bugün
- kahvaltıda sevgilinizden nasıl çay istersiniz11
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek19
- mühendis erkek subay kadın evliliği5
- erkekler açılsın5
- mazotun litresi 101 lira32
- g i l d e d l i l y27
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- benim dedem çok fakirmiş diyen olmaması5
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz7
- ioçk'nin damak zevki4
- terminator gerçek mi oluyor8
- 38 yaşında olup 20 liklere çıtır gözüyle bakmak14
- aç değilim ya senin tabağından atıştırırım3
- domates çorbanıza size sormadan kaşar atılması5
- yaşlılığı kabullenemeyen insan5
- claudian clouds13
- erkek parfümü kullanan kadın6
- mühendis erkek hemşire kadın evliliği4
- kendinden büyük kadınla evlenmek7
- sözlük yazarlarının bitki çayları3
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz44
- orman yangınlarını akp çıkarıyor zannetmek3
- eve gelen misafirin git sinyallerini okuyamaması7
- gammazlar çetesi3
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- sıkıldım11
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları35
- puahahahah2
- yürüyen merdivende sol tarafta duran kişi5
- küs olduğun birine yanlışlıkla selam vermek6
- chpli biriyle siyaset tartışmak8
- evde tek başına dans etmek4
- seni tanıyorum2
- sözlükteki dedikodu gruplarına dahil olmak5
- öcalan a villa tahsis edecek halimiz yok4
- dereotlu poğaça yapan kız2
- anın fotoğrafı20
- mehmet pişkin4
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- neden dayak yediğini bilmeyen çocuk2
- boş otobüste yanına oturan insan3
- market arabasını düzgün süremeyen erkek5
- lümpen sosyalizm ve slogan milliyetçiliği2
- misafir varken evin babasının donla gezmesi3
- yazarların 2000li yıllarda counter strike nickleri3
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı19
- turşu2
- matematiğin çok zevkli bir ders olması3
- siparişle gelen ketçap paketlerini saklamak5
- kurtlar vadisi pusu'ya fetö soruşturması5
tanrı, bizim insanlaşmamızdır, bizi insanlaştırandır, bize ruhundan üfleyen ve bizi beşer tutsaklığından özgürleştirendir. tanrı, emektir, adalettir, rahmet ve aşktır. tanrı, insanın külli sureti, insan tanrının cüzi suretidir. o ilk kötü söz, yani şeytan, yani emek vermeden, hak etmeden bu bana ait demek, yani üretim araçlarının özel mülkiyeti, yani bütün kötülüklerin kaynağı; işte insanın düşmanı budur, tanrının da düşmanı budur. hayatın temel antogonist çelişkisi işte bu söz ile insan arasındadır. baş çelişki beşer ile insan arasındadır. emeksiz mülkiyet ile insan arasındadır, şeytanla insan arasındadır. bütün diğer şeyler, tarih, din, devlet, doğu, batı, kapitalizm, sosyalizm vs..her şey bu ilk çelişkinin doğurgan halleri, suretleridir.( (bkz: ahmet özcan) http://www.haber10.com/makale/9052/)
insan beyni sıralama melaikesiyle çalıştığından dolayı varlıkları hiyerarşik düzene göre anlamlandırmaya çalışmaktadır. tıpkı hareketten kaynaklanan zamanı geçmişten geleceğe bir ilerleyen bir çizgi zannettiği gibi. hal böyle olunca giderek yükselen varlık hiyerarşisinde tanrıyı da en üst makama oturmaktadır. en uzağı gören en küçük sesi duyan, en güçlü en büyük vs...oysa ki başta islam olmak üzere semavi dinlerde durum daha farklı görünmekte ve mutlaklık devreye girmektedir. mutlak gören mutlak duyan mutlak gücün kaynağı ('es-semi el-basir el-kayyum el-azim).
kuran da bize açıklanan allah lafzı karıncadan galaksilere kadar bütün varlığın tabii olduğu hareket, değişim, tekamül-evrim ve sonsuz enerjiyi ifade eder. bir hiyerarşideki en üst yeri değil bütün varlığın tabii olduğu yasaların tekil ifadesi. gerçeğin idealist veya materyalist iki yüzü olmadığına göre kendisi şey veya varlık olmayan fakat bütün varlığı kuşatan bu tekillik, bu mutlaklık din dilinde, bilim dilinde veya felsefi olarak farklı ifade edilir. kime ve neye inanırlarsa inanırsın aklı başında herkesin gördüğü gerçek kainatın, insanın, doğanın kendisinden aşkın bir denge, düzen, ölçü, hareket ve değişim içinde olduğu gerçeğidir. diyalektik materyalistlerin maddenin hareket ve değişim yasaları, doğanın diyalektiği dediği şey aslında kuranda tabir edilen allah kavramının suskun, bilinci olmayan halinden başka bir şey değildir. örneğin bütün varlık için değişmek, dönüşmek, hareket etmek, oluş bozuluş diyalektiği içinde olmak, doğumlu ve ölümlü olmak, kendisi başka varlıklardan oluşan bir bütün olarak kendisi de yine bir bütünün içinde yer almak, mutlak bütünden her varlık için farklı farklı olmak üzere parça parça izler taşımak vs. işte bu en ufak zerreye kadar bütün maddeye hakim olan ama hiç bir varlığın kendisine hakim olmadığı, olamayacağı tekillik. bütün varlığın değişimini enerjisini varoluşunu kapsayan fakat kendisinin hiç bir varlığa bağlı ve muhtaç olmadığı sınırsız ihtiyacın sonsuz kaynağı. din dilinde bunun ifadesi ihlas suresi.
''de ki: o, allah'tır; ahad'dır, tektir! allah'tır; samed'dir/tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği tek kuvvettir! ne doğurmuştur o, ne doğurulmuştur! hiç kimse o'nun dengi ve benzeri olmamıştır, olamaz! (bkz: kuran ı kerimdeki allah tasavvuru/#10346490)
insan beyni sıralama melaikesiyle çalıştığından dolayı varlıkları hiyerarşik düzene göre anlamlandırmaya çalışmaktadır. tıpkı hareketten kaynaklanan zamanı geçmişten geleceğe bir ilerleyen bir çizgi zannettiği gibi. hal böyle olunca giderek yükselen varlık hiyerarşisinde tanrıyı da en üst makama oturmaktadır. en uzağı gören en küçük sesi duyan, en güçlü en büyük vs...oysa ki başta islam olmak üzere semavi dinlerde durum daha farklı görünmekte ve mutlaklık devreye girmektedir. mutlak gören mutlak duyan mutlak gücün kaynağı ('es-semi el-basir el-kayyum el-azim).
kuran da bize açıklanan allah lafzı karıncadan galaksilere kadar bütün varlığın tabii olduğu hareket, değişim, tekamül-evrim ve sonsuz enerjiyi ifade eder. bir hiyerarşideki en üst yeri değil bütün varlığın tabii olduğu yasaların tekil ifadesi. gerçeğin idealist veya materyalist iki yüzü olmadığına göre kendisi şey veya varlık olmayan fakat bütün varlığı kuşatan bu tekillik, bu mutlaklık din dilinde, bilim dilinde veya felsefi olarak farklı ifade edilir. kime ve neye inanırlarsa inanırsın aklı başında herkesin gördüğü gerçek kainatın, insanın, doğanın kendisinden aşkın bir denge, düzen, ölçü, hareket ve değişim içinde olduğu gerçeğidir. diyalektik materyalistlerin maddenin hareket ve değişim yasaları, doğanın diyalektiği dediği şey aslında kuranda tabir edilen allah kavramının suskun, bilinci olmayan halinden başka bir şey değildir. örneğin bütün varlık için değişmek, dönüşmek, hareket etmek, oluş bozuluş diyalektiği içinde olmak, doğumlu ve ölümlü olmak, kendisi başka varlıklardan oluşan bir bütün olarak kendisi de yine bir bütünün içinde yer almak, mutlak bütünden her varlık için farklı farklı olmak üzere parça parça izler taşımak vs. işte bu en ufak zerreye kadar bütün maddeye hakim olan ama hiç bir varlığın kendisine hakim olmadığı, olamayacağı tekillik. bütün varlığın değişimini enerjisini varoluşunu kapsayan fakat kendisinin hiç bir varlığa bağlı ve muhtaç olmadığı sınırsız ihtiyacın sonsuz kaynağı. din dilinde bunun ifadesi ihlas suresi.
''de ki: o, allah'tır; ahad'dır, tektir! allah'tır; samed'dir/tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği tek kuvvettir! ne doğurmuştur o, ne doğurulmuştur! hiç kimse o'nun dengi ve benzeri olmamıştır, olamaz! (bkz: kuran ı kerimdeki allah tasavvuru/#10346490)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar