bugün
- demokles'in kılıcı abi ya4
- menemen yiyen erkek6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı54
- sözlüğe bicepsini atmış erkeğin namusu6
- hesabını gizleyen erkek yazar15
- öldüreni öldürmek6
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi6
- parazitli'a m frekansı radyoları dinlemek3
- dm kuşu yazarlar3
- eşek alıp şehirde gezmek2
- japonlan evlencem dye türkmenistanlıylan evlenmek4
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması5
- erkeklerin kadınları anlayamaması4
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip5
- ingiliz lord unvanı3
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- kaldırım taşı olarak reenkarne olmak2
- erkeklerin evde sıcak yemek olsun takıntısı4
- ideal aşka kavuştuğunu sanmak2
- cebe takılan kapı kolu2
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması4
- iş yok bahanesiyle bütün gün evde yatmak5
- benzini ayın birinde alın çünküüüü2
- neden uyandınız3
- kışlıkları çıkartmak2
- akplisin yani27
- duanın bir şeye yaramaması28
- la loba2
- kimsenin memleket takımı tutmaması13
- gaye su akyol5
- twitter da türklerle çinliler arasındaki kavga3
- fon vurgunu52
- ısparta da gece hayatı14
- eski sevgilinin bıraktığı iz8
- migros ta etleri yiyen kedi2
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan8
- x de çinliler ve türklerin kavgası11
- kolye140
- kürtaj hak mıdır sorunsalı11
- sevgili olmanın çok saçma bir şey olması6
- kendimize yaptığımız kötülük2
- introsu atlanılmayan diziler6
- benim bileğim yamuk mu10
- hiçbir şey yapmak istemediğinizde ne yapıyorsunuz7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı15
- çocukken alındığına en çok sevinilmiş şey2
- fatma betül sayan kaya22
- reddedilince öldürmek7
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
altan öymen'in öfkeli yıllar adlı kitabından :
1946 seçiminde demokrat parti listesinden aday olup meclise giren 60 küsür milletvekili vardı. onlardan bir kısmı dp'nin kurucularıyla anlaşamadı. parti içi mücadele sonucu ayrıldılar. 1948 yılında millet partisi'ni kurdular. fahri genel başkanları meraşal fevzi çakmak, resmi genel başkanı hikmet bayur'du.
millet partisi, başlangıçta iddialı bir partiydi. demokrat parti'den daha muhafazakar bir çizgi izliyordu. ama demokrat parti'nin mali gelişmesi karşısında başarılı olamazdı. mereşal çakmak'ın ölümünden sonra girdiği 1950 seçiminde parti adaylarından sadece biri ( osman bölükbaşı ) meclise girebildi.
millet partisi, 1948'deki kuruluşundan itibaren, chp'den daha çok demokrat parti'yle karşı karşıya gelen, onunla yarışan bir partiydi. iki parti arasındaki yarış, zaman zaman kim daha dindar görünecek yarışı haline geliyordu. ceza kanunu değişikliğiyle ilgili tasarı üzerindeki tartışmalar sonucunda tasarıdan " din istismarı "yla ilgili maddelerin çıkarılması, bu yarışın sonucuydu ( bu madde komünizmle ile birlikte yer alıyordu ama mp'nin bastırıp, dini savunması üzerine dp din kartını kaptırmamak istediğinden bunu maddeden çıkarmış, sadece komünizmle ilgili kısmı geçmiştir).
mp'nin 1950 seçiminde aldığı oylar yüzde 3.1'den ibaretti ama, osman bölükbaşı'nın hitabet gücüne mp'nin o yarışta kazanabileceği daha dindar avantajı eklenirse, o oy oranı önemli ölçüde artabilirdi.
çare millet partisi'ni kapatmaktı. zaten öyle bir dava açılması için gerekçeler, mp'nin içinden de ortaya atılıyordu. partinin eski genel başkanı iken ayrılmış bulunan ve son kongrelerde genel kurul yönetim üyeliğine seçilmiş olan hikmet bayur ve arkadaşları, mp'nin bazı yöneticilerinin laiklik karşıtı hareketler içine girdikleri yolundaki iddialarını kamuoyuna da açıklamışlardı.
savcılık soruşturması aşamasında, daha işin esasına geçilmeden, sulh ceza mahkemesi'nde bir de tedbir kararı alındı ve hemen uygulandı. partinin 46 il, ilçe, ocak ve bucak merkezi arandı. arkasından da mp'nin, açılacak davada alınacak karara kadar faaliyetten menedilmesine karar verildi. partinin genel merkezi ve 2 binden fazla örgüt şubesi mühürlendi. ayrıca partinin o zamanki yayın organı millet gazetesine de dava açılmıştı ve gazetenin başyazarı nusrettin ardıçoğlu tutuklanmıştı.
fakat dava, dernekler kanunu hükümlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle sulh ceza mahkemesi'nde açılıyordu. yöneticilerine verilecek ceza da, o kanuna göre hafif bir ceza olacaktı.
savcılık neden böyle bir yol izlemişti ? mp yöneticilerine göre, bunun amacı belliydi : parti, dernekler kanunu'na göre kapatılırken, sanıklara verilecek cezalar çok düşük olacaktı.o taktirde, alınacak karara yargıtay'da itiraz etme imkanı yoktu. sanıkların cezalarıyla birlikte kapatma kararı da kesinleşecekti.
böylece garip bir durum ortaya çıkıyordu. kararın sanıkları, savcının kendilerine karşı talep ettiği cezanın hafif olmasını eleştiriyorlardı.
1946 seçiminde demokrat parti listesinden aday olup meclise giren 60 küsür milletvekili vardı. onlardan bir kısmı dp'nin kurucularıyla anlaşamadı. parti içi mücadele sonucu ayrıldılar. 1948 yılında millet partisi'ni kurdular. fahri genel başkanları meraşal fevzi çakmak, resmi genel başkanı hikmet bayur'du.
millet partisi, başlangıçta iddialı bir partiydi. demokrat parti'den daha muhafazakar bir çizgi izliyordu. ama demokrat parti'nin mali gelişmesi karşısında başarılı olamazdı. mereşal çakmak'ın ölümünden sonra girdiği 1950 seçiminde parti adaylarından sadece biri ( osman bölükbaşı ) meclise girebildi.
millet partisi, 1948'deki kuruluşundan itibaren, chp'den daha çok demokrat parti'yle karşı karşıya gelen, onunla yarışan bir partiydi. iki parti arasındaki yarış, zaman zaman kim daha dindar görünecek yarışı haline geliyordu. ceza kanunu değişikliğiyle ilgili tasarı üzerindeki tartışmalar sonucunda tasarıdan " din istismarı "yla ilgili maddelerin çıkarılması, bu yarışın sonucuydu ( bu madde komünizmle ile birlikte yer alıyordu ama mp'nin bastırıp, dini savunması üzerine dp din kartını kaptırmamak istediğinden bunu maddeden çıkarmış, sadece komünizmle ilgili kısmı geçmiştir).
mp'nin 1950 seçiminde aldığı oylar yüzde 3.1'den ibaretti ama, osman bölükbaşı'nın hitabet gücüne mp'nin o yarışta kazanabileceği daha dindar avantajı eklenirse, o oy oranı önemli ölçüde artabilirdi.
çare millet partisi'ni kapatmaktı. zaten öyle bir dava açılması için gerekçeler, mp'nin içinden de ortaya atılıyordu. partinin eski genel başkanı iken ayrılmış bulunan ve son kongrelerde genel kurul yönetim üyeliğine seçilmiş olan hikmet bayur ve arkadaşları, mp'nin bazı yöneticilerinin laiklik karşıtı hareketler içine girdikleri yolundaki iddialarını kamuoyuna da açıklamışlardı.
savcılık soruşturması aşamasında, daha işin esasına geçilmeden, sulh ceza mahkemesi'nde bir de tedbir kararı alındı ve hemen uygulandı. partinin 46 il, ilçe, ocak ve bucak merkezi arandı. arkasından da mp'nin, açılacak davada alınacak karara kadar faaliyetten menedilmesine karar verildi. partinin genel merkezi ve 2 binden fazla örgüt şubesi mühürlendi. ayrıca partinin o zamanki yayın organı millet gazetesine de dava açılmıştı ve gazetenin başyazarı nusrettin ardıçoğlu tutuklanmıştı.
fakat dava, dernekler kanunu hükümlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle sulh ceza mahkemesi'nde açılıyordu. yöneticilerine verilecek ceza da, o kanuna göre hafif bir ceza olacaktı.
savcılık neden böyle bir yol izlemişti ? mp yöneticilerine göre, bunun amacı belliydi : parti, dernekler kanunu'na göre kapatılırken, sanıklara verilecek cezalar çok düşük olacaktı.o taktirde, alınacak karara yargıtay'da itiraz etme imkanı yoktu. sanıkların cezalarıyla birlikte kapatma kararı da kesinleşecekti.
böylece garip bir durum ortaya çıkıyordu. kararın sanıkları, savcının kendilerine karşı talep ettiği cezanın hafif olmasını eleştiriyorlardı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar