardı. onlardan bir kısmı dp'nin kurucularıyla anlaşamadı. parti içi mücadele sonucu ayrıldılar. 1948 yılında millet partisi'ni kurdular. fahri genel başkanları meraşal fevzi çakmak, resmi genel başkanı hikmet bayur'du.
millet partisi, başlangıçta iddialı bir partiydi. demokrat parti'den daha muhafazakar bir çizgi izliyordu. ama demokrat parti'nin mali gelişmesi karşısında başarılı olamazdı. mereşal çakmak'ın ölümünden sonra girdiği 1950 seçiminde parti adaylarından sadece biri ( osman bölükbaşı ) meclise girebildi.
millet partisi, 1948'deki kuruluşundan itibaren, chp'den daha çok demokrat parti'yle karşı karşıya gelen, onunla yarışan bir partiydi. iki parti arasındaki yarış, zaman zaman kim daha dindar görünecek yarışı haline geliyordu. ceza kanunu değişikliğiyle ilgili tasarı üzerindeki tartışmalar sonucunda tasarıdan " din istismarı "yla ilgili maddelerin çıkarılması, bu yarışın sonucuydu ( bu madde komünizmle ile birlikte yer alıyordu ama mp'nin bastırıp, dini savunması üzerine dp din kartını kaptırmamak istediğinden bunu maddeden çıkarmış, sadece komünizmle ilgili kısmı geçmiştir).
mp'nin 1950 seçiminde aldığı oylar yüzde 3.1'den ibaretti ama, osman bölükbaşı'nın hitabet gücüne mp'nin o yarışta kazanabileceği daha dindar avantajı eklenirse, o oy oranı önemli ölçüde artabilirdi.
çare millet partisi'ni kapatmaktı. zaten öyle bir dava açılması için gerekçeler, mp'nin içinden de ortaya atılıyordu. partinin eski genel başkanı iken ayrılmış bulunan ve son kongrelerde genel kurul yönetim üyeliğine seçilmiş olan hikmet bayur ve arkadaşları, mp'nin bazı yöneticilerinin laiklik karşıtı hareketler içine girdikleri yolundaki iddialarını kamuoyuna da açıklamışlardı.
savcılık soruşturması aşamasında, daha işin esasına geçilmeden, sulh ceza mahkemesi'nde bir de tedbir kararı alındı ve hemen uygulandı. partinin 46 il, ilçe, ocak ve bucak merkezi arandı. arkasından da mp'nin, açılacak davada alınacak karara kadar faaliyetten menedilmesine karar verildi. partinin genel merkezi ve 2 binden fazla örgüt şubesi mühürlendi. ayrıca partinin o zamanki yayın organı millet gazetesine de dava açılmıştı ve gazetenin başyazarı nusrettin ardıçoğlu tutuklanmıştı.
fakat dava, dernekler kanunu hükümlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle sulh ceza mahkemesi'nde açılıyordu. yöneticilerine verilecek ceza da, o kanuna göre hafif bir ceza olacaktı.
savcılık neden böyle bir yol izlemişti ? mp yöneticilerine göre, bunun amacı belliydi : parti, dernekler kanunu'na göre kapatılırken, sanıklara verilecek cezalar çok düşük olacaktı.o taktirde, alınacak karara yargıtay'da itiraz etme imkanı yoktu. sanıkların cezalarıyla birlikte kapatma kararı da kesinleşecekti.
böylece garip bir durum ortaya çıkıyordu. kararın sanıkları, savcının kendilerine karşı talep ettiği cezanın hafif olmasını eleştiriyorlardı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar