bugün
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı9
- bik bik'in kraliçe olması11
- kolye142
- sarı tekerin yazar olamaması9
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- hacker saldırısı gazileri8
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- cep telefonu22
- peynir dolgulu jalapeno3
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- nokia20
- fransa8
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- usualsuspects'in ayağı4
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- her boku yiyip suçu şeytana atmak2
- yılmaz erdoğan2
- araba3
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- meltem hendem2
- antalya2
- kuzey kıbrıs ta öğrenci olmak2
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- fenerbahçe organize troll örgütü3
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- bilim3
- esaretin bedeli5
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- ay3
- uzay3
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- konya denilince akla gelenler7
- fon vurgunu24
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- son parti4
- istersem sozlugu hacklerim5
- jagermeister3
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
kesinlikle uzak durulması gereken work and travel şirketi.
türkiye'den ayrılana kadar size gösterdikleri ilgiyi ve şefkati maalesef yurtdışına adım attıktan sonra göstermeyip, sözleşmeleri yüzünüze vurup: "ben karışmam kardeşim" diyen, bununla da kalmayıp sizinle dalga geçen kuruluş.
bizi amerika'nın köyüne gönderip, iki ay boyunca yahudilerin çamaşırlarını yıkamak zorunda bırakan, ayrıca yeni iş bulacağımız konusunda bizi güzelce uyutan şirket.
kaldığımız köyün %95'i kökten dinci yahudiler olunca çoğu arkadaşımın ingilizce ve milli olma hayali suya düştü.
bir yere çıkamadığımız gibi, düzenli çalışma saatimiz olmadığından para da kazanamadık. kaç defa iş yok diye eve geri döndüğümü hatırlarım. kaldığımız eve gelince; üç odalı evde 14 kişi kalıyorduk desem yeterli sanırım.
bize kendileriyle anlaşmalı turizm şirketinden aldırdıkları; parasını peşin ödediğimiz, sözde dönüşü açık olan biletim ise onlara dönüş tarihini iki hafta önceden söylememe rağmen bana günler sonra ulaşarak "istediğin tarihte bilet yok, uzunca bir süre de bilet sıkıntısı var ama istersen 90 euro verip bilet bulabiliriz" diyebilecek yüzsüzlüğe sahiptir.
floridaya giden arkadaşımın, çalışacağı alışveriş merkezine gittiğinde burada öyle bir yer yok cevabı alarak sokaklarda geçirdiği aç, susuz, parasız günlerden bahsetmeyeceğim bile.
en can alıcı mesele de, kendilerini bir bok sanmaları. şirket yöneticilerinden biri bahsettiğim arkadaşımın size dava açacağım cümlesine karşılığı şu olmuştur: "ben hiç dava kaybetmedim. istediğin avukatla, istediğin davayı aç. orada yaşadıkların da beni gram ilgilendirmiyor"
mümkünse başka firmaları tercih edin uzun lafın kısası.
türkiye'den ayrılana kadar size gösterdikleri ilgiyi ve şefkati maalesef yurtdışına adım attıktan sonra göstermeyip, sözleşmeleri yüzünüze vurup: "ben karışmam kardeşim" diyen, bununla da kalmayıp sizinle dalga geçen kuruluş.
bizi amerika'nın köyüne gönderip, iki ay boyunca yahudilerin çamaşırlarını yıkamak zorunda bırakan, ayrıca yeni iş bulacağımız konusunda bizi güzelce uyutan şirket.
kaldığımız köyün %95'i kökten dinci yahudiler olunca çoğu arkadaşımın ingilizce ve milli olma hayali suya düştü.
bir yere çıkamadığımız gibi, düzenli çalışma saatimiz olmadığından para da kazanamadık. kaç defa iş yok diye eve geri döndüğümü hatırlarım. kaldığımız eve gelince; üç odalı evde 14 kişi kalıyorduk desem yeterli sanırım.
bize kendileriyle anlaşmalı turizm şirketinden aldırdıkları; parasını peşin ödediğimiz, sözde dönüşü açık olan biletim ise onlara dönüş tarihini iki hafta önceden söylememe rağmen bana günler sonra ulaşarak "istediğin tarihte bilet yok, uzunca bir süre de bilet sıkıntısı var ama istersen 90 euro verip bilet bulabiliriz" diyebilecek yüzsüzlüğe sahiptir.
floridaya giden arkadaşımın, çalışacağı alışveriş merkezine gittiğinde burada öyle bir yer yok cevabı alarak sokaklarda geçirdiği aç, susuz, parasız günlerden bahsetmeyeceğim bile.
en can alıcı mesele de, kendilerini bir bok sanmaları. şirket yöneticilerinden biri bahsettiğim arkadaşımın size dava açacağım cümlesine karşılığı şu olmuştur: "ben hiç dava kaybetmedim. istediğin avukatla, istediğin davayı aç. orada yaşadıkların da beni gram ilgilendirmiyor"
mümkünse başka firmaları tercih edin uzun lafın kısası.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar