bugün
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği6
- bu sözlüğe yıllarımı verdim4
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- olmaz olsun öyle yetkili4
- tanga giyen kişi osurursa ıslık sesi mi çıkıyor4
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın25
- gece 11 de eve sipariş edilebilecek en güzel şey4
- çingene dilenci ile sevişmek3
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- rafael leao6
- uludağ sözlük korosu alet dağılımı3
- mayasıl2
- ankara allah'ın belası bir yerdir4
- wada 35 yaşında4
- gina marano3
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- gammazların dönüşü3
- teomancalmasur23
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- bebek uyutmaya çalışırken uyumak2
- sabah akşam ayak muhabbeti yapan sözlük4
- x kişisiyle ilgili bilgileri öğrenmeni istiyorum2
- akp'li yayman'ın fon krizi açıklaması4
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- uğurcan'ın konya'ya kroşesi tabii ki kırmızı yok3
- melike şahin'in çocuğuna ali robin ismi koyması3
- sen neredesin3
- humbaracı ismed bin gürbüz paşa6
- sizin taptıklarınız ayağımın altındadır diyen kız4
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- dinde sigorta3
- osuruğun en tatlı olduğu an2
- gecenin şarkısı14
- borsa 10 000 lere gidebilir mi6
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar2
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- 2028 cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan5
- psikolog2
- ekşi sözlük vs inci sözlük vs uludağ sözlük2
- necati arabacının 1 yıldır cezaevinde tutulması3
- herzevekil11
- konya3
- ismetin ciddi sıkıntıları olması9
- nervio14
- savcı sayan3
- el chadaille bitshiabu3
- türk solu16
- türkiye9
- müezzinzade ismed vel yüksek volumevi3
- nervio nerede4
Gay padişah olur da belediye başkanı olmaz mı
Gay padişah olur da belediye başkanı olmaz mı Geçen haftanın gündeme damgasını vuran olayı, aralarında Murathan Mungan’ın da bulunduğu Barış Meclisi üyelerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde DTP’ye destek ziyareti sırasında geçen ’gay belediye başkanı’ muhabbetiydi.
Bu diyalog cuma günü Hürriyet’in manşetiydi. Kısaca hatırlatayım.
Avrupa Parlamentosu’nda Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Daniel Cohn-Bendit, Ufuk Uras, Murathan Mungan ve Sırrı Sakık arasında geçen konuşmada, Bendit’in "AB’ye girerseniz gay belediye başkanına hazır olun" sözü üzerine Mungan "Ben adayım" demiş. Bunun üzerine Uras’ın "Sol destekler, ya DTP" sorusuna da Sakık "Ölümüne destekleriz" cevabını vermişti.
Bu olay bana Hilmi Yavuz’un Roxy tarafından çıkartılan Gaste’nin son sayısındaki Edebiyat ve Eşcinsellik başlıklı yazısını hatırlattı
Hilmi Yavuz yazısına "Türkiye’de eşcinsellik, Cumhuriyet’in bir tabusu olarak görünür" diye başlıyor ve şöyle devam ediyor: "Osmanlı’nın eşcinselliği neredeyse tarihsel ve cinsel bir norma dönüştürmesine karşılık, Cumhuriyet etiği’nin, eşcinselliği kamusal söylemin dışına çıkardığını söyleyebiliriz sanıyorum. Cumhuriyetin ilk elli yılında, örneğin, bir eşcinsel edebiyattan söz etmek şöyle dursun, yazarların eşcinsel kimliklerinin örtbas edildiklerine tanık olunmuştur. Bugün artık hepimiz biliyoruz: Hüseyin Rahmi Gürpınar eşcinseldi; Nahid Sırrı Örik de öyle! Abdülhak Şinasi Hisar da! Hatta, Sait Faik de! Oysa ne Hüseyin Rahmi’nin, ne Nahid Sırrı’nın, ne de Abdülhak Şinasi’nin yapıtlarında en ufak bir eşcinsel ima bulmak mümkündür. Belki Sait Faik’te, biraz! Özel yaşamlarında da, eşcinselliklerini titiz bir mahremiyetle korumaktan yana olduklarını biliyoruz onların. Bir marjinallik olarak eşcinselliğin, çoğulcu yaşamın bir segmenti konumuyla, kamusal alanda ’görünür’ ve ’konuşulur’ olması 1970’lerden sonradır. Bugün artık, cinsel tercihlerini gizleme gereği duymayan eşcinsel yazarlarımız, şairlerimiz var. Adlarını hepimiz biliyoruz!"
FATiH DE EŞCiNSELDi
Hilmi Yavuz yazısının bundan sonraki bölümünde ise sözü asıl Osmanlı eşcinselliğine getiriyor ve orada da Fatih Sultan Mehmed’in Avni mahlasıyla yazdığı divan şiirlerinde bunun net bir şekilde ortaya konduğunu, hatta bir vezirini sevgilisine ilgi gösterdi diye hapse attırdığını yazıyor:
"Hatırlayanınız var mıdır, bilmiyorum. Ama bundan tam on yıl önce Fatih Sultan Mehmed’in eşcinsel olduğu konusunda bazı tartışmalar olmuştu. Fatih’in ünlü iki gazeli vardır: Birincisinde, ’Veyis’ adında bir güzel oğlanı över, gazelin sonunda da ’Ey Avni! Taliin iyi gitti ve o sevgili (Veyis) misafirin oldu. Fırsatı kaçırma; zira Veyis bin cana bedeldir’ der. Malum, ’Avni’ Fatih Sultan Mehmed’in mahlasıdır; yani, şiirde kullandığı adı! ikinci gazelde, Galata’da bir kilisede görevli genç bir papazı öve öve bitiremez Fatih.
..
Fatih Sultan Mehmed’in eşcinselliğinden Osmanlı rahatsızlık duymamış ki! Rahatsızlığı, bugünün etik kriterleriyle geçmişi ’aklamaya’(!) çalışanlar hissediyor... Osmanlı’nın bu konuda gizlisi saklısı yok! Veziri Ahmed Paşa’nın, gözdesi olan oğlanlardan birine gönül vermesi üzerine, gazaba gelip onu ’Kapıcılar Odası’na hapseden de Fatih Sultan Mehmed’den başkası değildir."
Yazıdan çıkan sonuca ve Meclis’te yaşanan diyaloğa dönersek, Murathan Mungan neden belediye başkanı olmasın ki? Tarih tekerrürden ibaret değil miydi?
http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=312628
Gay padişah olur da belediye başkanı olmaz mı Geçen haftanın gündeme damgasını vuran olayı, aralarında Murathan Mungan’ın da bulunduğu Barış Meclisi üyelerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde DTP’ye destek ziyareti sırasında geçen ’gay belediye başkanı’ muhabbetiydi.
Bu diyalog cuma günü Hürriyet’in manşetiydi. Kısaca hatırlatayım.
Avrupa Parlamentosu’nda Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Daniel Cohn-Bendit, Ufuk Uras, Murathan Mungan ve Sırrı Sakık arasında geçen konuşmada, Bendit’in "AB’ye girerseniz gay belediye başkanına hazır olun" sözü üzerine Mungan "Ben adayım" demiş. Bunun üzerine Uras’ın "Sol destekler, ya DTP" sorusuna da Sakık "Ölümüne destekleriz" cevabını vermişti.
Bu olay bana Hilmi Yavuz’un Roxy tarafından çıkartılan Gaste’nin son sayısındaki Edebiyat ve Eşcinsellik başlıklı yazısını hatırlattı
Hilmi Yavuz yazısına "Türkiye’de eşcinsellik, Cumhuriyet’in bir tabusu olarak görünür" diye başlıyor ve şöyle devam ediyor: "Osmanlı’nın eşcinselliği neredeyse tarihsel ve cinsel bir norma dönüştürmesine karşılık, Cumhuriyet etiği’nin, eşcinselliği kamusal söylemin dışına çıkardığını söyleyebiliriz sanıyorum. Cumhuriyetin ilk elli yılında, örneğin, bir eşcinsel edebiyattan söz etmek şöyle dursun, yazarların eşcinsel kimliklerinin örtbas edildiklerine tanık olunmuştur. Bugün artık hepimiz biliyoruz: Hüseyin Rahmi Gürpınar eşcinseldi; Nahid Sırrı Örik de öyle! Abdülhak Şinasi Hisar da! Hatta, Sait Faik de! Oysa ne Hüseyin Rahmi’nin, ne Nahid Sırrı’nın, ne de Abdülhak Şinasi’nin yapıtlarında en ufak bir eşcinsel ima bulmak mümkündür. Belki Sait Faik’te, biraz! Özel yaşamlarında da, eşcinselliklerini titiz bir mahremiyetle korumaktan yana olduklarını biliyoruz onların. Bir marjinallik olarak eşcinselliğin, çoğulcu yaşamın bir segmenti konumuyla, kamusal alanda ’görünür’ ve ’konuşulur’ olması 1970’lerden sonradır. Bugün artık, cinsel tercihlerini gizleme gereği duymayan eşcinsel yazarlarımız, şairlerimiz var. Adlarını hepimiz biliyoruz!"
FATiH DE EŞCiNSELDi
Hilmi Yavuz yazısının bundan sonraki bölümünde ise sözü asıl Osmanlı eşcinselliğine getiriyor ve orada da Fatih Sultan Mehmed’in Avni mahlasıyla yazdığı divan şiirlerinde bunun net bir şekilde ortaya konduğunu, hatta bir vezirini sevgilisine ilgi gösterdi diye hapse attırdığını yazıyor:
"Hatırlayanınız var mıdır, bilmiyorum. Ama bundan tam on yıl önce Fatih Sultan Mehmed’in eşcinsel olduğu konusunda bazı tartışmalar olmuştu. Fatih’in ünlü iki gazeli vardır: Birincisinde, ’Veyis’ adında bir güzel oğlanı över, gazelin sonunda da ’Ey Avni! Taliin iyi gitti ve o sevgili (Veyis) misafirin oldu. Fırsatı kaçırma; zira Veyis bin cana bedeldir’ der. Malum, ’Avni’ Fatih Sultan Mehmed’in mahlasıdır; yani, şiirde kullandığı adı! ikinci gazelde, Galata’da bir kilisede görevli genç bir papazı öve öve bitiremez Fatih.
..
Fatih Sultan Mehmed’in eşcinselliğinden Osmanlı rahatsızlık duymamış ki! Rahatsızlığı, bugünün etik kriterleriyle geçmişi ’aklamaya’(!) çalışanlar hissediyor... Osmanlı’nın bu konuda gizlisi saklısı yok! Veziri Ahmed Paşa’nın, gözdesi olan oğlanlardan birine gönül vermesi üzerine, gazaba gelip onu ’Kapıcılar Odası’na hapseden de Fatih Sultan Mehmed’den başkası değildir."
Yazıdan çıkan sonuca ve Meclis’te yaşanan diyaloğa dönersek, Murathan Mungan neden belediye başkanı olmasın ki? Tarih tekerrürden ibaret değil miydi?
http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=312628
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar