bugün
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi21
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- kolye142
- usualsuspectsin mod olması5
- cep telefonu22
- zall'ın makara yapması5
- asla evlenilmeyecek kızlar7
- nokia20
- ıpkis'in bir işe yaramaması6
- jagermeister3
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- hacker saldırısı gazileri4
- asansörde susma zorunluluğu3
- fon vurgunu24
- son parti4
- tiyatroya gitmek3
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- esaretin bedeli5
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- istersem sozlugu hacklerim5
- vadistanbul2
- konya denilince akla gelenler7
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu3
- 20013
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- amerika birleşik devletleri6
- istanbul daki konserde fenalaşan 1 kişinin ölümü2
- samsunspor3
- şeref taşlıova2
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- çin3
- anın görüntüsü20
- uludağ sözlüğün hacklenmesi skandalı3
- ismailağa cemaati3
- karpuzcu liboş pandanın gerçek kimliği3
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız4
- ardahan2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- ekonomi5
- ismailağa işletti akp korudu mahmut öldü3
- avrupa3
- dünya2
- rüzgar12
- hakta birlik partisi2
- aşk12
kesinlikle uzak durulması gereken work and travel şirketi.
türkiye'den ayrılana kadar size gösterdikleri ilgiyi ve şefkati maalesef yurtdışına adım attıktan sonra göstermeyip, sözleşmeleri yüzünüze vurup: "ben karışmam kardeşim" diyen, bununla da kalmayıp sizinle dalga geçen kuruluş.
bizi amerika'nın köyüne gönderip, iki ay boyunca yahudilerin çamaşırlarını yıkamak zorunda bırakan, ayrıca yeni iş bulacağımız konusunda bizi güzelce uyutan şirket.
kaldığımız köyün %95'i kökten dinci yahudiler olunca çoğu arkadaşımın ingilizce ve milli olma hayali suya düştü.
bir yere çıkamadığımız gibi, düzenli çalışma saatimiz olmadığından para da kazanamadık. kaç defa iş yok diye eve geri döndüğümü hatırlarım. kaldığımız eve gelince; üç odalı evde 14 kişi kalıyorduk desem yeterli sanırım.
bize kendileriyle anlaşmalı turizm şirketinden aldırdıkları; parasını peşin ödediğimiz, sözde dönüşü açık olan biletim ise onlara dönüş tarihini iki hafta önceden söylememe rağmen bana günler sonra ulaşarak "istediğin tarihte bilet yok, uzunca bir süre de bilet sıkıntısı var ama istersen 90 euro verip bilet bulabiliriz" diyebilecek yüzsüzlüğe sahiptir.
floridaya giden arkadaşımın, çalışacağı alışveriş merkezine gittiğinde burada öyle bir yer yok cevabı alarak sokaklarda geçirdiği aç, susuz, parasız günlerden bahsetmeyeceğim bile.
en can alıcı mesele de, kendilerini bir bok sanmaları. şirket yöneticilerinden biri bahsettiğim arkadaşımın size dava açacağım cümlesine karşılığı şu olmuştur: "ben hiç dava kaybetmedim. istediğin avukatla, istediğin davayı aç. orada yaşadıkların da beni gram ilgilendirmiyor"
mümkünse başka firmaları tercih edin uzun lafın kısası.
türkiye'den ayrılana kadar size gösterdikleri ilgiyi ve şefkati maalesef yurtdışına adım attıktan sonra göstermeyip, sözleşmeleri yüzünüze vurup: "ben karışmam kardeşim" diyen, bununla da kalmayıp sizinle dalga geçen kuruluş.
bizi amerika'nın köyüne gönderip, iki ay boyunca yahudilerin çamaşırlarını yıkamak zorunda bırakan, ayrıca yeni iş bulacağımız konusunda bizi güzelce uyutan şirket.
kaldığımız köyün %95'i kökten dinci yahudiler olunca çoğu arkadaşımın ingilizce ve milli olma hayali suya düştü.
bir yere çıkamadığımız gibi, düzenli çalışma saatimiz olmadığından para da kazanamadık. kaç defa iş yok diye eve geri döndüğümü hatırlarım. kaldığımız eve gelince; üç odalı evde 14 kişi kalıyorduk desem yeterli sanırım.
bize kendileriyle anlaşmalı turizm şirketinden aldırdıkları; parasını peşin ödediğimiz, sözde dönüşü açık olan biletim ise onlara dönüş tarihini iki hafta önceden söylememe rağmen bana günler sonra ulaşarak "istediğin tarihte bilet yok, uzunca bir süre de bilet sıkıntısı var ama istersen 90 euro verip bilet bulabiliriz" diyebilecek yüzsüzlüğe sahiptir.
floridaya giden arkadaşımın, çalışacağı alışveriş merkezine gittiğinde burada öyle bir yer yok cevabı alarak sokaklarda geçirdiği aç, susuz, parasız günlerden bahsetmeyeceğim bile.
en can alıcı mesele de, kendilerini bir bok sanmaları. şirket yöneticilerinden biri bahsettiğim arkadaşımın size dava açacağım cümlesine karşılığı şu olmuştur: "ben hiç dava kaybetmedim. istediğin avukatla, istediğin davayı aç. orada yaşadıkların da beni gram ilgilendirmiyor"
mümkünse başka firmaları tercih edin uzun lafın kısası.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar