bugün
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması11
- sözlük yazarlarına bir şey söyle4
- sözlüğün kırbacı5
- tavuk pilav4
- arkadaşlar nasılsınız3
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- kafamın içindeki sesler5
- bazı boklar yenildi2
- bana gel film izleriz diyen erkek10
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- insan sevmemek4
- cennette cehenneme gitmek isteyen cennetlik2
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- pkklı anaları2
- simko317
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- kek yiyen erkek3
- victor osimhen9
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- hewal ebo9
- samsunspor4
- sarapci koala7
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- günlük tutan erkek13
- gemini2
- ümit özdağ6
- bir bela geliyor2
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- nick vermeden bir yazara seslen2
- futbol24
- netanyahu'dan trump'ın gazze planına ret2
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- ipek erdem2
- cansever16
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- tai lung16
- ismeti kandırmaları2
- kamos5
- günde iki paket sigara içmek3
- kosova da başbakana yumurta atılması2
- mohamed salah ghaly14
- tatlı yemenin feminen bir aktivite olması2
- 36 yaş3
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- her haltı yapıp mağdur edebiyatı yapmak3
- 9 ağustos 2026 arsenal dortmund maçı2
- hesaplama2
- hababam sınıfının uyanması2
- kemalizmin yıkılması4
- gocu6
her takımın ipsiz sapsız taraftar kitlesi vardır, bilinçsiz taraftar kitlesi bir hayli fazladır. bu oran fenerbahçe taraftarında tahminimce diğer takımlarla karşılaştırıldığında en fazladır. her ne kadar büyüklüğü kupa büyüklüğü değilse de taraftarın gözünde her şey kazanılan kupa vs ile orantılıdır. işin kötü tarafı başkanında, yöneticisinde ve medyada fenerbahçeli geçinen herkeste de böyle bir bakış açısı hakimdir.
futbol şubesi en son 2003'te dibe vurduğunda akıllı bir planlama yapılmıştı ve işler fena ilerlemiyordu. 2006'da kaçan şampiyonluğa rağmen 2007'deki toparlanma ve 2008'de oynanan şampiyonlar ligi çeyrek finali, bu planın ulaştığı doruk noktasıydı zaten. ancak kişisel hislerini takım menfaatinin önüne çıkartan bir başkan ile zaten ancak bu kadar olabilirdi. şampiyonluk son dakikada gidince istifa edip bundan güç alarak geri dönmek sadece aziz yıldırım'a özgü bir davranıştır ve biz bu filmi 2 kez gördük zaten. bir üçüncüsü olmamasını umuyorum, gitsin ve gelmesin.
aslında 2003'te yapılan planlamanın da bir yere kadar tuttuğunu söylemekte fayda var. daum'un ilk şampiyonluk yaşadığı sene fenerbahçe 4-4-2 & 4-2-4 gibi değişen bir oyun oynuyordu. zaman zaman savunma 3 kişiye iniyor, ve bir kişi orta sahaya desteğe gidiyordu. alex de souza geldikten sonra bu sistem bir müddet devam etti ancak alex'in savunmaya hiç yardım etmemesi vs gibi durumlar göz önüne alındığında daum geri adım atmak zorunda kaldı ve hâla kullanılan 4-4-1-1'e geçiş yaptı.
bu böyle devam etti zaten. ha nicolas anelka transfer edildi ama kanatta oynatıldı diye eleştirdik hep. aslında daum'un kanatlarda yer verdiği forvet oyuncuları gittikleri takımlarda hep winger olarak görev yaptılar. bu tuncay şanlı için de, serhat akın için de, nicolas anelka için de geçerli. yani bu adamlar başarılı oldu aslında bu sistem ve görevle.
neyse şampiyonluk kaçtı, daum kovuldu, zico geldi falan filan. zico da 2 forvet oynama isteğine sahipti ama baktı ki takım kötü gidiyor, eski alışkanlığa döndü. öyle olunca alex etrafındaki ciğersizlerle birlikte oynamaya ve oynatmaya başladı. zaten doruk noktası da oraya dayanıyor.
sonrasında gelen aragones'in oyun planı sistemi vs de tamamen farklıydı. o da takım sıçmaya başlayınca eskiye dönmeye mecbur kaldı. tıpkı daum'un geçen sene ofansif oyunla sürekli puan kayıplarının önüne takım merkezini geriye çekip 1-0'ı korumaya yönelik oyunla oynatarak geçmesi gibi. ha sonuç nedir? sıfıra sıfır, elde var sıfır.
neticede çocukluk idolümüz aykut kocaman getirildi bu takımın başına. dedikleri kağıt üstünde güzel, kulağa da hoş geliyor. bir şeyler yapmayı da denedi aslına bakarsanız ama oyuncuya dayalı sistemden bu kadar kolay kurtulamazsınız. önce oyuncu sizi ipe gönderebilir. bunu galatasaray futbol takımı frank rijkaard'a yaptı. 5 metre ötesindeki adama müdahale etmeye bile tenezzül etmeyen servet çetin, ertesi hafta hagi'nin gelişiyle aslan kesilmişti hatırlatırım.
neticede fenerbahçe futbol takımı zamanında werner lorant'ı bile başarılı gösterebilecek bir futbol oynamıştı. ha son yıllarda fenerbahçe sezon içerisinde teknik direktör değiştirmedi. bunun nedeni de zaten teknik direktörlerin çılgın tazminatlarıydı. aykut kocaman'ın tahmin ediyorum böyle bir sözleşmesi yok. istifa etmesi, kaos demektir o yüzden ne olursa olsun sezon sonuna kadar onunla devam edilmelidir. ha şampiyonluk gelir, kaçar. ama bu takım birazcık adam gibi futbol oynasın ben ona razıyım. en azından aykut kocaman oynatmak istediği oyunu oynatmaya başlasın. takım kondisyon olarak güçlensin, mücadeleyi bırakmasın, adam gibi transfer yapsın, sezon sonunda takımı sabote eden adamların bileti kesilsin, yerlerine yenileri, daha adam gibileri alınsın.
şu anda yapılacak bir değişiklik bu kulübe zarar verecektir. yapılması gereken tek değişiklik, yerinde bir transferdir. bir adet sol bek ve bir ön libero. aragones'e tazminat ödediysek, güiza'ya helal-i hoş olsun. zaten başka bir takıma gitmesi durumunda bir sonraki senenin parasını alamaz. iki tane türk stoper var, gençler var vs. bilica'ya da yol verilsin falan filan.
ama bu sefer tatlı su fenerbahçelilerinin, iki mağlubiyet'e facebookta "fenerbahçeliliğimi askıya alıyorum" diye saçma sapan şeyler yazan gerzeklerin istediği olmasın.
skor taraftarının değil, kafası çalışan taraftarın sözüne kulak verilsin.
bu sefer yönetim çok bildiğini düşünerek, kendi bildiğini okumasın.
ve o bahsettiğiniz devrim, geleceğe yatırım falan filan, bu sezon sonunda artık başlasın.
yoksa hiçbiriniz o koltuklarda kalamazsınız.
çünkü bizim için aziz olan tek şey fenerbahçedir.
futbol şubesi en son 2003'te dibe vurduğunda akıllı bir planlama yapılmıştı ve işler fena ilerlemiyordu. 2006'da kaçan şampiyonluğa rağmen 2007'deki toparlanma ve 2008'de oynanan şampiyonlar ligi çeyrek finali, bu planın ulaştığı doruk noktasıydı zaten. ancak kişisel hislerini takım menfaatinin önüne çıkartan bir başkan ile zaten ancak bu kadar olabilirdi. şampiyonluk son dakikada gidince istifa edip bundan güç alarak geri dönmek sadece aziz yıldırım'a özgü bir davranıştır ve biz bu filmi 2 kez gördük zaten. bir üçüncüsü olmamasını umuyorum, gitsin ve gelmesin.
aslında 2003'te yapılan planlamanın da bir yere kadar tuttuğunu söylemekte fayda var. daum'un ilk şampiyonluk yaşadığı sene fenerbahçe 4-4-2 & 4-2-4 gibi değişen bir oyun oynuyordu. zaman zaman savunma 3 kişiye iniyor, ve bir kişi orta sahaya desteğe gidiyordu. alex de souza geldikten sonra bu sistem bir müddet devam etti ancak alex'in savunmaya hiç yardım etmemesi vs gibi durumlar göz önüne alındığında daum geri adım atmak zorunda kaldı ve hâla kullanılan 4-4-1-1'e geçiş yaptı.
bu böyle devam etti zaten. ha nicolas anelka transfer edildi ama kanatta oynatıldı diye eleştirdik hep. aslında daum'un kanatlarda yer verdiği forvet oyuncuları gittikleri takımlarda hep winger olarak görev yaptılar. bu tuncay şanlı için de, serhat akın için de, nicolas anelka için de geçerli. yani bu adamlar başarılı oldu aslında bu sistem ve görevle.
neyse şampiyonluk kaçtı, daum kovuldu, zico geldi falan filan. zico da 2 forvet oynama isteğine sahipti ama baktı ki takım kötü gidiyor, eski alışkanlığa döndü. öyle olunca alex etrafındaki ciğersizlerle birlikte oynamaya ve oynatmaya başladı. zaten doruk noktası da oraya dayanıyor.
sonrasında gelen aragones'in oyun planı sistemi vs de tamamen farklıydı. o da takım sıçmaya başlayınca eskiye dönmeye mecbur kaldı. tıpkı daum'un geçen sene ofansif oyunla sürekli puan kayıplarının önüne takım merkezini geriye çekip 1-0'ı korumaya yönelik oyunla oynatarak geçmesi gibi. ha sonuç nedir? sıfıra sıfır, elde var sıfır.
neticede çocukluk idolümüz aykut kocaman getirildi bu takımın başına. dedikleri kağıt üstünde güzel, kulağa da hoş geliyor. bir şeyler yapmayı da denedi aslına bakarsanız ama oyuncuya dayalı sistemden bu kadar kolay kurtulamazsınız. önce oyuncu sizi ipe gönderebilir. bunu galatasaray futbol takımı frank rijkaard'a yaptı. 5 metre ötesindeki adama müdahale etmeye bile tenezzül etmeyen servet çetin, ertesi hafta hagi'nin gelişiyle aslan kesilmişti hatırlatırım.
neticede fenerbahçe futbol takımı zamanında werner lorant'ı bile başarılı gösterebilecek bir futbol oynamıştı. ha son yıllarda fenerbahçe sezon içerisinde teknik direktör değiştirmedi. bunun nedeni de zaten teknik direktörlerin çılgın tazminatlarıydı. aykut kocaman'ın tahmin ediyorum böyle bir sözleşmesi yok. istifa etmesi, kaos demektir o yüzden ne olursa olsun sezon sonuna kadar onunla devam edilmelidir. ha şampiyonluk gelir, kaçar. ama bu takım birazcık adam gibi futbol oynasın ben ona razıyım. en azından aykut kocaman oynatmak istediği oyunu oynatmaya başlasın. takım kondisyon olarak güçlensin, mücadeleyi bırakmasın, adam gibi transfer yapsın, sezon sonunda takımı sabote eden adamların bileti kesilsin, yerlerine yenileri, daha adam gibileri alınsın.
şu anda yapılacak bir değişiklik bu kulübe zarar verecektir. yapılması gereken tek değişiklik, yerinde bir transferdir. bir adet sol bek ve bir ön libero. aragones'e tazminat ödediysek, güiza'ya helal-i hoş olsun. zaten başka bir takıma gitmesi durumunda bir sonraki senenin parasını alamaz. iki tane türk stoper var, gençler var vs. bilica'ya da yol verilsin falan filan.
ama bu sefer tatlı su fenerbahçelilerinin, iki mağlubiyet'e facebookta "fenerbahçeliliğimi askıya alıyorum" diye saçma sapan şeyler yazan gerzeklerin istediği olmasın.
skor taraftarının değil, kafası çalışan taraftarın sözüne kulak verilsin.
bu sefer yönetim çok bildiğini düşünerek, kendi bildiğini okumasın.
ve o bahsettiğiniz devrim, geleceğe yatırım falan filan, bu sezon sonunda artık başlasın.
yoksa hiçbiriniz o koltuklarda kalamazsınız.
çünkü bizim için aziz olan tek şey fenerbahçedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar