bugün
- sözlükte eğlence arayan yazarlar8
- sarapci koala hatayi13
- aşk nedir8
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı27
- üzülünce halıya uzanmak10
- uludağ itiraf10
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- haydi yorgun mermi okula6
- iremga6
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası7
- yarın okulların açılacak olması5
- anın fotoğrafı12
- whatsapp grubu kuralım5
- jalapeno6
- ufurukcu kedi4
- kırlangıç3
- geceye bir cümle bırak3
- silvermist'in mutfağına konuk olmak26
- zorbalanmaya alışkın insan6
- 14 eylül 2026 okulların açılması4
- yazarların en sevdiği şeyler16
- ormanda gezerken kamp yapan kıza rastlamak2
- s'i l v'e r m'i s t21
- futbol8
- galatasaray12
- mayadağ dan kalkan kazlar nereye indi sorunsalı3
- apo'ya karı göndermek2
- başı kapalı ama her şeyi torpilli tipler6
- fenerbahçe14
- kadınların güçlü erkek tercihi8
- online listesi9
- 2010 lu yazarlar2
- mastürbasyon5
- islamda namaz yoktur21
- süper lig6
- kendi kendine kavga etmek4
- pazar gecesi sebepsiz neşelenmek2
- özgür özel9
- friedrich hegel la bi cay icek8
- tımarhaneye yatırılması gereken yazarlar3
- karşı cinste ilk soğutan detay4
- ekşi sözlük8
- 10 milyon dolara 1 kere arkadan vermek2
- bir kızın kulağına eğilip pilot sesiyle konuşmak2
- utangaç sözlük erkekleri3
- nervio hamferdi5
- kovboy şekerlemesi3
- galatasaray'ın penaltı jokeri5
- bu koyden olsam ne olacak4
- boyu devrilecesiye4
şu mükemmel hikayesini okumanızı tavsiye ederim.
yıllar önce... gençlerbirliği'nde çalışıyorum... teknik direktörümüz erkan kural'ın yardımcılığını yapıyorum.
devre arası kampı için antalya'ya gittik...çalışmalar sıkı bir şekilde devam ederken beklediğim haber geldi:
"müjde... oğlun oldu..."
bu haber ile de dünyalar benim oldu... bir kız evladından sonra allah bana bir erkek evlat nasip etti.
kampta çok duygusal, çok güzel bir ortam oluştu... tüm futbolcu kardeşlerim, erkan hocam ve yöneticilerimiz ile bu mutluluğu paylaştık...
iyi de çocuğumun adını ne koyacaktım?.. hiç düşünmemiştim bunu...
o ortamda futbolculardan bir teklif geldi:
"hocam, oynayacağımız ilk maçta ilk golü atacak futbolcunun adını çocuğunuza verin..."
ilginçti... hem de çok ilginç... üstelik futbolcularımın hatırını kıracak değildim ya...
metin diyadin ve avni başta olmak üzere futbolcular biraz daha bastırınca sözümü verdim:
"tamam arkadaşlar... golü atacak futbolcuya çocuğumun adını vereceğim..."
kamp boyunca artık bu mevzu konuşulmaya başlandı.
laf aramızda ilk golü olkan'ın atmasını istiyordum... ileri uçta oynayan olkan'ı sevmem bir yana... ismi de çok güzeldi.
nihayet ilk maça çıktık... rakibimiz iskenderunspor idi.
müsabaka uzun süre golsüz gitti... ikinci yarının ortalarına gelindi... ve biz bir penaltı kazandık.
penaltıcımız belliydi... maalesef belliydi... hayruddin...
işe bakın... penaltıyı hayruddin kullanacaktı.
yugoslav olan bu futbolcu topun başına geldi, vurdu... ve top yan direkten döndü...
sevinsen bir türlü, üzülsen bir türlü... düşünün, gol olsa oğlumun adı hayruddin olacak...ama allah'tan olmadı!.. iyi de diğer yandan üç puan kaçtı. müsabaka golsüz tamamlandı...
maç bitiminde hayruddin, yanıma geldi ve espriyi patlattı:
"hocam, penaltıyı bilerek kaçırdım... sizi ve çocuğunuzu düşündüm... hayruddin diye isim mi olur be..."
tabi canım... biz de inandık sanki...
geldik ikinci hafta maçına... erzincanspor ile ankara'da oynayacağız.
bu maç da uzun süre golsüz devam etti. 80. dakikaya gelindi. ümidimiz iyice azalmaya başladı.
o anda teknik direktörümüz erkan kural, yanımda bulunan yedek futbolculara döndü ve gerekli talimatı verdi:
"şırahman ısın..."
aman allah'ım... oyuna şırahman girecekti...
burdurspor'dan transfer edilen ve tam adı şırahman berberoğlu olan bu futbolcu kardeşimiz, hemen ısınmaya başladı. birazdan da oyuna girdi.
içimi bir korku sardı ama... yine de fazla evhamlanmamak gerekirdi... çünkü şırahman orta sahada görev yapan bir oyuncumuzdu. gole dönük değildi. bir sezonda attığı gol sayısı ikiyi geçmezdi.
i̇ki, üç dakika sonra... şırahman topla buluştu... sürdü sürdü... savunma oyuncularını geçti... kaleci ile karşı karşıya kaldı... sonra bir çaktı...
aaaaa... gol...
saha içinde ve yedek kulübesinde bulunan futbolcular bir anda sarmaş dolaş oldu. yoğun baskımız sonucu bir gol atmıştık, üç puana ulaşmıştık.
iyi de beni ve çocuğumu düşünen yoktu!..
soyunma odasına gittik... mutluyduk...
birden... işi gücü yokmuş gibi bizim metin diyadin, bir hatırlatmada bulundu:
"hocam söz verdiniz... çocuğunuzun adı şu andan itibaren şırahman..."
diğer futbolcular da hep bir ağızdan bağırmaya başladı:
"şırahman... şırahman..."
futbolcu arkadaşlar susmak bilmiyordu:
“şırahman... şırahman...”
golü atan şırahman da yanıma geldi:
"hocam çok mutluyum... ne güzel... çocuğunuzun isim babası oldum..."
şırahman'a önce bir baktım... sarıldım... kutladım...
sonra da tüm futbolculara gerekli açıklamayı yaptım:
"arkadaşlar... söz vermiştim ama... kusura bakmayın... sözümden vazgeçiyorum... üç puanı kazandık diye oğlumun adını şırahman koyamam..."
soyunma odası kahkahalara boğuldu... herkes bana hak verdi... şırahman kardeşimizi belki bir burukluk sardı ama... biliyorum ki o da bana hak verdi. hatta "canın sağolsun hocam" dedi.
oğlumun adını arif koydum...
arif halen futbol oynuyor. gençlerbirliği yıldız takımında top koşturuyor. hocası kim mi?..
şırahman berberoğlu
yıllar önce... gençlerbirliği'nde çalışıyorum... teknik direktörümüz erkan kural'ın yardımcılığını yapıyorum.
devre arası kampı için antalya'ya gittik...çalışmalar sıkı bir şekilde devam ederken beklediğim haber geldi:
"müjde... oğlun oldu..."
bu haber ile de dünyalar benim oldu... bir kız evladından sonra allah bana bir erkek evlat nasip etti.
kampta çok duygusal, çok güzel bir ortam oluştu... tüm futbolcu kardeşlerim, erkan hocam ve yöneticilerimiz ile bu mutluluğu paylaştık...
iyi de çocuğumun adını ne koyacaktım?.. hiç düşünmemiştim bunu...
o ortamda futbolculardan bir teklif geldi:
"hocam, oynayacağımız ilk maçta ilk golü atacak futbolcunun adını çocuğunuza verin..."
ilginçti... hem de çok ilginç... üstelik futbolcularımın hatırını kıracak değildim ya...
metin diyadin ve avni başta olmak üzere futbolcular biraz daha bastırınca sözümü verdim:
"tamam arkadaşlar... golü atacak futbolcuya çocuğumun adını vereceğim..."
kamp boyunca artık bu mevzu konuşulmaya başlandı.
laf aramızda ilk golü olkan'ın atmasını istiyordum... ileri uçta oynayan olkan'ı sevmem bir yana... ismi de çok güzeldi.
nihayet ilk maça çıktık... rakibimiz iskenderunspor idi.
müsabaka uzun süre golsüz gitti... ikinci yarının ortalarına gelindi... ve biz bir penaltı kazandık.
penaltıcımız belliydi... maalesef belliydi... hayruddin...
işe bakın... penaltıyı hayruddin kullanacaktı.
yugoslav olan bu futbolcu topun başına geldi, vurdu... ve top yan direkten döndü...
sevinsen bir türlü, üzülsen bir türlü... düşünün, gol olsa oğlumun adı hayruddin olacak...ama allah'tan olmadı!.. iyi de diğer yandan üç puan kaçtı. müsabaka golsüz tamamlandı...
maç bitiminde hayruddin, yanıma geldi ve espriyi patlattı:
"hocam, penaltıyı bilerek kaçırdım... sizi ve çocuğunuzu düşündüm... hayruddin diye isim mi olur be..."
tabi canım... biz de inandık sanki...
geldik ikinci hafta maçına... erzincanspor ile ankara'da oynayacağız.
bu maç da uzun süre golsüz devam etti. 80. dakikaya gelindi. ümidimiz iyice azalmaya başladı.
o anda teknik direktörümüz erkan kural, yanımda bulunan yedek futbolculara döndü ve gerekli talimatı verdi:
"şırahman ısın..."
aman allah'ım... oyuna şırahman girecekti...
burdurspor'dan transfer edilen ve tam adı şırahman berberoğlu olan bu futbolcu kardeşimiz, hemen ısınmaya başladı. birazdan da oyuna girdi.
içimi bir korku sardı ama... yine de fazla evhamlanmamak gerekirdi... çünkü şırahman orta sahada görev yapan bir oyuncumuzdu. gole dönük değildi. bir sezonda attığı gol sayısı ikiyi geçmezdi.
i̇ki, üç dakika sonra... şırahman topla buluştu... sürdü sürdü... savunma oyuncularını geçti... kaleci ile karşı karşıya kaldı... sonra bir çaktı...
aaaaa... gol...
saha içinde ve yedek kulübesinde bulunan futbolcular bir anda sarmaş dolaş oldu. yoğun baskımız sonucu bir gol atmıştık, üç puana ulaşmıştık.
iyi de beni ve çocuğumu düşünen yoktu!..
soyunma odasına gittik... mutluyduk...
birden... işi gücü yokmuş gibi bizim metin diyadin, bir hatırlatmada bulundu:
"hocam söz verdiniz... çocuğunuzun adı şu andan itibaren şırahman..."
diğer futbolcular da hep bir ağızdan bağırmaya başladı:
"şırahman... şırahman..."
futbolcu arkadaşlar susmak bilmiyordu:
“şırahman... şırahman...”
golü atan şırahman da yanıma geldi:
"hocam çok mutluyum... ne güzel... çocuğunuzun isim babası oldum..."
şırahman'a önce bir baktım... sarıldım... kutladım...
sonra da tüm futbolculara gerekli açıklamayı yaptım:
"arkadaşlar... söz vermiştim ama... kusura bakmayın... sözümden vazgeçiyorum... üç puanı kazandık diye oğlumun adını şırahman koyamam..."
soyunma odası kahkahalara boğuldu... herkes bana hak verdi... şırahman kardeşimizi belki bir burukluk sardı ama... biliyorum ki o da bana hak verdi. hatta "canın sağolsun hocam" dedi.
oğlumun adını arif koydum...
arif halen futbol oynuyor. gençlerbirliği yıldız takımında top koşturuyor. hocası kim mi?..
şırahman berberoğlu
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar