bugün
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı67
- mel mel bakan 6ibson11
- üzülmeyin seneye tekrar gidersiniz14
- ayrıldık34
- istanbul mahvoldu12
- hayatı kolaylaştıran joker kelimeler6
- iltica bey4
- cuhape bu ülkeye ne kattı6
- ismail kartal9
- eve gitme isteği5
- fon vurgunu12
- bugün tüm fenerbahçeli yazarların hasta olması7
- yalnızlığın aslında o kadar da iyi olmaması3
- bahçeli'nin arabistan'a askeri destek çağrısı6
- pavyonda bir hanıma bira söylemek2
- ismet birader3
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru13
- cedid6cer2
- palamut4
- traveler2
- mesai bitse de gitsek3
- barselona'dan 4 yemek vs aston villa'dan 6 yemek3
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- ulaştırma ve altyapı bakanlığı'nın işi nedir6
- sigara içmek kör olma riskini artırır4
- fenerbahçe7
- fenerbahçeli yazarlar15
- cedidacer4
- avukat tutmak2
- istanbul sel felaketinin sözlükte yer almaması5
- yüksek enflasyon16
- fenerbahçenin yarım düzine gol yemesi4
- fenerli yazarların ortalarda gözükmemesi2
- pıttık fırlatma akımı10
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- arkadaşlar size bi soru sorucam56
- real madrid2
- ev boş gelsene diyen kızın amacı13
- 6bahçe4
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- ışık2
- gibson'a sarılıp teselli etmek3
- bir derdim var2
- enayimiknatisii26
- tarihin en iyi aston villası3
- nordsjaelland vs aston villa2
- queen ravenna'ya açık teklif12
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız13
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını27
PKK terörünün iyice azdığı yıllardan hatırlarım Sebgetullah seydaoğlu'nu. Bir nevruz bayramında daha baharı kan, barut ve mermi sesleri ile karşılıyordu Güneydoğu... Şırnak'ta alaya kadar inen eşkiya şehri mermi ve roketatar yağmuruna tutuyor; "oradan" sağlıklı haber alınamıyordu bir türlü...
Bir TV kanalı (Star 1 olabilir) bir şekilde Şırnak valisinin evine ulaşmış, Vali bey de haliyle evde olmadığından eşini canlı yayına almışlardı...
Eşi panik halindeydi. O kadar korkmuştu, o kadar inancını yitirmişti ki... "Yardım gönderin" diye haykırdı. ve hemen sonra eşinin kariyerini bitiren şu talihsiz cümleyi sarf etti: "Yardım gönderilmezse şehir düşebilir"
Gerçekten de olaylar ancak takviye kuvvetlerin gönderilmesiyle bastırılabildi.
Günlük hayatın normale dönmesi epey vakit aldı. Yapılan operasyonlarda ele başları ele geçirildi...
Ve vali, hanımının bu talihsiz cümlesi nedeniyle merkeze alındı. Sonra da yanlış hatırlaıyorsa bir daha bir ile atanmadı, merkezden emekli edildi...
Sebgetullah Seydaoğlu'nun konuyla ne ilgisi var derseniz...
işte o günlerde, henüz olaylar tam anlamıyla yatıştırılamamışken TV'ye çıkmıştı Diyarbakır milletvekili... Ona "Siz bölgeyi iyi bilirsiniz, Türkiye bölünmek mi isteniyor, Türkiye bölünüyor mu" diye soruldu...
Verdiği yanıt işte hem kendisini hem de o dönemi zihnime kazıyıverdi:
"Yow kardeşim Türkiye qorpuz mu ki belunsin??"
O günlerin yoğun stresşnde epey bir gülmüştüm bu benzetmeye...
Şimdi bakıyorum...
O yılları hatırlayan pek az...
Yörenin insanı tam bir korku ortamında...
Operasyon yapılmadığında PKK ile sürekli olarak muhattaplar...
Eşkiya "Ver" diyor... Vermezse öldürülecek... PKK, kendisine haraç (o yıllarda vergi diyorlardı9 vermeyen herkesi işbirlikçi ilan edip öldürüyor...
Sonra devlet geliyor...
"Sen yardım ettin bunlara" diyor... Yardım ve yataklıktan haydi içeri...
Şimdi güneydoğu'nun, güneydoğulunun bu realitesinden uzakta kendi kendine her kürdü potansiyel PKK'lı ilan edip "Kürtler aslında yoktur" meyanında laflar söyleyenlere bakıyorum...
Onca hengamede sahip çıkamadığımız için terör örgütünün kucağına itilen; beyni yıkanan gençlerin anti tezlerine bakıyorum...
Sadece nefret görüyorum...
ayrılık görüyorum...
Resmi olarak olmasa bile fiili olarak "bölünmüş" bir ülke görüyorum...
Çok zor kuruldu bu ülke gençler...
Öyle yakın tarihini bilmeyen üç beş hanzonun iki tuşa basarak satamayacağı kadar büyük bir ülkedir bu ülke...
Önce toplumsal barış... Toplumsal barış sağlanmadan terör örgütüne verilen desteği bitirmek mümkün değil...
Taraflar, tarih boyunca yaptıkları yanlışların muhasebesini yapıp yarınlara umutla bakan bir nesil yetiştirmek zorunda...
Bir TV kanalı (Star 1 olabilir) bir şekilde Şırnak valisinin evine ulaşmış, Vali bey de haliyle evde olmadığından eşini canlı yayına almışlardı...
Eşi panik halindeydi. O kadar korkmuştu, o kadar inancını yitirmişti ki... "Yardım gönderin" diye haykırdı. ve hemen sonra eşinin kariyerini bitiren şu talihsiz cümleyi sarf etti: "Yardım gönderilmezse şehir düşebilir"
Gerçekten de olaylar ancak takviye kuvvetlerin gönderilmesiyle bastırılabildi.
Günlük hayatın normale dönmesi epey vakit aldı. Yapılan operasyonlarda ele başları ele geçirildi...
Ve vali, hanımının bu talihsiz cümlesi nedeniyle merkeze alındı. Sonra da yanlış hatırlaıyorsa bir daha bir ile atanmadı, merkezden emekli edildi...
Sebgetullah Seydaoğlu'nun konuyla ne ilgisi var derseniz...
işte o günlerde, henüz olaylar tam anlamıyla yatıştırılamamışken TV'ye çıkmıştı Diyarbakır milletvekili... Ona "Siz bölgeyi iyi bilirsiniz, Türkiye bölünmek mi isteniyor, Türkiye bölünüyor mu" diye soruldu...
Verdiği yanıt işte hem kendisini hem de o dönemi zihnime kazıyıverdi:
"Yow kardeşim Türkiye qorpuz mu ki belunsin??"
O günlerin yoğun stresşnde epey bir gülmüştüm bu benzetmeye...
Şimdi bakıyorum...
O yılları hatırlayan pek az...
Yörenin insanı tam bir korku ortamında...
Operasyon yapılmadığında PKK ile sürekli olarak muhattaplar...
Eşkiya "Ver" diyor... Vermezse öldürülecek... PKK, kendisine haraç (o yıllarda vergi diyorlardı9 vermeyen herkesi işbirlikçi ilan edip öldürüyor...
Sonra devlet geliyor...
"Sen yardım ettin bunlara" diyor... Yardım ve yataklıktan haydi içeri...
Şimdi güneydoğu'nun, güneydoğulunun bu realitesinden uzakta kendi kendine her kürdü potansiyel PKK'lı ilan edip "Kürtler aslında yoktur" meyanında laflar söyleyenlere bakıyorum...
Onca hengamede sahip çıkamadığımız için terör örgütünün kucağına itilen; beyni yıkanan gençlerin anti tezlerine bakıyorum...
Sadece nefret görüyorum...
ayrılık görüyorum...
Resmi olarak olmasa bile fiili olarak "bölünmüş" bir ülke görüyorum...
Çok zor kuruldu bu ülke gençler...
Öyle yakın tarihini bilmeyen üç beş hanzonun iki tuşa basarak satamayacağı kadar büyük bir ülkedir bu ülke...
Önce toplumsal barış... Toplumsal barış sağlanmadan terör örgütüne verilen desteği bitirmek mümkün değil...
Taraflar, tarih boyunca yaptıkları yanlışların muhasebesini yapıp yarınlara umutla bakan bir nesil yetiştirmek zorunda...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar