bugün
- nickten isim tahmini yapmak59
- hikayeyi devam ettir20
- uysaljakoben15
- yazarların zeka seviyeleri8
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey10
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı8
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler6
- sadece içmeye gidelim diye arayan arkadaş6
- kapalı maraş6
- piramitlerin yere çakılmış küp olması5
- g'i l d'e d l'i l y sözlüğün en güzel kızıdır5
- güzel kızların pizza yemesi7
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler3
- başlıkların arşivlenmesi3
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi3
- kendi arasında muhabbet eden yazarlar3
- pizza sehpası3
- ammına koydumun ergenleri6
- fethullah gülen in türkiye ye dönüş tarihi5
- kurbağa öpüp prens beklemek9
- aylık 493 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- kendini mehdi sanmak5
- arkadaşlar neden bu kadar sıkıcısınız7
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- ahmet sezer bey adamdır2
- sözlüğün muhasır medeniyetler seviyesinde olması4
- eğri piramit4
- midyeci ahmet2
- sözlüğün seviyesinin dibe vurması4
- hayattan zevk alamamak6
- sözlükte şer ittifakı oluşması2
- aslan akrep ikizler kadınlarının deli olmaları7
- sözlüğü gerizekalıların istila ettiği gerçeği3
- sözlük erkeklerinin kadın halleri8
- arkadaşlar hani bir şarkı vardı adı neydi4
- telefon sapığı5
- yeni parti47
- homofobik erkek5
- bilgi içerikli entry giriyorum4
- mehdinin almanyada olma ihtimali4
- her entryimi eksiliyorlar tribi2
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya9
- the merich13
- nefret edilen birine sonradan aşık olmak2
- doktor ve mühendislerin iki oy hakkı olmalı5
- bok kokan başlıklar3
- ilah3
- eski foça vs yeni foça3
- ioçk17
- japon denince akla gelenler9
said nursi'nin hayatını anlatan film.
--spoiler--
Said-i Nursi 1907 yılında istanbul'a gelerek Abdülhamit Han'a hitaben bir dilekçe yazar ve saraya verir. Dilekçede kullandığı ad "molla Said-i Meşhur"dur.
Dilekçenin içeriğinde kürdistan(!) da eğitimin türkçe yapıldığını, kendisinin buna karşı olduğunu ve kürdistanda(!) kürtçe eğitim yapılması
için üç okul açılmasını talep etmektedir. Bu dilekçeden sonra Said-i Nursi (namı diger Said-i Kürdi) Abdulhamit han tarafından müşahade için Toptaşı Akıl
hastanesine gönderilmiş ve bir süre orada tutulmuştur. Yani Abdulhamit tarafından tımarhaneye gönderilmiştir.
bu olayı daha sonra yazılarında kendisi şöyle açıklamıştır: "Nasılki zaman-ı istibdatta tımarhaneye düştüm, divanelerin hükmüne konuldum, eğer
müdahaneye, kelbi tabassusa, şahsi menfaat için umumi menfaatı feda alan aklın icabı ise, ben divaneligi kabul ettim.Şahit olunuz ki böyle akıldan istifa
ediyorum. Ey Kürtler tımarhaneyi bunun için kabul ettim. Kürtlüğü lekedar etmemek için irade-i padişahiyi, maaşını, ihsan-i şahaneyi kabul etmedim.
Dikkatinizi çekerim, şizofren Sait diyor ki, Padişah bana maaş teklif etti, Kürdistan için ihsan-ı şahaneyi kabul etmedim, tımarhaneyi kabul ettim.
Şizofren Sait'in Kürdistan aşkı işte bu kadar büyüktür, her türlü maddi ihsanın ötesinde...
Şahsi görüşüm, Sultan Abdülhamit karşısında çar çaputla sarmalanmış böyle bir zavallıyı görünce, vurun kellesini ile tımarhane arasında zor bir seçim
yapmak durumunda kalmıştır...Değişen bir şey var mı...
Abdülhamit Han bu gün yaşasaydı, bunları tımarhaneye tıkmaz mıydı? Tıkardı...
Mustafa Kemal Paşa, es kaza zavallı şizofren Sait ile o tarihte gerçekten karşılaşsaydı ve hayali geniş arkadaşların yukarıda naklettiğim uydurmalarının
onda biri gerçek olsaydı, sizce Kemal Paşa zavallı şizofren Sait'i iyi edecek tımar bulmakta zorluk çeker miydi?..
--spoiler--
--spoiler--
Said-i Nursi 1907 yılında istanbul'a gelerek Abdülhamit Han'a hitaben bir dilekçe yazar ve saraya verir. Dilekçede kullandığı ad "molla Said-i Meşhur"dur.
Dilekçenin içeriğinde kürdistan(!) da eğitimin türkçe yapıldığını, kendisinin buna karşı olduğunu ve kürdistanda(!) kürtçe eğitim yapılması
için üç okul açılmasını talep etmektedir. Bu dilekçeden sonra Said-i Nursi (namı diger Said-i Kürdi) Abdulhamit han tarafından müşahade için Toptaşı Akıl
hastanesine gönderilmiş ve bir süre orada tutulmuştur. Yani Abdulhamit tarafından tımarhaneye gönderilmiştir.
bu olayı daha sonra yazılarında kendisi şöyle açıklamıştır: "Nasılki zaman-ı istibdatta tımarhaneye düştüm, divanelerin hükmüne konuldum, eğer
müdahaneye, kelbi tabassusa, şahsi menfaat için umumi menfaatı feda alan aklın icabı ise, ben divaneligi kabul ettim.Şahit olunuz ki böyle akıldan istifa
ediyorum. Ey Kürtler tımarhaneyi bunun için kabul ettim. Kürtlüğü lekedar etmemek için irade-i padişahiyi, maaşını, ihsan-i şahaneyi kabul etmedim.
Dikkatinizi çekerim, şizofren Sait diyor ki, Padişah bana maaş teklif etti, Kürdistan için ihsan-ı şahaneyi kabul etmedim, tımarhaneyi kabul ettim.
Şizofren Sait'in Kürdistan aşkı işte bu kadar büyüktür, her türlü maddi ihsanın ötesinde...
Şahsi görüşüm, Sultan Abdülhamit karşısında çar çaputla sarmalanmış böyle bir zavallıyı görünce, vurun kellesini ile tımarhane arasında zor bir seçim
yapmak durumunda kalmıştır...Değişen bir şey var mı...
Abdülhamit Han bu gün yaşasaydı, bunları tımarhaneye tıkmaz mıydı? Tıkardı...
Mustafa Kemal Paşa, es kaza zavallı şizofren Sait ile o tarihte gerçekten karşılaşsaydı ve hayali geniş arkadaşların yukarıda naklettiğim uydurmalarının
onda biri gerçek olsaydı, sizce Kemal Paşa zavallı şizofren Sait'i iyi edecek tımar bulmakta zorluk çeker miydi?..
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar