bugün
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi41
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor12
- ara sıra kadın gibi hissetmek10
- ispanya'nin terör bitirme formülü20
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita15
- izmir'in akp'ye geçmesi18
- tayyip istifa5
- kuran da namazın olmaması8
- sabahın köründe işe giden ezik11
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak8
- tel avive atom bombası atmak8
- ellerim bos gonlum hos8
- akp'nin kürdistan'a hazırlanıyor olma ihtimali13
- akrep burcu3
- koç burcu insanları4
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması10
- balık burcu insanları3
- ayrı mutfakların insanları9
- başak burcu2
- yay burcu2
- yengeç burcu2
- başak burcu insanları3
- bahçeli'nin ermeni olduğu iddiası3
- sözlük yazarlarının inanılmaz kombinleri4
- ingiliz erkekleri5
- sarma9
- turşu suyu içen bayan6
- sözlükteki aktroller8
- kasap köfte3
- recep tayyip erdoğan31
- en çok istediğinizi dileseydiniz ne olurdu2
- vişneli sarma8
- gece gece bağırsakla ip atlayan salatalık görmek5
- tut şunun ucunu döşeyelim abi4
- her şeyi akılla sorguya çekmek2
- sözlük yazarlarının ruh hali15
- araçta donanımın önemi4
- her ay kanayıp da ölmeyen canlıya güvenilmez2
- 4 litre piril'in kaç tl olması sorunsalı11
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak17
- ay diyen erkek5
- nazilere tapınıp gayya çukuruna düşmek2
- kadınlar için hayatın zor olması2
- candan erçetin'in kıymeti bilinmemiş saçma şarkısı3
- birini unutmak6
- ortak yaşam sergisi insanlar ve insan dostları6
- fatma betül sayan kaya66
- havada uçak düşürmeye çalışan arap pilot3
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı6
- 3 kere üst üste 31 çekmek16
Cinsel Su [Pablo Neruda]
Ağır yalnız damlalarda,
dişler gibi damlalarda,
reçelden ve kandan dolgun damlalarda,
damlalardaki bir kılıç gibi,
hiddetli bir cam ırmak gibi,
suya düşen
ağır damlalarda,
düşüyor aşındıran şey,
çarpıyor o simetrik mihvere, yapışıyor ruhun çivilerine,
eziyor terk edilmiş şeyleri ve kanla suluyor karanlığı.
Sadece bir soluktur, gözyaşından daha da nemli,
bir sıvı gibi, bir ter, adsız bir yağ gibi,
oluşan ve sıkışan
keskin bir devinim,
düşüyor suya
yavaş ağır damlalarda
denizine doğru, kuru okyanusuna doğru,
susuz dalgasına doğru.
Görüyorum o muazzam yazı, ve bir çıtırtı
tahıl ambarından, görüyorum şarap mahzenlerini,
ağustosböceklerini, köyleri, cazibeleri,
odaları, elleri yüreklerinde uyuyan
ve düşlerinde haydutları ve yangınları gören
kızları,
görüyorum gemileri,
ilikten ağaçları
hiddetli kediler gibi dik bakışlı,
kanı görüyorum, hançerleri ve kadın çoraplarını
ve erkek saçlarını, görüyorum yatakları,
bir bakirenin çığlık attığı koridorları,
yün battaniyeleri ve organları ve otelleri.
Görüyorum suskun düşleri,
dayanıyorum o son günlere,
ve vesilelere, hatıralara,
acımasızca koparılmış bir göz kapağı gibi,
bakıp duruyorum.
Ve sonrasında şu ses:
kemiklerin kızıl bir gürültüsü,
etin birbirine yapışması,
ve birbirinde eriyen başaklar gibi sarı baldırlar.
Kulak veriyorum çırpıntılı öpüşlere, kulak veriyorum,
alçıyla hıçkırık sesleri arasında titremiş.
Bakıp duruyorum, kulak veriyorum,
denizde yarım ruhla, yarım yeryüzünde,
ve her iki ruhun yarı parçasıyla bakıyorum dünyaya.
Ve gözlerimi kapattığım ve kalbimi
büsbütün örttüğüm halde, görüyorum derin sesli
bir suyun düştüğünü ağır damlalarca.
Jelatinden bir tayfun gibi, spermalardan
ve denizanalarından bir çağlayan gibi.
Görüyorum bulanık gökkuşağının yükseldiğini.
Görüyorum sularının kemikler arasından sızdığını.
Ağır yalnız damlalarda,
dişler gibi damlalarda,
reçelden ve kandan dolgun damlalarda,
damlalardaki bir kılıç gibi,
hiddetli bir cam ırmak gibi,
suya düşen
ağır damlalarda,
düşüyor aşındıran şey,
çarpıyor o simetrik mihvere, yapışıyor ruhun çivilerine,
eziyor terk edilmiş şeyleri ve kanla suluyor karanlığı.
Sadece bir soluktur, gözyaşından daha da nemli,
bir sıvı gibi, bir ter, adsız bir yağ gibi,
oluşan ve sıkışan
keskin bir devinim,
düşüyor suya
yavaş ağır damlalarda
denizine doğru, kuru okyanusuna doğru,
susuz dalgasına doğru.
Görüyorum o muazzam yazı, ve bir çıtırtı
tahıl ambarından, görüyorum şarap mahzenlerini,
ağustosböceklerini, köyleri, cazibeleri,
odaları, elleri yüreklerinde uyuyan
ve düşlerinde haydutları ve yangınları gören
kızları,
görüyorum gemileri,
ilikten ağaçları
hiddetli kediler gibi dik bakışlı,
kanı görüyorum, hançerleri ve kadın çoraplarını
ve erkek saçlarını, görüyorum yatakları,
bir bakirenin çığlık attığı koridorları,
yün battaniyeleri ve organları ve otelleri.
Görüyorum suskun düşleri,
dayanıyorum o son günlere,
ve vesilelere, hatıralara,
acımasızca koparılmış bir göz kapağı gibi,
bakıp duruyorum.
Ve sonrasında şu ses:
kemiklerin kızıl bir gürültüsü,
etin birbirine yapışması,
ve birbirinde eriyen başaklar gibi sarı baldırlar.
Kulak veriyorum çırpıntılı öpüşlere, kulak veriyorum,
alçıyla hıçkırık sesleri arasında titremiş.
Bakıp duruyorum, kulak veriyorum,
denizde yarım ruhla, yarım yeryüzünde,
ve her iki ruhun yarı parçasıyla bakıyorum dünyaya.
Ve gözlerimi kapattığım ve kalbimi
büsbütün örttüğüm halde, görüyorum derin sesli
bir suyun düştüğünü ağır damlalarca.
Jelatinden bir tayfun gibi, spermalardan
ve denizanalarından bir çağlayan gibi.
Görüyorum bulanık gökkuşağının yükseldiğini.
Görüyorum sularının kemikler arasından sızdığını.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar