bugün
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- fatma betül sayan kaya6
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu5
- eskortluk yapan sözlük yazarı29
- türk esnafı9
- türküm doğruyum çalışkanım11
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- kolye142
- iltica27
- ben bir yahudiyim4
- aykolik efendi6
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- fon vurgunu29
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi5
- eski sevgilinin muhtarlar gününü kutlamak2
- kadınların yedekte erkek tutması7
- humboldt caddesi esperanza apartmanı2
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- ofis pornosu13
- cam açık ve çıplak uyumak7
- andımız3
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- saraca096
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- emret komutanım ferit in silahını kaybettiği bölüm2
- ilişkiye ara vermek10
- uzaylılar selam verir mi4
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- güne bir şiir dizesi bırak2
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
- marka giyinmek9
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- asansörde konuşmama kuralı9
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- düşün ki o bunu okuyor3
- koro halinde ulumak2
- platon un mağara alegorisi8
- 18 ekim 2026 başakşehir gaziantep maçı2
- uzaylılar kovalasın seni3
- tertemiz delirmek2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- komşuya hola lopez como estas demek2
- emret komutanım sinyor seyfi2
--spoiler--
Amerika Birleşik Devletleri 8.8 trilyon$ GSMH’si (1999) ve 278 milyon nüfusu(1999 yılı itibariyle) ile modern dünyanın en önde gelen ekonomilerinden biridir. Federal bir yönetim sisteminin benimsendiği bu ülkede federal devlet, eyaletler ve yerel yönetimlerden oluşan bir idari yapı kademelenmesi bulunmaktadır. Ülkede 52 eyalet bulunmakta ve nüfusun %77’si (1999) kentsel alanlarda yaşamaktadır.
Her ülke ekonomisinin finansman ihtiyacının karşılanmasında olduğu gibi, ABD ekonomisinde de en sağlam kamu geliri olan vergiye karşı büyük bir ihtiyaç bulunmaktadır. Bu ihtiyaç paralelinde 1980’li yıllarda yaşanan gelişmelerde vergiye dayalı politikaların önemli bir rolü olmuştur. Özellikle Reagan döneminde popülarite kazanan arz yönlü iktisat anlayışının vergisel indirimleri öngörmesi, vergi politikasına olan ilgiyi de artırmıştır. 1975-1976 yıllarında başlayan vergi istisna ve indirimlerini kısıtlayan, vergi oranlarını düşüren reform çalışmaları bir çok ülke tarafından model olarak alınmıştır. 1981 yılında Reagan yönetimi tarafından vergi oranları düşürülmüş (en yüksek vergi oranı yüzde 50’ye indirildi) enflasyonun daha yüksek bir vergi yüküne neden olmaması için endeksleme uygulaması getirilmiş ve önemli yatırım teşvikleri sağlanmıştır1.
Vergi politikaları bu şekilde yönlendirilirken, ABD vergi sisteminde yapılan düzenlemeler bu ülkenin vergi sisteminin yakından izlenmesi gereğini de ortaya çıkarmıştır. Vergi politkası ve vergiye ilişkin düzenlemelerle sürekli sorunlar yaşayan ülkemize örnek olması açısından burada ABD vergi sistemini ele alıyoruz.
Amerikan vergi sistemi ilginç bir tarihe sahiptir. Mevcut sistem farklı ülke vergi sistemlerinin bileşiminden oluşmuştur. Sistemi oluşturan vergilerden Gelir vergisi ingiltere’den, Veraset vergisi Fransa’dan, Satış vergisi Almanya ve ispanya’dan ve Emlak vergisi de Çin ve Ortaçağ Avrupası’ndan alınmıştır1. Federal gelir vergisinin ilk kez 1863 yılında tahsil edildiği ülkede, bazı eyaletler 1850’den önce de kişisel gelir vergisi tahsil etmişlerdir*.
Kongre, 1861-1865 yılları arasında yaşanan iç savaşın maliyetini karşılamak amacıyla 1861 ve 1862 yıllarında kişisel gelir vergisi kanunlarını kabul etmiştir. 1881 yılında Amerikan yüksek mahkemesi anayasada sivil savaş kanunlarını kabul ettiğini açıklarken, gelir vergisi kanununun anayasaya aykırı olduğunu ilan etmiştir.
Birleşik Devletlerdeki ekonomik birlik, her bir eyalete tam yetki ile kendi vergi sistemini kurma olanağını vermektedir2. 1890’lı yıllar süresince birkaç eyalet, gelir vergisine yeni bir yaklaşım getirmiştir. Wisconsin eyaleti, 1911’de kişisel gelir vergisi kanununu kabul etmiş ve uygulamaya koymuştur. Bu verginin başarısı, diğer eyaletlerde benzer kanunların kabul edilmesine öncülük etmiştir.
1909’da kongre kurumlar vergisi kanununu kabul etmiş ve yüksek mahkeme de bu kanunu onaylamıştır. 1913 sonrasında gelir vergisi kanunları birçok kez değişikliğe uğrarken, gelir vergisi oranları da yükseltilmiştir. 1943 yılında stopaj yoluyla vergileme başlatılmış, 1944’te sadeleştirilmiş vergi beyannameleri ve standart indirimler kullanılmış, 1948 yılında körler, yaşlılar için vergi muafiyetleri getirilmiş ve evliler için ortak beyannamelere izin verilmiştir.
Gelir vergisi kanunlarında en büyük revizyon 1969 ve sonrasında yapılmıştır. Bu vergi reformuyla, şirketlerin ve servet sahibi bireylerin yasal boşluklardan yararlanarak vergi ödemekten kaçınmalarını sağlayan hükümler kaldırılmıştır.
Gelir vergisi mevzuatında yapılan bir diğer önemli değişiklik 1986 tarihlidir. Anılan yılda, vergi tarifesindeki dilim sayısı ve oranlar sert bir şekilde düşürülmüş, muafiyet, indirim ve istisnaların sınırlanması yoluyla vergi tabanı da önemli ölçüde genişletilmiştir. Bu reform hareketi ile %11’den %50’ye kadar sıralanan 14 ayrı vergi oranının yerini, %15 ve %28’den oluşan iki temel oran almıştır. Kongre 1990 yılında üçüncü gelir vergisi oranını %31 olarak belirlemiş ve 1993 yılında gelir vergisi tarifesine %36 ve %39,6’dan oluşan oranlar eklenmiştir.
--spoiler--
Tamamen alıntıdır. Tezim için çalıştığım belgelerden birinin özetidir.
Amerika Birleşik Devletleri 8.8 trilyon$ GSMH’si (1999) ve 278 milyon nüfusu(1999 yılı itibariyle) ile modern dünyanın en önde gelen ekonomilerinden biridir. Federal bir yönetim sisteminin benimsendiği bu ülkede federal devlet, eyaletler ve yerel yönetimlerden oluşan bir idari yapı kademelenmesi bulunmaktadır. Ülkede 52 eyalet bulunmakta ve nüfusun %77’si (1999) kentsel alanlarda yaşamaktadır.
Her ülke ekonomisinin finansman ihtiyacının karşılanmasında olduğu gibi, ABD ekonomisinde de en sağlam kamu geliri olan vergiye karşı büyük bir ihtiyaç bulunmaktadır. Bu ihtiyaç paralelinde 1980’li yıllarda yaşanan gelişmelerde vergiye dayalı politikaların önemli bir rolü olmuştur. Özellikle Reagan döneminde popülarite kazanan arz yönlü iktisat anlayışının vergisel indirimleri öngörmesi, vergi politikasına olan ilgiyi de artırmıştır. 1975-1976 yıllarında başlayan vergi istisna ve indirimlerini kısıtlayan, vergi oranlarını düşüren reform çalışmaları bir çok ülke tarafından model olarak alınmıştır. 1981 yılında Reagan yönetimi tarafından vergi oranları düşürülmüş (en yüksek vergi oranı yüzde 50’ye indirildi) enflasyonun daha yüksek bir vergi yüküne neden olmaması için endeksleme uygulaması getirilmiş ve önemli yatırım teşvikleri sağlanmıştır1.
Vergi politikaları bu şekilde yönlendirilirken, ABD vergi sisteminde yapılan düzenlemeler bu ülkenin vergi sisteminin yakından izlenmesi gereğini de ortaya çıkarmıştır. Vergi politkası ve vergiye ilişkin düzenlemelerle sürekli sorunlar yaşayan ülkemize örnek olması açısından burada ABD vergi sistemini ele alıyoruz.
Amerikan vergi sistemi ilginç bir tarihe sahiptir. Mevcut sistem farklı ülke vergi sistemlerinin bileşiminden oluşmuştur. Sistemi oluşturan vergilerden Gelir vergisi ingiltere’den, Veraset vergisi Fransa’dan, Satış vergisi Almanya ve ispanya’dan ve Emlak vergisi de Çin ve Ortaçağ Avrupası’ndan alınmıştır1. Federal gelir vergisinin ilk kez 1863 yılında tahsil edildiği ülkede, bazı eyaletler 1850’den önce de kişisel gelir vergisi tahsil etmişlerdir*.
Kongre, 1861-1865 yılları arasında yaşanan iç savaşın maliyetini karşılamak amacıyla 1861 ve 1862 yıllarında kişisel gelir vergisi kanunlarını kabul etmiştir. 1881 yılında Amerikan yüksek mahkemesi anayasada sivil savaş kanunlarını kabul ettiğini açıklarken, gelir vergisi kanununun anayasaya aykırı olduğunu ilan etmiştir.
Birleşik Devletlerdeki ekonomik birlik, her bir eyalete tam yetki ile kendi vergi sistemini kurma olanağını vermektedir2. 1890’lı yıllar süresince birkaç eyalet, gelir vergisine yeni bir yaklaşım getirmiştir. Wisconsin eyaleti, 1911’de kişisel gelir vergisi kanununu kabul etmiş ve uygulamaya koymuştur. Bu verginin başarısı, diğer eyaletlerde benzer kanunların kabul edilmesine öncülük etmiştir.
1909’da kongre kurumlar vergisi kanununu kabul etmiş ve yüksek mahkeme de bu kanunu onaylamıştır. 1913 sonrasında gelir vergisi kanunları birçok kez değişikliğe uğrarken, gelir vergisi oranları da yükseltilmiştir. 1943 yılında stopaj yoluyla vergileme başlatılmış, 1944’te sadeleştirilmiş vergi beyannameleri ve standart indirimler kullanılmış, 1948 yılında körler, yaşlılar için vergi muafiyetleri getirilmiş ve evliler için ortak beyannamelere izin verilmiştir.
Gelir vergisi kanunlarında en büyük revizyon 1969 ve sonrasında yapılmıştır. Bu vergi reformuyla, şirketlerin ve servet sahibi bireylerin yasal boşluklardan yararlanarak vergi ödemekten kaçınmalarını sağlayan hükümler kaldırılmıştır.
Gelir vergisi mevzuatında yapılan bir diğer önemli değişiklik 1986 tarihlidir. Anılan yılda, vergi tarifesindeki dilim sayısı ve oranlar sert bir şekilde düşürülmüş, muafiyet, indirim ve istisnaların sınırlanması yoluyla vergi tabanı da önemli ölçüde genişletilmiştir. Bu reform hareketi ile %11’den %50’ye kadar sıralanan 14 ayrı vergi oranının yerini, %15 ve %28’den oluşan iki temel oran almıştır. Kongre 1990 yılında üçüncü gelir vergisi oranını %31 olarak belirlemiş ve 1993 yılında gelir vergisi tarifesine %36 ve %39,6’dan oluşan oranlar eklenmiştir.
--spoiler--
Tamamen alıntıdır. Tezim için çalıştığım belgelerden birinin özetidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar