bugün
- gocu22
- bu koyden olsam ne olacak18
- sarı torba6
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı19
- gecenin şarkısı6
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı17
- sarapci koala77
- çaylak yapın beni11
- ilişkiler üzerine bir tavsiye bırak6
- şu an hissedilen duygu6
- dinlerin yalan olması13
- soğan yiyen kız11
- morkstar4
- rahatsız ettiğim herkesten özür dilerim9
- ama ben bipolarım10
- s'i l v'e r m'i s t8
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey5
- 15 temmuz yalanı5
- aylık 777 bin lira iyi para mıdır sorunsalı6
- 30 ağustos zafer bayramı19
- fenerbahçe'nin tüm kulvarlarda favori olması6
- çocukluğunuz nasıl geçti3
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası8
- ay kavga var galiba6
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- safiyenin kocası faik5
- versace red jeans2
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- bkono5
- dile dolanan şarkılar2
- sözlükte korunan bir yazar olmak5
- yalnızlık4
- tai lung44
- katatespizartmasi10
- enayimiknatisii4
- sözlüğü nezih bir ortama çevirmek4
- sözlük kızları adam mıdır5
- damdan düşer gibi3
- kavga eden yazarlar5
- am lazerinin içine kamera koyan güzellik merkezi3
- herkesin birbiriyle kavga ettiği sözlük4
- incil vahiy9
- geceye bir şiir bırak4
- türkiye savaşa girecek5
- anayasanın ilk 3 maddesi ile kavgalı kitle3
- rafael leao34
- sihirli annem izleyen erkek4
- türk ten kürt'ü ayırırsan türk kalmaz6
- her yer bok kokuyor arkadaş her yer11
- kktc de 3 günlük yas ilan edilmesi4
PKK terörünün iyice azdığı yıllardan hatırlarım Sebgetullah seydaoğlu'nu. Bir nevruz bayramında daha baharı kan, barut ve mermi sesleri ile karşılıyordu Güneydoğu... Şırnak'ta alaya kadar inen eşkiya şehri mermi ve roketatar yağmuruna tutuyor; "oradan" sağlıklı haber alınamıyordu bir türlü...
Bir TV kanalı (Star 1 olabilir) bir şekilde Şırnak valisinin evine ulaşmış, Vali bey de haliyle evde olmadığından eşini canlı yayına almışlardı...
Eşi panik halindeydi. O kadar korkmuştu, o kadar inancını yitirmişti ki... "Yardım gönderin" diye haykırdı. ve hemen sonra eşinin kariyerini bitiren şu talihsiz cümleyi sarf etti: "Yardım gönderilmezse şehir düşebilir"
Gerçekten de olaylar ancak takviye kuvvetlerin gönderilmesiyle bastırılabildi.
Günlük hayatın normale dönmesi epey vakit aldı. Yapılan operasyonlarda ele başları ele geçirildi...
Ve vali, hanımının bu talihsiz cümlesi nedeniyle merkeze alındı. Sonra da yanlış hatırlaıyorsa bir daha bir ile atanmadı, merkezden emekli edildi...
Sebgetullah Seydaoğlu'nun konuyla ne ilgisi var derseniz...
işte o günlerde, henüz olaylar tam anlamıyla yatıştırılamamışken TV'ye çıkmıştı Diyarbakır milletvekili... Ona "Siz bölgeyi iyi bilirsiniz, Türkiye bölünmek mi isteniyor, Türkiye bölünüyor mu" diye soruldu...
Verdiği yanıt işte hem kendisini hem de o dönemi zihnime kazıyıverdi:
"Yow kardeşim Türkiye qorpuz mu ki belunsin??"
O günlerin yoğun stresşnde epey bir gülmüştüm bu benzetmeye...
Şimdi bakıyorum...
O yılları hatırlayan pek az...
Yörenin insanı tam bir korku ortamında...
Operasyon yapılmadığında PKK ile sürekli olarak muhattaplar...
Eşkiya "Ver" diyor... Vermezse öldürülecek... PKK, kendisine haraç (o yıllarda vergi diyorlardı9 vermeyen herkesi işbirlikçi ilan edip öldürüyor...
Sonra devlet geliyor...
"Sen yardım ettin bunlara" diyor... Yardım ve yataklıktan haydi içeri...
Şimdi güneydoğu'nun, güneydoğulunun bu realitesinden uzakta kendi kendine her kürdü potansiyel PKK'lı ilan edip "Kürtler aslında yoktur" meyanında laflar söyleyenlere bakıyorum...
Onca hengamede sahip çıkamadığımız için terör örgütünün kucağına itilen; beyni yıkanan gençlerin anti tezlerine bakıyorum...
Sadece nefret görüyorum...
ayrılık görüyorum...
Resmi olarak olmasa bile fiili olarak "bölünmüş" bir ülke görüyorum...
Çok zor kuruldu bu ülke gençler...
Öyle yakın tarihini bilmeyen üç beş hanzonun iki tuşa basarak satamayacağı kadar büyük bir ülkedir bu ülke...
Önce toplumsal barış... Toplumsal barış sağlanmadan terör örgütüne verilen desteği bitirmek mümkün değil...
Taraflar, tarih boyunca yaptıkları yanlışların muhasebesini yapıp yarınlara umutla bakan bir nesil yetiştirmek zorunda...
Bir TV kanalı (Star 1 olabilir) bir şekilde Şırnak valisinin evine ulaşmış, Vali bey de haliyle evde olmadığından eşini canlı yayına almışlardı...
Eşi panik halindeydi. O kadar korkmuştu, o kadar inancını yitirmişti ki... "Yardım gönderin" diye haykırdı. ve hemen sonra eşinin kariyerini bitiren şu talihsiz cümleyi sarf etti: "Yardım gönderilmezse şehir düşebilir"
Gerçekten de olaylar ancak takviye kuvvetlerin gönderilmesiyle bastırılabildi.
Günlük hayatın normale dönmesi epey vakit aldı. Yapılan operasyonlarda ele başları ele geçirildi...
Ve vali, hanımının bu talihsiz cümlesi nedeniyle merkeze alındı. Sonra da yanlış hatırlaıyorsa bir daha bir ile atanmadı, merkezden emekli edildi...
Sebgetullah Seydaoğlu'nun konuyla ne ilgisi var derseniz...
işte o günlerde, henüz olaylar tam anlamıyla yatıştırılamamışken TV'ye çıkmıştı Diyarbakır milletvekili... Ona "Siz bölgeyi iyi bilirsiniz, Türkiye bölünmek mi isteniyor, Türkiye bölünüyor mu" diye soruldu...
Verdiği yanıt işte hem kendisini hem de o dönemi zihnime kazıyıverdi:
"Yow kardeşim Türkiye qorpuz mu ki belunsin??"
O günlerin yoğun stresşnde epey bir gülmüştüm bu benzetmeye...
Şimdi bakıyorum...
O yılları hatırlayan pek az...
Yörenin insanı tam bir korku ortamında...
Operasyon yapılmadığında PKK ile sürekli olarak muhattaplar...
Eşkiya "Ver" diyor... Vermezse öldürülecek... PKK, kendisine haraç (o yıllarda vergi diyorlardı9 vermeyen herkesi işbirlikçi ilan edip öldürüyor...
Sonra devlet geliyor...
"Sen yardım ettin bunlara" diyor... Yardım ve yataklıktan haydi içeri...
Şimdi güneydoğu'nun, güneydoğulunun bu realitesinden uzakta kendi kendine her kürdü potansiyel PKK'lı ilan edip "Kürtler aslında yoktur" meyanında laflar söyleyenlere bakıyorum...
Onca hengamede sahip çıkamadığımız için terör örgütünün kucağına itilen; beyni yıkanan gençlerin anti tezlerine bakıyorum...
Sadece nefret görüyorum...
ayrılık görüyorum...
Resmi olarak olmasa bile fiili olarak "bölünmüş" bir ülke görüyorum...
Çok zor kuruldu bu ülke gençler...
Öyle yakın tarihini bilmeyen üç beş hanzonun iki tuşa basarak satamayacağı kadar büyük bir ülkedir bu ülke...
Önce toplumsal barış... Toplumsal barış sağlanmadan terör örgütüne verilen desteği bitirmek mümkün değil...
Taraflar, tarih boyunca yaptıkları yanlışların muhasebesini yapıp yarınlara umutla bakan bir nesil yetiştirmek zorunda...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar