bugün
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- musa anter9
- foşik törklörön liginde birinci amedspor23
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- türkler ile moğollar kardeştir18
- memduh bashgan4
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi5
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra2
- afrikalıları hadım eden müslüman ağalar2
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek6
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması6
- osmanlıcılar vs kürtçüler5
- meksika açmazı macerası3
- dilf arayan türbanlı2
- sürekli hırpani asabiyetle yazmak2
- iş arayanların aslında para araması7
- bilgisayar vs tablet4
- ankara da apartmanda 3 erkek cesedi bulunması2
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- parcalandim toparlanamiyorum313
- isviçre medeni kanunu3
- rambo ariel ortega3
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- karate kursundan tanışılan kızla sevişmek4
- yapay zekaya porno aratmak3
- anın görüntüsü26
- cemre demirel2
- betray me4
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- türkiyede sanat değer verilmemesi2
- ölümden korkuyor musunuz34
- claudian clouds43
- nasreddin hoca'nın eşeğine kayyum olarak atandım3
- game of thrones taki kerhaneci17
- özgür iradeye inanmamak ama trafikte küfretmek2
- emeviler6
- gecenin geç saatlerinde entry girmek5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- simko34
- hava çok sıcak sobayı aç diyen insan2
- hayvan diyemem hayvana hakaret olur diyen insan2
- düşün ki o bunu okuyor6
- evli arkadaş çevresi2
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu7
- xvala bere2
- türkiye'deki hoşgörü hristiyanlıktan geliyor4
- aşk-ı memnu3
- morkstar5
- kürdistan12
(bkz: japon gülü)
japon gülü
ilhan selçuk un 1989 basımlı kitabının ismi.
kitap 1988 89 yıllarında yazarın 102 farklı köşe yazısından oluşuyor 262 sayfalık kitapta çeşitli betimlemeler, düşünceler ve farklı konular ele alan denemeler bütünü..
ele alınış biçimi oldukça güzel çünkü yazar türkçe ye ve kelimelere çok hakim.
hani ilhan selçuk a antipati duyanların dahi sevecenlik ile yaklaşacağına inanıyorum bu kitabı okurken. değindiği konulara yazar tamamiyle hakim ve emin olunuz hiç bakmadığınız perspektiften olayları yorumluyor, değerlendirmelerini yapıyor..
kitabın ismi ve ilk yazının adı japon gülü..
peki nasıl bir güldür japon gülü ?
[http://www.ciceksera.com/...apon%20gulu%20%282%29.jpg]
[http://www.agaclar.net/ga.../files/524-1115648525.jpg]
[http://www.agaclar.net/ga...files/1116-1124891450.jpg]
ilhan selçuk un ölümünün ardından istanbul lütfi kırdar sergi töreninde yapılan törende rutkay aziz in de bir bölümünü okuduğu yazının tamamı şöyledir..
--spoiler--
JAPON GÜLÜ
Unutmuşum onu.
Dün mutfağın penceresinden baktığımda gördüm; Japon gülü çiçek açmış.
Duvarın dibinde, arsız sarmaşığın nefti kuytuluğunda, mavi çamın dibinde, incecik yapraksız dallarında, tanımsız güzelliğiyle bana gülümsüyordu Japon gülü.
Bir kuş pencerenin pervazına kondu, bir kibritin alevi parladı, bir bulutun gölgesi yere vurdu. O an anımsadım. Annemin bahçesinden on iki yıl önce alıp getirmiştik. Kar, kış, fırtına, don, yaz, güz, sıcak, kurak demeden yeni toprağına tutunmuştu. Kimsecikler ilgilenmese de kendi kendine yeterdi.
Unutulurdu bütün yıl; aralık ayında, yılsonuna doğru, tomurcuklanıverirdi, insanı şaşırtarak
Bilmem ki çoktan toprağa karışmış annem mi yeni yılımı Japon gülüyle kutlamak isterdi?
Gül edebiyatın baş çiçeğidir. Aşkı simgeler.
Ama öyle çok kullanılmıştır ki bir taksi şoförünün teybinde çok çalınmaktan cızırdayan arabesk şarkıyı da çağrıştırabilir. Az buçuk edebiyatla ilgili bir kimsenin aklına hemen gül üzerine şiirler geliverir: Gülü tarife ne hacet, ne çiçektir biliriz; ama bellek zayıflamışsa, aç bir antolojiyi seç seçebildiğini.
Yahya Kemal den:
Hafızın kabri olan bahçede bir gül varmış
Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle
Enderunlu Vasıf tan:
O gül endam bir al şale bürünsün yürüsün
Ucu gönlüm gibi ardınca sürünsünyürüsün
Naili den:
Baharı neyleriz ogülzar-ı gonca-femin
Gülüp açılması bin nevbahara değmez mi
Ahmet Haşim den:
Ateş doludur tutma yanarsın
Karşında şu gül-gun piyale
Divan edebiyatının gözdesi gülün dostları da belli değil mi:
Bülbül, aşk, diken, ahu, bade, şarap, kadeh, gonca sözcükleri çağrışım zincirinin halkalarıyla kolayca eklemlenir güle; katmerli güller, kokulu güller, gonca güller, dikenli güller baharda açılıverirler.
Japon gülü bunlardan uzakta yaşar.
Çoğu baharda doğa aldanır, ağaçlar erken çiçeklenir, ortalık donansa da insanın yüreğine kuşku düşer; çünkü kış, kar, don, soğuk geri dönerse vurgunu yiyen sapır sapır dökülecek, renkli cümbüş düş kırıklığı yaratacaktır. Japon gülünün böyle bir aldanışı yok; çünkü kış kıyamette gülümsüyor.
Kimi çiçek zorda açar.
Kayalık dağ yamacında, kızgın çöl kuraklığında, pis kokulu bataklıkta, ulu bir ormanın güneş girmeyen kuytuluğunda, hiç umulmadık bir yerde rastladığın çiçek, zindanın dibinde bembeyaz dişleriyle gülümseyen umut gibidir. Japon gülünün açması için ne ağaçların dallarına su yürümesine, ne toprağın buram buram bahar kokmasına, ne doğanın içten işe kıpırdanmasına gerek var.
Zor günlerin çiçeği Japon günü.
Belki de bunun için onu çok seviyorum, yeni yıla girerken yine açtığını görünce bir sevindim; elimi salladım pencereden:
Merhaba Japon gülü!
Kimi insan Japon gülü gibidir.
En zor günleri bekler açmak için, karanlık, soğuk, fırtına, tipi vız gelir.
O kişiyi ne kışın geri dönmesi korkutur ne kırağı çalması, ne don tutması
Heeeey!.. Yurdumun Japon gülleri
Hepinize merhaba!
--spoiler--
japon gülü
ilhan selçuk un 1989 basımlı kitabının ismi.
kitap 1988 89 yıllarında yazarın 102 farklı köşe yazısından oluşuyor 262 sayfalık kitapta çeşitli betimlemeler, düşünceler ve farklı konular ele alan denemeler bütünü..
ele alınış biçimi oldukça güzel çünkü yazar türkçe ye ve kelimelere çok hakim.
hani ilhan selçuk a antipati duyanların dahi sevecenlik ile yaklaşacağına inanıyorum bu kitabı okurken. değindiği konulara yazar tamamiyle hakim ve emin olunuz hiç bakmadığınız perspektiften olayları yorumluyor, değerlendirmelerini yapıyor..
kitabın ismi ve ilk yazının adı japon gülü..
peki nasıl bir güldür japon gülü ?
[http://www.ciceksera.com/...apon%20gulu%20%282%29.jpg]
[http://www.agaclar.net/ga.../files/524-1115648525.jpg]
[http://www.agaclar.net/ga...files/1116-1124891450.jpg]
ilhan selçuk un ölümünün ardından istanbul lütfi kırdar sergi töreninde yapılan törende rutkay aziz in de bir bölümünü okuduğu yazının tamamı şöyledir..
--spoiler--
JAPON GÜLÜ
Unutmuşum onu.
Dün mutfağın penceresinden baktığımda gördüm; Japon gülü çiçek açmış.
Duvarın dibinde, arsız sarmaşığın nefti kuytuluğunda, mavi çamın dibinde, incecik yapraksız dallarında, tanımsız güzelliğiyle bana gülümsüyordu Japon gülü.
Bir kuş pencerenin pervazına kondu, bir kibritin alevi parladı, bir bulutun gölgesi yere vurdu. O an anımsadım. Annemin bahçesinden on iki yıl önce alıp getirmiştik. Kar, kış, fırtına, don, yaz, güz, sıcak, kurak demeden yeni toprağına tutunmuştu. Kimsecikler ilgilenmese de kendi kendine yeterdi.
Unutulurdu bütün yıl; aralık ayında, yılsonuna doğru, tomurcuklanıverirdi, insanı şaşırtarak
Bilmem ki çoktan toprağa karışmış annem mi yeni yılımı Japon gülüyle kutlamak isterdi?
Gül edebiyatın baş çiçeğidir. Aşkı simgeler.
Ama öyle çok kullanılmıştır ki bir taksi şoförünün teybinde çok çalınmaktan cızırdayan arabesk şarkıyı da çağrıştırabilir. Az buçuk edebiyatla ilgili bir kimsenin aklına hemen gül üzerine şiirler geliverir: Gülü tarife ne hacet, ne çiçektir biliriz; ama bellek zayıflamışsa, aç bir antolojiyi seç seçebildiğini.
Yahya Kemal den:
Hafızın kabri olan bahçede bir gül varmış
Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle
Enderunlu Vasıf tan:
O gül endam bir al şale bürünsün yürüsün
Ucu gönlüm gibi ardınca sürünsünyürüsün
Naili den:
Baharı neyleriz ogülzar-ı gonca-femin
Gülüp açılması bin nevbahara değmez mi
Ahmet Haşim den:
Ateş doludur tutma yanarsın
Karşında şu gül-gun piyale
Divan edebiyatının gözdesi gülün dostları da belli değil mi:
Bülbül, aşk, diken, ahu, bade, şarap, kadeh, gonca sözcükleri çağrışım zincirinin halkalarıyla kolayca eklemlenir güle; katmerli güller, kokulu güller, gonca güller, dikenli güller baharda açılıverirler.
Japon gülü bunlardan uzakta yaşar.
Çoğu baharda doğa aldanır, ağaçlar erken çiçeklenir, ortalık donansa da insanın yüreğine kuşku düşer; çünkü kış, kar, don, soğuk geri dönerse vurgunu yiyen sapır sapır dökülecek, renkli cümbüş düş kırıklığı yaratacaktır. Japon gülünün böyle bir aldanışı yok; çünkü kış kıyamette gülümsüyor.
Kimi çiçek zorda açar.
Kayalık dağ yamacında, kızgın çöl kuraklığında, pis kokulu bataklıkta, ulu bir ormanın güneş girmeyen kuytuluğunda, hiç umulmadık bir yerde rastladığın çiçek, zindanın dibinde bembeyaz dişleriyle gülümseyen umut gibidir. Japon gülünün açması için ne ağaçların dallarına su yürümesine, ne toprağın buram buram bahar kokmasına, ne doğanın içten işe kıpırdanmasına gerek var.
Zor günlerin çiçeği Japon günü.
Belki de bunun için onu çok seviyorum, yeni yıla girerken yine açtığını görünce bir sevindim; elimi salladım pencereden:
Merhaba Japon gülü!
Kimi insan Japon gülü gibidir.
En zor günleri bekler açmak için, karanlık, soğuk, fırtına, tipi vız gelir.
O kişiyi ne kışın geri dönmesi korkutur ne kırağı çalması, ne don tutması
Heeeey!.. Yurdumun Japon gülleri
Hepinize merhaba!
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar