bugün
- abur cuburlara gelen olağanüstü zam3
- iş verenlerin aç gözlü olması4
- 24 yaşında erkek 18 yaşında kız ilişkisi5
- isim koyarken çocuğunu düşünmeyen aile3
- islam düşmanlarına epstein şoku3
- 17 haziran 2026 avrupa parlamentosu'nun raporu2
- aşırı sinirli olmak3
- şu anda ne yapıyorsun13
- sedat pekmez4
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- 30 lu yaşlar11
- sözlükte altın günü yapmak11
- erkeklerin kadınsılaşması9
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz8
- yeni insanlarla tanışmak istememek6
- takıntılı biri olmak4
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı6
- ayağına kaldırım taşı bağlanan caretta caretta3
- eşek sucuğu16
- insanların gözlem yapmaması7
- insanın bu hayattaki amacı17
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- kimseyi memnun edememek12
- kız olarak doğmanın muazzam avantajı4
- aşık yorguni10
- yaşamak üzerine2
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- trumpın savaşı eline yüzüne bulaştırması4
- şirinevler8
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- maldivler6
- kızartma yağından sabun yapmak8
- flört edinmek7
- sigara içen erkek karizması3
- biraderleri üst üste koymak7
- insanların gözleme yapmaması4
- dünyanın en güzel omleti5
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- tuborg kırmızı seven kız4
- uludağ sözlüğün cenaze namazı6
- yarın iş olması4
- sosyalleşmekten kaçan insan4
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı6
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- üstteki yazar ne yapıyor5
- allah6
- karılara kösnül bakışlar atmak3
kesinlikle uzak durulması gereken work and travel şirketi.
türkiye'den ayrılana kadar size gösterdikleri ilgiyi ve şefkati maalesef yurtdışına adım attıktan sonra göstermeyip, sözleşmeleri yüzünüze vurup: "ben karışmam kardeşim" diyen, bununla da kalmayıp sizinle dalga geçen kuruluş.
bizi amerika'nın köyüne gönderip, iki ay boyunca yahudilerin çamaşırlarını yıkamak zorunda bırakan, ayrıca yeni iş bulacağımız konusunda bizi güzelce uyutan şirket.
kaldığımız köyün %95'i kökten dinci yahudiler olunca çoğu arkadaşımın ingilizce ve milli olma hayali suya düştü.
bir yere çıkamadığımız gibi, düzenli çalışma saatimiz olmadığından para da kazanamadık. kaç defa iş yok diye eve geri döndüğümü hatırlarım. kaldığımız eve gelince; üç odalı evde 14 kişi kalıyorduk desem yeterli sanırım.
bize kendileriyle anlaşmalı turizm şirketinden aldırdıkları; parasını peşin ödediğimiz, sözde dönüşü açık olan biletim ise onlara dönüş tarihini iki hafta önceden söylememe rağmen bana günler sonra ulaşarak "istediğin tarihte bilet yok, uzunca bir süre de bilet sıkıntısı var ama istersen 90 euro verip bilet bulabiliriz" diyebilecek yüzsüzlüğe sahiptir.
floridaya giden arkadaşımın, çalışacağı alışveriş merkezine gittiğinde burada öyle bir yer yok cevabı alarak sokaklarda geçirdiği aç, susuz, parasız günlerden bahsetmeyeceğim bile.
en can alıcı mesele de, kendilerini bir bok sanmaları. şirket yöneticilerinden biri bahsettiğim arkadaşımın size dava açacağım cümlesine karşılığı şu olmuştur: "ben hiç dava kaybetmedim. istediğin avukatla, istediğin davayı aç. orada yaşadıkların da beni gram ilgilendirmiyor"
mümkünse başka firmaları tercih edin uzun lafın kısası.
türkiye'den ayrılana kadar size gösterdikleri ilgiyi ve şefkati maalesef yurtdışına adım attıktan sonra göstermeyip, sözleşmeleri yüzünüze vurup: "ben karışmam kardeşim" diyen, bununla da kalmayıp sizinle dalga geçen kuruluş.
bizi amerika'nın köyüne gönderip, iki ay boyunca yahudilerin çamaşırlarını yıkamak zorunda bırakan, ayrıca yeni iş bulacağımız konusunda bizi güzelce uyutan şirket.
kaldığımız köyün %95'i kökten dinci yahudiler olunca çoğu arkadaşımın ingilizce ve milli olma hayali suya düştü.
bir yere çıkamadığımız gibi, düzenli çalışma saatimiz olmadığından para da kazanamadık. kaç defa iş yok diye eve geri döndüğümü hatırlarım. kaldığımız eve gelince; üç odalı evde 14 kişi kalıyorduk desem yeterli sanırım.
bize kendileriyle anlaşmalı turizm şirketinden aldırdıkları; parasını peşin ödediğimiz, sözde dönüşü açık olan biletim ise onlara dönüş tarihini iki hafta önceden söylememe rağmen bana günler sonra ulaşarak "istediğin tarihte bilet yok, uzunca bir süre de bilet sıkıntısı var ama istersen 90 euro verip bilet bulabiliriz" diyebilecek yüzsüzlüğe sahiptir.
floridaya giden arkadaşımın, çalışacağı alışveriş merkezine gittiğinde burada öyle bir yer yok cevabı alarak sokaklarda geçirdiği aç, susuz, parasız günlerden bahsetmeyeceğim bile.
en can alıcı mesele de, kendilerini bir bok sanmaları. şirket yöneticilerinden biri bahsettiğim arkadaşımın size dava açacağım cümlesine karşılığı şu olmuştur: "ben hiç dava kaybetmedim. istediğin avukatla, istediğin davayı aç. orada yaşadıkların da beni gram ilgilendirmiyor"
mümkünse başka firmaları tercih edin uzun lafın kısası.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar