bugün
- en son neye çok üzüldünüz8
- mamudo gurban niye doğdun9
- gocu33
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz4
- piyasanın en ağır sigarası3
- feministlerin cevaplayamadığı soru4
- mansur yavaş6
- başkent istanbul olsun11
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- amedspor5
- tai'nin mutfağına konuk olmak8
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi4
- ansızın gelen iç sıkıntısı3
- truelaşmak5
- mansur yavaş'ın chp den ayrılması6
- insanların sizden uzak durması5
- nasıl nude istenir2
- vay vay vay queen ravenna abla hoşgeldin6
- bir kadınla erkek arkadaş olamaz4
- sözlükteki karanlık kişiler6
- mamudo'nun federallerin adamı olması2
- ekrem imamoğlu5
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- ameliyata girmeden tarayıcı geçmişini silmek4
- zihnin yaptığı absürt checkpointler2
- bi buçuk iskenderi bitirebilen kadın5
- batı piçtir piç kalacaktır4
- çok sıkıcı adamlarsınız lan2
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği3
- kamosun şafak operasyonuyla ters kelepçe yemesi6
- özel sektörün acımasız olması4
- uludağ itiraf12
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- mutsuzluğa mahkum olduğunu sanan tipler4
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi10
- mehmet şimşek2
- trump'ın erdoğan'ı yine övmesi6
- recep tayyip erdoğan4
- yağmurlu havaları seven insan6
- asrın soygunu11
- true nickli yazar22
- ingilizce bilmeyen akademisyenler6
- iş yerindeki orospu çocukları6
- türk düşmanı piçler10
- içişleri'nin 36 ildeki operasyonu 826 şüpheli2
- mora katliamı4
- queen ravennanın cinleri2
- tai lung vs gocu22
- gocu'yu özlemek2
- claudian clouds44
said nursi'nin hayatını anlatan film.
--spoiler--
Said-i Nursi 1907 yılında istanbul'a gelerek Abdülhamit Han'a hitaben bir dilekçe yazar ve saraya verir. Dilekçede kullandığı ad "molla Said-i Meşhur"dur.
Dilekçenin içeriğinde kürdistan(!) da eğitimin türkçe yapıldığını, kendisinin buna karşı olduğunu ve kürdistanda(!) kürtçe eğitim yapılması
için üç okul açılmasını talep etmektedir. Bu dilekçeden sonra Said-i Nursi (namı diger Said-i Kürdi) Abdulhamit han tarafından müşahade için Toptaşı Akıl
hastanesine gönderilmiş ve bir süre orada tutulmuştur. Yani Abdulhamit tarafından tımarhaneye gönderilmiştir.
bu olayı daha sonra yazılarında kendisi şöyle açıklamıştır: "Nasılki zaman-ı istibdatta tımarhaneye düştüm, divanelerin hükmüne konuldum, eğer
müdahaneye, kelbi tabassusa, şahsi menfaat için umumi menfaatı feda alan aklın icabı ise, ben divaneligi kabul ettim.Şahit olunuz ki böyle akıldan istifa
ediyorum. Ey Kürtler tımarhaneyi bunun için kabul ettim. Kürtlüğü lekedar etmemek için irade-i padişahiyi, maaşını, ihsan-i şahaneyi kabul etmedim.
Dikkatinizi çekerim, şizofren Sait diyor ki, Padişah bana maaş teklif etti, Kürdistan için ihsan-ı şahaneyi kabul etmedim, tımarhaneyi kabul ettim.
Şizofren Sait'in Kürdistan aşkı işte bu kadar büyüktür, her türlü maddi ihsanın ötesinde...
Şahsi görüşüm, Sultan Abdülhamit karşısında çar çaputla sarmalanmış böyle bir zavallıyı görünce, vurun kellesini ile tımarhane arasında zor bir seçim
yapmak durumunda kalmıştır...Değişen bir şey var mı...
Abdülhamit Han bu gün yaşasaydı, bunları tımarhaneye tıkmaz mıydı? Tıkardı...
Mustafa Kemal Paşa, es kaza zavallı şizofren Sait ile o tarihte gerçekten karşılaşsaydı ve hayali geniş arkadaşların yukarıda naklettiğim uydurmalarının
onda biri gerçek olsaydı, sizce Kemal Paşa zavallı şizofren Sait'i iyi edecek tımar bulmakta zorluk çeker miydi?..
--spoiler--
--spoiler--
Said-i Nursi 1907 yılında istanbul'a gelerek Abdülhamit Han'a hitaben bir dilekçe yazar ve saraya verir. Dilekçede kullandığı ad "molla Said-i Meşhur"dur.
Dilekçenin içeriğinde kürdistan(!) da eğitimin türkçe yapıldığını, kendisinin buna karşı olduğunu ve kürdistanda(!) kürtçe eğitim yapılması
için üç okul açılmasını talep etmektedir. Bu dilekçeden sonra Said-i Nursi (namı diger Said-i Kürdi) Abdulhamit han tarafından müşahade için Toptaşı Akıl
hastanesine gönderilmiş ve bir süre orada tutulmuştur. Yani Abdulhamit tarafından tımarhaneye gönderilmiştir.
bu olayı daha sonra yazılarında kendisi şöyle açıklamıştır: "Nasılki zaman-ı istibdatta tımarhaneye düştüm, divanelerin hükmüne konuldum, eğer
müdahaneye, kelbi tabassusa, şahsi menfaat için umumi menfaatı feda alan aklın icabı ise, ben divaneligi kabul ettim.Şahit olunuz ki böyle akıldan istifa
ediyorum. Ey Kürtler tımarhaneyi bunun için kabul ettim. Kürtlüğü lekedar etmemek için irade-i padişahiyi, maaşını, ihsan-i şahaneyi kabul etmedim.
Dikkatinizi çekerim, şizofren Sait diyor ki, Padişah bana maaş teklif etti, Kürdistan için ihsan-ı şahaneyi kabul etmedim, tımarhaneyi kabul ettim.
Şizofren Sait'in Kürdistan aşkı işte bu kadar büyüktür, her türlü maddi ihsanın ötesinde...
Şahsi görüşüm, Sultan Abdülhamit karşısında çar çaputla sarmalanmış böyle bir zavallıyı görünce, vurun kellesini ile tımarhane arasında zor bir seçim
yapmak durumunda kalmıştır...Değişen bir şey var mı...
Abdülhamit Han bu gün yaşasaydı, bunları tımarhaneye tıkmaz mıydı? Tıkardı...
Mustafa Kemal Paşa, es kaza zavallı şizofren Sait ile o tarihte gerçekten karşılaşsaydı ve hayali geniş arkadaşların yukarıda naklettiğim uydurmalarının
onda biri gerçek olsaydı, sizce Kemal Paşa zavallı şizofren Sait'i iyi edecek tımar bulmakta zorluk çeker miydi?..
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar