bugün
- sözlük yazarlarının gerçek adları35
- as maca8
- sadece filistin'i önemsemek11
- mazotun litresi 101 lira36
- reagan ridley9
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- true vs sarı şeker kafes dövüşü8
- israil6
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz11
- kürdü sevin7
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği11
- larisalisa öldü mü5
- arkadaşlar bakar mısınız18
- mhplilerin hala mhpye oy verecek olması5
- çocuk gibi nickten küfür peyda eden yazarlar5
- başkasını açık oylamış bir erkekle evlenen kız4
- en iyi bisküvi9
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek20
- yetiş ya gavs3
- asgari ücret alıp apo'ya villayı savunmak6
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- iltica13
- sözlüğün en zeki yazarı anketi5
- yer çekimi mi atmosfer basıncı mı5
- yazarların fobileri20
- menzil cemaati ne üretiyor3
- açık oyla başlayan ilişkiyi nikahla taçlandırmak3
- hasan atilla uğur9
- ktç'nin küçükken sarışın yeşil gözlü olması11
- sıkıldım13
- star wars ta en çok stormtrooper ların sevilmesi4
- gocu35
- her boka lapin gibi atlamak3
- g i l d e d l i l y27
- yaşlılığı kabullenemeyen insan6
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak6
- kahvaltıda sevgilinizden nasıl çay istersiniz10
- benim dedem çok fakirmiş diyen olmaması9
- vermio'nun ağzına vermek4
- apoya statü verilen dönem7
- 31 çekmek çok yoruyor4
- mantar toplayan çocuk3
- domates çorbanıza size sormadan kaşar atılması8
- israil nüfusunun yarısı müslüman2
- bana onu sormayin5
- stormtrooper ların darth vader a darbe yapması4
- müslümanlar2
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz45
ilk yarının bitmesiyle sokaktaki insanın ne denli haklı olduğu ortaya çıkmıştır. demek ki koltukta oturmak veya birçok konuda yetkili olmak haklı olmayı getirmiyormuş. yönetim için şunu diyebilirim "siz yaptınız ama olmadı". şu 2-3 yıllık süreçte takımın oyuncu kalitesini anadolu kluplerinden ayıran ufak nüanslar kaldı. aslında bu noktalara adnan polat'ın ilk yıllarından itibaren gelindi.
feldkamp dönemi. şampiyon olmamak için dua ettiğim dönem. aslan yerliler, yabancısız neler yapıyoruz be dedik. o yerliler feldkamp'ı gönderdiler. hepsi yöneticilerle konuştu neredeyse feldkamp gitsin diye. cevat hoca geldi yerliler birlik oldu ve şampiyonluk geldi. o şampiyonluğu yerli oyuncular getirdi inkar edilmez ama sorun tamda burda zaten. şimdi o yerli futbolcuların çoğuna söz geçiremez olduk. çünkü onlarda şu zihniyet var "biz istersek bu takım şampiyon olur". o seneden sonra gelen yabancıların dikiş tutturamamasının bir sebebi de budur. yerlilerin egemenliğinin sona erecek olması.
gözümüz boyanmıştı o sezon ve her sene bizim yerlilerimiz kaliteli diye bedelsiz türkler alındı. mustafa sarp, ali turan, gökhan zan, ferdi elmas vb...o sezon geçtikten sonra bizim yerlilerimiz de balkabağına dönmüştü. servet artık gerçek servet. barış gerçek barış olmuştu. getirilen kaliteli yabancılarda bu kalitesiz yerlilerin yanında sırıttılar. elano bir ara savunma mı yapayım top mu atayım derdine düştü.
şimdi gelinen nokta ise içler acısı. hiçbir mevkide banko adam yok. kemik kadro yok oldu. aslında bakarsanız galatasaray da en iyi ihtimalle yedek olması gereken 11 banko 11'imiz oldu.
kaleciler:
hep şans verilmesinden yanayımdır. zor iş kalecilik hata yapacak elbette ama bir kaleci temel kalecilik hatalarını yapıyorsa istediğiniz kadar şans verin. bir top ceza sahasına tokatlanmaz. aykut ise mondragon'dan kaleyi almadığı zaman bitti. orkun'un 11 çıktığı zamanlarda aykut'un galatasaray macerası bitmişti.
defans:
bu defansı kuranlar milli takım'ın savunması bizde diye övündüler. ama milli takım'ın en arıza mevkisi savunmaydı zaten. sağ bek sabri ve alternatifi yok. sol bek hakan balta ama formsuz ötesi hatta bana kalırsa futbolu unuttu. çağlar ise yeni forma şansı buldu. insua deseniz o zaten "fazla sol beki olan varsa versin" denerek alındı. savunmanın ortasında tek elle tutulur adam neill. servet sahada konuşmaktan çok saha dışında konuşur oldu. hep kendisine güvenen birilerini aradı durdu. ama 11'de yer almanın kendisine güvenildiği gerçeğini göremedi. adnan polat diyor ya hani keita için "galatasaray etiğine uymuyordu". servet'in neresi etiğe uyuyor onu da anlatmalı. gökhan zan'ın hastane masrafları için sponsor olduk. ali turan ise hiç elinizde adam yoksa oynar diyebileceğiniz stoper. ki 6 ay oynamadıktan sonra ne kadar faydalı olabileceği şüpheliydi. izledik gördük.
orta saha:
bir türlü takviye yapılamamasını anlayamadığım mevki. orta saha dendikçe kanat aldılar. barış ayhan mustafa sarp üçlüsüne yeterli gördülerse diyecek hiçbirşeyim yok. bizim klubü fenerbahçeden bir casus göndersen ancak bunu yapardı derim. göstermelik bir cana takviyesi ama neye yarar. yanındaki adamlar daha topu kramponun altıyla kontrol etmeye kalkan adamlar. yükü kaldıramıyorlar. şu orta sahadaki oyuncular yangın merdivenini tahtadan yapmak gibi bişeydi. yaptılar oldu mu?..olmadı.serdar özkan neden alındı mesela. çok mu paramız vardı bizim. altyapıdan serdar özkan mı çıkaramıyoruz. aydın benim aklımda hala konyaspor maçında attığı golle yer alıyor. pino aldığı topu vurmaktan başka bişey yapmıyor. ki onun için kesin görüşlerim birde kendi mevkisinde oynadıktan sonra oluşacak ama şimdilik tamamiyle olumsuz. kewell deseniz gariban. ne yapsın çocuk benim işim futbolculuk deyip işini yapmaya çalışıyor. elano savunma yapmaya kalktı bu takımda ama beğenilmedi. beğenilmezsin çocuğum çünkü pas attığın adam barışsa beğenilmezsin. seni yerler. misimoviç için ise ne oynadı ki bişey yazayım.
forvet:
tamamen boşluk. baros iyi güzel ama artık 20 dakika oynayıp 3 hafta oynamayan futbolcu oldu. olur da.. eğer sizin takımda baros'u zorlayacak bir alternatifiniz yoksa o adamda da "ne yapsam oynarım" düşüncesi oluşur. kesinlikle kendisine bakmıyor. böyle kronik sakatlığı varsa da gönderilmesinden yanayım. ama siz adamı forma savaşına sokamadığınız için bunlar oluyor. forma kaybetme korkusu yok 4 hafta oynamasa da 11'de ne ala memleket. mehmet batdal ise baros'un alternatifi değil o başka türlü bir adam.
aslında rijkaard'ı da anlamadık. adam geçen sezon giderken takımım kalitesiz ancak bu kadar dedi ve yapılan takviyeler ortada. rijkaard gönderilmeli miydi?. hataları vardı ama tek sorumlu değildi. gönderildiği gün yanında 4-5 kelle koparılmalıydı. şimdi yine yerlilerin yaptıklarının yanına kaldı. adamlar ronaldinho'nun barca'dan kovduramadığı rijkaard'ı kovdurdu. daha da söylenebilecek birşey yok. servet güvenmedi dedi ama savunmadaki boncuklara devam etti. demek ki olay güven de değilmiş servet efendi.
yarın galatasaray 15 oyuncuyla yollarını ayırdı diye haber çıksa kim itiraz edebilir ya da kim buna şaşırabilir işte asıl soru bu?
galatasaray'ın bu halini en iyi öğrenmek için ise 2 tane kara kutu var. biri haldun üstünel biri rijkaard. aslında herşeyi onlar biliyor. bir gün gelse de konuşsalar.
feldkamp dönemi. şampiyon olmamak için dua ettiğim dönem. aslan yerliler, yabancısız neler yapıyoruz be dedik. o yerliler feldkamp'ı gönderdiler. hepsi yöneticilerle konuştu neredeyse feldkamp gitsin diye. cevat hoca geldi yerliler birlik oldu ve şampiyonluk geldi. o şampiyonluğu yerli oyuncular getirdi inkar edilmez ama sorun tamda burda zaten. şimdi o yerli futbolcuların çoğuna söz geçiremez olduk. çünkü onlarda şu zihniyet var "biz istersek bu takım şampiyon olur". o seneden sonra gelen yabancıların dikiş tutturamamasının bir sebebi de budur. yerlilerin egemenliğinin sona erecek olması.
gözümüz boyanmıştı o sezon ve her sene bizim yerlilerimiz kaliteli diye bedelsiz türkler alındı. mustafa sarp, ali turan, gökhan zan, ferdi elmas vb...o sezon geçtikten sonra bizim yerlilerimiz de balkabağına dönmüştü. servet artık gerçek servet. barış gerçek barış olmuştu. getirilen kaliteli yabancılarda bu kalitesiz yerlilerin yanında sırıttılar. elano bir ara savunma mı yapayım top mu atayım derdine düştü.
şimdi gelinen nokta ise içler acısı. hiçbir mevkide banko adam yok. kemik kadro yok oldu. aslında bakarsanız galatasaray da en iyi ihtimalle yedek olması gereken 11 banko 11'imiz oldu.
kaleciler:
hep şans verilmesinden yanayımdır. zor iş kalecilik hata yapacak elbette ama bir kaleci temel kalecilik hatalarını yapıyorsa istediğiniz kadar şans verin. bir top ceza sahasına tokatlanmaz. aykut ise mondragon'dan kaleyi almadığı zaman bitti. orkun'un 11 çıktığı zamanlarda aykut'un galatasaray macerası bitmişti.
defans:
bu defansı kuranlar milli takım'ın savunması bizde diye övündüler. ama milli takım'ın en arıza mevkisi savunmaydı zaten. sağ bek sabri ve alternatifi yok. sol bek hakan balta ama formsuz ötesi hatta bana kalırsa futbolu unuttu. çağlar ise yeni forma şansı buldu. insua deseniz o zaten "fazla sol beki olan varsa versin" denerek alındı. savunmanın ortasında tek elle tutulur adam neill. servet sahada konuşmaktan çok saha dışında konuşur oldu. hep kendisine güvenen birilerini aradı durdu. ama 11'de yer almanın kendisine güvenildiği gerçeğini göremedi. adnan polat diyor ya hani keita için "galatasaray etiğine uymuyordu". servet'in neresi etiğe uyuyor onu da anlatmalı. gökhan zan'ın hastane masrafları için sponsor olduk. ali turan ise hiç elinizde adam yoksa oynar diyebileceğiniz stoper. ki 6 ay oynamadıktan sonra ne kadar faydalı olabileceği şüpheliydi. izledik gördük.
orta saha:
bir türlü takviye yapılamamasını anlayamadığım mevki. orta saha dendikçe kanat aldılar. barış ayhan mustafa sarp üçlüsüne yeterli gördülerse diyecek hiçbirşeyim yok. bizim klubü fenerbahçeden bir casus göndersen ancak bunu yapardı derim. göstermelik bir cana takviyesi ama neye yarar. yanındaki adamlar daha topu kramponun altıyla kontrol etmeye kalkan adamlar. yükü kaldıramıyorlar. şu orta sahadaki oyuncular yangın merdivenini tahtadan yapmak gibi bişeydi. yaptılar oldu mu?..olmadı.serdar özkan neden alındı mesela. çok mu paramız vardı bizim. altyapıdan serdar özkan mı çıkaramıyoruz. aydın benim aklımda hala konyaspor maçında attığı golle yer alıyor. pino aldığı topu vurmaktan başka bişey yapmıyor. ki onun için kesin görüşlerim birde kendi mevkisinde oynadıktan sonra oluşacak ama şimdilik tamamiyle olumsuz. kewell deseniz gariban. ne yapsın çocuk benim işim futbolculuk deyip işini yapmaya çalışıyor. elano savunma yapmaya kalktı bu takımda ama beğenilmedi. beğenilmezsin çocuğum çünkü pas attığın adam barışsa beğenilmezsin. seni yerler. misimoviç için ise ne oynadı ki bişey yazayım.
forvet:
tamamen boşluk. baros iyi güzel ama artık 20 dakika oynayıp 3 hafta oynamayan futbolcu oldu. olur da.. eğer sizin takımda baros'u zorlayacak bir alternatifiniz yoksa o adamda da "ne yapsam oynarım" düşüncesi oluşur. kesinlikle kendisine bakmıyor. böyle kronik sakatlığı varsa da gönderilmesinden yanayım. ama siz adamı forma savaşına sokamadığınız için bunlar oluyor. forma kaybetme korkusu yok 4 hafta oynamasa da 11'de ne ala memleket. mehmet batdal ise baros'un alternatifi değil o başka türlü bir adam.
aslında rijkaard'ı da anlamadık. adam geçen sezon giderken takımım kalitesiz ancak bu kadar dedi ve yapılan takviyeler ortada. rijkaard gönderilmeli miydi?. hataları vardı ama tek sorumlu değildi. gönderildiği gün yanında 4-5 kelle koparılmalıydı. şimdi yine yerlilerin yaptıklarının yanına kaldı. adamlar ronaldinho'nun barca'dan kovduramadığı rijkaard'ı kovdurdu. daha da söylenebilecek birşey yok. servet güvenmedi dedi ama savunmadaki boncuklara devam etti. demek ki olay güven de değilmiş servet efendi.
yarın galatasaray 15 oyuncuyla yollarını ayırdı diye haber çıksa kim itiraz edebilir ya da kim buna şaşırabilir işte asıl soru bu?
galatasaray'ın bu halini en iyi öğrenmek için ise 2 tane kara kutu var. biri haldun üstünel biri rijkaard. aslında herşeyi onlar biliyor. bir gün gelse de konuşsalar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar