bugün
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- erkeklerin giderek feminenleşmesi8
- kafanızdaki ses4
- yazarların çocukken en sevdiği çizgi film4
- bira cips6
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar4
- yalnizca deli yalnizca sair3
- laptop5
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- maden suyu4
- ismet'in çok hızlı entry girmesi3
- tarot bakabilen sözlük yazarları3
- oytun erbaş3
- aga be şarkılar5
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması6
- sözlük kızlarının kombinleri20
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- velvet vs nervio19
- bir zaman hatası2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- mezarlıkları sevmek5
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- özgür irade ve determinizm üzerine bir tartışma2
- alparslan türkeş in atatürk düşmanı olması2
- taksim'e ikinci eyfel kulesi3
- karanlık bir akşamüstü hüzünlü gezer olmak2
- ktç birader4
- allah6
- manyak olmaya karar verdim9
- lahmacun4
- yıllık izin2
- aylık 470 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- selam sözlük4
- slavko vincic15
- velvet12
- nervio11
- arkadaşlar neden bu kadar salaksınız5
- almanya da hangi partiyi seçerdiniz5
- alparslan türkeş kadir mısıroğlu ilişkisi2
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri5
- hayat2
- aşkın nur yengi2
kahraman tazeoğlu'nun bu kitabından güzel bir bölüm;
Alışkanlıklarımla dolduruyorum boşluklarımı. Eski bir kitap, eski bir arkadaş, eski bir şarkı...Yaşamaktan ve yazmaktan sahnelerini ezberlediğim oyun, seninle yenileniyor. Rüyalarım olmazdı oysa. Yalnızlık derin bir uyku koynundayken canımı acıtmazdı. Şimdi, uyanmak için seninle boğuştuğum, uyanmak için sana yalvardığım rüyalarla geçiyor uykularım. Uyandır beni küçük kız! Uyandır ve çık sokaklara. Odalara kapattığın bedeninin ruhu bende! Kırılmış ve rüzgârına küsmüş bir dal sitemkârlığında bana bakan yüzün, uykulardan kaçtığım günlerin telaşında bile bırakmıyor aklımı. Sokaklara çık! Bir serserilik yap, bir delilik, bir iyilik...
Alışkanlıklarım doldurmuyor boşluklarımı. Her eski, yeniye duyduğu öfkeyi benden alıyor. Hatırıma yer etmişlerim unutulmanın hıncıyla, kendini unutturmamacasına saldırıyor. Neye sarılsam bana vefayı anlatıyor, vefasızlığımı vuruyor yüzüme. istanbul bile karşımda. istanbul bile eskiye alınmanın alınganlığıyla, sırtını dönüyor bana. Yazmaya bulduğum çareler kelimelerimi kemiriyor. Kalır ayak kanayan bir iç bulanmasında her şeyi kusup üstüme düşleri de berbat ediyorum.
Unutuyorum her seferinde. Neresinde kalmıştık ayrılığın? Hareketsizliğe alışamamış ayaklarım, eski şehirleri getiren adımları kapımdan kovamıyor. Sana seslendiğimi sandığım her yazı da yaz ellerimi üşütüyor...Çık sokaklara...bende bir feryat artık. Ve kapanıklılığın duvarları aşıyor da suretini yaşatırcasına beni buluyor. Asıl düşmanlarını hatırladım bu öykünün ama çok geç, yeni bir kötüye can vermeye. Örsümü zorluyorum bazı geceler sesin ilişir umuduyla. Sen böyle mi susardın? Susardın ama küçük kız edasıyla ve nazıyla. Gönlün alındı mı, geçerdi şımarıklığın. Ama şimdi bir dilsiz, bir sağır gibi suskunluğun...Ya neden ben de gözlerin ve neden bırakmıyor yakamı gülüşün. Gülüşün bir şeyleri geçirmek içindi, şimdi hasım kahkahalara eşlik ediyor. Ve korkuyorum çocuk yüzünden. Bu yüzden istanbul istanbul gezinmelerim. Korkağı olduğum aşk, bana seninle öç aldırıyor. Bedellerimiz aynıydı lakin bana senin gözyaşlarını akıttırmamak paylanıyor. Sen ağladıkça ağlayamamak yetiyor, teslim olmama. Yine de eşkıya sevdalılığım yer bulmuyor istanbul'un koynunda. Boğazına çıktığımda boğazım düğümleniyor, seviniyorum ağlayacağıma ama yaşlarım kirpiklerime takılıyor. içindeki esaretinden sokaklara kaç ve sokak sokak dağıttığım özgürlüğümü al.
Senden gitmek zorunda değildim. Sen gönderdin kelimelerinle. Bu yüzden ardına kadar açık kapılarım. Geleceğini biliyorum çıkıp odanın derinliğinden, yüzünde yüzlerce sitemle. içerime girer misin yoksa kapı önü nöbetine mi yatırırsın bedenini bilemem ama "gel" bitti dilimde. Şimdi konuşuyorsam, biraz da bundan! Ah küçük kız; bir kez olsun sussaydın, daha kalacak çok yerim vardı sende!
Alışkanlıklarımla dolduruyorum boşluklarımı. Eski bir kitap, eski bir arkadaş, eski bir şarkı...Yaşamaktan ve yazmaktan sahnelerini ezberlediğim oyun, seninle yenileniyor. Rüyalarım olmazdı oysa. Yalnızlık derin bir uyku koynundayken canımı acıtmazdı. Şimdi, uyanmak için seninle boğuştuğum, uyanmak için sana yalvardığım rüyalarla geçiyor uykularım. Uyandır beni küçük kız! Uyandır ve çık sokaklara. Odalara kapattığın bedeninin ruhu bende! Kırılmış ve rüzgârına küsmüş bir dal sitemkârlığında bana bakan yüzün, uykulardan kaçtığım günlerin telaşında bile bırakmıyor aklımı. Sokaklara çık! Bir serserilik yap, bir delilik, bir iyilik...
Alışkanlıklarım doldurmuyor boşluklarımı. Her eski, yeniye duyduğu öfkeyi benden alıyor. Hatırıma yer etmişlerim unutulmanın hıncıyla, kendini unutturmamacasına saldırıyor. Neye sarılsam bana vefayı anlatıyor, vefasızlığımı vuruyor yüzüme. istanbul bile karşımda. istanbul bile eskiye alınmanın alınganlığıyla, sırtını dönüyor bana. Yazmaya bulduğum çareler kelimelerimi kemiriyor. Kalır ayak kanayan bir iç bulanmasında her şeyi kusup üstüme düşleri de berbat ediyorum.
Unutuyorum her seferinde. Neresinde kalmıştık ayrılığın? Hareketsizliğe alışamamış ayaklarım, eski şehirleri getiren adımları kapımdan kovamıyor. Sana seslendiğimi sandığım her yazı da yaz ellerimi üşütüyor...Çık sokaklara...bende bir feryat artık. Ve kapanıklılığın duvarları aşıyor da suretini yaşatırcasına beni buluyor. Asıl düşmanlarını hatırladım bu öykünün ama çok geç, yeni bir kötüye can vermeye. Örsümü zorluyorum bazı geceler sesin ilişir umuduyla. Sen böyle mi susardın? Susardın ama küçük kız edasıyla ve nazıyla. Gönlün alındı mı, geçerdi şımarıklığın. Ama şimdi bir dilsiz, bir sağır gibi suskunluğun...Ya neden ben de gözlerin ve neden bırakmıyor yakamı gülüşün. Gülüşün bir şeyleri geçirmek içindi, şimdi hasım kahkahalara eşlik ediyor. Ve korkuyorum çocuk yüzünden. Bu yüzden istanbul istanbul gezinmelerim. Korkağı olduğum aşk, bana seninle öç aldırıyor. Bedellerimiz aynıydı lakin bana senin gözyaşlarını akıttırmamak paylanıyor. Sen ağladıkça ağlayamamak yetiyor, teslim olmama. Yine de eşkıya sevdalılığım yer bulmuyor istanbul'un koynunda. Boğazına çıktığımda boğazım düğümleniyor, seviniyorum ağlayacağıma ama yaşlarım kirpiklerime takılıyor. içindeki esaretinden sokaklara kaç ve sokak sokak dağıttığım özgürlüğümü al.
Senden gitmek zorunda değildim. Sen gönderdin kelimelerinle. Bu yüzden ardına kadar açık kapılarım. Geleceğini biliyorum çıkıp odanın derinliğinden, yüzünde yüzlerce sitemle. içerime girer misin yoksa kapı önü nöbetine mi yatırırsın bedenini bilemem ama "gel" bitti dilimde. Şimdi konuşuyorsam, biraz da bundan! Ah küçük kız; bir kez olsun sussaydın, daha kalacak çok yerim vardı sende!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar